Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
397 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Modern çağın en büyük filozofu kabul edilen Immanuel Kant 1724 yılında bir saracın oğlu olarak Doğu Prusya’nın Königsberg kentinde doğmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Okulun kendisine en büyük katkısı iyi düzeyde Latince öğrenmiş olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant, Königsberg Üniversitesine başlamıştır. Burada hocası filozof Martin Knutzen’in kişiliğinde birinci sınıf bir öğretici bulması kendisi için bir şans olmuştur. Knutzen’in kütüphanesindeki kitaplardan yararlanarak mantık ve doğal bilim konusunda yetişme olanağı bulmuştur. Newton fiziğini incelemeye yönelmesi doğal bilimlere büyük ilgi gösteren hocası Knutzen’in etkisiyle olmuştur. Bu etki nedeniyle ilk yazıları doğal bilim alanına ilişkindir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Immanuel Kant’ın 1746’da üniversiteyi bitirdikten sonra geçim zorluğu nedeniyle sekiz-on yıl kadar ailelere özel öğretmenlik yapmıştır. 1755’te doktora düzeyinde bir derece alarak üniversitede eğitmen olarak göreve başlamıştır. Bu görevi yaklaşık 15 yıl sürmüş, 1770’de nihayet mantık ve metafizik profesörü olarak atanmıştır. Kant bu dönemde sadece mantık, metafizik ve ahlak alanında değil, matematik, fizik, coğrafya, antropoloji, pedagoji ve mineroloji gibi alanlar üzerine de dersler verdi. Felsefesinin gelişimi bakımından bu dönem eleştiri öncesi olarak nitelenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1770’de Duyu Dünyası› ve Düşünce Dünyası’nın Form ve İlkeleri başlıklı tezi ile profesör olarak atandı. Bu tarih onun eleştirel döneme geçişinin de başlangıcı oldu. Bu yazıda duyu dünyası ile düşünce dünyası birbirinden ayırt edilmekte ve her birinin kendine özgü bilgi temelleri olduğu öne sürülmektedir. Kant burada salt (rein, purus) teriminin anlamını genişletme yoluna gitti. Bu terim bilen öznenin kendi doğasında bulunan bilgi ögelerini anlatmaktadır. Bu şekilde Kant, epistemoloji alanında özgün görüşlerini geliştirmeye başlamış, eleştirel felsefenin ilk ve güçlü sinyallerini vermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant’ın asıl eleştirel dönemi 1781’de yayımladığı Salt Aklın Eleştirisi adlı yapıtıyla başladı çünkü yapıt baştan sona geleneksel felsefe tutumlarının eleştirisi üzerinde yükselmektedir. Bu yapıtın ardından 1788’de Pratik Aklın Eleştirisi 1790’da Yargı Gücünün Eleştirisi yayımlandı. Bunların dışında ilerideki Her Bir Metafiziğe Önsöylem), Ahlak Metafiziğinin Temelleri, Ahlak Metafiziği, Dünya Yurttaşlığı Bakımından Bir Genel Tarih Tasarımı, Sonsuz Barış Üstüne, Aklın Sınırları içindeki Din, Pragmatik Bakımdan Antropoloji gibi yapıtları da yayımlanmıştır ve her biri kendi alanında ses getirmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yargılar doğruluğu zorunlu olan ve aynı zamanda evrensel olarak geçerlilik taşıyan yargılardır. Bu zorunluluk ve evrensellik özellikleri deneyimin sağladığı sonuçlarda kesinlikle bulunmazlar. Buna karşılık matematik önermeler bu nitelikleri bütünüyle taşırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Deneyimin sağladığı verilere ilişkin yargılardır. Bunların doğrulukları olumsal olduğu için zorunluluk ve evrensellik niteliği taşımazlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eğer bir önermenin yüklemini oluşturan kavram önermenin öznesi durumundaki kavram tarafından içeriliyorsa eş deyişle iki kavram anlamca