Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
188 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Yüzyıllar içinde yaşamın hemen her alanında kullanılarak gelişip zenginleşen dilin birçok farklı kullanımı söz konusudur. Bunlar; sözlü dil/konuşma dili, yazılı dil/yazı dili, manzum dil, mensur dil, günlük dil, edebiyat dili ve bilim dilidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sözlükte “yayma, saçma, dağıtma” anlamına gelen Arapça kökenli “nesir”in kavram anlamı; “manzum olmayan söz veya yazı”dır. Daha geniş biçimde tanımlamak gerekirse nesir; “herhangi bir duygu, düşünce, olay vb. şeylerin, dilin doğal yapısına, gramer kurallarına uygun bir biçimde ve düz cümleler hâlinde yazılı veya sözlü olarak ifadesi”dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nazım hâlinde; yani vezinli ve kafiyeli biçimde söylenmiş söz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nesrin en belirgin yönü ve temel şartı, ait olduğu dilin doğal hâli ve bu hâlin kuralları çerçevesinde hayat bulmuş olmasıdır. Nesir, “nazım”da vazgeçilemez olan kafiye ve vezni reddeder; yani manzum değildir. Ayrıca mısralar hâlinde değil, düz cümleler hâlindedir. Öte yandan nesir dili, nazım diline göre çok daha açık ve açıklayıcıdır. Onun varlık sebebi, taşıdığı anlamı, en açık ve anlaşılır biçimde ifade edebilmektir. Bir başka ifadeyle, nazımda ahenk-ritim endişesi daha ön planda yer alırken nesirde, düşüncelerin dilin doğal yapısı içindeki ifadesi önem kazanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nesrin en küçük birimi; bir fikri, duyguyu, hareketi, işi, bir hüküm hâlinde ifade eden cümle’dir. Cümlelerin mantıklı bir sıra içinde, anlam veya fikir çekirdeği etrafında toplanması ise paragraf’ı; paragrafların hem anlam hem yapı bakımından birlik ve bütünlüğü ise metin’i meydana getir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nesir, kendi içinde önce sözlü nesir, yazılı nesir; yazılı nesir de edebî nesir ve edebî olmayan nesir olmak üzere ikiye ayrılır. Bir başka yaklaşımla, kullanım alanı ve bundan kaynaklanan niteliklerine göre dil ürünlerini üç gruba ayırmak gerekir. Bunlar; günlük dil, bilim dili ve edebiyat dili’dir. Bunlardan sadece edebî dil ekseninde var olan nesirler edebî nesir, diğer dillerle kaleme alınan nesirler ise edebî olmayan; didaktik nesirlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İslamiyet öncesi Türk nesrinin başlangıç tarihi hakkında kesin bir bilgiye ulaşmak oldukça zordur. Sözlü edebiyat devri ürünü durumundaki sav’ları, bu dönemin ilk nesir örnekleri olarak kabul etmek mümkündür. Yenisey (V. ve VI. yy.) ve -özellikle- Orhun Yazıtları (VIII. yy.), yazılı edebiyat dönemi Türk nesrinin ilk ve en önemli örnekleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İslamiyet’i kabul edişten bir süre sonra XI. yüzyılda Karahanlılar bölgesinde bu dönemin eserleri ortaya çıkmaya başlar. Bunların başında da Kutadgu Bilig, Atabetü’l-Hakâyık ve Divanu Lügati’t-Türk yer alır. Daha sonra Harezm sahasına ait Rabguzî’nin Kısas-ı Embiyâ’sı, Altınordu sahasına ait Kerderli Mahmud b. Ali’nin Nehcü’l-Ferâdis’i, Altınordu sahasına ait Kodeks Komanikus, Çağatay sahasına ait Ali Şir Nevâî’nin Mecâlisü’n-Nefâis ve Muhakemetü’lLugateyn’i, Ebulgazi Bahadır Han’ın Şecere-i Türk ve Şecere-i Terâkime’si ve ilk Kur’ân tercümeleri, İslami dönemin ilk nesir örnekleri olarak anılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bütünüyle halkın malı olan bu nesir, büyük ölçüde sözlü geleneğe bağlıdır. Ağızdan ağıza veya nesilden nesle sözlü olarak aktarıla gelmiştir. Masallar, efsaneler, menkıbeler, hikâyeler, mizahi fıkralar, halk nesrinin belli başlı türlerini oluşturur. Halk nesrinin temel özelliği, halk dili ile ifade edilmiş olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Divan edebiyatında nesir denilince, Tanzimat yıllarına kadar sadece inşa denilen süslü nesir akla gelmiş; bunun dışındaki nesirler edebiyattan sayılmadığı için dikkate alınmamıştır. Genellikle tarih, destan, hikâye, seyahatname, biyografi, mektup ve didaktik eserler gibi türler etrafında hayat bulan divan nesri, topluca değerlendirildiğinde, birbirinden bazı noktalarda farklılıklar gösteren üç gruba ayrıldığı görülür. Bunlar: Sade Nesir, Orta Nesir ve Süslü Nesir’dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yer yer diğer iki nesir türünde de yer alan birtakım dil ve üslup özellikleri görülmesine rağmen sade nesrin temel niteliği, halk dili veya konuşma diline yakın özelliklere sahip olmasıdır. Yalınlık, açıklık, doğallık, düşünce ve olayların doğrudan doğruya ifadesi, sade nesrin asıl özellikleridir. Onda sanat yapma düşünce ve gayreti söz konusu değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kur’ân tefsirleri, hadis kitapları, menkıbevi İslam tarihleri, fütüvvetnameler, menakıpnameler, gazavatnameler, dinî-destani halk kitapları, halk hikâyeleri, halka mahsus tasavvuf, ahlak kitapları, sade nesrin hâkim