Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
320 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Genel anlamda idare, belli bir amacın gerçekleştirilmesi için kurulan örgüt veya bu amaca ulaşmak için yürütülen planlı insan faaliyeti demektir. Bu anlamda idare, hem bir örgütü hem de bu örgütün faaliyetlerini ifade eder. İdare olgusu beşerî faaliyetin her alanında görülür. Açıkçası nerede belli bir amacın gerçekleşmesi için yapılan bir insan faaliyeti varsa orada bir idare vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Amaçları farklıdır. Kamu idaresinin amacı kamu yararıdır. Özel idarelerin amacı ise özel yarar, yani kâr elde etmektir. • Kamu idareleri, kamu yararı amacını gerçekleştirebilmek için, kamu gücüyle donatılmışlardır. Oysa özel idareler, kamu gücüne sahip değildirler. • Kamu idareleri, özel kişiler karşısında üstün konumdadırlar. Özel kişilerin rızaları hilafına onlar hakkında işlem yapabilirler. Oysa özel idareler ile özel kişiler arasında eşitlik ilkesi geçerlidir. • Kamu idaresinin kuruluşu ve çalışması kanunlarla düzenlenmiştir. Kamu idaresi alanında kanuna bağlılık ilkesi geçerlidir. Buna karşılık özel idarelerin kuruluş ve faaliyetlerinde kural olarak serbestlik ilkesi geçerlidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdari fonksiyon, devletin yasama ve yargı fonksiyonu ile yürütme organının siyasi fonksiyonu dışında kalan toplumun günlük yaşamını sürdürmek, dolayısıyla kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla devlet ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından yürütülen fonksiyondur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dar anlamda idare hukuku ise idarenin kuruluş ve işleyişine uygulanan kamu hukuku kurallarının bütünüdür. Bu anlamda idare hukuku kuralları, özel hukuk kurallarından farklı, özel hukuk kurallarını aşan birtakım kurallardan oluşur. Dar anlamda idare hukuku, idare organına ve fonksiyonuna uygulanan özel hukuk kurallarından farklı olan kurallar bütünü olarak tanımlanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdare hukukunda çok önemli bir kaynak vazifesi görürler. İçtihat, örnek alınan mahkeme karar› demektir. Hâkimler, karar verirken çoğunlukla zorunlu olmamakla birlikte, önlerindeki davada yepyeni bir karar vermek, yepyeni bir çözüm bulmak yerine, aynı konuda kendilerinin verdiği eski kararları veya başka mahkemelerin kararlarını örnek alırlar. İdare mahkemeleri, özellikle Danıştay kararlarını örnek alırlar. Yani Danıştay kararları içtihat oluşturur. Yargısal içtihatlar (içtihadı› birleştirme kararları dışında), yardımcı kaynaktırlar. Bu şu anlama gelir ki, hâkim isterse bu içtihatlardan yararlanabilir. Bunlar bağlayıcı değildir. Hâkim istiyorsa başka türlü karar verebilir. Ancak başka türlü karar verirse kararı Danıştay tarafından bozulabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Doktrin (öğreti), idare hukukunun yardımcı kaynaklarının ikincisidir. İdare hukuku doktrini, idare hukuku alanında çalışan bilim adamlarının görüş ve düşünceleridir. Bu görüş ve düşünceler, çeşitli kitap ve makalelerde yayınlanır. Doktrinin bir bağlayıcılığı yoktur. İdari yargı hâkimleri doktrine uymak zorunda değildir. Ancak istiyorlarsa, karışık bir problemi kendileri çözmek yerine, bu konuda idare hukuku bilim adamlarının önerdikleri çözümden yararlanabilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk devleti, en kısa tanımıyla faaliyetlerinde hukuk kurallarına bağlı olan, vatandaşlarına hukuki güvenlik sağlayan devlet demektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk devleti ilkesi, idarenin eylem ve işlemlerinin yargı organları tarafından denetlenmesini gerektirmektedir. Ancak bu denetimin sözde kalmaması için, denetimi yapan mahkemelerin idareden bağımsız olmaları gerekir. O hâlde, hukuk devleti ilkesinin bir şartının da mahkemelerin bağımsızlığı ilkesi olduğunu söyleyebiliriz. Anayasa’mızın 138’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz (m.138/2). Keza, Anayasa’mızın 139’uncu maddesinde hakimlerin görevlerini hiçbir şeyden çekinmeden yerine getirebilmeleri amacıyla hakimlik teminatı kabul edilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk devleti ilkesinin idare bakımından diğer bir gereği de idari faaliyetlerinin belirliliği ilkesidir. Hukuk devletinde idarenin eylem ve işlemlerinin idare edilenler tarafından önceden tahmin edilebilir olması gerekir. İdare takdir