Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
274 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Ceza hukuku, esasen haksızlık teşkil eden insan davranışlarından hangilerinin suç olarak tanımlanması gerektiğini, bu davranışların hangi koşullar altında işlenmesi hâlinde suç oluşturacağını ve suç teşkil eden bu davranışların işlenmesi hâlinde ne tür yaptırımların uygulanması gerektiğini belirleyen bir hukuk disiplinidir. Kısaca ceza hukuku, suç teşkil eden fiilleri ve bunlara uygulanacak yaptırımların neler olduğunu gösterir. Devletin başlıca görevi hukuka dayalı bir düzen kurmak ve bunu devam ettirmektir. Devlet bu görevini koyduğu hukuk kuralları vasıtasıyla yerine getirir. Bütün hukuk kurallarının amacı, insanlar arasındaki ilişkileri düzenlemek ve böylece toplumun barış ve düzen içinde yaşamasını sağlamaktır. Ceza hukuku da diğer hukuk disiplinleri gibi, kendi araçlarıyla bu genel amaca katkıda bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamu hukukunun alt dalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceza hukuku, kamu hukuku içerisinde yer alan bir bilim dalıdır. Zira bir suçun işlenmesiyle, devletle bu suçu işleyen kişi arasında bir cezalandırma ilişkisi kurulmaktadır. Suç işleyen kişiyi cezalandırma gücü devletin tekelinde bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İki bölüme ayrılmıştır: Genel hükümler ve özel hükümler
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Maddi ceza hukuku, bir fiilin suç teşkil edebilmesi için bulunması gereken unsurları, suç dolayısıyla sorumluluk için aranan şartları ve suçun işlenmesi hâlinde uygulanabilecek yaptırımları ve suçun işlenmesine bağlanan diğer hukuki sonuçları inceler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceza hukukunun ilgili olduğu hukuk dallarının başında anayasa hukuku gelmektedir. Bilindiği üzere anayasalar bir hukuk devletinde normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alan metinlerdir. Diğer hukuk disiplinleriyle ilgili bir düzenleme yapılacağı zaman, anayasadaki sınırlara dikkat edilmesi gerekir. Bu nedenle ceza hukuku alanında yapılacak düzenlemeler bakımından da anayasal sınırların gözetilmesi zorunludur. Anayasa’da esas itibariyle devletin şekline, yapısına, organlarının görevlerine ve kişilerin temel hak ve özgürlüklerine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Belirtmek gerekir ki, anayasa ile bir düzen kurmak ve bireylere bazı hak ve özgürlükler tanımak önemli olmakla birlikte, tek başına yeterli değildir. Bu düzenin ve özgürlüklerin etkin şekilde korunması da gerekir. İşte ceza hukuku, Anayasa ile oluşturulan düzenin ve kişilere tanınan hak ve özgürlüklerin bekçiliğini de yapmaktadır. Ceza hukuku bu korumayı, anayasa ile kişilere tanınan temel hak ve özgürlükleri ihlal eden davranışları ve Anayasa ile oluşturulan düzeni değiştirmeye veya işleyişini bozmaya yönelik cebir veya tehdit içeren fiilleri suç olarak tanımlamak suretiyle yerine getirmektedir. Diğer taraftan ceza hukukuna ilişkin bazı temel prensiplere Anayasa’da da yer verilmiştir. Sözgelimi Anayasa’nın 38. maddesinde “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlığı altında, kanunilik ilkesi, geriye yürüme yasağı, masumiyet karinesi, ceza sorumluluğunun şahsiliği gibi ilkelere yer verilmiştir. Böylece Anayasa koyucu, söz konusu ilkelerin sadece ceza hukuku bakımından değil, tüm hukuk düzeni bakımından önem taşıdığını vurgulamış olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceza hukuku ile idare hukuku arasında da yakın bağlantı bulunmaktadır. Ceza hukuku, devletin yürütme organı içerisinde yer alan idarenin faaliyetlerinin hukuka uygun ve etkin bir şekilde yürütülmesine katkı sağlamaktadır. Bu çerçevede kamu görevlileri veya kamu