Akreditifin kurulmasının aşamaları nelerdir?
Yayımlanmış cevap
Akreditifin kurulması, akreditif koşulu, sözleşmesi ve akreditifin ihbarı olmak üzere üç aşamadan oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
196 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Akreditifin kurulması, akreditif koşulu, sözleşmesi ve akreditifin ihbarı olmak üzere üç aşamadan oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Temel sözleşmede yer alan akreditif koşulunda; satıcının adı, akreditifin türü, niteliği, tutarı, açılma zamanı, geçerlilik süresi, satım konusu mala ilişkin tam ve doğru bir açıklama, malların ne şekilde taşınacağı, malların nasıl sigorta ettirilmesinin istendiği hususlarının hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde açıkça yer alması gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Karşılıklı borçların ifa yerlerinin farklı olduğu uluslararası ticarette, eş zamanlı ifa kuralının uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle taraflardan birinin ifayı önce yapması gerekmektedir. Yapısı gereği akreditifte öncelikli ifa yükümlüsü alıcıdır. Akreditif koşulunda kararlaştırılan süre içinde, böyle bir sürenin bulunmaması hâlinde ise derhâl akreditifi açtırmayan alıcı temerrüde düşmüş olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Akreditifin amacı olan bedelin ödenebilmesi için bu durumun lehtara ihbar edilmesi gerekir. Amir banka bizzat kendi şubesi aracılığıyla veya bunun mümkün olmaması hâlinde de satıcının ülkesinde yer alan ve kendisi için daha güvenli ve hızlı olacağına inandığı bir bankanın aracılığıyla bu ihbarı yapar. Amir bankanın diğer ülkede şubesinin bulunması ihtimali çok zayıf olduğu için genellikle işleme başka bir banka girmektedir. Bu bankaya muhabir banka denir. Akreditifin satıcıya iletilmesi için kendisine müracaat edilen muhabir banka, değişikliklerin ihbarı için de münhasır yetkilidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küşat mektubu, banka ile alıcının anlaştıkları konuları satıcının ülkesine ileten resmî bir araçtır. Alıcının akreditif talimatını alan amir banka, bir küşat mektubu düzenleyerek bunu muhabir bankaya iletir. Amir bankanın ilk yükümlülüğü bu işlemdir. Haklı bir neden olmadan uygun süre içinde bankanın bildirimi yapmaması, alıcıya akreditifi feshetme hakkı verir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Amir banka, muhabir bankayı ramburse etme, muhabir bankanın masraflarını ve komisyonunu ödeme borçları altına girer. Amir banka, hizmetlerinden istifade ettiği muhabir bankayı yapmış olduğu ödemeler nedeniyle ramburse etmekle yükümlüdür. Ramburse etmek, ödeme yapmak anlamına gelir. Ayrıca muhabir bankanın yaptığı masrafların ve aracılık hizmeti dolayısıyla hak kazandığı komisyon ücretinin ödenmesi de amir bankanın borçları arasında yer alır. Muhabir bankanın borçları, akreditifin ihbarı, satıcıya ödeme yapma, poliçeyi kabul/ devir/ciro etme ve belgeleri incelemedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Satıcıya bedelin vesaik mukabilinde (karşılığında) ifa edilmesini sağlayan ödeme yöntemine vesaik mukabili (karşılığı) ödeme (cash against documents) denir. Vesaik, emtiayı temsil eden belge anlamına gelir. Bu ödeme yönteminde, satıcı (ihracatçı) malını gönderdikten sonra alıcının (ithalatçının) ülkesindeki bir yetkili aracı bankaya malların sevk evrakını yollar ve bu evrakın, bedelin ödenmesinden sonra alıcıya teslimi konusunda talimat verir. İşleme aracılık yapan bankalar, kendilerine verilen belgeleri alıcıya