Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
328 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Kavram bilgisi analitik ve eleştirel düşünce zincirinin başlangıcıdır. Kavramlar ilk bakışta karmaşık ve içinden çıkılamaz görünebilir. Ancak düşünce sisteminizde anlamlarını yerli yerine koymaya başladığınızda kuramsal tartışmalara nüfuz etmeniz kolaylaşacaktır. Kimi zaman birbirinin yerine kullanılan kavramların sadelikle anlaşılabilmesi için kavramların tanımlarını ve bu tanımlar etrafında gelişen tartışmaların kavranması önemlidir. Birbirine benzer kavramlar arasındaki farkları görebilmek önemlidir. Bu nedenle kavramsal tartışmaların da takip edilebilmesi gerekir. Masalarla ilgili akademik tartışmaları takip edebilmek ve için masal ve masal çalışmaları ile ilgili kavramları bilmeniz önemlidir. Bir konuyu layıkıyla kavrayabilmek için temel kavramların bilinmesinde fayda vardır. Bu nedenle okuduğunuz konuyu anlayabilmeniz için derinleşmenizi sağlayacak kavramları öğrenmek gerekir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Umay Günay Elazığ Masalları ve Propp Metodu adlı eserinde “masal” kelimesinin Arapça “mesel” kelimesinin anlamının ve söylenişinin değişmesinden türediği bilgisini vermiş ve Türkçe ve Osmanlıca sözlüklerde yer aldığını aktarmıştır. Günay ayrıca “mesel” kelimesinin “halk dilinde yaygın ve benimsenen öğüt” anlamına geldiğini ve bu türün 19. yüzyıldan beri masal adıyla anıldığını, bu döneme kadar Türkiye’de bu türün adının “kıssa, destan, hikâye, mesel” olarak geçtiğini ifade etmiştir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Motif kavramı her ne kadar Stith Thompson tarafından gündeme getirilmiş olsa da farklı pek çok araştırmacı bu kavram üzerinde düşünmüş ya da farklı adlandırmalar yapmışlardır. Stith Thompson tarafından “motif ”, Propp tarafından “fonksiyon”, Veseleovskijz tarafından “tem” olarak adlandırılan bu terim masalın en küçük yapı unsuru olarak tanımlanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Stith Thompson motiflerin üç gurupta incelenebileceğini söyler. Birinci gurupta yer alanlar tanrılar; olağanüstü hayvanlar, cadılar, devler ve periler gibi şahane yaratıklar ve hatta gözde olan en küçük çocuk veya hain üvey anne gibi gelenek tarafından bilinen insan karakterlerini de içine alan masalların aktörleridir. İkinci gurupta ise bir hareketin arkasındaki büyülü objeler, olağanüstü görenekler, acayip inanmalar ve benzeri gibi unsurlar yer alır. Üçüncü gurupta da; tek tek olaylar yer alır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
“Anlatmaya ait motifler bazen çok basit kavramlardan oluşup geleneksel anlatmalarda devamlı şekilde yer alırlar. Bunlar periler, cadılar, devler, ejderhalar, hain üvey anneler, konuşan hayvanlar vb. gibi görülmemiş yaratıklar olabilir. Motifler şahane dünyaları içine alırlar ki orada büyü her zaman güçlüdür. Büyü ise görülmemiş fiziki meydana gelişler ve oluşlardır. Bir motif özü itibariyle kısa ve basit bir anlatma da olabilir. Motif, seyirci hâlindeki dinleyiciye yeteri kadar çarpıcı gelen veya onları cezbedecek kadar şaşırtıcı olan bir oluşumdur.” Stith Thompson motifi bu şekilde kısaca ifade ettikten sonra, bir masaldaki her şeyin motif terimi ile ifade edilemeyeceğini, bir unsurun motif olabilmesi için farklı bazı özelliklere sahip olması gerektiğini de şöyle açıklar: “motif terimi çok esnek bir şekilde bir masaldaki herhangi bir unsur için kullanıldığında kesinlikle unutulmamalıdır ki geleneğin bir parçası olabilmek için, bir unsur insanların onu hatırlayacağı ve tekrar edeceği geleneğe has bir özelliğe sahip olmak zorundadır. Sahip olunan bu özellik sıradan ve bayağı bir özellik değil, farklılığı gösteren bir özelliktir.” Karışıklığı önlemek için Stith Thompson oldukça güzel bir örnekle bu durumu açıklar: “Masalda bir anne olmak motif değildir. Hain üvey anne ise bir motif olabilir, çünkü o en azından görülmemiş bir şey olarak düşünülmüştür. Hayatın gelişigüzel olayları motif değildir.”