kurum ve kuruluşları eliyle görülen faaliyetlerin yapılmasını engellemeye yönelik fiiller suç hâline getirilmektedir (m. 265, 112, 113). Ayrıca ceza hukukunda bir kamusal faaliyetin yürütülmesine katılan kamu görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmasını önlemeye yönelik suç tanımlarına da yer verilmektedir. Böylece hem vatandaşın hakları hem de kamu idaresine olan güven korunmak istenmektedir. Bu suçlara örnek olarak haksız arama (m. 120), işkence (m. 94), zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması (m. 256), zimmet (m. 247), irtikâp (m. 250), rüşvet (m. 252) ve görevi kötüye kullanma (m. 257) suçları gösterilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceza hukuku ile yakın ilişki hâlinde olan bir diğer hukuk dalı da devletler hukukudur. Günümüzde özellikle terör eylemleri, bilişim sistemlerine karşı veya bu sistemler aracılığıyla işlenen fiiller, uyuşturucu madde ticareti, fuhuş veya organların alınması maksadıyla insan ticareti, göçmen kaçakçılığı gibi suçlar çoğu zaman suç örgütleri tarafından birçok devleti ilgilendirecek şekilde işlenmektedir. Başta Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplum, bu tür sınır aşan örgütlü suçlara karşı devletlerin ortak mücadele verilebilmesini sağlamaya yönelik çaba göstermektedirler. Bu çabaların somut ifadesi olarak ilgili konularda çok sayıda milletlerarası sözleşmeler imzalanmaktadır. Bu sözleşmelerin birçoğunda taraf devletlerin kendi iç hukuklarında suç olarak tanımlanması gereken fiillere ve bu suçların faillerinin bulunması ve cezalandırılması bakımından taraf devletler arasında yapılacak işbirliğine ilişkin hükümlere yer verilmektedir. Böylece hem hangi fiillerin suç teşkil edeceği, hem de faillerin ortaya çıkartılması ve iadesi bakımından nasıl hareket edileceği konusunda taraf devletlerin mevzuatları uyumlaştırmaya çalışılmaktadır. Sözleşmeye taraf olmanın gereği olarak taraf devletler başta ceza kanunları olmak üzere ilgili mevzuatlarında değişiklik yapmak suretiyle, uluslararası sözleşme hükümlerini mevzuatlarına taşımaktadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceza hukuku ile medeni hukuk arasında da birçok konuda ilişki ortaya çıkmaktadır. Her şeyden önce suç teşkil eden fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliği taşıdığı için, medeni hukukun bir alt disiplini olan borçlar hukuku bakımından tazminat sorumluluğunu gerektirmektedir. Örneğin bir kimsenin eşyasını çalmak ceza hukuku bakımından hırsızlık suçunu oluşturmaktadır (TCK m. 141). Aynı fiil borçlar hukuku bakımından da haksız fiil sayılmakta ve çalınan eşyanın tazmin edilmesi gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceza hukukunun doğrudan kaynaklarının başında Anayasa gelir. Ülkemizde hâlen yürürlükte olan 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'dır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yargıtay içtihatları ve doktrindir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Suçta ve cezada kanunilik ilkesi olması, güvence fonksiyonunun en temel göstergesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk devletinin en önemli özelliklerinden birisi de, vatandaşı devletin keyfi muamelelerine karşı korumasız bırakmamaktır. Bu korumayı sağlayan ilkelerin başında suçta ve cezada kanunilik ilkesi gelir. Bu ilke gereğince devlet, hangi fiillerin suç teşkil ettiğini ve bu fiillerin işlenmesi hâlinde ne tür yaptırımların uygulanacağını önceden belirlemelidir. Bu yapıldığında bir taraftan devletin sınırları belirlenmek suretiyle ceza hukuku uygulamasında bireye karşı keyfi muamelede bulunması önlenmiş olacak, diğer taraftan kişilerin hangi fiillerin suç sayılarak yasaklandığını öngörerek hareket etmeleri sağlanmış olacaktır. Böylece bireyler, suç teşkil etmeyen bir fiili işlemedikleri sürece bir ceza tehdidiyle karşılaşmama güvencesine kavuşacaklardır. Bu nedenle kanunilik ilkesi, bireyin hak ve özgürlüklerini güvence altına almaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