teslim ederler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Satıcının bedelini almadan malı alıcıya göndermeyi kabul ettiği yönteme mal mukabili ödeme (cash on against goods) adı verilir. Sözleşmeye uygun bir şekilde malları sevkeden satıcı, bedeli kararlaştırılan vadelerde daha sonra tahsil edecektir. Satıcı, bedeli hiç alamama, zamanında alamama rizikolarının yanı sıra malda üretim ayıbı olduğu gerekçesi ile kötü reklama konu olma tehlikesini üzerinde taşımaktadır. Alıcı ise bedel ödemeden malları aldığı ve bunları denetleyebildiği için kendini güvende görmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarafların aynı mekânda olmaması ve hatta farklı ülkelerde bulunmaları durumun- da teslimin nasıl yapılacağı, teslime ilişkin masrafların kim tarafından karşılanacağı, ma- lın hangi anda teslim edilmiş olacağı, nakliye esnasında ortaya çıkan zararlardan kimin sorumlu olacağı gibi hususlar önem kazanmaktadır. Olası sorunların mümkün mertebe ortadan kaldırılabilmesi için farklı teslim şekilleri oluşturulmuştur. Bu oluşumlar, eski ta- rihlerden beri süregelen ticaretin alışkanlıklarından, tecrübelerinden kaynaklanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teslim şekli konusunda bir uyuşmazlık çıktığında, taraflar arasında teslim hakkında detaylı bir anlaşma yoksa, mahkeme kanunlar ihtilâfı kuralları uyarınca tespit edeceği bir devletin hukukunu uygulayacaktır. Bu ise tarafların, öngörmedikleri durumlarla karşılaş- malarına neden olabilir. Uluslararası ticari sözleşmelerde böylesi kavram ve/veya anlam karmaşalarının önüne geçmek ve tarafların yeknesak bir sonuca ulaşmalarını sağlamak amacıyla INCOTERMS (International Commercial Terms) adı altında kurallar oluşturulmuştur. ICC tarafından ilk olarak 1936 yılında oluşturulan bu kurallar, malların nakliye ve teslimine ilişkin kuralların yorumuna dair hükümler içerirler. Taraflar, sözleşmede INCOTERMS’den birine atıf yap- mak suretiyle, bu düzenlemenin aralarındaki ilişkiye uygulanmasını sağlarlar. Bu sayede, malın teslim koşulları, mala ilişkin risk ve masrafların taraflardan hangisine ait olacağı konusunda yaşanabilecek tüm belirsizlikler ortadan kalkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teslim şekli konusunda bir uyuşmazlık çıktığında, taraflar arasında teslim hakkında detaylı bir anlaşma yoksa, mahkeme kanunlar ihtilâfı kuralları uyarınca tespit edeceği bir devletin hukukunu uygulayacaktır. Bu ise tarafların, öngörmedikleri durumlarla karşılaş- malarına neden olabilir. Uluslararası ticari sözleşmelerde böylesi kavram ve/veya anlam karmaşalarının önüne geçmek ve tarafların yeknesak bir sonuca ulaşmalarını sağlamak amacıyla INCOTERMS (International Commercial Terms) adı altında kurallar oluşturulmuştur. ICC tarafından ilk olarak 1936 yılında oluşturulan bu kurallar, malların nakliye ve teslimine ilişkin kuralların yorumuna dair hükümler içerirler. Taraflar, sözleşmede INCOTERMS’den birine atıf yap- mak suretiyle, bu düzenlemenin aralarındaki ilişkiye uygulanmasını sağlarlar. Bu sayede, malın teslim koşulları, mala ilişkin risk ve masrafların taraflardan hangisine ait olacağı konusunda yaşanabilecek tüm belirsizlikler ortadan kalkar. INCOTERMS’in uygulanabilmesi, tarafların, aralarındaki sözleşmede bunu açıkça kararlaş- tırmalarına bağlıdır (TBK m. 1). Zira söz konusu hükümler doğrudan uygulama kabiliyetini haiz değildir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde INCOTERMS’in mutlak suretle uygulan- ması gereken kurallar olmadığını, tarafların