Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
196 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Küreselleşme, uluslararası düzeyde mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımının önündeki engellerin birer birer ortadan kaldırılması yanında teknolojik gelişmelerin de etkisiyle insanlar arasında fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin etkileşiminden doğan bir uluslararası bütünleşme sürecidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ülke dışına yapılan mal ve hizmet satımları için ihracat veya dış satım, ülke dışından yapılan alımlar için ithalat veya dış alım kavramları kullanılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teamül hukukuna örnektir. Teamül hukuku, belli bir toplum veya grupta sürekli uygulanan ve uygulamanın zorunlu olduğu kabul edilen yazılı olmayan kurallara denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukukun genel ilkelerine. Hukukun genel ilkeleri, tüm hukuk sistemlerinde bilinen ve benimsenerek uygulanan ilkelere denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Başta AB olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde mal, hizmet, sermaye ve hatta insanların serbest dolaşımı önündeki engeller kaldırılmaya başlanmıştır. Örneğin Kuzey Amerika’da, Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA); Güney Amerika’da, Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR); Uzak Doğu’da, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) gibi ticaret blokları oluşmaya başlamıştır. Günümüzde ticaret blokları arasında yeni anlaşmaların imzalanması gündemdedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk kurallarının bir bölümü belirli bir olay veya ilişkiyi doğrudan ele alıp düzenlerken, diğer bir kısmı olay ve hukukî ilişkiyi düzenlemek yerine, bu düzenlemeyi yapmaya yetkili hukuku gösterir. İşte uygulanacak hukuku gösteren bu kurallara kanunlar ihtilâfı kuralları denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uluslararası ticari sözleşmelere etki eden kamu hukuku karakterli kurallar devletlerin egemenlik haklarına dayanarak meydana getirdikleri kurallardan oluşmaktadır. Gümrük kanunları, ithalat yasaklarına ilişkin kurallar ile ürünlerin belli bir standartta olmasını öngören düzenlemeler bu kategorideki kurallara örnek gösterilebilir. Özel hukuk alanına dâhil olan kurallardan farklı olarak kamu hukuku karakterli kuralların, tarafların yapacakları sözleşmeler ile değiştirilmesi imkânı bulunmamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Lex mercatoria’nın beş temel özelliği vardı: 1. Bu hukuk uluslararası nitelikte idi. Mekân ve yerel âdetlerin farklılığına bakılmaksızın aynı şekilde uygulanıyordu. 2. Lex mercatoria’nın temel kaynağı ticari teamüller idi. Bu teammüller ise o dönem ticaretin yapıldığı yer olan fuar ve limanlarda oluşan âdetlerden besleniyordu. 3. Uygulama profesyonel yargıçlardan ziyade tacirler tarafından yapılıyordu. Tacirler arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar mahkemelerde değil bugünkü anlamda tahkim diyebileceğimiz özel ticaret mahkemelerinde karara bağlanmaktaydı. Bu sayede uyuşmazlıklar katı hukuki usul ve tekniklerden ziyade, hızlı ve resmî olmayan bir usul ile çözülüyordu. 4. Bu hukukun temelinde hakkaniyet ilkesi yatıyordu. Uyuşmazlıklar metinlerde yazan ifadelerin sıkı sıkıya yorumlanmasından ziyade hakkaniyet ilkesi gözetilerek çözülüyordu. 5. Lex mercatoria’nın evrensel nitelik kazanması noterlik faaliyetleri ile daha da artmıştır. Noterlik işlevi özellikle 14. yüzyılda büyük önem kazanmış ve kabaca modern standart sözleşmeler olarak adlandırabileceğimiz noterlik sözleşmelerinin yaygın kullanımı sözleşmelerde tek düzeliği sağlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uluslararası ticaret hukukunun ikinci gelişim aşaması, 18. ve 19. yüzyıllarda yaşanmıştır. Bu aşama aynı zamanda toplumların feodal yapıdan ulus devlet yapılanmasına geçiş süreci ile de paralellik gösterir. Fransa, Almanya ve İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerde, ulusalcılığın etkisi ile uluslararası ticari ilişkilerin iç hukuk kurallarıyla düzenlendiği gözlemlenmektedir. Bununla birlikte, sözleşme özgürlüğü ve mülkiyet hakkı başta olmak üzere, lex mercatoria’nın temel ilkelerinin korunmuş olduğu da görülmektedir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Büyük Buhran ve sonrasında yaşanan İkinci Dünya Savaşının hemen akabinde ise dünya üzerinde yeni bir ekonomik düzen ve bununla uyumlu bir uluslararası ticaret sistemi ve hukuku gelişmeye başlamıştır. Uluslararası ticaret hukukunun gelişiminin üçüncü aşamasını oluşturan bu dönemde, ilk olarak uluslararası ticaret önündeki kamusal engellerin kaldırıldığını görmekteyiz. Kamusal engellerin başında tarifeler denen gümrük vergileri ile standartlar olarak ifade edilen tarife dışı engeller gelmektedir. Kamusal engellerin kaldırılması çok taraflı, bölgesel veya iki taraflı olarak devletler arasında imzalanan uluslararası anlaşmalar yoluyla gerçekleştirilmiştir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında çok taraflı olarak imzalanan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT), tarifelerin kaldırılması konusunda büyük başarı sağlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
