Cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu ne şekildedir?
Yayımlanmış cevap
Cumhurbaşkanının görevleri ile ilgili olarak siyasi sorumluluğu yoktur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
320 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Cumhurbaşkanının görevleri ile ilgili olarak siyasi sorumluluğu yoktur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu başlığını taşıyan Anayasanın 105. maddesine göre Cumhurbaşkanı (göreviyle ilgili olan ve olmayanlar bakımından) tüm suçları ile sorumludur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cumhurbaşkanlığı teşkilatı Cumhurbaşkanı yardımcıları, Cumhurbaşkanlığı özel kalem müdürlüğü ve idari işler başkanlığından oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1 numaralı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bakanlıklar, Cumhurbaşkanlığı teşkilatı içinde yer alan birimler haline dönüşmüştür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bakanlıkların genel itibariyle yetkileri şunlardır: • Devlet tüzel kişiliğini temsil yetkisi • Hiyerarşi yetkisi • İdari vesayet yetkisi • Harcama yetkisi • Düzenleme yetkisi • Atama yetkisi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Başkanlık teşkilatı bakan, bakan yardımcısı ve (merkez, taşra ve yurt dışı) teşkilatlarından oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanının başkanlığında. Cumhurbaşkanı yardımcıları, Adalet, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Genelkurmay Başkanı, Kara, Hava ve Deniz kuvvetleri komutanlarından kurulur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Milli güvenlik kurulu kararları bağlayıcı olmayıp, tavsiye veya görüş niteliğindedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Taşra teşkilatının kurulmasında coğrafya durumu, ekonomik şartlar ve kamu hizmetlerinin gerekleri dikkate alınır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlin yönetimi vali, il idare şube başkanları ve il idare kurulunca gerçekleştirilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlçe yönetimi kaymakam, ilçe idare şube başkanları ve ilçe idare kurulu tarafından yerine getirilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yerinden yönetim idareleri mahalli idareler, kamu kurumları, meslek kuruluşları ve düzenleyici-denetleyici kurumlar olmak üzere dörde ayrılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yer bakımından yerinden yönetim idareleri (mahalli idareler) il özel idaresi, belediye ve köydür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hizmet bakımından yerinden yönetim idarelerinin (kamu kurumları) özellikleri: • Kanunla kurulurlar • Kamu tüzel kişiliğine sahiptirler • Özerkliğe sahiptirler • İdari vesayet denetimine tabidirler • Karma hukuki rejime tabidirler • Uzmanlık kuralı geçerlidir • Sınırlı sayıda değildir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Düzenleyici ve denetleyici kurumların ortak özellikleri: • Bağımsızlık • Düzenleme yetkisi • Gözetim ve denetim yetkisi • Yaptırım uygulama yetkisi • Yargısal denetime tabi olması
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdari işlem, idarenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik bir irade açıklamasıdır. İdari işlemin de bir hukuki işlem olarak biri irade açıklaması diğeri hukuki sonuç olmak üzere iki unsuru vardır. Ancak bu iki unsur bir araya geldiği takdirde idari işlem kurulur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdarenin bazı işlemleri idare hukukuna değil, özel hukuka tâbi olmakta ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara adli yargıda bakılmaktadır. İdarenin bu tür işlemlerine idarenin özel hukuk işlemleri denmektedir. Bunlardan bazıları şöyledir: İdarenin kendi özel mallarının yönetimine ilişkin olarak yaptığı işlemler, idari işlem değil, özel hukuka tabi işlemlerdir ve bunlardan kaynaklanacak uyuşmazlıklar da adli yargıda görülür zira idare bu mallarını, bir özel hukuk kişisinin mülkünü işletmesi gibi işletir. Kamu tüzel kişileri özel hukuk sözleşmeleri de yapabilir. Bu, onların tüzel kişilik sıfatından kaynaklanır. KİT’lerin üçüncü kişilerle yaptıkları işlemler, idari işlem değil, özel hukuk işlemi niteliğindedir dolayısıyla bunlara idare hukuku değil, özel hukuk uygulanır ve bunlardan kaynaklanacak uyuşmazlıklara idari yargıda değil, adli yargıda bakılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir hukuki işlemi idari işlem hâline getiren şey, bu işlemin kamu gücü ayrıcalıkları ile donatılmış olmasıdır. O hâlde, idarenin bir işlemi ancak gücü ayrıcalığı içeriyorsa, o hukuki işlem idari işlem niteliğindedir; dolayısıyla idare hukukuna tâbi olur ve ondan kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda karara bağlanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• İdari işlemler, idare hukukuna tâbidir. • İdari işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklara idari yargıda bakılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdari işlemler öncelikle tek-yanlı idari işlemler ve iki-yanlı idari işlemler olmak üzere ikiye ayrılır. Tek-yanlı idari işlemler de kendi içinde bireysel işlemler ve düzenleyici işlemler olarak ikiye ayrılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tek-yanlılık, idari işlemin sadece idareyi ilgilendirdiği idare dışında kimseyi ilgilendirmediği anlamına gelmez. Tek-yanlı idari işlemler de gerçek kişileri veya özel hukuk tüzel kişilerini ilgilendirir; bu anlamda bu işlemlerle ilgili olarak idarenin karşısında bir taraf vardır ve bu taraf söz konusu işlemlerden dolayı idareye karşı dava açabilir. Bu işlemlerin tek-yanlı olmasından maksat, bunların gerçek kişileri veya özel hukuk tüzel kişilerini ilgilendirmemesi değil, bu işlemlerin geçerli olarak doğabilmesi, yani kendilerinden beklenen hukuki sonucu doğurabilmesi için karşı taraftaki kişinin kabul beyanına ihtiyaç göstermemeleridir. Kendi içinde bireysel ve düzenleyici idari işlemler olarak ikiye ayrılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bireysel idari işlemler, kişisel ve özel durumlara ilişkin olan idari işlemlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Düzenleyici idari işlemler ise genel ve kişilik dışı olan idari işlemlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bunlara idari sözleşmeler denir. İki-yanlı idari işlemlerde, yapılan işlemin hukuki sonuç doğurabilmesi için sadece idare tarafından bir iradenin açıklanması yeterli değildir; bu iradenin idarenin karşısındaki kişi tarafından da kabul edilmesi gerekir. İki-yanlı idari işlemlerde yani idari sözleşmelerde, aynı yönde değil, karşılıklı iki irade beyanı vardır. Bu bakımdan, iki-yanlı idari işlemler, kuruluşları bakımından özel hukuk işlemlerinden olan sözleşmelere (akitlere) benzerler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamu hukukunda idare, bir idari kararı almak için ilgili kişinin rızasını temin etmek zorunda değildir. Zira idari karar, idarenin tek-yanlı irade açıklamasıyla oluşur ve tamamlanır. İdare, belli bir konuda iradesini açıklar ve bu irade, ilgili kişi tarafından kabul edilmesine gerek olmaksızın hukuk düzeninde değişikliğe yol açar yani hukuki sonucunu doğurur. İşte idarenin tek-yanlı olarak açıkladığı irade ile hukuki sonuçlar doğurmasına idari kararın icrailik özelliği denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?