özdeş iseler bu yargı analitik bir yargıdır. Kant’ın kendisinin verdiği örnek: Tüm cisimler uzayda yer kaplar. Bu önerme analitiktir çünkü bizim cisim kavramımız uzamlı olmayı ya da uzayda bir yer kaplamış olmayı içeren bir kavramdır. Bir başka deyişle Uzamlı olan cisimdir, cisim uzamlı olandır. O hâlde tüm tanım önermeleri analitik önermeler olmaktadır. Analitik önermelerde özne ile yüklem arasındaki ilişki özdeşlik biçiminde bir ilişkidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Analitik bir yargıdaki koşulun gerçekleşmediği yargılardır. Başka bir deyişle yüklem kavramı özne kavramı tarafından içerilmemektedir. Bu şekilde özne ile yüklem kavramları arasında bir özdeşlik ilişkisi yoktur. Kant’ın verdiği örnek şöyle: Tüm cisimler ağırdır. Kant’ın düşüncesine göre, ağır kavramı cisim kavramı tarafından içerilmemektedir. Biz cisimlerin ağır olduğunu deneyim yoluyla öğrenmekteyiz. Aslında Kant bu özelliğin iyi bir şey olduğunu belirtir. Çünkü özne kavramına yüklem kavramı ile yeni bir nitelik eklenmektedir ve bu şekilde özneye ilişkin bilgimiz de genişlemiş olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant’ın bu analitik sentetik ayrımı daha önce Hume tarafından ideler arasındaki bağlantıları dile getiren, olgu ve varoluş konularını dile getiren önermeler biçimindeki ikili sınıflamasını andırmaktadır. Hume da birinci tip önermelerin zorunlu doğru olduğunu ikinci tip önermelerin doğruluklarının olumsal olduğunu öne sürüyordu. Ancak Kant bu noktada yeni bir buluş yaparak aynı yargı bakımından hem sentetik, hem apriori olan önermelerin bulunduğunu öne sürer. Kısacası sentetik a priori yargı türünü önümüze koyarak bilinen sınıflamaları bozmuş olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Duyarlılığımızın sağladığı duyusal verileri bu kategorilerin ışığında kavramsal dokuya adapte ederek belirli tipten yargılar öne sürmüş oluyoruz. Örneğin bir nesneyi algıladığımız zaman biz onu birçokluk ya da bir birlik ya da tümlük olarak kavrarız ve bunlara bağlı olarak tümel, tikel ya da tekil bir yargıda dile getiririz. Yine nitelik kategorisi bakımından biz bir şeye bazı nitelikleri yükleriz, bazı nitelikleri de ondan çıkarırız. Yüklenen nitelikler olgusal olurken öne sürülen önermemiz de olumlu olacaktır, ondan çıkardığımız nitelikler onun varlığında değillenirken ortaya koyduğumuz yargı ise olumsuz yargı olacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bunlar Aristoteles’in kategori olarak hiç aklına gelmeyen kavramlardır. Bütün insan bilgisinin bu üç kategori ile çalıştığı bunlar olmadan olamayacağı ifade edilir. Buna göre örneğin bir şeyin olması olanaklı görülebilir, bu olanak yerine gelirse bu şey varlık kazandı demektir, bu şey gerçekleştiğine göre demek ki varlığa gelmesi zorunluymuş.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Algıladığımız her şey uzamlı büyüklüklerdir. Çünkü tüm görüngüler algının zaman ve uzay formları içinde yer aldıkları için sayılabilir ve ölçülebilir büyüklüklerdir: Bunlar, bütünün imgelenebilmesi için bir parçası yeterli olabilen görüngülerdir. Parçaları birbiri ardı sıra izleyerek bütüne ulaşmak olanaklıdır. Tüm zaman parçaları için de aynı şey geçerlidir. Bunlardan sadece bir andan bir başkasına ardışık ilerlemeyi düşünelim: Ve böylece tüm zaman parçaları ve eklentileri yoluyla sonunda belirli bir zaman büyüklüğü üretilir. Bu ilke matematiğin doğa bilimlerinde uygulanmasını sağlar. Matematik, duyarlığın zaman ve uzam formları içinde üretilmiş olsa