Bakanlar Kurulu kimlerden oluşur?
Yayımlanmış cevap
Bakanlar Kurulu, Başbakanın başkanlığında tüm hizmet ve devlet bakanlarından oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
320 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Bakanlar Kurulu, Başbakanın başkanlığında tüm hizmet ve devlet bakanlarından oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bakanlar Kurulunun spesifik yetkileri şunlardır: • KHK çıkarmak • Tüzük çıkarmak • Olağanüstü hâl ve sıkıyönetim ilân etmek • Millî güvenliği sağlamak • Silahlı kuvvetleri yurt savunmasına hazırlamak • Genelkurmay Başkanını seçmek • Anayasa’nın çeşitli maddelerinde Bakanlar Kuruluna verilmiş başka yetkiler de vardır. Çeşitli kanunlarla Bakanlar Kuruluna verilmiş birçok sayıda yetki vardır. Bunlar burada sayamayacağımız kadar çoktur: Bunlar; atama, izin, ruhsat, imtiyaz verme, vatandaşlığa alınma, bir kişinin mezarlık dışında bir yere gömülmesine izin verme gibi çok değişik konulara ilişkindir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bakanlar Kurulu, yürütme ve keza idare alanında genel karar organıdır. Anayasa ve kanunlarla kendisine ayrıca ve açıkça verilmemiş olsa bile idare alanında, kanuna dayanmak ve Anayasa’ya ve kanunlara aykırı olmamak şartıyla istediği her işlemi yapmak konusunda yetkilidir. Bakanlar Kurulu merkezî idare teşkilatının, yani devlet idaresinin en yüksek karar organıdır. Bakanlar Kurulu, yasama ve yargı fonksiyonu alanına girmemek şartıyla idari fonksiyon alanında istediği her konuda faaliyet gösterebilir, her konuda karar alabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anayasa’mızın 112’nci maddesine göre, Başbakan Hükûmetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir. Bununla birlikte Başbakanın idari nitelikte görevleri de vardır. Örneğin bakanlıklar arasında işbirliğini sağlamak, bakanların görevlerinin yerine getirilmesini gözetmek, millî güvenlik kuruluna katılmak, karşı-imza yetkisi, düzenleme yetkisi (yönetmelik çıkarma yetkisi), hiyerarşi yetkisi, devlet tüzel kişiliğini temsil yetkisi, idari vesayet yetkisi, atama yetkisi, harcama yetkisi gibi başbakanın idari nitelikte görev ve yetkileri vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Başkentte çok değişik yardımcı kuruluşlar vardır. Bunlara danışma organları da denir: Danıştay, Sayıştay, Millî Güvenlik Kurulu, Yüksek Askerî Şura, Yüksek Planlama Kurulu, vs. Bu kuruluşlar merkezî idareye (devlet idaresine) görüş bildirerek yardımcı olmak üzere kurulmuşlardır. Bu kuruluşlardan bir kısmı merkezî idarenin (devlet idaresinin) bütününe, diğer bir kısmı ise sadece bir bakanlığa yardımcı olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Başkentteki yardımcı kuruluşların özellikleri şunlardır: • Bu kuruluşların devlet idaresinden ayrı bir tüzel kişilikleri yoktur. • Bununla birlikte bu kuruluşlar, belli ölçüde özerk konumdadırlar. Bir bakanlık içinde yer alsalar bile bakanlık hiyerarşine tabi değildirler. • Bu kuruluşlar uzmanlık kuruluşlarıdır. Buralarda uzmanlar çalışır. • Bu kuruluşlar kurul hâlinde çalışır. • Bu kuruluşların danışma, öneri, planlama, koordinasyon sağlama, denetim gibi görevleri vardır. Bu kuruluşların kararları istişarî niteliktedir. • Bu kuruluşların Danıştay, Sayıştay, Millî Güvenlik Kurulu gibi bir kısmı Anayasa tarafından öngörülmüştür. Bunlar anayasal kuruluşlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Danışma kararları, inceleme kararları ve idari kararlar olmak üzere üç değişik çeşit karar verir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Danışma kararları, belli idari veya hukukî sorunların çözümüne yönelik görüşleri (düşünce, mütalaa) içeren kararlardır. Devlet idaresi (merkezî idare, genel idare), kanunlarda öngörülsün veya öngörülmesin, karşılaştığı sorunlar hakkında Danıştay’ın görüşünü alabilir, yani Danıştay’a danışabilir. Danıştay bu danışma görevini vereceği danışma kararları (görüş, mütalaa) ile yerine getirir. Zaten Danıştay’ın ismi de bu danışma