Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
377 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Modern hukuk insanların yaşamlarının yalnızca her alanını değil aynı zamanda bu alanları en ince ayrıntısına kadar düzenleme iddiasındadır. Öyle ki, kişinin ne zaman hak sahibi bir varlık olarak doğmuş ne zaman ölmüş sayılacağı dahi hukuka tabidir. Türk Medeni Kanunu’nun 28. maddesine göre “Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir kişi anlaşmazlık yaşadığı bir arkadaşına hakaret edecek olursa Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde belirlenen hakaret suçunu işlemiş olur. Bu maddeye göre “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek (biraraya gelerek) işlenmesi gerekir.” Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre hakaret suçu a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu düzeylerden ilki pozitif düzenlemeye ilişkindir. Hukuk kavramını en temel olarak belli bir toplumda belli bir zamanda yürürlükte olan, toplumsal düzen içerisindeki insanların davranışlarını düzenleyen, devletin sağladığı yaptırımlarla güvence altına alınmış kurallar bütünü anlamıyla düşünürüz. Hukukun, hukuk dünyası içerisindeki bir başka düzeyi ideal bir düzene ilişkindir. Bununla kastedilen şudur: Hukuk, devlet tarafından yurttaşların davranışlarını düzenlemek üzere konulmuş kuralların üstünde yer alan ideal, doğal diyebileceğimiz bir düzenin adıdır. Bu nedenle hukuk, var olan konulmuş kuralları değil, aslında bu kuralların kendisine uyması gereken üstün düzeni ifade eder. Bu üstün düzen bir ideal, pozitif hukukun varması gereken bir hedeftir. Bu düzen bir ideal, bir doğal düzen olduğu için her zaman her yerde geçerli olan, değişmez, evrensel, nesnel niteliktedir. Hukuku yöneldiği değer itibariyle adalet düzeyinde ele alan yaklaşımlar da bulunmaktadır. Aslında bu yaklaşım, doğal hukukun bir alt kolu olarak karşımıza çıkar. Çünkü burada pozitif hukukun ulaşması gereken bir değer, adalet değeri belirlenmiş ve hukuk buna göre tanımlanmıştır. Buna göre hukuk, adalete yönelmiş bulunan bir toplumsal yaşam düzenidir. Bu bakımdan adalet hukukun son amacıdır ve adalete yönelmeyen hukuk, anlamını yitirir; hukuk olmaktan çıkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaptırım bir ahlâk normu ihlal edildiğinde bu normu ihlal ettiğinin farkına varan kişi vicdan azabı çekerken, aynı normu paylaşan diğer insanlar ise ihlali gerçekleştireni kınayacaklardır. Benzer şekilde örf-âdet kurallarının ihlali söz konusu olduğunda, aynı toplumsal çevrede yaşayan insanlar ayıplama, kınamadan başlayıp dışlama hatta fiziki güç kullanmaya varan yaptırımlar uygulayacaklardır. Hukuk normunun ihlali durumunda yaptırım karşı karşıya kalınır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk normları yapılması gereken davranışı aslında dört ayrı anlam kategorisinde ifade ederler. Bu anlam kategorileri yasaklama, izin verme, yükümlü kılma ve seçebilmedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Diğer toplumsal davranış kuralları gibi hukuk kuralları da insan davranışlarına ilişkin düzenlemeler içerir. Hukuk kuralları elbette doğa olaylarını düzenlemez. Hukuk kuralları ayrıca hayvanların davranışlarına ilişkin düzenlemeler de içeremez. Hukuk normunun konusu insanın kendisi değil, belirli bir davranışıdır. Genelde hukuk ve ahlâk normlarının muhatabının insan olduğu söylenir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk kurallarının kaynağı devlet dolayımı ile ortaya çıkan insan iradesidir. Literatürde hukukun kaynağı kavramı altında hukuka ve hukuksal düzenlemelere ilişkin bilgi edinebileceğimiz kaynaklar anlamında bilgi kaynakları, hukuksal düzenlemeleri yani normu ortaya çıkaran, yaratan makam anlamında organsal kaynaklar ve hukuksal düzenlemenin toplumsal yaşamı düzenlerken kazandığı biçim anlamında biçimsel kaynaklardan söz edilmektedir. Bunun yanında aslî kaynak, tamamlayıcı kaynak ve yardımcı kaynak ayrımını yaparak aslî kaynaklar altında yazılı ve yazısız hukuk kurallarını, yardımcı kaynaklar altında ise bilimsel görüşlerle yargı kararlarını değerlendiren çalışmalar bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk kuralını diğer toplumsal davranış kurallarından ayıran en önemli tür yazılı kaynaklardır. O kadar ki, hukuk kuralı dendiğinde münhasıran yazılı hukuk kuralları anlaşılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mevzuat, yürürlükte bulunan yazılı hukuk kuralları bütününe verilen isimdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuk kurallarının hiyerarşik düzeninin en üstünde anayasa yer almaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anayasalarda devletin organlarının, işleyişinin, niteliklerinin ve yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin yer alması