Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
295 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Dil felsefesinin üzerine çalıştığı tüm problemleri üçlü bir ilişkiyle dile getirebiliriz: dil-düşünce-dünya ilişkisi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
günümüzde “dil felsefesi” olarak anılan alanın gelişimi ancak yirminci yüzyılın başında özellikle Gottlob Frege ve Bertrand Russell’ın çalışmalarıyla başlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Niceleyiciler de yüklem olarak kabul edilir. Ancak bunlar bir nesneye değil bir kavrama, bir özelliğe, ya da bir niteliğe yüklenirler. Örneğin “ejderha yoktur” tümcesinde yer alan “yoktur” yüklemi bir hayvana değil bir kavrama (ejderha kavramına) yükleme yapıp bu kavramın boş olduğunu, yani hiçbir nesneye doğru olarak yüklemlenemeyeceğini ifade eder. Bu tür yüklemlere “ikinci dereceden yüklem” denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kısaca Frege/Russell görüşüne göre mantık alanı aslında dilin sentaksını araştıran bir alandır. Bir örnek ile bunu açıklamaya çalışalım. Diyelim ki “Tüm hayvanlar ölümlüdür” tümcesinin sentaksını araştırıyoruz. Frege/Russell mantık dizgesi bize bir yanıt sunuyor. İlk çözümlemede bu tümce “Eğer bir şey hayvansa, o şey ölümlüdür” şekline dönüşür, daha sonra tümcenin sentaktik formuna varırız: “Her x için, eğer x F ise, x G dir”, ya da tamamen sembolik dilde “"x (Fx ® Gx)”. Kısaca tümcelerin mantıksal formunu araştıran mantık alanı dil felsefesinin bir alt kolu olan sentaks ile bu şekilde bir organik ilişki içerisindedirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Reference Türkçe’ye çeşitli şekillerde çevrilmiştir: • “yönletim” (Arda Denkel), • “yöneltim” (Vehbi Hacikadiroğlu) • “imleme” (Harun Rızatepe) • gönderme
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gottlob Frege yüklemi bir tümcenin sentaktik bir parçası olan bir terim olarak kabul eder. Günümüz felsefesinde genel kabul gören bu görüşe göre bir yüklem ile o yüklemin bir tümce içinde dile getirdiği anlam birbirlerinden ayrılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
On dokuzuncu yüzyıl sonlarında Ferdinand Saussure’nin dil üzerine yapmış olduğu çalışmalar hem dilbilimde çok etkili olmuş hem de göstergebilimin (semiyotik) ve yapısalcılığın (structuralism) gelişimine öncülük etmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Düşünme dediğimiz edimi kişinin zihninde yaşadığı bir süreç olarak ele alabiliriz. Her birimiz gün boyu birçok düşünceyi aklımızdan geçiririz; birçok konuda yargılarda bulunuruz, doğruluğundan emin olmadığımız konularda kuşku duyarız, bilmediğimiz şeyleri merak edip sorular sorarız, gelecek için planlar yaparız. Tüm bunlar düşünmenin farklı biçimleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dil ve mantık felsefesinde bir tümcenin öznesi dediğimizde genelde kastettiğimiz o tümcenin özne konumunda yer alan terimdir. Tıpkı yüklem gibi, özne de bir dile ait ve harf veya karakterlerden oluşan sentaktik bir unsurdur. Buna bazıları “sentaktik özne” der. Örneğin “Ahmet çok çalışıyor” tümcesinin öznesi Ahmet’in kendisi değil “Ahmet” adıdır. Diğer yandan bir tümcenin hakkında olduğu şeye de (bu durumda Ahmet’in kendisine) genelde “mantıksal özne” ve Frege geleneğindeyse “nesne” adı verilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eğer iki terim aynı nesneye gönderme yapıyorlar ise bu terimlere “eşgöndergeli” terimler denir. Örneğin “en küçük asal sayı” terimi 2 sayısına gönderme yapar. Diğer yandan “en küçük pozitif çift sayı” terimi de 2 sayısına gönderme yapar; dolayısıyla bu iki terim eşgöndergeli terimlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antik dönemde ve Ortaçağ felsefesinde dil üzerine bazı felsefi konular tartışılmış olsa da, bu tartışmalar özellikle epistemoloji ve ontoloji alanlarında felsefenin klasik problemlerine yönelik geliştirilen düşünceleri desteklemek için kullanılmış ve genel bir dil kuramı geliştirilmemiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir dilin parçası olan bir sözcüğü, ya da sözcüklerin bir araya gelmesiyle oluşan tümce gibi bir terimi kavradığınızda o kavranan “şey” bir anlamdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
John Stuart Mill, günümüz dil felsefesinde temel bir konumu olan “gönderme” ile “anlam” arasındaki ayrımın ilk tohumlarını atmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Günümüzde epistemoloji, ontoloji, zihin felsefesi, mantık felsefesi ve bilim felsefesi gibi temel alanlarda dil felsefesi geleneğinde gelişmiş olan görüşler ve bu geleneğin yarattığı felsefe dili ağırlığını korumaya devam etmektedir. Analitik felsefe geleneği içinde dil felsefesi 70’li ve 80’li yıllarda üzerine en çok eser verilen alanların başlarında geliyordu. Kıta felsefesi geleneği içinde de adına genelde “dil felsefesi” denmese bile dile yönelik felsefi soruların tartışıldığı özellikle, semiyotik, yapısalcılık, yapısöküm gibi kuramsal çalışmalar hala ağırlığını hissettirmektedir. Son yirmi yılda dil felsefesi tartışmaları azalmış ve özellikle zihin felsefesi daha ön plana çıkmış olsa da, dil üzerine yapılan felsefi çalışmaların hem kuramsal hem de kavramsal etkisi tüm felsefi geleneklerde büyük ölçüde devam etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
