Psikodinamik Yaklaşımının en önemli öncüsü kimdir?
Yayımlanmış cevap
Psikodinamik Yaklaşımının en önemli öncüsü Sigmund Freud'tur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
210 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Psikodinamik Yaklaşımının en önemli öncüsü Sigmund Freud'tur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İd, ego, superego olarak adlandırdığı yapıların etkileşimlerinden meydana gelmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Doğuştan gelen ve bilinçdışı istek ve güdülerden oluşan id haz peşindedir. İd için önemli olan bir an önce bu isteklerin haz verici bir şekilde doyurulması ya da sıkıntı veren durumdan kaçılmasıdır. Bunu id iki şekilde yerine getirir. Birinci yol boğazına bir şey takıldığında öksürmek gibi tepkisel davranışlar, bir diğeri ise kendini rahatlatmak için kızdığınız bir arkadaşınıza rüyanızda haddini bildirmek gibi durumları içeren hayal kurma ya da başka deyişle arzu gerçekleştirmedir. Düşünme ve akıl yürütme süreçlerinin kontrolü ego tarafından yürütülür. Ego bilinç, bilinç öncesi ve bilinç dışı etkileşimli olarak çalışmaktadır. Bu süreçte bireyin davranışlarında toplumsal yapı içerisinde şekillenen kurallar, gelenekler ve kişiliğin ahlaki boyutunu içeren super ego etkili olur. Toplumsal kalıpların yanı sıra anne babaların ve çevrenin söyledikleri bizim yargılarımızı oluşturduğundan superego olayları değerlendirirken tüm bu unsurları temel ölçüt olarak ortaya koyar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anal Dönem (18 ay-3,5 yaş) Bu dönemde çocuklarda libido anal bölgeye kaymaktadır. Çocuk açısından bu dönem tuvalet eğitiminin verilmesi bakımından önemli bir dönemdir. Çocuklarda tuvalet eğitimi verilirken sıkı ve baskıcı uygulamalara gidilmesi ilerde bu durumla ilgili sıkıntılı kişilik özelliklerinin yaşanmasına neden olabilmektedir. Çocuk tuvaletini tutarak kontrolü elinde tutmak ister. Bu dönemdeki çok sıkı tuvalet eğitimi sonrası çocuklar yetişkinliklerinde çabuk öfkelenen kendine zarar veren kişilik özellikleri gösterebilirler. Freud, inatçılık, cimrilik, aşırı titiz ve düzenli olma gibi kişilik özelliklerinin yine bu dönem yaşanan saplanma ile ilgili olduğunu ileri sürer.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Erkek ve kadın kişiliğinde görülen arketipler anima ve animus olarak adlandırılmaktadır. Her erkeğin içinde dişi, bir kadının içinde de erkeksi yön olduğunu vurgulayan Jung’a göre Erkekteki daha hassas ve destekleyici davranışları açıklayan kadın arketipi anima, kadın kişilik yapısındaki saldırgan davranışı ortaya koyan arketip ise animustur. Bireyler anima ve animusu ideal eş beklentilerine yansıtarak eş aramada bu arketipleri kullanırlar. Bir şekilde seçilen eşler bilinçaltında ki anima ve animus arketiplerinin yansımasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bireylerin yaşadıkları fiziksel zayıflıkların ya da kayıpların üstesinden gelmek ve mükemmele ulaşmak için daha çok çaba göstermeyi sağlayan mekanizmadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Erikson’un ortaya koyduğu kişilik gelişimindeki önemli dönemeçleri daha detaylı olarak ele almak faydalı olacaktır. Temel güvene karşı güvensizlik Özerkliğe karşı utanma ve şüphecilik Girişkenliğe karşı suçluluk duyma Başarıya karşı aşağılık duygusu Kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası Yakınlık kurmaya karşı soyutlanma Üretkenliğe karşı durgunluk Benlik bütünlüğü ya da umutsuzluk
