Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
193 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Bireyin yaşama uyum sağlamasında en önemli gelişim dönemi ise erken çocukluk dönemidir. Bu dönem, bireyin tüm yaşamını ve eğitim sürecini etkileyen en önemli değişkenleri, yaşantıları, öğrenmeleri ve deneyimleri barındırmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişimsel gerilik; standardize edilmiş referans testlere göre ya da bireyin yaşıtlarına göre gelişiminin ortalamanın altında olma durumu olarak tanımlanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaygın gelişim geriliği ise kaba motor, ince motor, dil/konuşma, bilişsel ve sosyal/kişisel gelişim alanlarının iki veya daha fazlasında belirgin gerilik olması olarak ifade edilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişimsel geriliği olan birçok çocuk ancak erken çocukluk eğitimine başlayacağı dönemde yürüme, konuşma ve akademik becerilerde gerilik yaşadığında dikkat çekmektedir. Fakat erken tanı ve tedavi ile gelişim desteklenerek çocuğun var olan potansiyeli en yüksek düzeye çıkarılabilmektedir. Bu nedenle, gelişimsel geriliğe karşı alınabilecek en etkili önlem erken tanılamadır. Erken tanılama ise tarama ve ebeveynlerin bilgilendirilmesi ile mümkün olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yetersizliklerin nedenlerinin incelenmesinde farklı sınıflandırmalar söz konusudur. Bu sınıflandırmalar içinde en yaygın kabul göreni ve eğitim amacıyla kullanılan yetersizlikle ilişkili değişkenin insan yaşamının hangi döneminde meydana geldiği temelinde yapılandır. Bu kapsamda gelişimsel geriliğin nedenleri doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası nedenler olarak sınıflandırılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişimsel geriliğin doğum öncesi nedenlerinin içinde en önemli olanı kalıtsal nedenlerdir. Kalıtsal nedenler anne ve babadan geçen ve çocuğun gelişimsel olarak geri kalmasına neden olan biyolojik temelli olgulardır. Kromozomal bozukluklar, gen anormallikleri, doğum öncesi annenin geçirdiği hastalıklar, gebelikte radyasyona, cıva ve kurşun gibi ağır metallere uzun süreli maruz kalma, doğum öncesi kanamalar, alkol kullanımı, beslenme yetersizliği ve uygun olmayan çevresel koşullar gelişimsel geriliğin olası nedenleri arasında gösterilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Düşük doğum ağırlığı (1500 gr’dan az), doğuma bağlı komplikasyonlar nedenleri arasındaki önlenebilir gelişimsel gerilik nedenidir. Ayrıca doğum sırasında prematüre doğum, kafa travması, oksijensiz kalmak, uzman olmayan kişilerin müdahalesi ve benzeri gibi durumlar gelişimsel geriliğe neden ola- bilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bebeğin veya çocuğun metabolizması ile ilgili olumsuz durumlar, ileri derecede beslenme yetersizlikleri, boğulma, ciddi kafa travmaları, çocuk ihmal ve istismarı, yaralanma ve fiziksel etkiler, bulaşıcı hastalıklar, zehirlenmeler, uygun olmayan çevresel koşullar doğum sonrasında gelişim geriliğine neden olan etmenler arasında sayılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişimsel değerlendirme, farklı gelişim alanlarında davranışsal basamakların ve gelişim basamaklarının yaşa uygunluğunun kontrol edilmesini sağlayan bir yaklaşım olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle gelişimsel değerlendirme sürecinde, çocukların gelişimlerinin değerlendirilebilmesi için geçerli ve güvenilir testlere gereksinim duyulmaktadır. Ülkemizde mevcut geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış testler arasında; daha çok aileye soru sormaya dayanan Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE) çocukların özellikle uyum davranışlarını incelemeye yönelik Vineland Uyum Davranış Ölçeği (VUDÖ) ve işlevsel becerileri ölçen Denver II testi gelişimsel değerlendirmeleri için kullanılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ebeveynlerinin çocuk gelişimi hakkında alacakları eğitimler; üniversite, belediye, bakanlıklar, millî eğitim müdürlüğü gibi kurumlarla işbirliğiyle yapılabilir ve böylece daha geniş kitlelere ulaşması sağlanabilir. Bu alanlarda teorik ve uygulamalı bil- giler veren basılı materyaller hazırlanarak ebeveynlerin bu konuda eğitim almaya ya da öğrenmeye motivasyonları arttırılabilir. Bunların yanı sıra, ebeveynlerin çocukları ile ilgilenmeleri ve etkili zaman geçirmeleri konusunda bilgilendirilmeleri gelişimsel geriliğin önemli nedenlerinden biri olan uyaran eksikliğinin de önüne geçilmesinde katkı sağlayabilir. Ailelerin, çocuklarıyla geçirdiği kaliteli saatlerinin çocuklarının tüm gelişimlerini olumlu desteklediği ile ilgili bilinçlendirilmesi ve bu konularda seminerler düzenlenmesi gelişimsel geriliğin önlenmesine katkı sağlayabileceği söylenebilir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Doğum öncesi malnütrisyonu, fenilketanüri, beyin hasarı ya da enfeksiyonu, kromozom anomalileri ve genetik etmenler, annenin radyasyona ve röntgen ışınına maruz kalması, çevre kirliliği, alkol, sigara tüketimi, uyuşturucu kullanımı, kan uyuşmazlığı, annenin geçirdiği hastalıklar ve kullandığı ilaçlar, annenin yaşı gibi etkenler etkili olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Prematüre doğum, menenjit, doğum esnasındakafa travması, bebeğin oksijensiz kalması, uzman olmayan kişilerin doğumu gerçekleştirmesi, doğumun hijyenik olmayan ortamlarda yapılması, doğuma yardımcı aletlerin doğru kullanılmaması gibi nedenler söylenebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Doğum sonrasında kafa zedelenmeleri, kurşun zehirlenmesi, çocuk istismarı ve çocuk ihmali, gelişim ya da beslenme problemleri, çocuk istismarı, çocuğun gelişimi ve özellikle sosyal-duygusal gelişimi gibi sosyal, fiziksel, çevresel sebepler şeklinde sıralanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yetersizlikler şunlardır; zihinsel yetersizlik/serebral palsi, otizm spektrum bozukluğu ve fiziksel yetersizlik.