Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
349 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
• Dar anlamda aile: Sadece eşlerden oluşan birlikten meydana gelir. Bu birliğe “evlilik birliği” de denir. Medeni Kanunumuzun 185 ve devamı maddelerinde, evlilik birliği hüküm altına alınmıştır. Bu birliğin tüzel kişiliği yoktur. Buna rağmen bu birliği meydana getiren eşlere bazı sorumluluklar yüklenmiştir. • Geniş anlamda aile: Geniş anlamda aile; dar anlamda aileye çocukların dahil olması ile meydana gelir. Geniş anlamda aileye “velayet ailesi” de denilmektedir. Medeni Kanunumuzda geniş anlamdaki aile, Medeni Kanunumuzda 335- 363 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ana baba ve çocukların birbirlerine karşı olan hak ve sorumlulukları hüküm altına alınmıştır. • En geniş anlamda aile: En geniş anlamda aile ise; eşler ve çocuklardan başka gerek kayın hısımları gerekse sözleşme ilişkisi nedeni ile işçi, çırak, hizmetçi veya benzeri sebeplerle ev halkı olarak bir çatı altında yaşayanlardan meydana gelir. Medeni Kanunumuzda 367-370 maddeleri arasında “ev düzeni” adı altında düzenlenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ceza hukuku, aileyi oluşturan kişilerin birbirlerine karşı sahip oldukları ailevi haklarla birlikte, aile topluluğunun aileye dahil olmayan kişiler karşısında sahip oldukları varlıkları da korumaktadır. Eski Kanunumuzda düzenlenen “aile efradına fena muamele” suçunun karşılığı olan 232. maddesinde, “kötü muamele” başlığı altında “aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse” nin cezai müeyyideye tabi tutulacağı hükme bağlanarak, geniş anlamda aile kavramı kabul edilmiş ve bu bağlamda çok daha fazla kişi korunma altına alınmıştır. Ayrıca yeni bir düzenleme ile Kanunun 233. maddesinde, “Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali” başlığı altında “aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğü” nün ihlali de suç olarak tanımlanmış ve ailenin ceza hukuku bağlamında korunması kapsamı genişletilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplum içerisinde daha rahat, daha güvenli, daha düzenli, daha mutlu ve refah içerisinde yaşamanın yollarını aramıştır. Bu sayılan özelliklere uygun şekilde yaşamasını sağlayacak kurumları kurma ve geliştirme çabası içerisinde olmuştur. Bu istek ve gayretin bir sonucu olarak zaman içerisinde, her toplumda insanların toplum içerisinde rahat huzurlu mutlu güvenli refah içerisinde yaşamalarını mümkün kılan bazı kurumlar ortaya çıkmış ve gelişmiştir. Bu tür kurumlar genel bir tanımlama ile sosyolojide sosyal kurumlar olarak isimlendirilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çok genel olarak bir sosyal kurum örgütlenmiş bir bütün oluşturan düşünceler inançlar, gelenekler, görenekler ve maddi ögelerden kurulu sürekliliği olan bir bütün olarak tanımlanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aile kurumunun bu kurumlar içerisinde hemen her yerde ve çağda toplum bakımından en önemli kurum olarak kabul edilmesinin şüphesiz bazı gerekçeleri bulunmaktadır. Bu gerekçelerin başında aile kurumunun diğer kurumlara temel teşkil etmesi, diğer kurumların kurulmasından, örgütlenmesine, gelişmesine, işleyişine kadar hemen her alanda yol göstermesi onlara rol model olması gelmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aile sosyal bir kavramdır. Aile, toplumu oluşturan bireylerinin yetişmesinde, bakımlarında, bedensel ve ruhsal gelişimlerinde, toplumsal ya da bireysel değerlerinin oluşmasında önemli bir rol oynar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplum ancak, iyi yetişmiş nitelikli kişilerden oluşmuş ise, gelişir ve sürekliliğini korur. Bu nedenle, aile kurumu gerek anayasal gerekse genel ve özel yasalar ile koruma altına alınmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Aile, içinde yaşanan toplumun temelidir. • Aile toplumun en küçük sosyal birimidir. • Aile