görevinden gelmektedir. Danıştay’a danışılması, yani Danıştay’dan görüş alınması, bazen isteğe bağlı bazen de zorunludur. Birinci durumda ihtiyarî danışma, ikinci durumda ise mecburi danışmadan bahsedilir. Danıştay’ın danışma kararları istişarî niteliktedir; yani idareyi bağlamaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anayasa’nın 115 ve 155’inci maddelerine göre tüzük tasarıları Danıştay’ın incelemesinden zorunlu olarak geçirilir. Keza Anayasa’nın 155’inci maddesinin ikinci fıkrası göre, Başbakan ve Bakanlar Kurulu da kanun tasarılarını Danıştay’ın incelemesine sunabilir. Kendisine ihtiyarî olarak sunulan kanun tasarıları ve mecburi olarak sunulan tüzük tasarıları hakkındaki inceleme görevini Danıştay inceleme kararı denen karar ile yerine getirir. İnceleme kararlarının hukuki niteliği de danışma kararlarının hukuki niteliği gibidir. Bunlar da istişari niteliktedir, idareyi bağlamazlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Merkezî idarenin taşra teşkilatına yön veren anayasal ilkeler şunlardır: • Anayasa, merkezî idarenin taşra teşkilatı için, hem il ve diğer kademeli bölümler (mülki idare bölümleri) hem de birden fazla ili içine alan bölge idareleri kurulmasını öngörmüştür. • Anayasa, sadece ilden söz etmiş, ilin altındaki diğer kademeli bölümleri isim olarak saymamıştır. O hâlde, bunların tespiti kanun koyucuya kalmaktadır. • Mülki idare bölümleri (il ve diğer bölümler) kurulurken coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre hareket edilecektir. • Birden çok ili içine alan bölge idarelerinin kurulmasında kamu hizmetlerinde verim ve uyum sağlama amacı güdülecektir. • İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Vali, il idaresinin başıdır. Vali ilde devletin, hükûmetin ve ayrı ayrı her bakanlığın temsilcisidir. Valiler, içişleri Bakanının önerisi, Bakanlar Kurulunun kararı ve Cumhurbaşkanının onayıyla atanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kaymakam, ilçe idaresinin başıdır. Kaymakamlar, müşterek (ortak) kararname ile yani içişleri Bakanının, Başbakanın ve Cumhurbaşkanının imzasını taşıyan bir kararnameyle atanırlar. Kaymakam olmanın birtakım öğrenim şartları vardır. Valiliğin tersine kaymakamlık bir istisnai memurluk değil, bir meslek memurluğu dur. Yani kaymakam, güvenceli bir devlet memurudur. Kaymakam, ilçede hükûmetin temsilcisidir. İlçenin genel idaresinden kaymakam sorumludur. Kaymakamın görev ve yetkileri 5442 sayılı il İdaresi Kanununun 31 ila 40’ncı maddelerinde ayrıntılarıyla sayılmıştır. Örneğin; kaymakam, adlî ve askerî makamlar hariç ilçede bulunan merkezî idareye ait bütün kuruluşların, bütün bakanlık teşkilatlarının hiyerarşik amiridir. Yine kaymakam, ilçe sınırları içinde bulunan genel ve özel kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mahalli idareler, il belde ve köy gibi belli bir yerde oturanların yerel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere merkezî idarenin dışında devletten ayrı tüzel kişilikleri bulunan, belli bir özerkliğe sahip olan, organları mahallî seçimle iş başına gelen kamu tüzel kişileridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mahallî idarelere ilişkin Anayasa’mızın 127’nci maddesinde şu ilkeler belirlenmiştir. • Mahallî idareler, kamu tüzel kişiliğine sahiptirler. • Mahallî idarelerin görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Bu düzenleme, yerinden yönetim (ademi merkeziyet) ilkesine uygun olarak yapılır. • Mahallî idarelerin karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulur. • Seçimler kural olarak beş yılda bir yapılır . • Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri konusundaki denetim, yargı yoluyla olur. • Mahallî idareler üzerinde merkezî idarenin idari vesayet yetkisi vardır. • Mahallî idareler, kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izniyle birlik kurabilirler. • Büyük yerleşim birimleri için kanunla özel yönetim biçimleri getirilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İl özel