Para borcu nerede ifa edilir?
Yayımlanmış cevap
Para borcu, alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
193 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Para borcu, alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Alacaklının temerrüdünün genel sonuçları olarak, borçlunun sorumluluğu hafifler, hasar alacaklıya geçer, alacaklı artık ödemezlik def’ini ileri süremez, borçlunun temerrüdü sona erer, borçlunun giderleri isteme hakkı doğar, sözleşmeden doğan faiz işlemeye devam eder. Alacaklının temerrüdünün özel sonuçları olarak borçlunun tevdi ve dönme olanaklarından söz edilmelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Borçlunun temerrüdü, borçlunun zaman itibariyle doğru ifa gereğine uymamasıdır. Borçlunun temerrüdünün koşulları, a. muaccel (vadesi gelmiş ve istenebilir) bir borç, b. ifası mümkün bir borç, c. alacaklı temerrüdünün olmaması d. İfa için ihtarda bulunulmasıdır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Satış sözleşmesi, satıcının satılan şeyin zilyetliğini ve mülkiyetini devretmeyi borçlanması karşılığında alıcının bir miktar para (bedel) ödemeyi borçlandığı bir sözleşmedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kimi sözleşmeler, bir malın mülkiyetini ya da bir hakkı devir (temlik) borcu doğurmaktadırlar. Bunlar mülkiyeti devir borcu doğuran sözleşmeler olarak anılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mülkiyeti devir borcu doğuran sözleşmelerin sayısı kabarıktır. Örneğin satış, mal değişim (trampa), bağışlama, eser ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri gibi. Fakat bunlardan amacı bakımından mülkiyeti devir borcu ön planda tutulanlar satış, bağışlama ve mal değişim sözleşmeleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir mal ya da hakkın kökünü devretmeyen, sadece onu alacaklının kullanmasına terk etme borcu yükleyen sözleşmelere kullandırma borcu doğuran sözleşmeler denilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Saklama borcu doğuran sözleşmeler esas itibariyle bir taşınır malın belirli bir güvenilir yerde saklanmasını ve korunmasını borçlandırırlar. Bunlar saklama (vedia), ardiye, konaklama yeri, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlere bırakma (otelciye ve hancıya tevdi) sözleşmeleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İş görme borcu doğuran sözleşmeler, emek harcayarak ifa edilecek borçların üstlenildiği sözleşmesel bağlar yaratmaktadırlar. Örneğin hizmet, hizmetin özel türleri olarak pazarlamacılık ve evde hizmet, eser, yayım, vekalet, vekâletin özel türleri olan simsarlık (tellallık), komisyon gibi sözleşmeler böyledir. Bunlardan vekaletin kendisi ivazsız ya da ivazlı kurulabilir iken, bunun özel türleri simsarlık ve komisyon dahil diğerleri ivazlılık nitelikleri göstermektedirler. Vekâleti diğerlerinden, özellikle de eserden ayırdığı kabul edilen, vekilin, bir işin sonucunu başarma taahhüdü (sonuç garantisi) değil, sadece o işi özenle görme taahhüdü altına girmiş olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kimi zaman sözleşenler, zaten mevcut ya da gelecekte doğması muhtemel bir borcu güvence altına almayı amaçlarlar. Alacaklı için de, alacağının ifa edileceğine dair güven yaratmaya yönelen bu gibi durumlarda güvence borcu doğuran sözleşmelerden söz edilir. Bunlar, kefalet, ceza koşulu (cezaî şart), üçüncü kişinin edimini üstlenme, rehin gibi sözleşmelerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Borçlar Kanununda düzenlenen kumar ve bahis, ömür boyu gelir ve ölünceye kadar bakım sözleşmeleri ile Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nda düzenlenen sigorta sözleşmesi sonuçları talih ve tesadüfe bağlı (rizikolu) sözleşmeler olarak sınıflandırılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gündelik alış veriş yaşamı gözlendiğinde, gerçekten de Borçlar Kanununda düzenlenen sözleşme tipleri