Sohbet’in diğer türlerden ayrılan en önemli yönü nedir?
Yayımlanmış cevap
Sohbet türündeki yazıların deneme, makale, fıkra gibi diğer türlerden ayrılan yönü konunun işlenişinde ve anlatımındadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
188 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Sohbet türündeki yazıların deneme, makale, fıkra gibi diğer türlerden ayrılan yönü konunun işlenişinde ve anlatımındadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fıkralarda olduğu gibi sohbet yazılarında da yazarın herhangi bir konu hakkında görüş ve düşünceleri ortaya konulur. Fıkralarda olduğu gibi kişisel görüşler dile getirilir. Dil açık, sade ve durudur. Bu nedenle her yaştan ve her eğitim düzeyinden insanların bu türdeki yazıları okuyup anlama olasılıkları yüksektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yahya Kemal Beyatlı’nın sohbet türündeki eserinin adı Tarih Musahabeleri’dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sohbet türünde kaleme alınan yazılar bir anda okuru etkisi altına alır. Yazar bir anısını, bir yazarı, şairi, onun eserleri hakkındaki değerlendirmelerini, okuduğu bir dergi ve kitap hakkındaki düşüncelerini, izlediği bir sinema veya tiyatro hakkındaki yorumlarını, gündelik yaşamda gözüne takılan şeyleri okuyucularıyla paylaşır, okurla konuşmaya, bazen ona sorular sormaya başlar. Zaman zaman okuyucunun ağzından sorular sorar, okuyuculardan onay bekler, soruları yine kendi cevaplar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gezi yazısı, yurt dışında veya yurt içinde gezip görülen yerlerin, mimari, kültürel, dini, ticari, tarihi vb. yönlerinin anlatıldığı yazılardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gezi yazılarının temel hareket noktasının coğrafya olduğu unutulmamalıdır. Üzerinde durulan coğrafyanın tarihi, insanı, yaşam biçimi, mimarisi, ulaşımı, günlük hayatı, gelenek ve görenekleri, ahlak ve hukuk anlayışı, inançları, giyim tarzları yemek kültürleri, yan ayrıntılar olarak gezi yazısını destekler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aynı şekilde Türk edebiyatında da ilhamını gezmek fikrinden alan bu tarz eserlere rastlamaktayız. Ahmet Midhat Efendi’nin Hasan Mellah’ı Paris’te Bir Türk’ü, Acâib-i Âlem’i, Yakup Kadri’nin Bir Sürgün’ü, Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu adlı romanı, Halide Edip Adıvar’ın Handan’ı, Refik Halit Karay’ın Sürgün ve Gurbet Hikâyeleri, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın İki Hödüğün Seyahati, Ercüment Ekrem Talu’nun Meşhedi ile Devr-i Âlem’i ilk anda hatırlanabilecek gezi merkezli roman ve hikâyelerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Resmi görevlerle başka ülkelere gitme; savaş, hastalık, kıtlık, ticaret, din gibi nedenlerle başka yerlere göçme gibi sosyal etkenlerin haricinde ilginç yerler görme, yeni coğrafyalar keşfetme gibi bireysel amaçlarla da çıkılan yolculuklar, görülen yerler, gezi yazıları için birer kaynak olabilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tanzimat öncesi Türk edebiyatında, daha çok “seyahatname” adı altında gezi yazılarına rastlamaktadır. Diğer taraftan Osmanlı İmparatorluğunun son yüzyıllarında Batı ile ilişkilerin geliştirilmesi maksadıyla gönderilen elçilerin yazmış olduğu Sefaretnameler de gezi yazısı sınıfına sokulabilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Batının daha yakından tanınmaya başlar. Cumhuriyet düşüncesine bağlı olarak ortaya çıkan Anadoluculuk ve memleket edebiyatı, Anadolu coğrafyasını, insanını, kültürünü, tarihini, yaşama biçimini ön plana çıkarır. Buna bağlı olarak da bilhassa Anadolu'nun değişik şehir ve bölgelerine ait gezi yazıları dikkat çekmeye başlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1937’de Londra'da basılan Inside India kitabı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
“Geçmişte yaşanan veya olup biten bir şeyi hatırlamak; hatırlayarak anmak” manasındaki “anı” kelimesi, “anmak” fiil kökünden (-ı) yapım ekiyle türetilmiş bir isimdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