idaresi, il sınırları ile çevrili bir coğrafi alanda yaşayan insanların orada yaşamalarından kaynaklanan ortak ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş kamu tüzel kişiliğine sahip yer yönünden yerinden yönetim kuruluşudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Merkezî idarenin taşra örgütü olan il, aynı zamanda bir mahallî idaredir. Daha doğrusu, mahallî idare olan il, merkezî idare olan ille aynı coğrafî sınırları paylaşmaktadır. Mahallî idare olarak il, merkezî idareden tamamen ayrı olup devlet tüzel kişiliği dışında ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir. Merkezî idarenin bir taşra örgütü olan il idaresine, il genel idaresi; mahallî idare birimi olan il idaresine ise il özel idaresi ismi verilir. Bunları birbirine karıştırmamak lazımdır. Bu iki ilin coğrafi sınırları aynıdır. Ancak il özel idaresi bu sınırlar içinde yaşayan insanların mahallî müşterek ihtiyaçların karşılamak için kurulmuştur. Buna karşılık il genel idaresi, merkezî idarenin tüm ülke düzeyinde yürüttüğü hizmetlerin il sınırları içinde de yürütülmesi amacıyla kurulmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İldeki bütün ilçeleri kapsayan, bu belediyeler arasında koordinasyonu sağlayan; kanunlarla verilen görev ve sorumlulukları yerine getiren, yetkileri kullanan; idari ve mali özerkliğe sahip ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişisidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Belirli bir veya birkaç kamu hizmetini ya da faaliyetini yürütmekle görevli tüzel kişiliğe sahip idare teşkilatıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamu kurumları faaliyet konuları açısından tasnife tabi tutulmaktadır. Bu bakımdan kamu kurumları (yani hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşları) şu şekilde gruplara ayrılmaktadır: • İdari Kamu Kurumları, • İktisadi Kamu Kurumları: KİT’ler, • Sosyal Kamu Kurumları, • Bilimsel, Teknik ve Kültürel Kamu Kurumları.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Türkiye’de meslek kuruluşları, kamu kurumu niteliğinde kuruluşlardır. • Türkiye’de meslek kuruluşları kamu tüzel kişiliğine sahiptirler. • Bazı kamu gücü ayrıcalıklarına sahiptirler. • Meslek kuruluşları kanunla kurulurlar. • Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında gizli oyla seçilir. • Meslek kuruluşları zorunlu üyelik esasına dayanırlar. • Meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar. • Meslek kuruluşları özel bütçelidirler. Meslek kuruluşları merkezî idare karşısında büyük bir özerkliğe sahiptir. • Meslek kuruluşları vesayet denetimine tabidirler. • Meslek kuruluşlarının iç kuruluş ve işleyişleri özel hukuka tabidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamu kurumları, kamu tüzel kişiliğine sahip olduklarına göre, Anayasa’mızın 123’üncü maddesinin 3’üncü fıkrası uyarınca, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur. Dolayısıyla bir kamu kurumu ya yasama organı tarafından kanunla ya da idare tarafından kanunun verdiği yetkiye dayanarak yapacağı bir idari işlem ile kurulabilir. Örneğin, TÜBİTAK bir kanunla (17 Temmuz 1963 tarihi ve 278 sayılı Kanun), KİT’ler ise 8 Haziran 1984 tarih ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin verdiği yetkiye dayanarak Bakanlar Kurulu kararıyla kurulmuşlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye Cumhuriyeti'nin idari teşkilatı merkezden yönetim ve yerinden yönetim olmak üzere ikiye ayrılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Merkezden yönetimin merkez (başkent) teşkilatında devlet tüzel kişiliğinin üstlendiği kamu hizmetlerini planlanır, taşra teşkilatı tarafından ise ülke genelinde yerine getirilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
2017 yılındaki Anayasa değişikliği ile, yürütme gücü doğrudan halkın seçtiği Cumhurbaşkanında toplanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Başkent teşkilatı Cumhurbaşkanı ve Bakanlıklardan oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?