Recez bahrindeki müstef‘ilün/fe‘ûlün/müstef‘ilün/fe‘ûlün vezninin muzâri bahrine göre taktî‘i nedir?
Yayımlanmış cevap
Mef‘ûlü/fâ‘ilâtün/ mef‘ûlü/fâ‘ilâtün’dür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
258 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Mef‘ûlü/fâ‘ilâtün/ mef‘ûlü/fâ‘ilâtün’dür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kâfiye-i şâyegân, Farsça çoğul ve sıfat-ı müşebbehe eki “-ân” ile yapılan kâfiyelerdir. Bu tür ekle yapılan kâfiyeler kâfiye bulmada zorluğa düşen şaire kolaylık sağlar. Bu tür kâfiyelerin kusur olarak değerlendirilmemesi için gazelde birden fazla yapılmaması, kasidede ise bu tarz kâfiye bulunduran beyitler arasında en az yedi beyit bulunması gerekir. Aksi durumda kâfiye kusurlarından îtâ olarak değerlendirilir. Bazı yazarlar Farsça ve Türkçe eklerle yapılan bütün kâfiyeleri de kâfiye-i şâyegâna dahil ederek kâfiye-i şâyegân tanımını genişletmişlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bazı şiirlerde mısra sonundaki kâfiye dışında, birbirine paralel olarak yapılmış iç kâfiyeler de bulunur. İki kâfiyeli şiirlere zû-kâfiyeteyn (=iki kâfiyeli) denir. Bu iki kâfiye hemen arka arkaya olabileceği gibi aralarında başka kelimeler de bulunabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mürekkeb kâfiyenin kullanılan kâfiye harflerine göre belirlenmiş mürdef, mukayyed ve mü’esses kâfiye adı verilen üç türü vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kâfiye harfleri • te’sîs • kayd • ridf • dahîl o revî, • vasl • hurûc • mezîd • nâ’ire adları verilen dokuz harftir. Bu harfler içinde asıl kâfiye harfi revîdir. Revî dışındaki sekiz harfin dördü revîden önce, dördü de sonra kullanılabilir. Revîden önceki harfler • ridf • kayd • te’sîs • dahîl revîden sonraki harfler de • vasl, • hurûc, • mezîd • nâ’iredir. Vasl, hurûc, mezîd ve nâ’ireyi Türk ve İran şairleri hemen hemen hiç kullanmamış revîden sonra gelen bu harflerin yerine redîf kullanmayı tercih etmişlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kâfiyenin temel anlamı başın arkası ya da ensedir. Bu temel anlamdan “bir şeyin sonu, arkası” anlamı türemiş, kelime daha sonra terimleşerek beytin sonu anlamını kazanmıştır. Kâfiyeyi “kafv” ve “kufüv” mastarından türetenler ise bu sözcük kökünün “bir nesnenin diğer bir nesne ardınca gelmesi, o nesnenin sonunda bulunması, ona tabi olması” temel anlamından hareket etmişler ve kâfiyenin de şiirde birbirini izlediği için bu adı aldığını söylemişlerdir. Kâfiye aruz vezniyle birlikte divan şiirinde ahengi sağlayan iki aslî unsurdan biridir. Redifsiz şiirlerde mısra ya da beyit sonlarındaki, redifsiz şiirlerde mısra ya da beyit sonlarındaki, redifli şiirlerde de rediften hemen önceki ses ya da seslerin tekrarından doğan ahenk olarak tanımlanabilir. Divan şiirinde kâfiyenin farklı sözcüklerin “hem-âhenk (sesteş)” olan aslî veya aslî kabul edilebilecek son ses ya da seslerinden elde edilmiş olması şarttır. Bu kâfiye anlayışında aynı ses ya da seslerin birbirine kâfiye yapılması önemli bir ahenk kusurudur. Yine mahreci yakın ünsüzlerin ve farklı kısa ve uzun ünlülerin birbirine kâfiye yapılması da bu kâfiye sisteminde önemli kabul edilen ahenk kusurlarındandır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mütefâ‘ilün/fe‘ûlün/ mütefâ‘ilün/fe‘ûlün’dür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ridf ve revî ile yapılmış kâfiyeye mürdef; kayd ve revî ile yapılmış kâfiyelere mukayyed; te’sîs, dahîl ve revî ile yapılmış kâfiyelere de mü’esses kâfiye denir. Mürdef “ridfli”, mukayyed “kaydlı”, mü’esses de “te’sîsli” demektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Te’sîs revî ile aralarında bir harekeli ünsüz (=dahîl) bulunan eliftir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sinâd, kâfiyede ridf harfinin farklı olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İkvâ, hazv ya da tevcîhin yani kısa ünlülerin farklı olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İkfâ, revînin farklı harflerden olmasıdır. Bu farklılıkta kâfiyeyi oluşturan seslerin çıkış yerlerinin birbirine yakın olması şartı aranır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Îtâ, şiirde aynı kâfiyenin tekrarlanmasıdır. Celî ve hafî olmak üzere iki türü vardır: Îtâ-yı celî, kâfiye tekrarının açık olduğu, yani kolayca anlaşıldığı; îtâ-yı hafî de bu tekrarın daha zor anlaşıldığı durumdur. v Gazelde kâfiyenin aynen tekrarı büyük kusurdur. Kasidede ise tekrarlanan kâfiyeler arasında en az yedi beyitlik bir ara bulunmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ridf, revîden hemen önce gelen bir uzun ünlü (=â, û, î)dür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Divan şiirinde kâfiye kusurları uyûb-ı mülakkabai kâfiye ve uyûb-ı gayr-ı mülakkaba-i kâfiye olmak üzere ikiye ayrılır. Uyûb-ı mülakkaba-i kâfiye “sinâd, ikvâ, ikfâ ve îtâ”dır. Uyûb-ı gayr-ı mülakkaba-i kâfiye ise sınıflandırılmamış, dolayısıyla adlandırılmamış kâfiye kusurlarıdır. Kâfiyeyi meydana getiren sözcüklerden biri Farsça terkip hâlinde, diğeri de terkipsizse, bu tür kâfiyeler de kusurlu kâfiyelerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu şiirde tek bir sesin tekrarıyla meydana gelen kâfiyelere mücerred kâfiye, birden fazla sesin tekrarıyla elde edilen kâfiyelere de mürekkeb kâfiye adı verilir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kayd revîden önceki harekesiz ünsüzdür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
* mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün * mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün * mef’ûlü mefâ’îlün mef’ûlü mefâ’îlün * mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlü fe’ûlün * mef’ûlü mefâ’ilün fe’ûlün
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
* mefâ’îlün mefâ’îlün * mef’ûlü mefâ’îlün * mefâ’îlü fe’ûlün mefâ’îlü fe’ûlün * mef’ûlü mefâ’îlü fe’ûlün
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
* müstef’ilün müstef’ilün müstef’ilün müstef’ilün * müstef’ilün fe’ûlün müstef’ilün fe’ûlün * müstef’ilâtün müstef’ilâtün * müfte’ilün mefâ’ilün müfte’ilün mefâ’ilün
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
* müstef’ilün müstef’ilün * müfte’ilün müfte’ilün müfte’ilün müfte’ilün
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
* fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün * fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün * fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilün * fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilün
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
* fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün * fâ’ilâtün fâ’ilâtün * fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilâtün * fe’ilâtü fâ’ilâtün fe’ilâtü fâ’ilâtün
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
* müfte’ilün fâ’ilün müfte’ilün fâ’ilün
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
* müfte’ilün fâ’ilün
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?