Kurumlar vergisi açısından dar mükellefiyetin tanımı nedir?
Yayımlanmış cevap
Hem kanuni merkezi hem de iş merkezi Türkiye’de olmayan kurumlar Türkiye’den kazanç elde etmeleri hâlinde dar mükellef sayılırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
434 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Hem kanuni merkezi hem de iş merkezi Türkiye’de olmayan kurumlar Türkiye’den kazanç elde etmeleri hâlinde dar mükellef sayılırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dar mükellefler sadece Türkiye’de elde ettikleri kurum kazançları üzerinden Türkiye’de kurumlar vergisi öder. Uluslararası anlaşma hükümleri ise saklıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nda ve diğer kanunlarda yer alan giderlere ek olarak Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinde yer alan giderler de düşülecektir. Bu giderler; menkul kıymetlerin ihraç giderleri, kuruluş ve örgütlenme giderleri, genel kurul toplantıları, birleşme, fesih ve tasfiye giderleri, komandite ortağın kâr payı, katılım bankalarının ödedikleri kâr payları ve sigorta teknik ihtiyatlarıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ortakla ilişkili kişi; • Ortağın, doğrudan veya dolaylı olarak en az %10 oranında ortağı olduğu, • Ortağın en az %10 oranında oy veya kâr payı hakkına sahip olduğu bir kurumu, • Doğrudan veya dolaylı olarak, ortağın veya ortakla ilişkili bu kurumun sermayesinin, oy veya kâr payı hakkına sahip hisselerinin en az %10’unu elinde bulunduran bir gerçek kişi veya kurumu ifade etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlişkili kişilerle yapılan işlemlerin emsallere uygun olup olmadığını belirlemek için; “karşılaştırılabilir fiyat”, “maliyet artı”, “yeniden satış fiyatı” ve “mükellefçe belirlenen yöntem” olmak üzere dört yöntem bulunmaktadır. Kurumlar bu yöntemlerden işlerinin yapısına göre kendisine uygun bulduğunu seçebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kontrol edilen yabancı kurum kavramı; tam mükellef gerçek kişi ve kurumların doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrı ya da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az %50’sine sahip oldukları kurumları ifade etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Pasif nitelikli gelir ile faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış gelirleri ve benzerleri kastedilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kontrol edilen yabancı kurum kazançlarının Türkiye’de kurumlar vergisine tabi tutulması, kazancın belirli nitelikleri taşımasına bağlıdır. Bunlar, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinde üç şart şeklinde düzenlenmiştir. Bu üç şart; kazançta pasif nitelikli gelirlerin ağırlıkta olması, kazancın düşük vergi yükü taşıması ve gayrisafi hasılatın belli bir tutarı aşmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve limitet şirket niteliğindeki şirketlerin sermayesine iştirak eden kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri aşağıdaki şartları taşıyan iştirak kazançları kurumlar vergisinden istisnadır. • İştirak payını elinde tutan şirketin, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %10’una sahip olması, • Kazancın elde edildiği tarih itibarıyla iştirak payının kesintisiz olarak en az bir yıl süreyle elde tutulması • Yurt dışı iştirak kazancının kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler dâhil iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke, vergi kanunları uyarınca en az %15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması; iştirak edilen şirketin esas faaliyet konusunun, finansal kiralama dâhil finansman temini veya sigorta hizmetlerinin sunulması ya da menkul kıymet yatırımı olması durumunda, iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke, vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması, • İştirak kazancının elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75’lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50’lik kısmı vergiden istisna edilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Katma değer vergisinin konusuna giren işlemlerden ilki; ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler olarak belirlenmiştir. Buna göre Kanun’da belirlenmiş faaliyetleri devamlı olarak yapanların bu faaliyetleri kapsamında yapmış oldukları teslim ve hizmetler verginin konusuna girmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Evet girmektedir. İthal edilen mal ve hizmetler ithalat sırasında vergilendirilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
