Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
229 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Bir menfaatin hukuk kuralıyla (yaptırıma bağlanarak) korunması (güvence altına alınması) durumunda, o menfaat hak mertebesine yükselmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk hukukunda altı farklı yargı kolunun bulunduğu söylenebilir. Bunlar; anayasa yargısı, adlî yargı, idarî yargı, hesap yargısı, seçim yargısı ve nihayet uyuşmazlık yargısıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medeni usul hukukunun kaynakları, anayasal ve kanuni düzenlemeler ile yargıtay kararlarıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medenî usûl hukukunun en önemli amacının, mahkemenin önüne gelen dava ve talepleri karara bağlaması sürecinin tâbi olduğu kuralları düzenlemek ve bu yolla belirlilik sağlamak ve keyfiliğin önüne geçmek olduğu söylenebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk kurallarına riayet edilmemesi halinde öngörülen müeyyidenin uygulanmasına karar verme yetkisi, modern devlet tarafından, sırf bu maksatla kurulmuş olan mahkemelere bırakılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İhlâlin giderilmesi, böylece ortaya çıkan uyuşmazlığın sona erdirilmesi ve bozulan sosyal barışın yeniden tesis edilebilmesi için düşünülebilecek iki yöntem mevcuttur. Bunlardan birincisi, ihlale bağlanan müeyyideyi doğrudan doğruya hak sahibinin kendisinin uygulaması (bizzat ihkakı hak), diğeri ise güç kullanma yetkisini münhasıran kendi elinde bulunduran devlete (onun bu iş için görevlendirdiği organ olan mahkemelere) başvurmak. Bizzat ihkakı hak, modern devletlerde kural olarak yasaklanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anayasaya göre yüksek mahkemeler şunlardır: Anayasa Mahkemesi (AY m. 146 vd.), Yargıtay (AY m. 154), Danıştay (AY m. 155) ve Uyuşmazlık Mahkemesi (AY m. 158).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bizzat ihkakı hak: Hakları ihlal edilen kişilerin, bu haklarını bizzat zor kullanarak elde etmeleri veya korumalarıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yargıtay (AY m. 154; 2797 s. YK m. 1), adli yargıya ilişkin yargı örgütlenmemizde en üst mahkeme konumundadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uyuşmazlık, bir hakkın varlığı, kapsamı ve sonuçları hakkında meydana gelen ve taraflarca sulh olmak suretiyle veya diğer barışçıl yollarla çözülmesi mümkün olmayan anlaşmazlıktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Egemenliğin kullanım biçimlerinden birini teşkil eden yargı yetkisi, Anayasanın 9. maddesi gereğince bağımsız mahkemelere bırakılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ayrı bir yargı kolundan söz edebilmek için mutlaka ayrı bir mahkeme örgütlenmesinin varlığı aranmaz. Bundan dolayıdır ki, sadece yargı örgütlenmesinden hareketle yargı kolu ayırımı yapmak mümkün değildir. Ancak, çoğunlukla her bir yargı kolunun ayrı bir mahkeme örgütlenmesine sahip olduğu görülmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Adlî yargı ilk derece mahkemeleri, hukuk ve ceza mahkemeleri olmak üzere ikiye ayrılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bunlar, her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumu ve iş yoğunluğu dikkate alınarak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak kurulan sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleridir (5235 s.K. m. 4, m. 5).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özel hukuka ilişkin uyuşmazlıkların adli yargı kolunun medenî yargı alanında görev yapmak üzere kurulmuş bulunan mahkemelerce hangi usûl ve esaslar çerçevesinde çözümleneceğini düzenleyen kuralların bütünü medenî usûl hukukunu oluşturmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yargı yetkisini kullanacak olan mahkemelerin kuruluş ve örgütlenişi, çalışmalarına ilişkin dış şartların belirlenmesi ve yargılama faaliyetine doğrudan yahut dolaylı şekilde katılan kişilerin statüleri ile görev ve yetkilerinin belirlenmesi; ayrıca, verilen kararların yerine getirilmesiyle görevli kılınmış cebrî icra organlarının kuruluş ve işleyişi, yargı örgütü olarak adlandırılmaktadır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medeni yargı alanında ilk derecede görev yapan özel mahkemeler şunlardır: aile mahkemeleri, fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemeleri, icra mahkemeleri, iş mahkemeleri, kadastro mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve ticaret mahkemeleri.