Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
205 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Tipik gelişen akranların farklı olan çocuklar, duygularını farklı şekilde ifade etmektedirler. Ancak yine de çocuklar her ne kadar farklı davranışlar ve duygusal tepkiler gösterseler de duygu ve davranış bozukluğu tanısı almaları özellikle kültüre özgü durumlar nedeniyle zorlaşmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birincisi sorunlu davranışın, toplumsal bir yapı olmasıdır ve zihinsel sağlığı neyin oluşturduğuna ilişkin net bir uzlaşmanın sağlanamamasıdır. Tüm çocuklar, herhangi bir zamanda uygun olmayan bir davranış sergileyebilirler. İkincisi duygusal bozukluklara ilişkin farklı teorilerde, çok az anlam farklılıkları içeren kavramların ve ifadelerin yer almasıdır. Üçüncüsü davranışsal beklentilerin ve normların, etnik ve kültürel gruplar arasında önemli değişiklik göstermesidir. Dördüncüsü ise duygusal ve davranışsal bozuklukların bazen diğer yetersizlikler ile birlikte görülebilmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocuklarda davranış sorunlarının olduğunu düşünmek için bu davranışların hangi sıklıkta, yoğunlukta ve uzunlukta sergilendiğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bozukluk, şizofreniyi içermektedir. Duygusal bir bozukluk tespit edilmediği sürece, bu terim sosyal açıdan uyumsuz olan çocuklar için geçerli değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eleştirilerin büyük çoğunluğu, tanımda yer alan “uzun süre boyunca” ve “belirli bir dereceye kadar” betimlemelerinin nesnel olmadığına ilişkin yapılmaktadır. Ayrıca “eğitim performansının olumsuz yönde etkilenmesi” ifadesi, bu etkilenmenin ne dereceye kadar olumsuz olacağının da açık bir şekilde belirtilmemesi açısından eleştirilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
CCBD tarafından yapılan tanımda; duygu ve davranış bozukluklarının “öncelikle genel eğitim ortamları dikkate alınarak değerlendirildiği”, “çocukların yapılan öğretim düzenlemelerinden yararlanamadıkları” ve “duygusal ya da davranışsal tepkilerin süreğen olması gerektiği” vurgulanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
ABD'de de bu oran %3 ile %6 arasındadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Alanyazındaki kavramsal farklılıklar, duygu ve davranışların çeşitliliği ve farklılığı, duygu ve davranışların ölçülmesine ilişkin zorluklar, kültürel farklılıklardan kaynaklanan normlara uygun olan veya olmayan davranışlara ilişkin nesnel değerlendirme güçlüğü, problem davranış sıklığının hangi dereceye kadar normal kabul edilebileceği hakkında nesnel görüş olmamasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocuk Davranış Kontrol Listesi, Davranış ve Duygu Ölçü Aracı, Davranışsal Bozukluklar Sistematik Tarama Aracı gibi tarama araçları yer almaktadır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ülkemizde ise geçerlik ve güvenirlik çalışması olan Akran Sapması Ölçeği, Antisosyal Davranış Eğilimi Envanteri, Antisosyal Süreçleri Tarama Aracı Ebeveyn ve Öğretmen Formu, CDC Saldırganlık Anketi, Çocuk Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği gibi ölçme araçları kullanılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• 6-18 yaş aralığındaki okul çağı çocuklarının problem davranışlarını değerendirmek için kullanılmaktadır. • Ailelerden, öğretmenlerden ve çocukların kendilerinden alınan bilgilere göre kontrol listesi doldurulmaktadır. • Öğretmenlerden alınan bilgiler çocuklardaki problem davranışların güçlü göstergeleri olarak kabul edilmektedir. • Sosyal yeterlikleri ve başkaları ile geçinebilme ve mutlu olabilme gibi uyumsal davranışlar da bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Davranış ve Duygu Ölçü Aracı, çocukların kişilerarası güçlü yönleri (hayal kırıklığına karşı sakin tepkiler vermesi vb.), aileye katılımı (ailenin yaptığı etkinliklere katılması vb.), kendi güçlü yanları (mizah duygusunun olması vb.), okuldaki işlevleri (dikkatini odaklama) ve duygusal güçler (diğerlerinin acı duygusunu bilmesi) alanlarındaki işlevde bulunma düzeyini değerlendirmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birinci aşamada sınıf öğretmenleri çocukları içe yönelim davranışları ve dışa yönelim davranışlarına göre sıralamaktadır. Birinci aşamadaki sıralamaya göre her bir öğretmenin ilk üç sıradaki öğrencisi, ikinci aşamadaki Kritik Olay İndeksi’ne geçmektedir. Kritik olaylar, düşük sıklıkta ortaya çıksalar da göze çarpan ve endişe verici davranışları içermektedir. Bu davranışların herhangi bir şekilde ortaya çıkması, okuldaki sosyal davranışsal uyum süreçlerinin büyük ölçüde aksatılmasına yol açmaktadır. Kritik Olay İndeksi’nde normal ölçütleri aşan çocuklar üçüncü aşamaya geçmektedirler. Bu aşamada, çocuklar, sınıfta bağımsız olarak ödev yaptıkları sürelerde ve oyun alanında, doğrudan ve tekrarlanan gözlemlerle izlenmektedirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Bu ölçek ile