olduğu eserlerdir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medrese eğitimi almış, üst zümrelerin içinde veya onlarla çeşitli seviyelerde ilişkisi olan yazarların çoğu orta nesri tercih etmiştir. Zaman zaman süslü nesrin unsurlarına da bünyesinde yer veren, bu nedenle halkın konuşma dilinden uzaklaşan orta nesirde temel amaç, sanat yapmaktan çok düşüncenin okuyucuya iletilmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nâimâ’nın Tarih’i, Katip Çelebi’nin Mîzân’ül-Hak’ı, Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’si, Koçi Bey’in Risale’si ve bazı dinî eserler, fetvalar, sefaretnameler, orta nesrin örnekleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fatih Sultan Mehmet devrinden itibaren (XV. yüzyıl) görülmeye başlayıp gittikçe gelişen süslü nesir (inşa), sanat endişesi ekseninde var olan ve divan şiiri etkisi altında kalan nesir türüdür. Yüzyıllarca tek edebî nesir olarak kabul edilen süslü nesirler, yoğun Arapça ve Farsça kelime ve tamlamaları, bol secileri, uzun cümleleri ve yapay yapısı ile diğer iki nesir türünden ve halk dilinden tamamen uzak ve farklıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Veysî ve Nergisî’nin kalemlerinde en üst noktaya ulaşan süslü nesir, Âşık Çelebi, Hasan Çelebi, Sâlim, Safayî tezkirelerinde; Hoca Sadedin ve Karaçelebizâde Abdülaziz tarihlerinde; Sinan Paşa’nın Tazarrunâme’sinde örneklerini bulmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tanzimat nesrinin ilk örnekleri resmî yazışmalardır. Çeşitli alanlarda gereksinim duyulan “ıslahat” hareketlerinde halkın desteğini almak isteyen yönetim, bu konularda halkı bilgilendirmek ihtiyacını duyar. Bu ihtiyaç, ister istemez halkın anlayabileceği bir dili kaçınılmaz kılar. Bu zeminde doğan yeni nesir, bir adım sonra devrin aydın ve sanatkârlarının çabalarıyla gelişip alanını genişletir. Çünkü aydın ve sanatkârlar için de halka hitap etmek esastır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Harf Devrimi, Türk Dil Kurumunun kurulması, basın-yayın olanaklarının gelişmesi, okuma-yazma ve okullaşma oranının artması, dilde özleştirme çalışmaları, Cumhuriyet Dönemi’nde dilin ve nesrin gelişimini etkilemiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk Dil Kurumu, 12 Temmuz 1932’de bizzat Atatürk’ün yönlendirmesiyle kurulmuştur. Amacı; Türk dili üzerinde araştırma ve incelemeler yaparak problemlerinin ortadan kaldırılması, zenginleştirilmesi ve ortak bir dil bilinci oluşturulmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cumhuriyet Dönemi’nde Türk Dil Kurumu, Türkiyat Enstitüsü, Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve çeşitli bakanlıklar ve üniversitelerde Türk dili üzerine pek çok derleme, tarama, gramer ve sözlük çalışmaları yapılmıştır. Sekiz ciltlik Tarama Sözlüğü (1943- 1976), on iki ciltlik Derleme Sözlüğü (1963-1983), Karşılaştırmalı Lehçeler Sözlüğü (1992), çeşitli meslek veya bilim dallarıyla ilgili terim sözlükleri (Dilbilim Terimleri Sözlüğü, Biyoloji Terimleri Sözlüğü, Eğitim Terimleri Sözlüğü, Toplumbilim Terimleri Sözlüğü, Matematik Terimleri Sözlüğü vb.), gerçekleştirilen sözlük çalışmaları arasında yer alır. İlk ciddi Türkçe sözlük olan ve 1901’de yayımlanan Şemsettin Sami’nin hazırladığı Kamus-ı Türkî’de toplam 35.000 kelime yer alırken Türk Dil Kurumunun yayımladığı son Güncel Türkçe Sözlük’te 100.000’nin üzerinde kelime bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cumhuriyet Dönemi Türk nesri, zamana bağlı kendi iç değişmeleri dikkate alındığında iki döneme ayrılabilir. Bu iki dönem; 1923-1940 dönemi Türk nesri ve 1940 ve sonrası dönem Türk nesridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cumhuriyet Dönemi Türk nesrini; edebî nesir, bilimsel ve öğretici nesir ve günlük nesir olarak sınıflandırmak mümkündür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir kelime veya kelime grubunun, sözlük anlamının dışında ve belli bir bilim dalı veya meslek sahasında kullanılmak üzere yeni bir anlam kazanması. Örnek: Vezin, kafiye, mısra, beyit kelimeleri edebiyat alanının terimleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Modern hikâye gerçek ya da gerçeğe uygun olay ve durumların; insan, zaman ve mekân unsurlarıyla birlikte kurgusal bir dünya çerçevesinde ve üzerinde durulan konu, tema ve mesaja uygun bir biçimde kurgulanıp; ayrıntıya girilmeden yoğunlaştırılarak, okuyucuya estetik haz verecek tarzda anlatılmasından doğan kısa ve mensur metin/türdür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelenekten pek çok özellik taşımakla birlikte modern Türk hikâyesi veya Tanzimat hikâyesi, Giritli Aziz Efendi’nin Muhayyelât-ı Aziz Efendi’si (1852), Emin Nihat’ın Müsameretnâme’si (1870), Ahmet Mithat Efendi’nin Kıssadan Hisse (1870) ve Letâif-i Rivâyât’ı (1870- 1895) ile başlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 11 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 177 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.