yetkisine sahip olduğu alanlarda dahi tam bir serbestiye sahip değildir. İdare bu yetkisini tüzük ve yönetmelik gibi genel kurallarla düzenlemek ve bu düzenlemelere uymak zorundadır. Buna, düzenli idare ilkesi denir. Keza, idari faaliyetlerin belirliliği ilkesi nedeniyle idarenin, istikrar kazanmış uygulamalarından vazgeçmemesi gerekir. Aynı şekilde, hukuk devletinde idare, kişilerin kazanılmış haklarına saygı göstermelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdarenin mali sorumluluğu mevcut olmalıdır. Nihayet hukuk devleti ilkesi, idarenin mali sorumluluğu ilkesini de gerektirir. Bir devlete hukuk devletidir diyebilmek için bu devletin idaresinin eylem ve işlemleriyle kişilere verdiği zararları tazmin etmesi gerekir. Anayasa’mız bu ilkeyi açıkça kabul etmiştir. Anayasa’mızın 125’inci maddesinin son fıkrasına göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. O hâlde devlet idaresi, hukuka aykırı eylem ve işlemleriyle kişilere zarar vermişse bunları ödemekle yükümlüdür. İdare bu yükümlülüğünü kendiliğinden yerine getirmiyorsa mahkemeler, idareyi verdiği zararları tazmin etmeye mahkûm ederler. Dolayısıyla, Türkiye’de hukuk devletinin bir gereği olan idarenin mali sorumluluğu ilkesi gerçekleşmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdarenin, yasama organı tarafından önceden kanunla düzenlenmiş bir alanda faaliyette bulunmasına kanuna dayanma ilkesi denir. Yani, idarenin düzenleme yetkisinin kanundan kaynaklanan, kanunu izleyen bir yetki olduğu söylenir. Hukukumuzda kanuna dayanma ilkesinin sadece iki adet istisnası vardır. Birinci olarak, cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan sıkıyönetim ve olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamelerinin kanuna dayanma zorunluluğu yoktur (Anayasa, m.121). İkinci olarak, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kuruluş ve çalışma esaslarının düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı kararnamesi de kanuna dayanmak zorunda değildir. Bu iki tür kararname, Türkiye’de yürütme organının istisnaen sahip olduğu asli düzenleme yetkisinin iki örneğidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdarenin eylem ve işlemleri kanuna aykırı olmamalıdır. İdarenin eylem ve işlemleri kanunun çizdiği sınırlar içinde olmak zorundadır. İdarenin eylem ve işlemlerinin bu niteliği 1982 Anayasası’nın 8’inci maddesinde yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Merkezden yönetim, kamu hizmetlerinin, devlet yani merkezî idare tarafından yürütülmesidir. Örneğin Türkiye’de güvenlik, sağlık ve ilköğretim kamu hizmetleri merkezden yönetim ilkesine göre yürütülmektedir. Bu hizmetleri yürütmek amacıyla İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı kurulmuştur. Bu Bakanlıklar bu hizmetleri, kendi adlarına değil, devlet adına yürütürler. Bu Bakanlıkların kullandıkları yetki de devlet yetkisidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Merkezden yönetimde tek bir tüzel kişilik vardır. O da devlet tüzel kişiliğidir. • Devlet, yani merkezî idare, kamu hizmetlerini konularına göre bölerek bakanlıklar şeklinde örgütlemiştir. • Kamu hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli olan gelir ve giderler merkezî bütçede toplanır. • Vatandaşlara sunulacak kamu hizmetleri bir merkezde, yani başkentte planlanır ve düzenlenir. Karar alma yetkisi başkentte oturan birtakım merkezî yetkililere aittir. Sorumluluk da onlardadır. • Merkezî idarenin bir taşra teşkilatı vardır. Ancak taşra teşkilatı merkezin bir uzantısı konumundadır. Taşradaki görevliler, merkezin emir ve talimatlarıyla bağlıdır. • Merkezî idare, çeşitli bakanlıklara, bakanlıklar da başkent teşkilatı ve taşra teşkilatı olmak üzere değişik birimlere ayrılmış olsa da, merkezî idare bir bütündür. Zira merkezî idare içindeki bütün görevliler hiyerarşik bir düzen içinde sıralanmıştır. Bu hiyerarşi, merkezî idarenin bütünlüğünü sağlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yetki genişliği ilkesi, merkezî idarenin taşra teşkilatının başındaki amirlerin, yani valilerin, merkeze danışmadan, merkezden emir ve talimat beklemeksizin, kendi başlarına merkez adına karar alabilmeleri demektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yerinden yönetim veya daha doğru bir tabirle adem-i merkeziyet, bazı kamu hizmetlerinin devlet dışındaki kamu tüzel kişileri tarafından yürütülmesi demektir. Diğer bir ifadeyle yerinden yönetim (adem-i merkeziyet) ilkesi, merkezden yönetim ilkesinin tersine, kamu hizmetlerinden bir bölümünün merkezî idare teşkilat› (devlet tüzel kişiliği) ve hiyerarşisi dışında yer alan kamu tüzel kişileri tarafından yürütülmesini öngören bir ilkedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Bir kuruluşun yerinden yönetim kuruluşu olabilmesi için her şeyden önce merkezî idareden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olması gerekir. Örneğin iller ve ilçeler, yerinden yönetim kuruluşu değildir; çünkü devletten ayrı bir tüzel kişilikleri yoktur. • Bir kuruluşun yerinden yönetim kuruluşu olabilmesi için personel bağımsızlığına sahip olması gerekir. Yöneticileri merkezî idare tarafından atanan bir kuruluşu, yerinden yönetim kuruluşu olarak kabul edilemez. • Bir kuruluşun yerinden yönetim kuruluşu olabilmesi için mali bağımsızlığa, yani kendine has gelir kaynaklarına ve bütçeye sahip olması gerekir. • Bir kuruluşun yerinden yönetim kuruluşu olabilmesi için, bu kuruluşun üzerinde hiyerarşi denetiminin bulunmaması gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yerinden yönetim, yani adem-i merkeziyet, yer ve hizmet yönünden yerinden yönetim olmak üzere ikiye ayrılır. • Yer Yönünden Yerinden Yönetim (Mahallî Adem-i Merkeziyet): Mahallî İdareler (Yerel Yönetimler: Mahallî idareler; il, belediye veya köy gibi belli yerlerde oturanların, mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere, merkezî idarenin dışında, devletten ayrı tüzel kişilikleri bulunan, belli bir özerkliğe sahip olan, karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir. • Hizmet Yönünden Yerinden Yönetim (Hizmet Adem-i Merkeziyeti): Hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşları, uzmanlık isteyen, merkezî idare tarafından yürütülmesi uygun görülmeyen, bazı kamu hizmetlerini yürüten, devletten ayrı tüzel kişilikleri bulunan, belli bir özerkliğe sahip olan kamu kuruluşlarıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşlarının devletten ayrı bir tüzel kişiliği vardır. • Ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduklarına göre ayrı bir malvarlığına ve bütçeye de sahiptirler. • Ayrı bir tüzel kişi olduklarına göre, kendilerine has bir personele sahiptirler. • Bu kuruluşlar üzerinde merkezî idarenin ( devletin) hiyerarşik değil, sadece vesayet denetimi olabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdarenin bütünlüğü ilkesi idarenin kuruluş ve örgütleriyle bir bütünlük teşkil etmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aynı tüzel kişilik içerisindeki birimler ile merkezi idarenin başkent ve taşra örgütleri arasında kurulan hukuki bağıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Üst, astının memuriyet durumuna (atama, terfi vs.) ilişkin işlemler yapma yetkisine sahiptir. • Üstün, astı üzerinde disiplin yetkisi vardır. • Üst, astları arasında görev bölüşümü yapabilir. • Üst, astlarına emir ve talimat verebilir. Astlar, üstlerin bütün emir ve talimatlarını harfiyen yerine getirmekle yükümlüdürler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Üst, astın işlemlerini denetleyebilir. Bu denetim hem yerindelik hem de hukukilik bakımından olabilir. Üst, bu denetim yetkisini ilgililerin başvurusu üzerine kullanabileceği gibi, re’sen de kullanabilir. Denetim sonucunda üst astının işlemlerini ilga edebilir ve geri alabilir; onlar› düzeltebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Hiyerarşi yetkisi aynı kamu tüzel kişisi içinde geçerli bir yetkidir. • Hiyerarşi yetkisi, bir genel yetkidir. Her hiyerarşik üst, bu yetkiye kendiliğinden sahiptir. Bu yetkinin hiyerarşik üste, ayrıca kanunla verilmesine gerek yoktur. • Hiyerarşi yetkisi, kendiliğinden veya ilgililerin başvurusu üzerine kullanılabilir. • Hiyerarşi yetkisinin kullanılması belirli bir sebebe bağlı değildir. Hiyerarşi yetkisi, hukukilik sebepleriyle kullanılabileceği gibi, yerindelik sebepleriyle de kullanılabilir. • Hiyerarşi ilişkisinde, astın idari veya yargısal bir başvuru hakkı yoktur. Ast, üstün işlemine karşı, örneğin onun verdiği emir ve talimata karşı dava açamaz veya bir üst makama şikâyette bulunamaz. • Hiyerarşi yetkisi vazgeçilemeyen bir yetkidir. Hiyerarşik amir, bu yetkisinden vazgeçemez;
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerinde sahip olduğu denetim yetkisidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 300 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.