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dundes tip kavramının üç farklı anlam önerdiğini dile getirmiştir. Dundes bu anlamlardan birincisinin motiflerin birbirlerine özel bir şekilde bağlanmasıyla oluşması, ikincisinin herhangi bir masal tipinin diğer bir masal tipi karşısında benzersiz bir yapıda olabilmesi ve üçüncüsünün bir masal tipinin kendini değişik varyantlarda gösteren bir Cookie Cutter platonik form veya modeli gibi algılanabilmesi olduğunu belirtmiştir. Dundes ayrıca bir başka deneme olan “The folelts World”da ise Honti’nin meseleyi tamamen berraklaştırdığına ve tip kavramını sadece ideal bir yapı olarak ifade ettiğine dikkat çekmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir motif ve masal tipi arasındaki farkı gösteren anahtarın biri de bir masal tipinin bütün versiyonlarının arasında bağlantı olup kuşaktan kuşağa aktarılarak kalıtım yoluyla günümüze ulaşmasıdır. Bu tiplerin aynı kökenden geldiğini kanıtlar, oysa bu özellik motif başlığı altında toplanan anlatılar için her zaman geçerli olmayabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarihî Coğrafi Fin Kuramı temsilci ve takipçileri tarafından kullanılan bu kavram 19. ve 20. yüzyıl halk bilimi tartışmalarının temel taşıdır. Kuramın temsilcileri Julius Krohn ve Kaarle Krohn’un Halk Bilimi Yöntemi kitabında urform, kök biçim olarak tanımlanmıştır ve temel yapı (urform, asıl yapı, ilk örnek) ile örnek yapı arasındaki bağlantıya bakarak söz konusu geleneğin yayılma ve gelişme rotasının keşfedilebileceği belirtilmiştir. Temel yapısına karar verilen bir folklor unsurunun ise daha sonra ana vatanına da karar verilebileceği ifade edilmiştir. Urform arayışı bugün her ne kadar çağdaş halk bilimciler tarafından modası geçmiş olarak görülse de hâlen masalların evrim ağacı üzerinde çalışan araştırmacılara rastlamak mümkündür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Varyant meselesi sözlü kültürün can damarlarından birisidir. Sözlü kültür ürünleri kuşaktan kuşağa aktarılırken coğrafyaya, inanca, dile ve bireye göre çeşitlenir. Öcal Oğuz Türk Dünyası Halk Biliminde Yöntem Sorunları adlı kitabında varyant terimini, Türk folklor araştırmalarında kazandığı anlam bakımından, asıl metinden az - çok uzaklaşmış, çeşitlenmiş metin olarak tanımlamaktadır. Öcal Oğuz “Türk Dünyası Folklorunda Yeni Yöntem Arayışları” başlıklı makalesinde ise Türk dünyasının çeşitli coğrafi alanlarında çeşitli boyları arasında yaşatılan her ürünün müstakil olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ve bu metinleri karşılaştırırken “varyant” terimi yerine “eş metin” terimini önermiştir. Varyant teriminin daha dar bir bölgede bir “eş metin”in farklı kişilerce ortaya konulan nüanslı anlatımında tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Ayrıca Oğuz “Türk Halkbilimi Çalışmalarında Eşmetin (Varyant) ve Benzer Metin (Versiyon) Sorunu” başlıklı makalesinde ise “varyant” yerine önerdiği “eş metin” kelimesinden “birbirinin aynı metin” anlamı çıkarılmaması gerektiğini, “eş metin”in birbiriyle yan yana geldiğinde uyumsuzluk göstermeyen uygun bir beraberlik ve “eşitlik” sergileyen metinler için kullanılan bir terim olduğunu ifade etmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Versiyon