Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
420 sorunun metninde arama yapabilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
İktisat, kısıtlı kaynakları kullanarak hangi malların kimler için, ne kadar üretileceği ve kimler tarafından tüketileceği gibi temel bir takım sorulara cevap arayan ve aynı zamanda fiyatın oluşum mekanizmasını açıklamaya çalışan bir bilim dalıdır. Kaynakların sınırlı ve ihtiyaçların sonsuz olması nedeniyle çeşitli sorulara yanıt arayan bir bilim dalı olarak ortaya çıkmış ve gelişme göstermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İktisat biliminin temel ekonomik sorunlara yönelik çözümlemeleri; • Mikro ve • Makro iktisat olarak iki alt bilim dalı altında gerçekleştirmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İktisadın mikro birimleri olan bireyler (tüketiciler) ve firmaların (üreticiler) iktisadi faaliyetlerini inceleyen mikro iktisat, aynı zamanda ihtiyaç, fayda, değer ve fiyat kavramlarını analiz eder. Bunun yanında piyasa türleri ve piyasaların işleyiş mekanizmaları, farklı piyasa koşullarında firma dengesinin nasıl oluştuğunun araştırılması da mikro iktisadın konuları arasındadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Makro iktisat, az sayıda ve büyük ölçüde toplulaştırılmış değişkenlerin analizi ile ilgilidir. Bunlar; toplam gelir, toplam tüketim, toplam tasarruf, toplam yatırım ve fiyatlar genel seviyesi vs. gibi değişkenlerdir. Ülke ekonomisi ve dünya ekonomisini ilgilendiren konu başlıkları da makro iktisadın ilgi alanında bulunmaktadır. Bu anlamda yine istihdam, büyüme, enflasyon, kamu dengesi, dış ticaret, ödemeler dengesi gibi konularda makro iktisadın temel ilgi alanları olarak karşımıza çıkmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir sosyal bilim olarak iktisadın ortaya çıkışı, 18. yüzyılda İngiltere’de başlayıp, ardından diğer Avrupa ülkelerine yayılan, Sanayi Devrimi yıllarına kadar dayanır. Adam Smith’in Ulusların Zenginliği adlı kitabının yayım yılı olan 1776 tarihi, iktisadi analizin doğuş yılı olarak kabul edilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1930 yılı ve sonrası dönem makro iktisadın ortaya çıkışı anlamında oldukça önemlidir. Büyük Bunalım dönemi olarak da adlandırılan 10 yıllık süreçte, işsizlik oldukça yüksek düzeylere çıkmıştır. Bu kadar uzun süren yüksek işsizlik dönemini açıklayabilmekte Klasik iktisadi düşüncenin yetersiz kalması, makro iktisadın doğup gelişmesine öncülük etmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1936’da yayınlanan İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi isimli kitapta, piyasaların ve bunların davranışları ile ilgili bilgileri kullanarak karmaşık iktisadi olayları açıklamaya dönük bir teori sunulmuştur. Bu nedenle makro iktisadın kökenleri büyük ölçüde Keynes’in bu eserine dayandırılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Keynes, Klasik modellerin öne sürdüğü şekilde istihdamın fiyatlar ve ücretler tarafından belirlendiği görüşünü reddetmiş ve ekonomide üretilen mal ve hizmetlere olan toplam talebin, istihdamı belirleyen temel faktör olduğu görüşünü geliştirmiştir. Keynes devletin çeşitli politikalarla ekonomiye müdahale edebileceğini, böylece üretim ve istihdam hacmi üzerinde etkili olabileceğini savunmuştur. Bu görüş Klasik modellerin kabul ettiği bırakınız yapsınlar-bırakınız geçsinler felsefesinin tamamen zıddı olarak değerlendirilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Keynes, Uluslararası Para Fonunun (IMF) kurulmasında ve II. Dünya Savaşı sonrası uluslararası para sisteminin oluşumunda, kitabındaki düşüncelerinin dışında önemli katkılar yapmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mal ve hizmetlerin üretim, tüketim, alım ve satımı, ihracat ve ithalatı, bunlar karşılığında yapılan ödemeler, borç alma-verme ve yatırım gibi ekonomik faaliyetler makroekonomik yapı içinde gerçekleşmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Makro iktisat ekonomide; • Hane halkı, • Firmalar, • Devlet ve • Dış alem olmak üzere dört temel gurubun davranışlarını inceler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Devlet, sosyal bir varlık olarak vatandaşlara yönelik birtakım hizmetler sunmaktadır ve bunlara kamu hizmeti denilmektedir. Devlet kamu hizmetini yerine getirebilmek için vergi toplayarak gelir elde etmektedir. Devlet, vergileri firmalar ve hane halkından toplayarak devletin gelirini oluşturmakta, aynı zamanda topladığı vergi karşılığında firma ve hane halkına kamu hizmeti sağlamaktadır. Ayrıca devlet, kamuda çalışacak emek ve sermayeyi de hane halkından hizmet akımı ile sağlarken ters yönde hane halkına gelir akımı oluşmaktadır. Devlet firmalardan da kamu hizmetini sağlamak için mal ve hizmet alımı yapmaktadır. Bunların karşılığı olarak da harcama akışı oluşmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dolaysız vergiler; gelir vergisi, kurumlar vergisi, emlak vergisi, taşıt vergisi gibi doğrudan vergi dairelerine yatırılan vergilerdir. Dolaylı vergiler ise ürün fiyatlarına karışmış durumda olan vergilerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekonominin yabancı