Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
385 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Klasik edebiyat için, “hazan rüzgârları” nın esmeye başladığı bir dönemdir. Hazan vakti gibi bu dönemin de kendine özgü güzellikleri vardır. Fakat, bu güzellikleri besleyen kaynaklar canlılığını kaybetmeye, yapraklar dökülmeye yüz tutmuştur. Yaprak dökümü öncelikle kaside, âşıkane ve tarihî mesnevilerde başlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kendine has hayallere sahip, yaratıcı şairler olarak vasıflandırdığı, kendinden sonra birçok takipçi bulan üslup sahibi şairler olan Nedim ve Şeyh Galip’tir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ra-tip, sefaretnamesinde Avusturyalıların tarım, ekonomi, adalet ve sağlık kurumları hakkın-da bilgi vermiş, ayrıca din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmış olduğuna temas etmiştir. Bu asrın diğer düşünürlerinden Ahmet Resmî Efendi’nin Hülasatü’l-İtibar adlı ese-ri ise Osmanlı insanının büyük çoğunluğuyla değişen dünyadan haberi olmadığını göstermektedir. 1757 yılında gönderildiği ve dört ay kaldığı Viyana elçiliğiyle ilgili izlenimlerini anlattığı Sefaretname’ sinde, Avusturya’nın yönetim biçimi ve kendisine oldukça ilginç gelen halkın hayat tarzıyla ilgili bilgi vermiş; kraliçenin kıtlık zamanında pahalı sat-mak üzere elde ettiği ürünleri ambarlarında sakladığını, zenginlerinin kuşluk vaktine ka-dar uyuduklarını, sonra üçer beşer mesire yerlerine gittiklerini, geceleri de opera ve komedya tabir olunan “hayalhane” de vakit geçirdiklerini, sabaha kadar sohbet edip sokaklarda gezdiklerini anlatmıştır. Resmî’ nin açık ve cesur bir dil-le kaleme aldığı layihaları ise, III. Selim’in reform çalışmalarının ana konusunu teşkil etmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin yakınlarına sağladığı ayrıcalıklar, padişah II. Mustafa’nın Edirne’de ikameti; savaşlardan ve maddi sıkıntılardan bunalan İstanbul halkının da sabrını taşırmıştır. Bir grup cebecinin Gürcistan seferine çıkmadan önce maaşını alamadıkları için savaşa çıkmayı reddetmeleri sosyal patlamanın kıvılcımını çakmıştır. Yeniçerilerin de katılmasıyla isyan daha da alevlenmiş, Feyzullah Efendi’yi şikayet için Edirne’ye giden heyetin hapsedilmesi, II. Mustafa’nın Rumeli’de asker toplamaya kalkışması, isyanın faturasının daha da büyümesine sebep olmuştur. İsyancıların binlerce asker, tüccar ve halkın katılımıyla sarayı kolaylıkla ele geçirmeleri üzerine Feyzullah Efendi’yi Erzurum’a sürgüne göndermek zorunda kalan II. Mustafa; maiyetindeki askerleriyle İstanbul’a yürümüş, fakat Babaeski civarında askerlerin isyancılarla anlaşarak padişaha sırt çevirmesi üzerine olay kan dökülmeden kapanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir önceki sorunun cevabının bitimindeki nokta işaretinden sonrasına imleci konumlandırarak Enter tuşuna basınız. Soru numarası belirecektir ama siz gene de, TÜMÜ BÜYÜK HARFLERLE konu başlığını yazınız ve imleç yazdığınız paragrafın herhangi bir yerinde iken stil listesinden “Heading 1” stilini seçiniz. Soru numarası ortadan kalkacak ve başlık stili uygulanmış olacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu asrın sonunda Yerel hanlıklarla varlıklarını sürdürmeye çalışan Orta Asya Türkleri için de bu asır, adım adım Rus işgaline doğru giden bir sürecin başlangıcı olmuştur. Çin, Doğu Türkistana girmiş, Hindistan’da ki Babürlülerin taht kavgaları bölgeye İngilizlerin hakim olmasıyla