evrenseldir. • Yeryüzünde hemen her çağda ve her toplumda aile kurumu mutlaka var olmuştur. Yani bir başka anlatımla dünya üzerinde ailenin olmadığı bir zaman ve bir zemin hiç olmamıştır. • Aile doğum olaylarının gerçekleştiği, neslin devamının sağlandığı, çocukların eğitiminin başladığı, insanların sosyalleşme süreçlerinin başlayıp tamamlandığı bir kurumdur. • Aile; bir yandan insanların toplumsal varlıklar olması nedeni ile oluşmuş doğal bir bağı, diğer yandan ise hukuk alanında düzenlenmiş olması nedeni ile hukuki bir bağı ifade etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bireyin çevresi ile ilk etkileşimi doğumu ile birlikte artık bireyi olduğu ailesinde başlamaktadır. Çocuk ile ailesi arasında başlayan bu etkileşim süreci “sosyalleşme” olarak adlandırılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
En yaygın tanımı ile aile; aralarında gerçek bir uzlaşma ve akrabalık bağı olan ve bütün sosyal ilişkileri bir soy etrafında olan gruplardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu açıdan aile, genellikle karı-koca ve çocukların oluşturduğu biyolojik, ekonomik ve psikolojik ve toplumsal görevleri olan sosyal kurumdur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir grup kategorisine sokmakta ve kuşak ilişkilerine göre ana-baba çocuklardan meydana gelen bir grup olarak tanımlamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsan toplumlarının organize ettiği ve insanın ihtiyaçlarına çeşitli şekillerde cevap verecek, onları idare edip yönetecek bir sosyal yapı ve mekanizma” olarak tanımlandığından aile, evlilik, devlet ve hükümet dahi birer toplumsal kurum olarak değerlendirilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
“Aralarında var olan kan bağı nedeniyle birbirlerine akraba olan bir grup insan” tanımını kullanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nimkoff, aileyi karı-koca ve çocuklardan veya sadece karı-kocadan kurulu az veya çok devamlılık gösteren bir birlik olarak tanımlamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bütün toplumsal yaşamın nüvesi olarak, doğa tarafından ortaya çıkarılmayan, fakat doğadan ilham alarak, bütün büyük sosyal yapıların örneğini teşkil eden en küçük gruptur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ana-baba ve çocuklar ve tarafların kan akrabalarından (aile biçiminin gereklerinden) meydana gelmiş ekonomik ve toplumsal bir birliktir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Öte yandan aile ilkel toplumlarda bir akrabalık sistemi olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamaya göre, akrabalığa dayalı topluluklarda bu sistemler aynı zamanda üretim ve mülkiyet ilişkilerini tanımlamaktadır. Ailenin ise ekonomik sistemlerden soyutlanamayacağı fikri geçerlidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aile biyolojik olarak kısaca neslin üretildiği ve sürdürüldüğü küçük bir grup olarak tanımlanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Wallerstein, aileyi aynı çatı altında oturan ve akrabalık bağları ile birbirlerine bağlı olan, bir tüketim ve üreme birimi olarak tanımlamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kıray’a göre ise aile, toplumsal değişmede tampon kurum işlevi gören, yapısal değişmelerin getirebileceği kopuklukları şekil ve işlev değiştirerek karşılayan, bireylerin güvenlik gereksinmelerini değişik biçimlerde yerine getiren sosyal bir kurumdur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal normların bir sistemi olan bir kurum olarak kabul etmekte ve tanımını bu bakış açısına göre şekillendirmektedir. Buna göre aile, sadece hislerin bir ürünü olmayıp, onlarında içine girdiği daha karışık ve çözülmesi zor bir adetler ve kurallar toplamıdır. Fındıkoğlu aileyi aynı zamanda akrabalık ilişkilerinin gerçekleştiği bir kurum olarak da görmüş ve bu bakış açısı ile aileyi, kendilerini hısım sayanların toplamıdır şeklinde tanımlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Geniş anlamda aile, içinde inşa türünün belli bir biçimde üretildiği, topluma hazırlanma sürecinin belli bir ölçüde, ilk ve etkili biçimde cereyan ettiği, cinsel ilişkilerin belli bir biçimde düzenlendiği, ana-baba ve çocuklar (aile biçimine göre başka yakınlar) arasında belirli bir ölçüde içten sıcak ve güven verici ilişkilerin kurulduğu, yine içinde bulunulan toplumsal düzene göre ekonomik etkinliklerin az ya da çok ölçüde yer aldığı toplumsal bir kurumdur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Ailenin ortaya çıkmasını cinsel içgüdü ile açıklayan görüş: Bu görüşü savunanların başında Hans Bluer ve Thomas Westernmark gelmektedir. Hans Bluer’ e göre insanları birbirlerine yaklaştıran tek güç cinsel çekim gücüdür. Hans Bluer’ e göre aile gibi küçük birlikleri ancak erkekle kadın arasındaki libido ilişkileri ortaya çıkarabilir. Thomas Westernmark ise cinsel çekim gücünün aileyi ve evlenmeyi ortaya çıkaran başlıca nedenlerden birisi olduğu tezini savunmaktadır. • Ailenin ortaya çıkmasını mutlak cinsi serbestlik ile açıklayan görüş: Bu görüşü savunanlar, ilkel kurumlardan aldıkları örnekler ile tezlerini kanıtlamaya çalışmaktadırlar. Bu görüşü savunanlara göre insanlar başlangıçta mülkiyetin ve otoritenin farklılaşmadığı bir “sürü” içerisinde yaşamaktadır. Bu nedenle insanlığın başlangıcında aile kavramı yoktur. Bu görüşe göre aile ancak bazı erkeklerin bazı kadınlar üzerinde hak sahibi olduklarını iddia etmeleri ve sürü halindeki grubun içerisinde mülkiyet ve kudret tesis etmelerinden doğan kültür farklılaşmasının bir sonucu olarak aile ortaya çıkmıştır. • Ailenin bir gelişme sonucunda ortaya çıktığını savunan görüş: Bu görüşü savunanların başında Lewis Henry Morgan gelmektedir. Morgan’ a göre toplumlar, yabanilik, barbarlık dönemlerinden geçerek uygarlık aşamasına geçmişlerdir. Morgan, kan yakınları arasında ortaya çıkan erkek kardeşler ile kız kardeşlerin karşılıklı olarak birlikte aralarında evlenmelerine dayanan ilk aile biçiminden sonra, gruplar olarak evlenilen fakat bir grup içerisinde bütün erkek kardeşlerin karılarını ayrı grup içerisinde kız kardeşlerin de kocalarını kolektif olarak paylaşmadıkları Avustralya’ daki sınıflara benzeyen yeni bir toplumsal sistemin ürünü ve ikinci bir aile biçimi olan “punaluan” aileye geçildiğini ve başlangıçta cinsiyete dayalı sınıflar biçimindeki örgütlenmeden daha üst nitelikteki kan yakınlığına dayanan sosyal örgütlenmesine geçişin büyük toplumsal aşamalar sonunda gerçekleştiğini ifade etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Kan yakınları arasında evlenmeye dayanan aile: Bir grup içinde erkek kardeşler ile kız kardeşler arasındaki evlenmelere dayanır. • Punaluan ailesi: Bu aile biçimi adını awailerin “Punaluan dedikleri akrabalık ilişkilerinden almaktadır. Bu aile bir grup içinde birden çok erkek kardeşlerin birbirlerinin karılarıyla ya da birden çok kız kardeşlerin birbirlerinin kocalarıyla evlenmelerinden oluşur. • Syndyasmian aile: Toplumların demografik yapısı değiştikçe ve zamanla evlenmeleri yasak olan kardeş ve akrabalar çoğaldıkça grup halinde ilişkilerin sınırlanması sebebi ile iki başlı anlamına gelen “Syndyasmian ailesi ” görülmeye başlamıştır. • Ataerkil aile: Bu aile bir erkeğin birden çok kadınla evlenmesi esasına dayanır. • Tekeşli aile: Bu aile tek bir erkeğin tek bir kadınla evlenmesi ve her ikisinin kendi başlarına bir evde oturmaları esasına dayanır. • İnsanlığın başlangıcında aile vardır tezini savunan görüş: Ailenin kökeni konusunda çalışan bazı bilim adamları ise buraya kadar anlatılan tezleri reddetmektedirler. Bu yazarlara göre aile kurumu insanlığın başlangıcından beri vardır. Bu görüşü savunan yazarlara göre ilkel toplumlarda daha fazla gelişmiş olan akrabalık unvanları rastgele verilmemiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 329 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.