dışında, çok zengin bir sözleşme çeşitliliği hemen fark edilebilmektedir. Böylelikle, sözleşenler, yasada düzenlenmiş olan tiplerden tamamen ayrılarak yeni (sui generis) bir sözleşmesel ilişki oluşturabilecekleri gibi, yasadaki tiplerden yararlanarak yasada öngörülmeyen içerikte sözleşme akdedebilmektedirler. Öyle ki, sözleşmeler, bu zengin çeşitlilik içerisinde tipleştirmeye elvermeyen o denli farklı içerik ve özellikler gösterdiği için bir ölçüte bağlı olarak sınıflandırılamamaktadır. Bundan dolayı, yasal düzenleme konusu da yapılamayan bu gibi sözleşmelere “atipik” sözleşmeler adı takılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Satış sözleşmesinin objektif esaslı öğeleri satılan, bedel (semen) ve taraflar arasında satılan ile bedelin değişimi hususunda anlaşmadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Satış bedelinin belirlenmiş, fakat satılanın belirlenmemiş olduğu durumlarda tahsis kaydıyla satıştan söz edilmektedir. Bu satış türü yeni TBK’nda ön ödemeli taksitle satışlar arasında düzenlenmiştir. Bu tür satışta satılanı belirlemede seçim hakkı alıcıya tanınmış ise, satıcı, alıcının seçimine uymakla yükümlüdür (TBK 268/II).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Satış sözleşmesinin temel özellikleri, rızaî (tarafların iradelerinin uyuşması yeterli), illî (sebebe bağlı), anî edimli, ivazlı ve borçlandırıcı bir sözleşme olmasıdır. Bu sözleşme satıcı için bir eşyanın mülkiyetini ya da diğer bir hakkı kökten devir borcu doğurur. Ama sadece borç doğurur; sözleşme, mülkiyeti alıcıya geçirmez. Alıcının borcu ise, her zaman, bir miktar para borcudur. Bu haliyle, satış, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Taşınmaz tapulu ise, satış sözleşmesi resmî şekle tâbidir (TBK 237/I; MK 706/II; TapuK 26; TST 17). Resmî şekil, sözleşmenin, tapu müdür ya da memurları (TapuK 26; TST 17) huzurunda yapılması anlamını taşır. Yalnız, taşınır satışı sayılan tapusuz taşınmazların satışında şekil serbestisi geçerlidir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Şekle aykırılık, kesin hükümsüzlük (butlan) yaptırımına tâbidir. Bu durumda şekle aykırı sözleşme ölü doğmuştur, hiçbir hüküm doğurmaz. O, baştan ve kesin hükümsüzdür; sonradan da düzeltilemez. Bununla birlikte, şeklen geçersiz bir taşınmaz satış sözleşmesi mevcut haliyle başka bir işlemin geçerlilik koşullarına, bu arada şekline uygun ise, onu diğer sözleşmeye tahvil (çevirme) olanaklıdır. Böyle bir olanakla, noterde düzenlenen taşınmaz satışının taşınmaz satış vaadine çevrildiği örneklere uygulamada sıklıkla rastlanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Örnek Üzerine Satış (Numune Üzerine Satış): Yasal tanımı ilk kez yeni TBK 247’de yapılan örnek üzerine satış, tarafların, satılanın, aralarından birine ya da üçüncü bir kişiye bırakılan bir örneğe veya tespit edilen bir mala uygun olarak teslimi üzerine anlaştıkları satış sözleşmesidir. Bu yolla, satış koşula bağlanmış olmaz. Satıcı, satılanın, örneğin niteliklerine uygunluğunu taahhüt etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Beğenme koşuluyla satış, taraflarınca, alıcının satılanı deneyerek ve gözden geçirerek (tecrübe ve muayene ederek) beğenmesi koşuluna bağlanmış olan satıştır (TBK 249). Burada iradî erteleyici koşul söz konusudur. Alıcı, tamamen serbesttir; o, dilerse malı kabul eder, dilerse herhangi bir sebep göstermeksizin malı satıcıya geri verebilir (TBK 250/I). Yalnız, uyuşmazlıklarda, alıcı, beğenme koşuluyla satışın varlığını ispat etmelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mülkiyeti saklı tutma koşuluyla (mülkiyeti muhafaza şartıyla) satışta, satılan alıcıya teslim edilmiş olmasına rağmen mülkiyet satıcıda kalmakta ve ancak bedel tamamen ödendikten sonra alıcıya geçmektedir. Mülkiyeti saklı tutmak demek sözleşmeden dönmeyi saklı tutmak demektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Satıcının