sonuçlanmıştır. Buna karşılık Avrupa, Rönesans’tan itibaren gerçekleştirilen yapısal değişiklikler, bilim ve düşünce hayatındaki reformlar ile dünya dengesinde önemli bir güç haline gelmeye başlamıştır. Bu asır, sanayi devrimini gerçekleştirme sürecine giren Batı için aydınlanma çağı-dır. İlk dönemlerde büyük bir imparatorluk olmanın verdiği güvenle Batı’da ki gelişmeleri görmezlikten gelen Osmanlı bürokrasisi, devlet ve toplum düzeninde görülen bozulmanın sebebini “kanun-ı kadim”den (eski kanunlardan/Kanuni Döneminden) uzaklaşmakta aramış, çareyi de Kanuni Döneminin görkemli günlerine dönmekte bulmuştur. Bu gelenekçi ıslahat düşüncesi, her dönemde taraftar bulmakla birlikte bilhassa XVIII. asra kadar etkili olmuş, bu tarihten itibaren başta savunma alanında olmak üzere bilim, kültür ve hayat tarzında batıya yöneliş başlamıştır. Fakat, Osmanlıların Batı’da ki gelişmelere, onların maddiyata dayalı zihniyetine ayak uydurmaları kolay olmamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gazelde Nabî, kasidede ise Nefî gelmektedir. Bakî, Fuzulî, Şeyhülislam Yahya, Sabit gibi şairlere yazılan nazireler de önemli bir yer tutmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İstanbul’dur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Devlet erkanı giyim kuşamda lüks ve israf yarışına girer. Batılı ressamlara portrelerini çizdirmek moda olur. Devlet erkanının evlerinde, alçak divanların yerini koltuklar ve iskemleler almaya başlar; pantolon gibi batı tarzı giyim yaygınlaşır. Öteden beri Türkler arasında önem verilen bir çiçek olan ve döneme adını veren lale, bu devirde hastalık derecesine varan bir tutkuya dönüşmüştür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu olumlu gelişmelere karşılık, Lale Devri’ndeki israf ve lüks merakı, sadrazam ve ekibine karşı tepkileri körüklemiş ve bu dönem Patrona Halil isyanıyla kanlı bir şekilde sona ermiş, devrin sembolü hâline gelen Sadabad yerle bir edilmiştir. Bazı israf ve aşırılıklar bir kenara bırakıldığında, toplumdaki değişim arzusunun ulaştığı boyutu göstermesi bakımından oldukça önemli olan Lale Devri, Hasan Âli Yücel’in belirttiği gibi Karlofça’ dan sonra ülkenin üzerine bir kâbus gibi çöken küsuf (=Güneş tutulması) döneminde, bir lalenin ömrü kadar geçen “fecri kâzip” gibi kalmıştır (1998: 220-221).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Biriken problemler, toprak kayıplarıyla gelen binlerce göçmenin iskânı, Celali isyanları ve iç karışıklıkların getirdiği huzursuzluklar, konar göçerlerin yerleşik hayata zorlanması, beraberinde işsizlik, ekonomik sıkıntı ve ahlaki çöküntüyü getirmiştir. Fakat, artan bu sefalete karşılık başta devlet erkânından başlamak üzere sefahat da artmış, israf ve lüks merakı herkesi sarmıştır. Bu dönemde kaleme alınan layihalarda, dev-let adamları ve halktaki gösteriş ve lüks merakının yaygınlaşması, rüşvetin artması sık sık eleştiri konusu edilmiştir. Bu asırda, Paris’te Turquerie diye Türk giyim kuşam tarzı moda olurken, Osmanlılarda da Batı taklit edilen prestij kültür hâline gelmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İsyan sonrası, II. Mustafa tahttan indirilerek yerine III. Ahmet (1703- 1730) getirilmiş; Feyzullah Efendi ve yandaşları Edirne’de devlete ve dine ihanet suçuyla öldürülmüştür. Bu olay sonrasında, asiler tarafından devletin Osmanlı hanedanı tarafından idare edilmesi tartışılmaya başlanmış, Osmanlı tarihinde ilk defa Osmanlı hanedanına (Âl-i Osman’a) alternatif arayışlar içine girilmiştir. İmparatorluğun, Kırım hanları hatta Sokullu’nun torunları tarafından yönetilmesi gibi, gündeme getirilmesi bile düşünülmeyecek fikirlerin ileri sürülmesi, devletin temel direği padişahlık makamının uğradığı erozyonu, sosyal patlamaya giden huzursuzluğun boyutlarını göstermesi bakımından oldukça önemlidir. Edirne Vakası ’nın ardından iç huzurun sağlanması 1718’leri bulmuştur