DTÖ uluslararası ticareti düzenleme amacı taşıyan ve yalnızca devletlerin üye olabildiği bir uluslararası kuruluştur. DTÖ, resmî olarak 1995 yılında kurulmuş olmakla birlikte, çok taraflı ticaret sisteminin temelleri çok önce 1947 yılında imzalanan GATT ile atılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uluslararası bir kuruluş olarak DTÖ’nün temel üç amacı bulunmaktadır. Bunlar, bünyesinde bulundurduğu anlaşmaların uygulanmasını gözetmek, çok taraflı ticaret sisteminin geliştirilmesi için devletler arasında müzakere platformu işlevi görmek ve üye devletler arasında ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların çözümü için uygun platformu sağlamak şeklinde sıralanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Temel ilke ve düşüncelerin başında ayrımcılık yapmama ilkesi gelmektedir. En çok kayrılan ülke ve ulusal muamele kurallarından oluşan bu ilke uyarınca; DTÖ üyeleri gerek diğer DTÖ üyelerinden gelen ürün ve hizmetler arasında, gerek zorunlu gümrük prosedürlerini tamamlayarak iç pazara giren yabancı ürün ve hizmetler ile yerli ürün ve hizmetler arasında ayrımcı uygulamada bulunmayacaklardır. DTÖ’nün bir diğer ilkesi ise pazara giriş ilkesidir. İlke, DTÖ’ye bildirilen vergi ve uygulamalar dışında ticaret önündeki engellerin aşamalı olarak kaldırılmasını ve serbest ticaret ortamının yaratılmasını öngörür. DTÖ’nün şeffaflık ilkesi ise ticarete ilişkin kural ve uygulamaların yayımlanması yanında, bunların DTÖ’ye bildirimini ve diğer DTÖ üyesi devletlerden gelen taleplere cevap verilmesini gerekli kılmaktadır. Öte yandan, uluslararası ticarette damping ve sübvansiyon gibi haksız ticari uygulamaların önlenmesi DTÖ’nün diğer bir ilkesidir. Son olarak DTÖ sistemi içerisinde yer verilen genel istisna kuralları kamu sağlığı ve doğal kaynakların korunması gibi haklı bir takım sosyal gerekçeler ile uluslararası ticaret kurallarına aykırı önlem alınmasına imkân tanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
DGÖ, diğerlerinin yanı sıra üç önemli uluslararası ticaret konusu üzerinde çalışmalar yürütmektedir. Bunlardan ilki ürünlerin sınıflandırılmasına ilişkindir. DGÖ’nün uluslararası ticaret bakımından üzerinde çalıştığı diğer bir konu ürünlerin menşei konusudur DGÖ’nün diğer bir çalışma alanı gümrük değerleme konusudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
DGÖ’nün uluslararası ticaret bakımından üzerinde çalıştığı diğer bir konu ürünlerin menşei konusudur. Menşe, ürünün ekonomik milliyetidir. Gümrük vergileri başta olmak üzere, ürünlerin tabi olacakları pek çok gümrük uygulaması eşyanın milliyetine göre belirlenir. Bununla birlikte, günümüz dünyasında üretilen ürünler birden çok ülkenin girdisini taşımaktadır. Örneğin cep telefonlarının camları, pilleri ve yazılımları farklı devletlerde yapılabilmektedir. Bu hâlde nihai ürünün menşeinin hangisi olduğu, bahsettiğimiz gümrük uygulamaları için önem taşır. İşte DGÖ başta nihai üründe yer alan girdilerin değeri olmak üzere, eşyanın hangi ülkeye ait olacağına ilişkin teknik çalışmalar yürütmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uluslararası ticaretin gelişmesi ve artması fikrî mülkiyet haklarının korunması konusundaki bir takım endişeleri de beraberinde getirmiştir. Esasen bu alandaki düzenlemeler 19. Yüzyıla kadar uzanmış olsa da uluslararası düzeyde fikrî mülkiyet hakları ile ilgili olarak politika, bilgilendirme ve işbirliği konularında bir uluslararası kuruluşun kurulması 1967 yılında gerçekleşmiştir. BM şemsiyesi altında kurulan WIPO’nun hâlihazırda 191 üyesi bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Milletlerarası Ticaret Odası, uluslararası ticarette kullanılan çeşitli ticari terimlerin bir standarda kavuşturulması amacıyla konunun uzmanları ve uygulayıcıların katkısıyla 1921 yılında başlattığı çalışmalarının sonucunu, 1936’da “International Commercial Terms” adı altında bir kitap olarak yayımlamıştır. Başlığındaki kelimelerin bazı hecelerin bir araya getirilmesinden oluşan INCOTERMS