ekonomiler ile değişik düzeylerde ve türlerde ilişki içinde olmasıdır. Ekonomideki yabancı ülkelerle ilişkiler firmalar, devlet ve hane halkları kanalıyla sağlanmaktadır. Bu anlamda ekonomik birimler bir taraftan dış satım (ihracat) yapmakta, diğer taraftan da dışarından alım (ithalat) yapmaktadır. Buna göre ithalat karşılığı diğer ülkelere doğru bir gelir akımı (parasal akım) olurken, bizim ülkemize doğru mal ve hizmet akımı olmaktadır. Diğer taraftan ihracat karşılığında ise bizim ülkemize doğru bir gelir akımı (parasal akım) olurken, diğer ülkelere doğru mal ve hizmet akımı olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir ekonomide makroekonomik dengenin gerçekleşmesi, gelir-harcama eşitliğinin sağlanabilmesine bağlıdır. Bunun için ekonominin geneli için elde edilen gelirin tamamının harcanması gerektiği açıktır. Yani harcanmayan, arta kalan hiçbir gelir kalmamalıdır. Bunun anlamı ekonomik birimlerin tasarruf yapmamasıdır. Oysa gerçek yaşamda bu mümkün değildir. Bilindiği gibi ekonomik birimler çeşitli nedenlere bağlı olarak gelirlerinin bir kısmını tüketmez ve bir şekilde tüketimlerinin bir kısmını ötelerler. Bu durumda ekonomik birimlerin bireysel anlamda tasarruf yaptıkları söylenebilir. Böyle bir durumda ekonomide yapılan tasarruf düzeyi kadar bir harcama eksiği ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla da makroekonomik anlamda gelir, harcamalardan fazla olacak ve makro denge sağlanamayacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlgili değişkenler şunlardır: • Üretim düzeyi ve ekonomik büyüme, • İşsizlik ve istihdam, • Enflasyon ve fiyatlar genel düzeyi, • Dış ekonomik ilişkiler (Ödemeler Bilançosu).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir ekonomide belli bir dönemde (1yıl) üretilen tamamlanmış mal ve hizmetlerin parasal değerleri toplamıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genel olarak daha fazla GSYH elde edildiğinde, mal ve hizmet üretimi yoluyla, yaşam standartlarının yükseldiği düşünülür ve bir ekonominin yıllar itibarıyla gelişiminin izlenmesinde veya ekonomilerin yaşam standartlarının ölçülmesinde gösterge olarak kullanılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekonomik büyüme basit olarak ülke vatandaşlarının istediği mal ve hizmetleri üretebilme gücünü arttırmak olarak tanımlanabilir. Bir ülkede yaşayan insanların yaşam standartlarını sürekli biçimde artırmanın tek yoludur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekonomik büyümenin iki kaynağı bulunmaktadır: • Bunlardan birincisi, üretimde kullanılan üretim faktörlerinin miktarının artmasıdır. • Büyümenin ikinci kaynağı ise üretim faktörlerinin verimliliğinin artmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İstihdam; emek, sermaye, toprak vb. gibi çeşitli üretim faktörlerinin fiili olarak üretim sürecinde kullanılması demektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cari ücret düzeyinde çalışmak isteğinde olanların tamamının çalıştırıldığı durumdur. Tam istihdamın gerçekleşmiş olduğu bir ekonomide, mevcut çalışma koşullarında ve cari ücret düzeyinde çalışmak isteyen tüm emek sahipleri iş bulabildiği gibi, ülkenin mevcut sermaye stoku ve tabiat (doğa) faktörü de tamamen üretime katılmış durumdadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İktisatta genel kabul görmüş bir yasa olan Okun yasasına göre işsizlik oranındaki her %1’lik artış GSYH’nın %2,5 oranından daha düşük olmasına neden olmaktadır. Bu da göstermektedir ki işsizliğin artış bir ülke ekonomisinin büyümesi önündeki en önemli engellerden biridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İşsizlik oranı formülü aşağıda verilmiştir: İşsizlik oranı İşsizlerin sayısı / İşgücü
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlgili olumsuzluklar şöyle sıralanabilir: • Firma ve tüketiciler ya da kısaca ekonomide karar alan tüm birimler, yatırım ve tüketim kararlarını alırken göreli fiyat değişmelerini kolaylıkla ayırt edememekte ve sağlıklı karar verebilmek için gerekli ve yeterli bilgiye sahip olamamaktadır. • Piyasadaki oyuncuların geleceği öngörememeleri nedeniyle finansal piyasaların verimli finansal aracılık yapma yeteneklerini azaltmaktadır. • Yatırımcılar, özellikle uzun vadeli yatırımlarının getiri oranlarında, ek olarak enflasyon ortamının yarattığı belirsizlik nedeniyle risk primi talep etmektedirler. Bunun sonucu olarak yüksek risk primi içeren reel faiz oranları yüksek seyretmektedir. • Fiyat istikrarının sağlanamadığı bir ortam, uygulanan politikalara güvensizlik yaratmakta ve hükümetlerin kapsamlı ve uzun soluklu ekonomik programlar uygulaması mümkün olmamaktadır. • Fiyat istikrarsızlığı uluslararası piyasalarda ekonominin rekabet gücünü azaltmakta ve sermaye piyasalarına erişimini kısıtlamaktadır. • İşgücü piyasalarının etkin çalışmasını engellediği gibi gelir dağılımını da bozmaktadır. • Bireylerin karar alma süreçlerinde geleceğe bakmaktan çok, geçmişe endeksleme alışkanlıklarının ortaya çıkmasına yol açmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 23 çoktan seçmeli, 0 görselli ve 397 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.