satılan malı bedelinin ödenmesinden önce alıcıya teslim etmeyi, alıcının da bedeli kısmî ödemelerle ifa etmeyi borçlandığı bir taşınır satışına taksitli satış adı verilir(TBK 253/I). Taksitle satışın öğelerini, bir taşınır mal, satılanın bedelin tamamı ödenmeden alıcıya teslim edilmesi ve bedelin taksitlerle ödenmesi üzerine tarafların anlaşması oluşturur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Artırma ile satış, önceden tespit edilen yer ve zamanda, önceden belirlenen şartlara göre, hazırlar arasında en yüksek teklifte bulunan kimseyle kurulan satıştır (TBK 274).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bağışlama sözleşmesi ile bir kimse, karşılığında bir ivaz (karşılık) beklemeksizin malvarlığının tamamını veya bir kısmını diğer bir kimseye sağlararası devreder veya devretmeyi taahhüt eder (TBK 285). Bağışlama, sağlararası malvarlıksal bir varlık ya da değerin karşılıksız kazandırılmasıdır. Bağışlayanın kendi malvarlığından kazandırma yaptığı kazandırıcı bir işlemdir. Karşılıksız zenginleştirme (teberru) amacı güdülür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bağışlama Sözleşmesinin Türleri: 1. Bağışlama sözü verme (bağışlama vaadi): Her tür hakta mümkündür. Yasada öngörülen adi yazılı şekilde yapılmalıdır (TBK 288/I). Fakat motorlu taşıtların bağışlanması sözü verme için noter senedi gerekir (KTK 20/d). Ayrıca taşınmazlarda aynî hakkın devrini borçlandıran hemen her işlem gibi bağışlama sözü vermede de resmî şekle uyulması gerekmektedir. Resmî şekil için tapu görevlisinin önünde düzenleme yapılması şarttır. 153 2. Elden bağışlama: Başka bir merasime hacet olmaksızın sadece eşyanın teslimi ile gerçekleşir. Bu suretle, aynı anda hem borçlanılmakta hem de borcun ifası gerçekleşmektedir. Böylelikle de hem borçlandırıcı işlem hem de tasarruf işlemi aynı anda yapılmaktadır. O halde, elden bağışlama sadece taşınırlarda geçerli olup, devri şekle bağlı işlem gerektiren hak ya da eşyaya ilişkin olarak elden bağışlama söz konusu olmaz. Öyleyse, resmî şekli gerektiren taşınmazlarda elden bağışlama söz konusu olamaz (TBK 288/II). Bağışlama sözü verme, şekle uyulmaksızın yapılmışsa geçersizdir; fakat, bağışlama sözü, daha sonra elden bağış gerçekleştiğinde geçerli sayılmaktadır (TBK 288/III). Fakat bu yolla şekle aykırı bir taşınmaz bağışlama sözü verme elden bağışlamaya çevrilemez. 3. Koşula bağlı bağışlamalar (TBK 290): Bu tip bağışlamada sözleşme erteleyici veya bozucu koşula bağlanmıştır. Koşul, bağışlananın iradesi dışındaki bir olaya ilişkin olduğundan, bağışlanan koşulun gerçekleşmesini sağlamak zorunda değildir. Erteleyici koşulun elden bağışlamada söz konusu olamayacağı kabulü vardır. Yalnız elden bağışlama, bozucu koşula bağlanmış olabilir. 4. Yüklemeye (mükellefiyete) bağlı bağışlamalar: Yüklemeyle, bağışlanan, belirli bir edimde bulunma yükümü altına girer. Bu edim, bir verme (bağışlama konusunu kısmen veya tamamen belirli bir amaçla kullanmak), bir yapma (bağışlayan veya üçüncü bir kişi lehine belirli bir hizmette bulunmak) şeklinde olabilir. Bağışlama yerine getirilmeden önce yüklemenin ifası kararlaştırılmışsa, yükleme değil, bir koşulun varlığı kabul edilir. Yükleme, karşı edimden farklı olarak, bağışlananın malvarlığından değil, bağışlama konusu değerin özünden, kendi içeriğinden karşılanır. Örneğin, M, A’ya tarlasını tarlanın yıllık gelirinin %10’unu köyün muhtaçlarına dağıtmak kaydıyla bağışlamışsa böyledir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kira sözleşmesi, kiralayanın kira konusunu kullanmaya veya kullanmayla birlikte yararlanmaya elverişli halde teslimi ve kira süresince bu halde tutmayı borçlanması karşılığında kiracının bir miktar bedeli ödemeyi ve süre sona erince kira konusunu geri vermeyi borçlandığı bir sözleşmedir (TBK299; krş. eBK 248).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?