beklenir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genel olarak anayasaların değiştirilebilmesi için diğer yasaların değiştirilmesi için gerekenden daha ağır usul ve şartlar olması beklenir. Bu niteliği taşıyan anayasalar sert anayasa olarak adlandırılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Alelade yasalarla aynı usul ve şartlarla değiştirilebilen anayasalar yumuşak anayasadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çünkü anayasa değişikliğinin diğer yasalar için öngörülenden daha fazla sayıda milletvekili tarafından önerilmesi, TBMM’de iki kez görüşülmesi ve en az TBMM üye tamsayısının beşte üçü tarafından kabul edilmesi gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yazılı hukukun bir diğer biçimsel kaynağı yasadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hukuksal anlamda yasa, anayasada belirtilen yetkili organ tarafından yine anayasada belirtilen usule göre çıkarılan yazılı, genel, sürekli ve soyut hukuk kuralıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anayasada yasa çıkartmakla yetkili kılınan organ yasama organı olarak adlandırılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Parlamenter demokrasilerde yasama organı seçimle belirlenen meclistir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’deki hukuk düzeni bakımından Türkiye Büyük Millet Meclisi bir yasa ile Bakanlar Kurulu’na yasa niteliğini taşıyacak kararname çıkarma yetkisi verir. Dolasıyla Kanun Hükmünde Kararname, yasamanın verdiği yetki ile yürütme tarafından çıkartılmaktadır. Kanun Hükmünde Kararnameler, Resmi Gazete’de yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kabul edilmek üzere sunulur. Bu da bir tür yasama faaliyeti anlamına gelen Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisinin yasama organının kendisinin onayı olmaksızın kullanılamayacağını göstermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’deki hukuk düzeni bakımından tüzükler, Bakanlar Kurulu tarafından çıkartılmaktadır. Bakanlar Kurulu bir tüzük çıkarmadan evvel Danıştay’ın incelemesine başvurmak zorundadır. Böylece çıkartılan tüzüğün yargısal öndenetimi gerçekleştirilmiş olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tüzüklere oranla daha somut uygulamalar içeren Başbakanlık, Bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından çıkartılabilen bir diğer yazılı uygulama kaynağı yönetmeliktir. Yönetmeliklerin Resmi Gazete’de yayımlanması şart değilse de, daha genel esaslar içeren bazı yönetmelikler için yayım şartı öngörülmüştür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir yetkili organ tarafından çıkartılmadığı, resmi bir yayında yayımlanmadığı halde, hukuk uygulamasında kaynak olma işlevi gören kaynaklara yazılı olmayan kaynaklar adını veririz. Bu özellikleri itibariyle yazılı olmayan kaynaklardaki kurallar, toplumsal yaşam içerisinde kendiliğinden ortaya çıkar. Çıkartılması için belli bir usul öngörülmüş değildir. Üstelik bu tür kurallar, bugünden yarına ortaya çıkmaz; maddî unsur diye de adlandırılan bir sürekliliğin yani uzun süre sürekli yinelenmenin gerçekleşmiş olması gerekir. Dolayısıyla yazılı olmayan kaynaklardaki kuralların hangi durumda ne zaman tam olarak ortaya çıktığını kestirmek zordur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Pozitifi hukukun yazılı olmayan kaynağı dendiğinde Örf ve Âdet Hukuku anlaşılır. Örf ve Âdet Hukuku, gerek içerik gerekse adlandırma itibariyle örf ve âdet kurallarına benzerlik gösterir. Bunları birbirinden ayıran Örf ve Âdet Hukuku’nun devlet gücü ile yaptırıma bağlanmış olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Örf ve Âdet Hukuku’nun iki unsuru vardır. Bunlar maddî unsur, manevî unsur ve hukuksal unsur olarak karşımıza çıkar. Maddî unsur, süreklilik ya da yinelenmedir. Bir davranışın örf ve âdet haline gelmesi için bir süre yinelenmesi, benzer durumlarda aynı şekilde davranılması gerekir. Elbette buradaki yinelemeden kastın ne olduğu yeterince açık değildir. Bir davranışın örf ve âdet oluşturması için gereken belli bir yinelenme sayısı bulunmaz. Yine de bu davranışın ilk ne zaman ortaya çıktığının bilinemeyecek kadar uzun bir süre yinelenmiş olması kıstası maddî unsura ilişkin bir ölçüt olarak kabul edilebilir. Manevî unsur, o davranış kuralına uyulması gerektiğine ilişkin genel bir inanç ya da kanının bulunmasıdır. Toplumun üyeleri tarafından zorunlu görülen bir davranış kalıbı olmadıkça örf ve âdetin ortaya çıkması da mümkün değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yardımcı kaynaklar bir zorunluluğun değil, yararlanma gereğinin ifadesi olarak karşımıza çıkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 19 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 358 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.