On yedinci yüzyılda John Locke, sözcüklerin anlamı ile düşünme ve iletişim kurma arasındaki ilişkiyle ilgili kimilerine göre felsefe tarihinde ilk dil kuramını geliştiren filozof olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bunun en önemli nedeni önermelerin aynı zamanda düşünmemizin en temel unsurları olmasıdır. Bir düşüncenin içeriği o düşünceyi dile getiren bir tümcenin anlamı olan önermedir. Farklı bir kültürden gelen ve farklı bir dil konuşan biri de dünyanın yuvarlak olduğunu bilebilir ve aynı düşünceyi dile getirebilir. Bu sayede dillerimiz farklı olsa da, tümcelerimizin anlamları, yani dile getirdikleri önermeler aynı olması koşulunda ortak düşüncelere sahip olabiliriz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dil felsefesini en basit şekilde “dil üzerine felsefi soruların tartışıldığı bir alan” olarak tanımlayabiliriz. Ancak bu tanımda sözü geçen “dil” Çince ya da Türkçe gibi belirli bir dil değildir. Tüm doğal diller birbirinden çeşitli konularda farklılık gösterir ve dilbilim bu farklılıkları araştırırken dil felsefesi en geniş anlamda tüm diller arasında ortak olanı araştırır. dil felsefesi dilin yapısı, terim ve tümcelerin anlamları, dilin dünya ve insan düşüncesi ile ilişkisi, dil kullanımı ve iletişim üzerine felsefi soruların tartışıldığı bir alandır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gönderme kavramını anlamak için bir tümcenin özne konumunda yer alan bir terimi, örneğin bir özel adı, ele alalım. “Sokrates konuşmayı çok severdi” tümcesindeki “Sokrates” adı ile Antik çağın büyük filozofu Sokrates arasında bir ilişki olmalıdır. İşte bu ilişkiye dil felsefesinde “gönderme” deniyor.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özne konumunda en sık kullanılan terimler özel adlardır. “Sokrates”, “Türkiye”, “Venüs”, “Tanrı” türündeki adların hepsi birer terimdir. Yine özne konumunda kullanılan “o”, “bu”, “şu” gibi zamirler ve “Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanı”, en sevdiğim arkadaşım” gibi betimlemeler de terimlere örnektir. Bu tür tek bir nesneye gönderme yapma işlevi olan terimlere “tekil terim” denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Frege’ye göre yüklem boşluklu (doymamış) bir terim iken, özne boşluksuz (doymuş) bir terimdir ve bu sayede özne yüklemin boşluğuna oturarak bir tümceyi oluştururlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant’ın Almanca’da “Praedikat” olarak dile getirdiği ve “yüklem” olarak çevirdiğimiz terim, bazen bir tümcenin sentaktik bir parçasını dile getirirken bazı durumlarda da bir nesneye yüklenen niteliği ya da özelliği kast eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ancak “Ahmet Ayşe’den uzundur” tümcesinin yüklemi bir nesneye nitelik yüklemek yerine iki nesne arasında bir ilişki kurar. Bu tümcenin içindeki özel adları çıkardığımızda geriye kalan “x y’den uzundur” şeklinde ifade edebileceğimiz terim bu tümcenin yüklemi işlevini görüyor. Bu tür yüklemlere de “çift boşluklu yüklemler” diyoruz. Benzer biçimde üç ya da daha çok nesne arasında ilişki kuran türde yüklemler de bulunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant’ın felsefesinde kavram ile nesne arasında ayrım çok önemli bir yer tutar. Kant’ın etkisiyle günümüzde de baskın olan bir görüşe göre kavram bizim nesneleri düşünmemizi sağlayan ve hep “genel” olan yapılardır. Yani tek tek nesnelerin kavramları olamaz, kavram birçok nesnede örneklenebilecek türde genel bir şeydir. Örneğin şu anda önümde duran masayı düşünürken, onu bir masa olarak, yani masa kavramının bir örneği olarak düşünüyorum. O halde bu görüşe göre şu sonuca varabiliriz: kavram aslında bir tür anlamdır. “Masa”, “insan”, “gezegen”, “güneşin çevresinde dönen gök cisimleri” gibi tür adlarının anlamları na kavram diyebiliriz. Bu yaygın görüşe göre kavramlar hep tümeldir, tikel olamazlar. Kavramların tümel olma nitelikleri sayesinde dünyayı kategorilere ayırma işlevleri vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çağdaş zihin felsefesinin üzerine çalıştığı birçok konu ve problem dil felsefesinde geliştirilmiş olan kavramlarla dile getiriliyor. Örneğin zihin felsefecilerinin birçoğuna göre inanmak ve öğrenmek gibi zihinsel süreçlerin içeriği her durumda “önermeseldir”. Önerme kavramı dil felsefesinde geliştirilmiş bir kavramdır. Bu görüşe göre eğer, Ayşe bugün yağmur yağacağına inanıyorsa, inancını dile getirebileceğimiz “bugün yağmur yağacak” tümcesinin anlamı olan önerme Ayşe’nin inancının içeriğini oluşturur. Dolayısıyla dil felsefesinin bir konusu olan önermelerin çözümlemesi zihinsel süreçleri anlamak için gerekli hale gelir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
“içlem”in tanımı konusunda felsefeciler arasında bir uzlaşım bulunmaz. Bazıları bir terimin içlemini anlamı ile özdeş tutarlar, diğerleri ise terimin içlemini o terimin kaplamını belirleyen bir tür fonksiyon olarak ele alırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 275 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.