Yufka dışındaki diğer ekmek türleri nelerdi?
Yayımlanmış cevap
Gözleme, bazlama ve somun ekmeği de buğday unundan yapılan diğer ekmeklerdi. Bu undan ayrıca kurabiye ve çörekler de yapılırdı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
508 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 340 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Gözleme, bazlama ve somun ekmeği de buğday unundan yapılan diğer ekmeklerdi. Bu undan ayrıca kurabiye ve çörekler de yapılırdı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kızgın küle gömülmek suretiyle pişirilen Kaşgarlı Mahmud’un közmen adıyla zikrettiği kül çöreği bilhassa Oğuzlar arasında oldukça meşhurdu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Buğday veya arpa unundan yapılan, bir nevi çorba olarak kabul edilebilecek sulu yemeklere verilen isimdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bugünkü mantıya benzer şekilde buğday unundan yapılıyordu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kaşgarlı Mahmud’un kıyma ügre adını verdiği erişte, hamurun serçe dili gibi eğri olarak kesilmesi suretiyle yapılmaktaydı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orta Asya mutfağının tatlı kültürü de ana hatlarıyla buğday unu, özelde de ekmek üzerinden şekillenmişti.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aşpori külde pişirilen ekmeğin içerisine yağ doğranıp, üzerine şeker dökülmesi suretiyle yapılıyordu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aşporiye benzer şekilde yapılan bir şekerli hamur tatlısıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kara ekmek tatlısında un, yağ, şeker ve ekmeğin yanı sıra et kullanılması bu tatlıyı diğerlerinden çok farklı bir lezzete kavuşturmaktaydı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Pirinç yetiştiriciliğinin ve kullanımının Çin sınırına yakın bölgelerde biraz daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bilhassa Kaşgar ve Hotan’da bol miktarda pirinç ekiliyordu. Doğru cevap D'dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uygurlar döğülmüş pirince tuturgan adını vermişlerdi. Doğru cevap A'dır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Pirinç, et ve baharatın bağırsağa doldurulmasıyla yapılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uygur Türkleri baklagillerin hemen hepsi için börülce kelimesini kullanırlardı. Doğru cevap B'dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Altay Türkler çavdara arış veya arıs diyorlardı. Doğru cevap E'dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu dönemde bilinen sebzeler arasında kabak, balkabağı, karnıbahar, pancar, havuç, turp, şalgam, soğan, sarımsak, patlıcan, fasulye, nohut, dağ ıspanağı, ışgun, hardal, biber ve salatalık isimler sayılabilir. Sebzeler taze olarak, kurutularak yahut diğer yiyeceklerle birleştirilerek tüketiliyordu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Göktürkler ve Uygurlarda kavun, karpuz, üzüm, elma, şeftali, erik, kayısı, nar, zerdali, armut, ayva gibi meyveler biliniyordu Divân-ı Lügât’it- Türk’te elma, kavun, karpuz, şeftali, iğde, yer fıstığı, dut, fıstık, armut, üzüm, fındık, ceviz gibi meyvelerden bahsedilmesi, adı geçenlerin Oğuzlar tarafından da bilinip tüketildiğini göstermektedir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Üzüm taze veya kurutulmak suretiyle yenmekte, ayrıca pekmez, sirke ve şarap yapımında kullanılmaktaydı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu dönemde kullanılan içkiler, gündelik hayatta besin olarak kullanılan içkiler ve sarhoşluk verici içkiler olmak üzere iki kısma ayırmak mümkündür. Gündelik hayatta kullanılan içkiler arasında hayvanlardan elde edilen süt, kımız, ayran gibi içecekler ile şerbetler önemli bir yer tutuyordu. Kımız, Türk kültürü içerisinde önemli bir yere sahipti. Ekşimiş kısrak sütünden elde edilen kımız hem gündelik hayatın hem de davet ve