KDVK’nin 4. maddesinde hizmet; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi işlemler olarak belirtilmiştir. Hizmet sayılan ve yurt dışında gerçekleştirilen bir işlemin ithalatının yapıldığının temel ölçütü, bundan Türkiye’de yararlanılmasıdır. Bu bağlamda, Türkiye’de bulunan müşteri için yurt dışındaki kişilerce danışmanlık yapılması, hizmet ithalatına örnek oluşturur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Posta, telefon, telgraf, teleks ve bunlara benzer hizmetler ile radyo ve televizyon hizmetleri, • Her türlü şans ve talih oyunlarının tertiplenmesi ve oynanması, • Profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi, gösterilmesi, • Müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışlar ile 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu’na göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimi, • Boru hattı ile ham petrol, gaz ve bunların ürünlerinin taşınmaları, • Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri, • Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Mal teslimi ve hizmet ifası hâllerinde bu işleri yapanlar, • İthalatta mal ve hizmet ithal edenler, • Transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar, • PTT işletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumları, • Her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler, • Gösteri ve konserlerde bunları tertipleyenler veya gösterenler, • Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler, • İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlar. Kanun’da katma değer vergisi mükellefleri ifadesiyle vergi sorumluları sayılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Katma değer vergisinde vergiyi doğuran olay teslimdir. Teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir. Bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii teslim hükmündedir. Malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi hâlinde, malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeci veya sürücüye tevdi edilmesi de mal teslimidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kural olarak, mal tesliminde vergiyi doğuran olay malın satıcı tarafından teslim edilmesidir. Bu teslim, bizzat malın alıcısına yapılabileceği gibi onun adına hareket edenlere (örneğin çalışanlarına) de yapılabilir. Burada önemli olan satışa konu olan mal üzerindeki tasarruf hakkının devredilmesidir. Teslim edilen malın bedelinin tahsil edilip edilmemesinin vergiyi doğuran olayın oluşumuna bir etkisi yoktur. Bedel tahsil edilmese bile teslim yapılmışsa vergi doğar. Yine, teslim edilen malın faturasının düzenlenmemesinin veya sonradan düzenlenmesinin de vergiyi doğuran olayın oluşumu üzerinde bir etkisi yoktur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gayrimenkul satışlarında vergiyi doğuran olay, satış işleminin tapu siciline tescilin yapıldığı anda oluşur. Buna göre, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin yapılması vergi doğuran olayı oluşturmaz. Ancak, satış vaadi sözleşmesinin yapılmasıyla beraber tasarruf hakkının da devredildiği hâllerde vergiyi doğuran olay satış sözleşmesinin yapıldığı anda oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hizmetlerde vergiyi doğuran olay hizmetin yapılması, yerine getirilmesidir (hizmetin ifasıdır). Hizmetin tamamlanmasının zamana yayılması hâlinde vergiyi doğuran olay, hizmetin tamamlanmasıyla ortaya çıkacaktır. Ancak, hizmetin kısım kısım yapılmasının mutat olması ya da bu konuda anlaşmaya varılması hâllerinde vergi, hizmetlerin tamamlandığı her kısım itibariyle doğmuş olacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Katma değer vergisinin matrahı, vergiye konu işlemlerin değeridir. Vergiye konu işlemlerin değeri, söz konusu işlemler nedeniyle ödenen veya ödenmesi gereken bedeldir. Ticari teamüllere uygun olan ve faturada ayrıca gösterilen iskontolar matraha dâhil değildir. Katma değer vergisine konu mal üzerinden ÖTV alınıyorsa katma değer vergisinin matrahı, bedele ÖTV eklenerek bulunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İthalatta uygulanan KDV’nin matrahı; bedele ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve benzerleri payların eklenmesiyle bulunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mal veya hizmetin satış bedeli dışında ayrıca tahsil edilmesi gereken vade farkı, fiyat farkı, faiz gibi farklar da katma değer vergisi matrahına dâhil olacaktır. Ancak Gider Vergileri Kanunu’na göre alınmakta olan özel iletişim vergisi ve şans oyunları vergisi, katma değer vergisi matrahına dâhil edilmez.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Katma değer vergisinin Kanun’da belirtilen oranı %10’dur. Ancak oran konusunda Bakanlar Kuruluna oranı mal ve hizmet grupları, perakende ve toptan safhası itibarıyla ayrı ayrı 4 katına kadar artırmaya ve %1’e kadar indirmeye yetki verilmiştir. Bakanlar Kurulu katma değer vergisi oranlarına ilişkin belirleme yetkisini çeşitli kararlarla kullanmıştır. Bu kararlar sonucunda genel oran % 18 olarak belirlenmiştir. Genel oran dışında % 1 ve % 8 olarak iki ayrı oran belirlenmiştir. Buna göre; I Sayılı Listede yer alan mal ve hizmet grupları için % 1; II Sayılı Listede yer alan mal ve hizmet grupları için % 8 oranı, diğer mal ve hizmetler için ise % 18 oranı uygulanacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
KDV’nin yüklenicisi nihai tüketicidir. Bu nedenle tüketici durumunda olmayanların üzerinde katma değer vergisi yükünün kalmaması gerekmektedir. Bunun sağlanması amacıyla düşünülen temel yol vergi indirimidir. Bunun dışında belirli durumlar için vergi iadesi ve gider yazma yolları kullanılabilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Vergi indirimi en genel anlatımla; mal ve hizmet satımları üzerinden KDV tahsil edenlerin, mal ve hizmetlerin alımları sırasında ödedikleri KDV’leri indirmesidir. İndirim için; KDV’nin fatura (ve benzeri belgeler) üzerinde gösterilmesi ve söz konusu işlemlere ilişkin kayıtların yasal defterlere zamanında yapılması gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?