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlk derecede verilen ve verildiği anda kesin olmayan nihai kararların hukuk ve vakıa açısından kanun yolu denetimi (istinaf incelemesi) bölge adliye mahkemeleri tarafından yapılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk Muhakameleri Kanunu yanında, bilhassa özel mahkemelerin kuruluşunu düzenleyen kanunlar (örneğin: 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama usûllerine Dair Kanun; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gibi) ile Türk Medenî Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu gibi temel kanunlarda da, medenî usûl hukukunu ilgilendiren hükümler bulunmaktadır. Keza, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu gibi, asıl düzenleme alanı farklı olmakla birlikte medenî usûl hukukunu ilgilendiren hükümler sevketmiş bulunan pek çok kanun vardır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dava veya talep yoluyla bir başvurunun öngörülen usûl çerçevesinde mahkemeye sunulmasıyla birlikte, davanın tarafları ile mahkeme arasında bir usûlî ilişki (usûl hukuku ilişkisi) ortaya çıkar. Bu usûlî ilişkinin süjeleri davanın (veya talebin) tarafları ile mahkemedir. Diğer bir ifadeyle, dava açılmasıyla birlikte taraflarında davacı, davalı ve mahkemenin yer aldığı üçlü bir usûl hukuku ilişkisi ortaya çıkmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bunlar: hâkimler, zabıt kâtipleri ve diğer yazı işleri görevlileridir. Cumhuriyet savcılarının kamu düzenini ilgilendiren bazı hallerde açık bir kanun hükmü gereğince hukuk davası açmaları dışında, medenî usûl hukuku açısından herhangi bir görevleri bulunmadığından, onlara ayrıca değinilmemektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anayasanın 140. maddesi gereğince, hâkimlik (ve savcılık görevleri) meslekten hâkimler eliyle yürütür. Hâkimlerin (ve savcıların) nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bunun sebebi, hâkimlerin, Devletin haiz olduğu egemenlik kuvvetinin bir yansıması niteliğindeki yargı yetkisini Türk milleti adına, tek başına ve gerektiğinde Devlete (Devletin diğer organları niteliğindeki yasama ve yürütmeye) karşı da kullanmalarıdır. Keza, başka hiçbir kamu görevlisi için söz konusu olmayan “(Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak) vicdani kanaatlerine göre” hüküm verme, görevlerinin gereği gibi ifasının kaçınılmaz bir şartı olduğundan, hâkimlere tanınmıştır. Bu yön, vicdani kanaatin oluşumuna etki eden faktörler de dikkate alındığında, “insan” olarak hâkimlere ve icra ettiği hâkimlik mesleğine özel bir önem verilmesini gerekli kılar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Meslekten hâkimler, hâkimlik mesleği dışında başka bir işle uğraşmayan, aslen ve sadece hâkimlik görevi yapan hukukçulardır. Bazı ülke sistemlerinde halen var olan ve bir dönem Türkiye’de de uygulanmış olan diğer bir sistemde ise, bazı mahkemelerde hâkimlik mesleğinden olmayan kişiler de hâkim yapabilmektedirler. Örneğin, geçmişte Türk hukukunda, iş mahkemelerinde meslekten hâkim yanında, işçi ve işveren örgütlerinin temsilcileri hâkim olarak görev yapmışlardır. Ancak, bu sistem daha sonra yürürlükten kaldırılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Pozitif hukukun kapsamına yürürlükteki anayasa, kanun, tüzük gibi yazılı hukuk kuralların yanısıra, uyulması zorunlu örf ve adet kuralları da girer.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 19 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 210 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.