kısaltması uygulamada daha fazla bilinmektedir. INCOTERMS, uluslararası ticarette yaşanan değişikliklere bağlı olarak 1953, 1967, 1976, 1980, 1990, 2000 yıllarında gözden geçirilmiştir. Günümüzde geçerli olan sürüm ise 2011 yılı başında uygulamaya giren INCOTERMS 2010’dur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk Eximbank, ihracatın geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi amaçlarıyla ihracatçılara, rekabet güçlerini artırmak için ise yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitlere ve yatırımcılara kredi, sigorta ve garanti programları sağlamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hükûmetlerarası uluslararası kuruluşların anlaşma niteliğinde kabul ettikleri metinler taraf ülkeler açısından bağlayıcıdır. Bunlar uluslararası kamu hukukuna dair anlaşmalar gibi onaylanır ve kanun hükmünde olmak üzere yürürlüğe konur. UNCITRAL’in kabul ettiği Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) bu tür anlaşmalara örnek gösterilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hükmün birinci fıkrasından anlaşıldığı üzere Antlaşma, işyerleri farklı ülkelerde bulunan taraflar arasındaki satım sözleşmelerine uygulanmaktadır. Başka bir deyişle, Antlaşma hükümlerinin uygulanabilmesi için, tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması gerekir. Ancak bu farklılığın sözleşmenin kurulması esnasında gerçekleşmesi şarttır. Satım sözleşmesinin taraflarının işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması zorunluluğu, Antlaşmanın uygulanması açısından uluslararası satım sözleşmesinin esas alınmasından kaynaklanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mülkiyet hakkı, bir eşya üzerinde, hukuk düzeninin çizdiği sınırlar içinde, sahibine en geniş yetkileri (kullanma, yararlanma ve tasarruf) veren mutlak ve ayni bir haktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antlaşmaya göre “Satıcı sözleşmede ve bu antlaşmada öngörüldüğü şekilde malları teslim etmek, onlara ilişkin belgeleri vermek ve malların mülkiyetini geçirmekle yükümlüdür” (m. 30). Bu hükümden de anlaşılacağı üzere satıcının asli yükümlülüğü malların alıcıya teslim edilmesidir. Her ne kadar “teslim” kavramı Antlaşmada tanımlanmamış ise de, teslimden kasıt, malların zilyetliğinin alıcı tarafından edinilebilmesi için gereken eylemlerin satıcı tarafından yapılmasıdır. Bu sebeple malların tesliminden söz edebilmek için malların mülkiyetinin veya zilyetliğinin alıcıya devri gerekmez. Aynı şekilde, teslim borcu satıcı tarafından tek taraflı yerine getirilmekte olup, alıcının katılmasına ihtiyaç yoktur. Başka bir deyişle, teslim için satıcının üzerine düşeni yapmasıyla teslim fiili tamamlanmakta, alıcının zilyetliği fiilen kazanmış olması ise aranmamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Esaslı ihlalden bahsedebilmek için, taraflardan birinin sözleşmeden, aralarındaki ilişkinden veya teamülden ya da Antlaşmadan doğan yükümlülüklerden birini ihlal etmiş olması gerekmektedir. Eğer taraflardan birinin ihlali söz konusu olmazsa, esaslı ihlale dayanarak tarafların hak ileri sürmesi mümkün değildir. Satıcının mal ve belgeleri zamanında alıcıya ulaştırmaması, rekabet yasağına aykırılık, bilgi verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ihlal hâllerine örnek gösterilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bedelden indirim hakkı, satıcının teslim ettiği sözleşmeye uygun olmayan malın, alıcı tarafından muhafaza edilmesi, yani bu şekilde kullanılması durumunda başvurulan bir haktır. Böylece sözleşme, bedelden indirim yapılmak suretiyle yeni duruma uyarlanır. Yani bu hak, sözleşmeye aykırı bir malın teslim edilmiş olması sebebiyle bozulan edimler arasındaki dengenin yeniden kurulabilmesi için tanınmış bir haktır. Bu hak, tazminat veya kısmi dönme hakkı olmayıp, sadece sözleşmenin uyarlanmasına yönelik bir haktır. Uyarlama yapılırken, sözleşmeye aykırı mal teslimi sebebiyle alıcının uğradığı zarar değil, satış fiyatı dikkate alınmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bazı satım sözleşmesi çeşitleri Antlaşmanın uygulama alanı dışında bırakılmıştır. (1) tüketici satım sözleşmeleri; (2) açık artırma yoluyla yapılan satımlar; (3) cebrî icra veya diğer kanun gereği yapılan satımlar; (4) menkul kıymet, kambiyo senedi ve para konulu satım sözleşmeleri; (5) gemi, tekne, hava yastıklı taşıt veya hava taşıtı satımı; (6) elektrik satımı Antlaşmanın uygulama alanına girmeyen satım sözleşmeleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 40 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 156 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.