ziyafetlerin vazgeçilmeziydi. Sirke, pekmez ve sıra üzümden üretilen içeceklerdi. Oğuzlar pekmeze bekmes adını veriyorlardı. Idil Bulgarları, bal buğday ve arpadan yapılan içkiler tüketiyorlardı. Göktürkler, buğday ve darıdan yapılan bekni adını verdikleri bir içkiyi tüketiyorlardı. Bir çeşit hamurdan elde edilen şarap olan Ugut, bazı meyve ve bitki pürelerinin toplanıp ıslatıldıktan sonra arpa unu ile karıştırılması, ardından daha önce fındık büyüklüğünde hazırlanmış buğday hamurunun belirli bir mayalanma süresi de göz önüne alınarak bekletildikten sonra suda süzülmesi yoluyla elde ediliyordu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mutfakta maden eşyalardan, topraktan, ağaçtan ve deriden yapılan eşyalar kullanılmaktaydı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yemekler genellikle sofrada yenirdi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Selçuklu mutfağı genel anlamda göçebe geleneğin doğal bir sonucu olan et ve süt gibi hayvansal ürünler ve yerleşik hayatın temel geçim kaynağını teşkil eden zirâi ürünler olmak üzere iki ana kısımdan meydana gelmekteydi. Yemekler ağırlıklı olarak bu iki ana unsurdan oluşuyordu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yemek genellikle kaşıkla yenirdi. Sofradaki temel mutfak malzemeleri sahan, tabak, kâse, tepsi, sini, maşrapa ve testlerdi. Pişirilirken yemeğin az veya çok oluşuna göre, tencere, tava veya kazan kullanılırdı. İçeceklerin ve bazı gıdaların saklanmasında topraktan yapılmış olan küpler tercih edilirdi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk boylarının gıda üretim ve tüketimler genellikle at ve koyun üzerine kurulmuş; daha sonraki dönemde, muhtemelen Tibetliler vasıtasıyla keçi de hayatlarına dâhil olmuştu. Saray mutfağının iaşesi için koyun sürüler beslenmekteydi; bizzat sultanlara ait koyun sürüler de vardı. Koyun dışında, keçi ve sığırdan da istifade edilmekteydi. Sözü edilen bu hayvanlardan elde edilen ürünler yani et, süt ve süt ürünleri Türkiye Selçuklu ve Beylikler devri mutfağının en büyük zenginlikleriydi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Et, Selçuklu mutfağında hemen her sofrada bulunurdu. Et, neredeyse her gün yenilen bir gıdaydı. Sarayda yahut ileri gelen ümerânın evlerinde verilen ziyafetlerde bir hayli et tüketilirdi. Selçuklu mutfağında büyükbaş ve küçükbaş hayvanların yanı sıra tavuk, horoz, kaz, ördek gibi kümes hayvanları da tüketilirdi. Bu dönemde av hayvanları da önemli bir besin kaynağı olup, mutfağa ayrı bir lezzet katmaktaydı. Etin pişirilmesi ayrı bir maharet işi olup farklı pişirme şekilleri vardı. Bazen çömlek içerisinde haşlanır, bazen de tandırda veya ocakta çevrilirdi. Bazı yemeklerde, etin bilhassa uyluk kısmı tercih edilirdi. Mutfakta, hammaddesi et olarak yapılan yemekler arasında kebaplar ilk sırayı almaktaydı. Biryan adı da verilen kebaplar, hayvan etinin bazı bölümlerinden yapılabildiği gibi, ciğer veya kuşların şişte çevrilmesiyle bir tür şiş kebap seklinde de pişirilebilmekteydi. Hindi, kaz yahut tavuğun tuz ve baharat le hazırlandıktan sonra saç yahut tavada pişirilmesi suretiyle yapılan söğürme de sevilen yemeklerdendi. Köfte ve yahni de bu dönemin et türü yemekleri arasındaydı. Selçuklu mutfağının vazgeçilmez tatları arasında yer alan çorbaların bazıları da et kullanılmak suretiyle elde ediliyordu. Bilhassa kesilen hayvanın kelle ve paçaları çorba yapımında kullanılmaktaydı. Türkiye Selçuklu ve Beylikler devri mutfağında yer alan bir diğer et türü balıktı. Denize yakın bölgelerin mutfağında daha yaygın olarak bulunan balık, iç kesimlerde, göl veya nehirlerden avlanmak suretiyle temin edilirdi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Süt ile birlikte peynir, yoğurt, yağ gibi sütten elde edilen ürünler dönemin temel besin maddeler arasındaydı. Süt koyun, keçi ve inekten elde edilmekteydi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?