kavramı da tıpkı varyant gibi sözlü kültür ürünleri için önemlidir. Öcal Oğuz “Türk Halkbilimi Çalışmalarında Eşmetin (Varyant) ve Benzer Metin (Versiyon) Sorunu” başlıklı makalesinde “versiyon” terimi yerine “benzer metin” terimini önermiştir. Oğuz, benzer metin teriminin daha dar anlatım çevrelerinde daha çok birbirine benzeyen metinler için kullanılması gerektiğini ve aynı metnin her anlatımının benzer metin olarak ele alınabileceğini ifade etmiştir. Oğuz burada aynı masalın iki ayrı masalcıdan dinlendiğinde bile farklı metinlere dönüştüğünü vurgulamak istemiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarihî-Coğrafi Fin yönteminin takipçilerinden C. von Sydow, Fin okulunun temel kavramı olan ur-formu eleştirmiş ve bu terim yerine “oicotypes” (ekotip) kavramını ilk kez 1927’de öne sürmüştür. Bu terim, botanikte bir bitkinin yerli veya bölgesel tipine verilen isimden alınmıştır. Sözcük Yunanca’da ev anlamına gelen “oikos” kökünden türemiştir ve aynı kök “ekonomy” (ekonomi) ve “ecology” (ekoloji) gibi İngilizce sözcüklerde de bulunur. Sydow, nasıl bir bitki farklı bölgelerdeki farklı iklim ve toprak koşullarına uyum sağlıyorsa halk masallarının da aynı şekilde bir bölgeden, ülkeden diğerine hareket ettikçe o bölgenin yerel özelliklerini alacağını söylemiştir. Sydow’a göre “ekotip” karşılaştırmalı yöntemin mantıksal bir uzantısıdır. Bir halk masalının yerli versiyonunun veya baladın nasıl yegâne olduğunu, onu başka yerlerdeki versiyonlarıyla karşılaştırmadan kimsenin bilemeyeceğini belirtmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Saim Sakaoğlu Masal Araştırmaları adlı kitabında masalların belirli yerlerinde kullanılan, hemen her usta anlatıcı tarafından kullanılmak istenen, asıl olayların başlamasından önce kullanılan ve yine asıl olayın bitmesinden sonra da devam eden, unutma ve yanlışlık gibi sebeplerle biraz bozulmuş görülse bile aslında bir kalıptan çıkmış gibi görünen sözlere “formel” yani “kalıp söz” adının verildiğini ifade etmiştir. Ayrıca Sakaoğlu formeli kısaca masalın bünyesinde muayyen vazifelere ve muayyen bir şekle sahip olan kalıplaşmış ifadeler olarak tanımlamıştır. Bu bilgilere ek olarak formellerin masalın metnine ondan ayrılamayacak kadar sıkı bir şekilde bağlandığını, masal içinde yerlerinin değiştirilemeyeceğini ve bir formelin her masalda kullanılmasının şart olmadığını fakat bazılarının mutlaka kullanılması gerektiğini belirtmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sakaoğlu formelleri şu şekilde sınıflandırmıştır: 1) Başlangıç (Giriş) Formelleri a. Sade Giriş Formelleri b. Tekerlemeli Giriş Formelleri 2) Bağlayış (Geçiş) Formelleri 3) Benzer Durumlarda Kullanılan Formeller 4) Bitiş Formelleri 5) Çeşitli Formel Unsurlar
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Boratav, Tekerleme adlı eserinde tekerlemeyi halk anlatı türünde farklı biçimlere, halk masallarına yani oldukça uzun gerçeküstü ya da gerçek olabileceği kabul edilebilecek masallara, saatlerce hatta geceler boyu okunan düşsel anlatılar olan hikâyelere, en iyi uyarlanan biçimsel süs olarak tanımlamıştır. Boratav, tekerlemenin anlatının başında yer aldığında giriş işlevi üstlendiğini, kısa kalıplaşmış sözlerle olsun belli uzunlukta bir anlatıyla olsun dinleyiciyi olağanüstü bir dünyaya sokmadan önce bilgilendirdiğini ve haberli kıldığını belirtmiştir. Ayrıca Boratav tekerlemelerin masalın içinde, özellikle atlanması gereken büyük zaman dilimleri ve mekânların bulunduğu yerlerde bölümleri birbirine bağladığını, anlatıya gülünç unsurlar katarak gerginliği giderdiğini, havayı