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yakınlık kurmaya karşı soyutlanma: Ergenlikten yetişkinliğe geçişte yaşanan sorunlardan biri de, diğer bireylerle samimi ilişki kurabilmekle ilgilidir. Özel ilişki arayışı içerisindeki bireyler, kendilerine yakın olabilecek, duygusal olarak paylaşım sağlayabilecekleri bireyleri ararlar. Bu durum bazı zamanlarda evlilik ve duygusal ilişkilere giden süreci başlatır. Bu tarz bir duygusal yakınlaşmayı başaramayan bireyler duygusal soyutlanma içine girerler. Diğer insanlarla beraber olmaktan kaçma ve bekar olmanın daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı olduğuna inanışla beraber bu yaşam tarzından vazgeçememek bireyin duygusal olarak olgunlaşmasının önünde engel oluşturabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Carl Rogers ve Abraham Maslow’dur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nevrotik: Kaygılıya da sakin, güvensiz ya da güvenli, kedine acıma ya da kendinden memnun, • Dışa dönük: Sosyal ya da çekingen, eğlenceyi seven ya da ciddi, şefkatli ya da mesafeli, • Açıklık: Hayalci ya da gerçekçi, bağımsız ya da uysal, çeşitlilik ya da sıradanlık, • Uyumlu: Yumuşak kalpli ya da katı, güvenen ya da şüphe duyan, yardımcıya da işbirliği yapmayan, • Özdisiplin: Düzenli ya da düzensiz, dikkatli ya da dikkatsiz, özdisiplinli ya da zayıf iradelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu tip bireylerde fiziksel olarak karın bölgesinin daha geniş, beden hatlarının daha yuvarlak, kasların gevşek, saçların seyrek, ciltlerin düzgün olduğu görülmektedir. Genel olarak kilolu olan bu kişilerin hareketleri daha yavaştır. Yemekten ve içmekten hoşlanırlar. Alkolden kolay etkilenirler. Topluluktan hoşlanan, bol gülen, neşeli ve arkadaş canlısı bir yapı sergilerler. Sevme ve tanınma isteği yüksek, hoşgörülü, çabuk ve kolay duygulanıp, kaygılanan güvensiz kişilik özellikleri gösterirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Endomorf, mezomorf ve ektomorf olarak üçe ayırmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu tip kişiler beden özellikleri açısından ince uzun ve iyi gelişmemiş kas yapısına sahip özellikler taşırlar. Hareketleri yavaştır. Olaylar karşısında içe kapanık ve endişeli davranışlar sergilerler. Bedensel faaliyetten ziyade sürekli zihinsel işlevlerle meşgul olma, akılcı yaklaşım, topluluk, kalabalık ve açık alanlara çıkmaktan çekinme bu tip kişilerde sıklıkla görülür. Alkole karşı dayanıklıdırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Davranışı belirleyen ödül ve ceza gibi dışsal unsurlar ile düşünce ve beklentiler gibi içsel unsurların etkileşimidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Albert Bandura’ya göre her türlü dışsal uyarıcının insan davranışını yönlendirdiği, insanın edilgen olduğu bir yapı geçerli değildir. Bandura davranışlarda bireyin bilişsel yapısı, öğrenme, deneyimler ve çevre ile olan etkileşiminin önemli olduğunu vurgular. Sadece dışsal ödül ve ceza değil, bireylerin durum değerlendirmelerinde, davranışla ilgili geri bildirim ve beklentileri de önemlidir. Beklentiler davranışları yönlendirirken, davranışın ortaya çıkardığı durum gelecekle ilgili beklentinin şekillenmesine neden olur. Bandura’ya göre kişinin davranışları sürekli olarak çevre ile etkileşim halindedir. Bir şekilde davranışı belirleyen ödül ve ceza gibi dışsal unsurlar ile düşünce ve beklentiler gibi içsel unsurlar etkileşimli bir şekilde bir sistemin parçalarını oluşturmaktadır. Birey davranışı gerçekleştirmeden önce olası sonuçlarını düşünür ve davranışlarını bu doğrultuda şekillendirir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI), duygu, heyecan tepkileri, fiziksel ve psikolojik unsurları içeren 550 maddeden oluşmaktadır. Bu maddeler “Hiçbir zaman heyecan hissedebilmek için tehlikeli bir şey yapmam”, “Çok az hayal kurarım” “Çabuk yorulurum” gibi ifadelerdir. Denekten bu ifadeleri “doğru”, “yanlış” ya da “bilmiyorum” şeklinde cevaplaması beklenir. Teste ilişkin olarak çok sayıda “bilmiyorum” seçeneğinin işaretlenmesi testin geçersiz olmasına neden olur. Bu test kapsamında alt ölçeklerle depresyon, erkeklik-kadınlık, paranoya, şizofreni gibi benzer birçok unsura ilişkin veriler elde edilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?