farklı bir teslim şeklini benimseyebileceklerini de ifade etmekte fayda vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarafların, ara- larındaki sözleşmede INCOTERMS’e atıf yapmamaları ve sözleşmeye uygulanacak olan hukukun da Türk hukuku olması hâlinde Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacak ve teslim yeri bizim kanunumuza göre belirlenecektir. Söz konusu hükme göre para borç- ları ödeme zamanında alacaklının yerleşim yerinde, parça borçları sözleşme kurulduğu zaman borç konusunun bulunduğu yerde, diğer borçlar ise borç doğduğu zaman borçlu- nun yerleşim yerinde ifa edilir (TBK m. 89).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
INCOTERMS teslim şekillerini dört gruba ayırmıştır. Bu bölümleme, birazdan da görüle- ceği üzere, teslim şeklinin İngiliz dilindeki kısaltmasının ilk harfi esas alınarak oluşturul- muştur. Örneğin, “C” harfi ile başlayanlar C Grubu, “D” harfi ile başlayanlar ise D Grubu- nu oluşturmaktadırlar. Hâl böyle olmakla birlikte, bu gruplandırma da tamamen harflerin tesadüfen bir araya gelmesi ile tespit edilmemiştir. Şöyle ki, C Gru- bu teslimlerin ortak özellikleri “navlun ödenmiş”, D Grubu teslimlerin ortak özellikleri “varış”, F Grubu teslimlerin ortak özellikleri ise “navlun ödenmemiş” olmasıdır. E Grubu zaten tek bir teslim şeklinden oluştuğu için bu konuda herhangi bir açıklamaya ihtiyaç yoktur. Yine de E Grubunu “çıkış” şeklinde karakterize edebiliriz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
C grubunda toplam dört adet teslim şekli bulunmaktadır. Bunlar CIF, CFR, CPT ve CIP şeklinde kısaltmalarını ifade edebileceğimiz teslimlerdir. Bunların ortak özellikleri sadece “C” harfi ile başlamaları değildir. Bunun yanı sıra C grubu, yukarıda belirtildiği üzere “navlun ödenmiş” teslim şekilleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gemilerde su kesiminden yukarıda kalan kısma borda adı verilir. İnsanlar ve eşya bu bölümde taşınır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir maldan herkesin sıradan faaliyetler neticesinde veya kendiliğinden elde edebileceği fazlalıklara, değerlere yarar adı verilir. Buna, tavuğun yumurtasını, koyunun sütü ve yününü örnek verebiliriz. Taraflardan birine yükletilemeyen bir nedenle, sözleşme konusu malda meydana gelen olumsuzluklara ise hasardenir. Hasar, kötüleşme veya tamamen yok olma şeklinde gerçekleşebilir. Otomobilin bir tsunami felaketinde pert olması, hayvanın alınan tedbirlere rağmen salgın hastalığa yakalanarak telef olmasını hasara örnek verebiliriz
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yarar ve hasar, mallar geminin bordasına yüklendiği anda alıcıya geçiyor. Ancak bu, mülki- yetin de alıcıya geçtiği anlamına gelmez. Zira burada mülkiyet konşimentonun alıcıya tesli- mi ve/veya ciro edilmesi ile geçer. Başka bir deyişle, mallar bordaya yüklendiği an malik gibi bir konuma ulaşan alıcı, mülkiyeti konşimentoyu teslim aldığı anda kazanacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
CIF satışlarda satıcının borçlarını kısaca şu şekilde ifade edebiliriz: • Sözleşmeye uygun bir şekilde malların tedarik edilmesi, • Malların ihracına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri sağlamak, • Taşıma sözleşmesini masrafları kendisine ait olacak şekilde yapmak, • Malları belirlenen tarihte yükleme limanındaki geminin bordasına teslim etmek, • Süreç hakkında alıcıyı bilgilendirmek, • Malların teslim edildiğine dair taşıma belgesi ya da herhangi bir kanıtı alıcıya ulaş- tırmak, • Malların denetiminin yapılmasının yanı sıra gerekli olması hâlinde ambalajlama ve işaretleme yapmak