“Hatırda kalan, hatıra gelen şey” anlamındaki “hatıra” kelimesi ise, Arapça “hutur” kökünden türetilmiş bir isimdir. “Hatırât” da onun çoğul halidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Geçmişte yaşanan olaylara dayanması, doğal olarak anıyı tarihe yaklaştırır. Bir başka ifadeyle tarih toplumsal, anı ise daha çok bireysel bir tarihtir. Ayrıca, kişinin yaşadıkları ve gözlemlediklerini anlatmaları bakımından otobiyografi, seyahatname, sefaretname, tezkire, mektup ve günlük türleri ile anı arasında önemli ortaklıklar mevcuttur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaşanılanların hemen sıcağı sıcağına yazılması olan günlük, anıya göre bir hayli ayrıntı içerdiği gibi, bir o kadar da subjektif yargılar içerebilir. Bununla birlikte anılarda anlatılanların, her zaman yazanın bakış açısı çerçevesinde bize aktarıldığını unutmamak gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anı türünün yapısında dikkati çeken temel özellik, geçmişte yaşanmış ve gözlemlenmiş olayların sebep-sonuç bağlantısı içinde ve kronolojik bir sıra dâhilinde peş peşe anlatılmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hikâye ve roman, birebir yaşanmış gerçeği anlatma amacı ve iddiasında değildir.Anı, söz konusu türlerden anlatılanların gerçeği ve yaşanmışı esas almasıyla ayrılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anıların yazılış amaçları konusunda farklı sebeplerden bahsedilebilir. Kişinin yaşayıp gördüklerini gelecek nesillere aktarıp bunlardan ders almalarını istemesi, geçmişteki olay ve gelişmelerin gelecekte büsbütün unutulması veya yanlış bilinmesinin önüne geçme düşüncesi, kendisi ve hayatının kamuoyu tarafından doğru biçimde bilinmesi ve tanınması arzusu, toplumun tarih ve kültürüne katkıda bulunma isteği, bu sebepler arasında sayılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Günlük; kişinin yaşadıkları, gördükleri ve işittiklerini sıcağı sıcağına veya “günlük” olarak kendi algı ve bakış açısına göre bir deftere yazması veya not etmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Direktör Ali Bey’in Hindistan'a yaptığı gezinin intibalarını içeren Seyahat Jurnali (1897) ilk günlük örneği olarak kabul edilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Vakanüvist Osmanlı Döneniminde yaşanan önemli olay ve gelişmeleri yazmakla görevlendirilmiş tarihçi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk milletinin imparatorluktan cumhuriyete geçiş sürecinde yaşadığı büyük olaylar, değişim ve dönüşümlerin zihin ve ruhlarda yarattığı büyük tesirlerdir. Bu tür olay, gelişme ve değişmelere yakından şahit olmuş veya yaşamış olan insanlar kimi zaman gelecek nesillere gözlem, tecrübe, intiba ve değerlendirmelerini aktarmak istemişler kimi zaman da siyasi, sosyal ve kültürel tarih içinde oynadıkları rollerini savunmak ihtiyacını duymuşlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Biyografi”, otobiyografi ve monografiyi de içinde barındıran bir üst kavram olarak; sanat, edebiyat, tarih, politika vs. alanlarda tanınmış, sevilmiş; ülkesine ve bütün insanlığa veya belli bir sanat bilim alanına önemli katkılarda bulunmuş kişilerin yaşam öykülerinin yazılmasıyla ortaya çıkan edebiyat türüdür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir anlamda biyografi, geçmişte kalan hayatı ve ona bağlı başarıyı ve ürünü yeniden üretme, deneyimleme ve bunu yaygınlaştırma girişimi olarak değerlendirilebilir. Bu tanınmış kişinin doğduğu yer ve tarih, ailesi, eğitim hayatı, alanında yaptıkları, başarıları; kısaca içinde yetişmiş olduğu maddi ve manevi çevre içerisinde kişiliği ve eserleri çerçevesinde anlatılmaya çalışılır. Dolayısıyla biyografilerde bir gerçeklik vurgusu ön plana çıkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hayır. Ele aldığı kişiyi bütün yönleriyle anlatan oldukça hacimli biyografiler bulunmakla birlikte, ansiklopedilerde, edebiyat tarihlerinde kısa olan biyografiler de bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?