yumuşattığını, masalın sonunda ise yarıda kalmış hikâyeyi bağlamaya yarayan bir düğüm işlevi gördüğünü dile getirmiştir. Bu bilgilere ek olarak kahramanların daha çok uzun süre yaşayacakları ve masalın artık onların kaderleriyle ilgilenmeyeceği durumlarda anlatıcının bir tür sonuç oluşturan kalıp sözlerle ya da kısa bir hikâyeyle onlara yer değiştirttiğine değinen Boratav, böylelikle tekerlemeye özgü gülünç unsurlar ve fantezilerle olağanüstü geçmişi, gerçek şimdiye bağladığına dikkat çekmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Saim Sakaoğlu Masal Araştırmaları adlı kitabında formelleri incelerken “Çeşitli Formel Unsurlar” başlığı altında masal anlatıcısının masalın muhtelif yerlerine sayı bildiren formelleri eklemek suretiyle ifadeye kuvvet kazandırmak istediğini ifade etmiş ve örnek olarak “3 kız kardeş, 7 başlı dev, 40 katır 40 satır, 7 gün 7 gece” formellerini vermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Jung’un bahsettiği arketipler: (1)Anne Arketipinin Psikolojik Yönleri (2) Yeniden Doğuş Üzerine (3) Masallarda Ruhun Fenomenolojisi Üzerine (4) Hilebaz Figürünün Psikolojisi Üzerine’dir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tem, masalın konusuna işaret etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Olrik’e göre masallarda epik yasalar şunlardır: 1. Giriş ve Bitiş Kuralı 2. Yineleme Kuralı 3. Üçler Kuralı 4. Bir Sahnede İki Kuralı 5. Zıtlık Kuralı 6. İkizler Kuralı 7. İlk ve Son Durumun Önemi Kuralı 8. Anlatının Her Zaman Tek Bir Çizgi Üzerinde Olma Kuralı 9. Kalıplaştırma Kuralı 10. Büyük Tablo Sahneleri Kuralı 11. Anlatı Mantığı Kuralı 12. Tek Entrika Kuralı 13. Epik Birlik Kuralı 14. İdeal Epik Birlik Kuralı 15. Dikkati Baş Kahraman Üzerine Toplama Kuralı
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Olrik’in epik yasaları metin dışı unsurları göz ardı etmesi nedeniyle eleştirilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Motiflerle ilgili olarak en geniş ve en önemli çalışmayı, Stith Thompson yapmıştır. S. Thompson’ın ilk baskısı 1932-36 yıllarında yapılan Motif Index of Folk Literature adlı çalışması altı cilttir. S. Thompson, 23 ana başlık altında topladığı motifleri, kendi aralarında da alt başlıklar hâlinde tasnif etmiştir. Bu motif kataloğunun ikinci baskısı 1955-58 yılları arasında yapılmış, yeni kataloglardan yararlanılarak zenginleştirilmiştir. Kısaca Motif Index olarak adlandırılan eserin ilk beş cildi, her biri bir harfle ifade edilen konulara ayrılmıştır. Altıncı cilt ise diğer ciltlerde yer alan kavramların ve kaynakların alfabetik indeksine ayrılmıştır. 1. ciltte 50 sayfalık bir giriş bulunmaktadır. Girişte çalışmanın gayesi, çalışmanın plânı, kullanılan malzemeler ve indeksin kullanımına yönelik pratik bilgiler yer almaktadır. Halk Edebiyatı Motif İndeksi (The Motif Index of Folk Literature) adlı altı ciltlik çalışmasında, çeşitli dünya anlatılarında tespit ettiği motifleri alfabetik olarak sıralamış, altıncı ciltte ise konu ve kavramların dizinini vermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk masallarının sınıflandırılması konusunda ilk deneme, Wolfram Eberhard ve Pertev Naili Boratav tarafından yazılan Türk Masal Tipleri Kataloğu’dur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Carl Wilhelm Von Sydow “Coğrafya ve Masal Ekotipleri” başlıklı makalesinde folklorun aktarımıyla ilgili bilgilere yer vermiş ve bir halk masalı veya şarkısının tam olarak nasıl bir yerden başka yere geçeceği konusuna değinmiştir. Von Sydow bu bağlamda folklorun geleneğin insan taşıyıcıları olmaksızın kendiliğinden aktarıldığını