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
CIF satışlarda alıcının yükümlülükleri ise; • Bedeli sözleşmeye uygun olarak ödemek, • Malların ithalatına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri yerine getirmek, • Malları teslim almak, • Üzerine düşen bazı masrafları yapmak, • Gerekli hâllerde satıcıya duyuru yapmak, • Satıcının tedarik ettiği taşıma belgesi veya herhangi bir kanıtı teslim almak, • Satıcının ülkesinde malların denetiminin resmî olarak yapılmaması durumunda bu denetimi yapmaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
CPT teslimde satıcının sorumluluğu sadece navlundur. Daha açık anlatımla, malları ken- di seçtiği taşıyıcıya teslim eden satıcı, taşıma masrafları ile gümrük vergileri dışında hiçbir giderden yükümlü değildir. Navlun dışındaki diğer tüm masraflar alıcının sorumluluğu altındadır. Taşıma esnasında birden fazla ve birbirini izleyen taşıyıcıların hizmetinden istifade edilecek ise, ilk taşıyıcıya teslim ile birlikte masraf ve riskler alıcıya geçmiş olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
CIP teslimde, ihracat gümrük işlerini tamamlayarak navlunu ödeyen satıcı, malları nakil aracına yüklemeden önce asgari teminat sağlayan bir sigorta da yaptırmak zorundadır. CPT teslimle aynı özellikleri taşıyan CIP tesliminin ayırt edici özelliği, malların nakliyesi esnasında kayıp ve hasar riskine karşı satıcının yük sigortası yaptırma yükümlülüğüdür. Satıcıdan beklenen asgari düzeyde bir teminat sağlayan sigortadır. Kapsamı geniş ve te- minatı yüksek bir sigorta yaptırmak isteyen alıcının, satıcı ile iletişime geçip, aradaki prim farkını ödemek suretiyle sigorta yaptırması mümkündür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Satıcının asgari teminat sağlayan sigorta yaptırması” ifadesi satıcının asgari sorumlulu- ğunu ifade eder. Bu durum, satıcı gelişmiş bir sigorta yaptırmaz veya yaptıramaz anlamına gelmez. Genellikle uygulamada asgari yükümlülüğün yerine getirilmesi yeterli görüldüğü için satıcılar da sigortayı en alt sınırdan yaptırmaktadırlar. Hâl böyle olmakla birlikte, itibarı, pren- sipleri, reklam düşünceleri gibi nedenlerle satıcının asgari teminatın çok üstünde bir sigorta yaptırması tabii ki mümkündür. Daha açık anlatımla bu duruma herhangi bir engel yoktur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çok araçlı olanlar da dâhil her türlü taşıma şeklinde kullanılan CIP teslimin, CIF teslimden farkı bu noktadadır. Şöyle ki, sadece deniz yolu ile taşımada kullanılan CIF teslime karşılık CIP her türlü taşıma şeklinde müracaat edilen bir yoldur. Dolayısıyla, sadece kara yolu ile taşımacılıkta kullanılabileceği gibi deniz ve kara yolu ile taşıma durumlarında da CIP teslime müracaat edilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
2000 sürümünde yer alan DAF, DES ve DDU’nun yerine almak üzere oluşturulan DAP teslim, sözleşme konusu malların kararlaştırılan yerde alıcının teslim almasına uygun hâle getirilmesi olarak ifade edilebilir. DAP teslimde mallar, nakliye aracı içinde teslim edilir. Başka bir deyişle boşaltma ile ilgili masraf ve riskler alıcıya yüklenmiştir. Dolayısıyla yarar ve hasarın alıcıya geçiş anı, boşaltmadan önceki andır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Üstü açık veya kapalı, depo, konteyner sahası, demiryolu istasyonu, rıhtım, antrepo gibi yerler terminal olarak ifade edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?