"Kıyasa"
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Geçmişe yürüme yasağıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
TCK’nın 7. maddesinin 3. fıkrasında ceza infaz rejimine ilişkin düzenlemeler bakımından derhal uygulama kuralının geçerli olduğu ifade edilmiştir. Derhal uygulama, bir hükmün yürürlüğe girdiği anda ilgili olan her olaya uygulanmasını ifade eder. Buna göre ceza infaz rejimine ilişkin kanuni düzenlemeler, failin lehine mi aleyhine mi olduğuna bakılmaksızın, yürürlüğe girdiği anda cezası infaz edilmekte olan tüm hükümlüler hakkında uygulanacaktır. Ancak TCK’nın 7. maddesinin 3. fıkrasında cezanın infazıyla ilgili olmasına rağmen üç müesseseye ilişkin düzenlemeler, derhal uygulama kuralının dışında tutulmuştur. Bunlar hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olan hükümlerdir. Bu müesseselerle ilgili değişikliklerde geriye yürüme yasağı kuralı ve failin lehine olan hükmün geriye yürümesi istisnası geçerli olacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
TCK’nın 7. maddesinin 4. fıkrasında, geçici ve süreli kanunların zaman bakımından uygulanması konusunda maddi ceza hukuku bakımından kabul edilen kurallara istisna getirilmiştir. Bu hükme göre “Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına devam edilir.” Bu hükümle geçici ve süreli kanunların yürürlükte bulundukları süre içinde işlenen suçlara, yürürlükten kalktıktan sonra da uygulanmaya devam edileceği kabul edilmiştir. Böylece geçici ve süreli kanunların ileriye yürümesinin yolu açılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceza muhakemesi hukukuna ilişkin kuralların zaman bakımından uygulanması konusunda da derhal uygulama kuralı geçerlidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yağma suçu, cebir veya tehditle bir malın alınmasıyla oluşan bir suçtur. Keza dolandırıcılık suçu da hileli hareketlerin yanı sıra yarar sağlanmasını gerektirmektedir. Aynı şekilde özel belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için failin hem sahte bir özel belge düzenlemesi, hem de bu belgeyi kullanması gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal düzen, toplumu oluşturan herkesin uymakla yükümlü olduğu ve davranış normu olarak adlandırılan bir takım kurallarca korunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mağdur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir insan davranışının fiil olarak nitelendirilebilmesi için bunun dış dünyada herhangi bir şekilde tezahürünün, etkisinin bulunması gerekmektedir. insanın düşünce ve arzuları, iradi bir davranışla dış dünyada ortaya çıkmadığı sürece suçun konusunu oluşturmaz. Ancak düşüncenin söz, yazı, mimik ve jestlerle ya da el kol hareketleriyle ifade edilmesi hâlinde ortada bir fiilin bulunduğunda tereddüt edilmez. Bu nedenle, başkasının şeref ve haysiyetine saldırı teşkil eden veya insanları suç işlemeye tahrik eden sözlerin söylenmesi hâllerinde cezaya layık fiillerin bulunduğu kabul edilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kanuni tanımında birden çok harekete yer verilen suçlara “çok hareketli suç” denir. Bu tür suçların oluşması için kanuni tanımda gösterilen hareketlerin tamamının yapılması gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tek hareketten oluşan bu suçlara, kasten öldürme, hakaret suçları örnek gösterilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fail.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 254 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.