beş-altı yaşındaki çocukların duygu ve davranış problemleri değerlendirilmektedir. • Ölçek, çocuklarla çalışan öğretmenler tarafından cevaplanmaktadır. • Ölçekten alınan yüksek puanlar çocuklardaki uygun olmayan davranışların yüksek olduğunu göstermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Bu ölçü aracı ile 11-13 yaş aralığındaki çocukların saldırgan davranışlarının sıklığı değerlendirilmektedir. • Çocuklardan son 30 gün içerisindeki davranışlarını değerlendirmeleri beklenmektedir. • Ölçekten elde edilen puanların yüksek olması, çocuklardaki saldırgan davranışların yüksek olması anlamına gelmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anne babalar ya da öğretmenler tarafından doldurulan bu form, 8-11 yaş aralığında olan çocuklardaki psikopatik özellikleri ve antisosyal davranışları değerlendirmek için kullanılan bir araçtır. Bu formdan alınan puan yükseldikçe, çocuktaki antisosyal davranış eğilimleri artmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Duygu ve davranış bozukluğunun biyolojik nedenlerini beyin hasarı, genetik faktörler ve mizaçtır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Duygu ve davranış bozukluğunu etkileyen çevresel nedenler; ev-aile, okul ve toplumdur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Duygu ve davranış bozukluğu olan çocuklar, içselleştirilmiş ve dışsallaştırılmış davranışlar sergilerler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu davranışlar, çocukların kendine yöneldiği davranışları ifade etmektedir. Ör. içine kapanma, belli düşüncelere takınlı olma, depresyon, kaygı, sınırlı düzeyde sosyal etkinliklere katılma, sebepsiz yere korkma gibi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Dil, ortak kodlardan oluşan bir sistemdir • Dil bir uzlaşmadır • Dil, bir dizgedir • Dil, iletişim için kullanılır • Dil, evren hakkındaki düşünceleri simgeler
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Artikülasyon (Sesletim): Konuşma sesleri nasıl oluşturulur (çiçek demek için /ç/ sesini nasıl üreteceğini öğrenmeli). • Ses: Ses üretmek için nefesi ve ses kıvrımlarını kullanmak. • Akıcılık: Konuşmanın ritmi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dil bozuklukları; 1. Çocukluk çağı dil bozuklukları ve 2. Edinilmiş dil bozuklukları olmak üzere iki başlık altında incelenmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çocukluk çağı dil bozukluklarından birincil dil bozuklukları; • Gecikmiş dil • Özgül dil bozukluğu
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özgül dil bozukluğu (ÖDB) olan çocuklarda, gelişimin diğer alanları normal seyrederken dil gelişimlerinde gerilik gözlenir. Bu çocukların sözel olmayan zihinsel becerilere dayalı performansları dile dayalı performanslarının önündedir. Zeka yaşları eşitlendiğinde normal gelişim gösteren akranlarından dilde hem niceliksel hem de niteliksel farklılıklar olduğu gözlemlenebilir. Özgül dil bozukluğunda standart bir dil bozukluğu ölçütü vermek mümkün değildir. Dilin anlama (alıcı dil) ve ifade etme (ifade edici dil) boyutlarından biri veya her ikisi birden etkilenmiş olabilir. Normal zeka, normal oral motor beceri, normal işitme, normal sosyal-duygusal gelişim ve normal dil edinim çevresinin bulunmasına rağmen yetersiz dil becerilerine sahip olunması durumunda ÖDB tanısı konur. ÖDB’si olan çocukların normal dil gelişimine sahip akran grubuyla aynı dil gelişim evrelerinden geçtiklerini, ancak bu dil gelişim evrelerinde daha uzun süre kaldıkları belirtilmiştir. ÖDB’si olan çocuklar dilin pek çok bileşeninde sorunlar yaşayabilirler. ÖDB’de gecikmiş dil başlangıcı, sesbilgisel güçlükler ve dilbilgisel edinimle ilgili problemler vardır. Özgül dil bozukluğu (ÖDB) yaşayan bireyler öncelikle ilk sözcüklerin ortaya çıkışında ve ses birleşimlerinde gecikme gösterirler. Normal gelişim gösteren akranları yaklaşık 12 ile 15. aylar arasında ilk sözcüklerini söylerken ÖDB’li çocuklarda bu süre iki-üç yaşını bulmaktadır. Öte yandan okul çağındaki ÖDB’li bireylerin, nesne işlevleri ve adlarını gösteren resimleri adlandırmada ve sözcük çağırmada güçlükler yaşadıkları belirtilmiştir. ÖDB’li bireylerde sözcük dağarcığında sınırlılık da görülen özellikler arasındadır. ÖDB’li çocuklarda alışılagelmemiş sesbilgisel işlemler (örneğin, “v” sesi yerine “d” sesini kullanma görülebilir. ÖDB’li bireylerde özellikle biçimbilgisi ve sözdiziminde güçlükler görülmektedir. Bu güçlükler; birleşik cümle yapılarını normal gelişim gösteren akranlarından daha az kullanma, takıları (çekim ekleri, yapım ekleri vb.) anlama ve kullanmada sınırlılık ve edilgen çatılı cümleleri etken cümlelere göre anlamada görülen güçlüklerdir. Kullanımbilgisi de ÖDB’li bireylerde sorun yaşanılan alanlardan biridir. Sohbeti başlatma, sürdürme ve sonlandırma, sıra alma ve kopan sohbeti onarma gibi söylem kurallarını öğrenmede güçlükler görülmektedir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 185 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.