söyleyen mekanik, süper organik teorilere karşı çıkmıştır ve folklorun bir bireyden diğerine aktarıldığını düşünmüştür. Özel olarak ise Von Sydow geleneğin insan taşıyıcılarını, “aktif geleneksel taşıyıcılar” ve “pasif geleneksel taşıyıcılar” diye ikiye ayırmıştır. Aktif geleneksel taşıyıcıların bir toplumda masalları birebir anlatan, şarkılar söyleyenler olarak tanımlarken pasif geleneksel taşıyıcıları, aktif geleneksel taşıyıcıları dinleyenler olarak tanımlamıştır. Bu bilgilere ek olarak pasif geleneksel taşıyıcıları tüm yaşamları boyunca duyan fakat asla uygulamayanlar olarak nitelendirmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Panchatantra’nın ortaya çıkış tarihi bilinmemekle birlikte M.Ö. 200’lü yıllarda yazıya geçirildiği düşünülmektedir. ‘Fabl’ tarzında masal içeren bu kitabın Vişnu Şarman adlı bir bilgin tarafından yazıldığı düşünülmekte ve Hindistan krallarından birinin üç oğlunu ahlâki ve siyasi konularda bilinçlendirmesi için bu bilgini görevlendirdiğini ve onun da bu masalları yazdığı söylenmektedir. Yuri M. Sokolov, Folklor: Tarih ve Kuram adlı eserinde masallardaki konuların benzerliğinin Mitoloji Okulu veya Hint-Avrupa karşılaştırmalı dilbiliminin takip ettiği usuller kullanılarak yani ortak dilden gelen çeşitli halkların akrabalığı ile açıklamanın mümkün olmadığının anlaşılması ile bazı yeni derlemelerin yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Bu yeni derlemelerden birini de Alman oryantalisti Theodor Benfey’in yaptığını belirtmiştir. Benfey’in 1859 yılında M. Ö. III. yüzyıl Hint hikâyelerinden oluşan Pançatantra’yı (Beş Kitap) yayınladığını ve Benfey’in kitabının Almanca çevirisine halk biliminin gelişmesinde önemli bir dönüm noktası olacak geniş bir önsöz eklediğini dile getirmiştir. Bu bilgilere ek olarak Sokolov, Benfey’in Sanskrit (Hint) masalları ile Avrupa ve Avrupa dışındaki diğer masallar arasındaki şaşırtıcı benzerliği işaret ettiğine, Benfey’e göre bu benzerliğin halkların akrabalığından değil; aralarındaki tarihî kültürel bağların, ödünçlemesinden kaynaklandığını belirttiğine dikkat çekmiştir. Bu nedenle Avrupa masal araştırmaları tarihinde Pançatantra birçok kuramın inceleme alanı içine girmiş önemli bir kitaptır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hintlerin en eski kutsal metinleri olan Vedaların ilk bölümüdür. 1028 ilahi içeren Rigveda tanrılara şükür ve saygı içeren yazılardan oluşan on ciltlik bir eserdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Saim Sakaoğlu Masal Araştırmaları adlı kitabının “Arap Masalları” bölümünde incelediği Binbir Gece Masalları‘nın (Elf Leyle ve’l-Leyle) masal alanının en önemli külliyatı olduğunu ifade etmiş ve kadınların sadakatsizliği üzerine kurulan bu külliyatın bin bir gece boyunca, sabahın ilk ışıkları doğuncaya kadar anlatıldığını belirtmiştir. Yazarı bilinmemekle birlikte bilinmeyen, tanınmayan pek çok yazarı olduğunu dile getiren Sakaoğlu, Türkçe’ye yapılan en eski çevirisinin 1429’da yapıldığına dikkat çekmiş ve Abdi adlı bir kişinin Sultan II. Murad’a (1421-1451) Camasbnâme diye adlandırılan bölümün çevirisini sunduğunu ifade etmiştir. Cezayirli Ahmed Nazif ’in dört cilt üzerine planladığı ve ilki 1842’de tamamlanan külliyatının son derece değerli olduğunu belirten Sakaoğlu, pek çok kere kısmen veya özetler hâlinde yapılan çevirilerin sonuncusunu 16 cilt hâlinde Âlim Şerif Onaran tarafından 1992-1993 yıllarında yayımlandığını ifade etmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 15 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 313 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.