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Has bahçelerin sayısı, en yüksek seviyesine XVIII. yüzyılda ulaşmış; Lale Devriyle birlikte de azalma göstermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nedim ve Galip’ten sonra, kaside sahasının ilk akla gelen ismi Münif ’tir. Münif ’in dışında Seyyit Vehbî ve Sünbülzade Vehbî anılması gereken önemli kaside şairleridir. Edirneli Kâmî, Samî, Neylî, Kânî, Yahya Nazîm, Sakıp Mustafa, Nevres, Haşmet ve Enderunlu Fazıl kasideleriyle de tanınan şairlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
XVIII. yüzyıl divan edebiyatı önceki asırlarda atılan temeller üzerinde son derece verimli bir dönem geçirmekle birlikte, bu edebiyatı besleyen kaynakların kurumaya yüz tuttuğu, has bahçede yaprakların sararmaya yer yer de dökülmeye başladığı bir dönemdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Edirne, Bursa, Yenişehir, Mora, Tokat, Erzurum, Antakya, Adana, Kerkük, Kırım gibi merkezlerde doğan devrin önemli isimleri, tahsil veya görevleri sebebiyle İstanbul’a gelerek, kendilerini burada gösterme fırsatı bulmuşlardır. Bu, siyasi ve sosyal hayattaki çözülmenin kendini iyice hissettirdiği XVIII. asırda, İstanbul’un çekim merkezi olma özelliğinden bir şey yitirmediğini göstermektedir. Beliğ ise Bursa’da doğmuş ve hayatını burada geçirmiştir. Hazık ve Enis, İstanbul’da eğitim görmekle birlikte doğdukları yerlere dönerek hayatlarının önemli kısmını memleketlerinde geçiren şairlerdir. Fakat Hazık, şiirlerinde İstanbul’a duyduğu özlemi dile getirerek, tekrar İstanbula gitmek nasip olursa bir daha oradan ayrılmayacağını söyler. Kasımpaşalı Salik Efendi de, İstanbul’dan başka yerde oturamayacağını belirtir. Kendilerinden kısaca bahsetmekle yetindiğimiz, dönemin geri plandaki şairlerinden olan Agâh, Valî ve Hamî-i Amidî ise Diyarbakır’da doğmuş ve hayatlarını orada geçirmişlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk edebiyatının has bahçesi olarak adlandırılır. Has bahçede geceli gündüzlü günlerce devam eden meclisler, sultanların bezm (=işret, eğlence) hayatının merkezi olmuştur. Eski şiirin en seçkin temsilcileri padişahın nedimi ve musahibi (=padişahın arkadaşı, sırdaşı, danışmanı) olarak bu meclislerde şiiri en yüksek düzeyde temsil etmişlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İki veya daha çok şairin mısra ya da beyit beyit birlikte söyledikleri gazellere denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu alandaki yeniliklerin en önemlisi İbrahim Müteferrika (1727-1745) tarafın-dan matbaanın kurulmasıdır. Bunun yanında, sadrazam İbrahim Paşa tarafından, Arapça ve Farsçadan çeviriler yapmak üzere bir tercüme heyeti oluşturularak dinî, tarihî eserlerin yanında felsefe ve astronomi ile ilgili eserler çevrilmiştir. Daha önce Osmanlılarda farklı dillerde basım görülmekle birlikte, Türkçe ilk kitap bu dönemde basılmıştır. Matbaada ba-sılan ilk kitap Vankulu Lügati’dir. Müteferrika’nın ölümüne kadar dinî, tarihî-coğrafi eser-lerle, sözlüklerden oluşan on yedi eser