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tıbbi/psikolojik sınıflandırmaya göre zihinsel yetersizliği olan bireyler; hafif düzey zihinsel yetersizlik, orta düzey zihinsel yetersizlik, ağır düzey zihinsel yetersizlik ve çok ağır düzey zihinsel yetersizlik olarak sınıflandırılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Otistik spektrum bozukluğu (OSB), belirtileri erken çocuklukta başlayan, karşılıklı sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinde yetersizlik, basmakalıp ve yineleyici (stereotipik) davranışlar, sınırlı ilgi alanları ve kısıtlı işlevsellik ile kendini gösteren, etkileri yaşam boyu devam eden nöro-gelişimsel bir bozukluktur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bugün birçok ülkede kullanılan tanı sistemi olan Amerikan Psikiyatri Birliğinin hazırladığıMental Bozuklukların Tanısal ve İstatiksel El Kitabı-V’de (DSM-V) OSB’nin temel belirtileri şu şekilde özetlenebilir; • O sırada ya da öyküden alınan bilgilere (ayrıntılamaktan çok örnekleyen) göre, aşağıdakilerle kendini gösteren, değişik biçimleriyle toplumsal iletişim ve toplumsal etkileşimde süregiden eksiklikler, • O sırada ya da öyküden alınan bilgilere (ayrıntılamaktan çok örnekleyen) göre, aşağıdakilerden enaz ikisi ile kendini gösteren, sınırlı, yineleyici davranış örüntüleri, ilgiler ya da etkinlikler, • Belirtiler erken gelişim evresinde başlamış olmalıdır (toplumsal gerekler sınırlı yeterliğin üzerineçıkana dek tam olarak kendini göstermeyebilir ya da daha sonraki yıllarda, öğrenilen yöntemlerle maskelenebilir). • Belirtiler, toplumsal, işle ilgili alanlarda yada önemli diğer işlevsellik alanlarında klinik açıdan belirgin bir bozulmaya neden olur. • Bu bozukluklar, anlıksal yeti yitimi (anlıksalgelişimsel bozukluk) ya da genel gelişimsel gecikme ile daha iyi açıklanamaz. Anlıksal yeti yitimi ve otizm açılımı kapsamında bozukluk sıklıkla bir arada ortaya çıkar. •
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sinir sistemi ile ilgili yetersizlikler bireyin sinir sisteminde meydana gelen ve her hangi bir nedene dayalı olan ve bireyin normal performans göstermesini engelleyen yetersizliklerdir. Fiziksel yetersizliklerin bu alt başlığı altında yer alan yetersizlikler şunlardır: (a) serebral palsi, (b) spina bifida, (c) çocuk felci, (d) multiple skleroz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fiziksel yetersizliklerin bir alt başlığı alan kas-iskelet sistemi ile ilgili yetersizlikler şu şekilde sıralanabilir: (a) travmatik beyin zedelenmesi, (b) Rett sendromu, (c) kas hastalığı, (d) kol-bacak eksikliği, (e) kalça çıkığı, (f) doğuştan gelen bozukluklar, (g) romatoidartit ve (h) ateşli romatizma.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sağlıkla ilgili fiziksel yetersizlikler, içinde yer alan hastalıklar genellikle bireyde bilişsel problemlere, bireyin sosyal çevresinden ve eğitim ortamından kopmasına neden olmaktadır. Bu başlık altında yer alan hastalıklar şunlardır: (a) epilepsi, (b) astım, (c) şeker hastalığı, (d) kistik fibrozis, (e) orak hücre anemisi, (f) hemofili, (g) kanser ve (h) AIDS.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişim yetersizliklerin bakım ve rehabilitasyonu, birden fazla kamu kurum ve kuruluşunun yetki ve sorumluluğuna giren hizmetleri içermektedir. Bu nedenle bu konudaki düzenleyici hü- kümler içeren farklı yasal düzenlemeler mevcuttur. Bu yasal düzenlemeler içinde en kapsayıcı olanlar, 1997 yılında yürürlüğe giren 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 2005 yılında yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler Kanunu’dur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası altı maddesi (41., 42., 49., 50., 60. ve 61. maddeler) yetersizliği olan bireylerin temel haklarını düzenlemektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41. maddesi ailenin korunması ve çocuk hakları üzerinde- dir. Anayasa’nın 41. maddesi şu şekildedir; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça ay- kırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır”.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anayasa’nın 42. maddesi yurttaşların eğitim ve öğretim haklarını düzenlemektedir. Anayasa’nın 42. maddesi şu şekildedir: “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır. Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir. Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenim- lerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır. Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suret- le olursa olsun engellenemez. Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaş- larına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tâbi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası antlaşma hükümleri saklıdır”.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anayasa’nın 49. maddesi yurttaşların çalışma haklarını düzenlemektedir. Bu madde şu şekilde- dir: “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 39 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 154 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.