bile, anlama yetimizin nicelikleri düşünme kategorisi bu ilkeye bağlı olarak çalışır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ruh idesi, kendimizde bulduğumuz bir benbirliğinden hareketle hiçbir koşula bağlı olmayan bir ruhun var olduğuna ilişkin yargılara varmak yanlış sonuç çıkarmak olur. Çünkü bedene bağlı olmayan, buna karşın insanın yaşamasını, hareketlerinin sürüp gitmesini sağlayan tinsel bir tözün var olduğuna kendi ruhsal varlığımıza ilişkin bilgiden ulaşamayız. İlkçağdan bu yana ruhun ölmezliğine ilişkin öne sürülen uslamlamalar da asla kendilerine dayanılabilecek sağlamlıkta olmayan diyalektik yapılı uslamlamalardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Salt usun üçüncü idesi olarak ele alınan ide Tanrı idesidir. Bu ide ile ussal teoloji uğraşmaktadır. Kant kitabının Tanrı idesini ele alan bölümüne Transsendental İdeal Üzerine adını vermiştir. Tanrı idesinde hiçbir koşula bağlı olmayan ya da koşulların totalitesi ruhun ve her şeyin kendisine benzediği bir varlık düşünülmektedir. Dünyada eksiksiz bir varlıkla karşılaşmıyoruz. Her şey birtakım olumlu nitelikler ve güçlerden sınırlı bir biçimde pay almıştır. Her şeyin kendisine benzediği eksiksiz varlık, bütün realitelere sahip olan bir varlıktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant, mantık, metafizik, ahlak, matematik, fizik, coğrafya, antropoloji, pedagoji ve mineroloji gibi alanlar üzerine dersler vermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant’ın eleştirel dönemi 1781’de yayımladığı Salt Aklın Eleştirisi adlı yapıtıyla başlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant’ın düşüncelerinin gelişimi başlıca iki döneme ayrılır. 1770’den önceki döneme eleştiri-öncesi dönem, 1770’den sonraki döneme ise eleştirel dönem denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant, ortaya koyduğu bilgibilimsel sistemde ussalcılık ile deneyimcilik, bir başka deyişle, dogmatizm ile kuşkuculuk arasında bir tür arabuluculuk yapmaya ya da orta yolu bulmaya çalışmıştır. Bu tutumundan dolayı öğretisi bazen eklektisizm olarak da adlandırılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant’ın eleştiri-öncesi görüşleri büyük ölçüde doğa felsefesi alanına aittir ve bu dönemde ele aldığı metafizik kavramları da büyük ölçüde doğa felsefesi alanına aittir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant’ın genel bilgibilimsel amacı, bundan böyle Spinoza, Leibniz, Wolff tarzında metafizik sistemler üretmenin doğru, haklı bir girişim olup olmayacağının bir hesabını çıkarmak ve ortaya çıkacak sonuca göre gelecekteki metafiziklere bir yol göstermekti.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant'ın Salt Aklın Eleştirisi’nde ele aldığı zihinsel yetiler duyarlık, anlık ve salt akıl, bunlara bağlı bilgi sistemleri matematik, doğa bilimleri ve metafiziktir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Metafiziğin ele aldığı temel sorunlar tanrının varoluşu ve doğasının ne olduğu, insanın gerçekten istenç özgürlüğüne sahip olup olmadığı ve insan ruhunun ölümsüz olup olmadığıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kant bilgi türlerini önce a priori ve a posteriori olarak ikiye ayırır. Daha sonra bunlara analitik ve sentetik bilgi türlerini ekleyerek her birini nitelikleri bakımından açımlama yolunu tutar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 19 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 378 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.