yayımlanmıştır. Binlerce hattatın isyanı, bazı dinî eserlerin çoğaltılması işi onlara verilerek bastırılmaya çalışılmıştır. Müteferrika’nın ölümünden sonra ise uzun yıllar hiç kitap yayımlanamamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İbrahim Müteferrika nın eserinin adı Usulü’lHikem fi-Nizami’l-Ümem dir. Devletin geri kalması ve çeşitli devlet yönetim şekilleri (monarşi, aristokrasi ve demokrasi) hakkında bilgi vererek, modern devletlerin akla dayanan yöntemlerle yönetildiğini, bu yönetim şeklinde din ve gelenekten ziyade bilgi ve bilimin önemli olduğunu anlatmış; devletin geri kalış sebepleri konusunda diğerlerinden farklı olarak dış dünya hakkındaki bilgisizliği göstermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kâmî, Samî, Seyyit Vehbî, Nahifî, Koca Ragıp Paşa dır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
XVI ve XVII. yüzyıllarda mimaride kullanılmaya başlayan ve resim, heykel, müzik ve edebiyata da geçen bir üslup, bir sanat akımı. İtalya’da ortaya çıkan bu üslup, oradan Avrupa’ya yayılmıştır. Mimaride, klasik üslupla fantastik (hayalî) ögelerin sentezini; edebiyatta ise abartılı üslubu ifade eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk musikisinin gelişme safhaları her zaman iktisadi ve siyasi gelişme safhalarıyla paralellik göstermemiştir. En büyük bestekarlar ve eserler çöküşün ilerlediği, belki de sefaletin artmasıyla sefahatin de artmasından olsa gerek, XVIII ve XIX. asırlarda ortaya çıkmıştır. Lale Devrinin yaşama coşkusunu şiirde Nedim, musikide Mustafa Çavuş temsil etmiştir. Onun, devrin ağdalı klasik eserler arasında açılmış bir parantez niteliğinde kalan hareketli, lirik, neşeli şarkıları bugün bile zevkle çalınıp söylenmektedir. Osmanlı hanedanının en ünlü bestekarı, şair, neyzen ve tanburi III. Selim’in sanat çevresi ise, Osmanlı musikisinde son ihtişamın yaşandığı bir yenilik sahnesi olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Islahatname yazma geleneği bu asırda oldukça yaygınlaşmıştır. Nizam-ı Cedit’e kadar yazılan layihalarda çözülmenin sebebi olarak idari yozlaşma, adaletin terki, zulüm, rüşvet, iltimas ve ihmal gibi hususlar ileri sürülmüş, çare olarak “kanun-i kadim” i ihya etme gösterilmiştir. Nizam-ı Cedit’le birlikte, Batı’da meydana gelen değişmelerden haberdar, iç ve dış gelişmelere vakıf ıslahat yazarları görülmeye başlamıştır. Fakat, layiha yazarlarının ruhen Batı’ya açık olmakla birlikte, Batı kültürü hakkında yeterli bilgi sahibi olmamaları; onların askeri tedbirler dışında, hukuka bağlanma ve “kanun-ı kadim” e dönme gibi önerileriyle gelenekçi nasihatçiler çizgisinde kalmalarına sebep olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İstanbul, birçok defa büyük yangınlara sahne olmuş; bilhassa 27-28 Eylül 1755’de çıkan büyük yangında sokakların darlığı sebebiyle Babı Âlî tamamıyla yanmıştır. 1755 yılındaki sert kış ise Haliç’i dondurmuş; 1754 ve 1766 yıllarında ise İstanbul büyük depremlerle sarsılmıştır. Asırlardır binlerce insanın ölümüne sebep olan veba salgını, bu asırda da karantina uygulamasının olmaması sebebiyle halk için kâbus olmaya devam etmiş; bir günde sadece Edirnekapı mezarlığına 999 kişinin defnedilmesi üzerine, insanlar çaresizlik içinde hastalıktan kurtulmak için camilerde dua etmeye koşuşmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 19 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 366 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.