Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
266 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Edebiyat tarihlerinde eski ve yeni gibi birbiriyle tezat oluşturan iki ayrı adlandırmayı gerektirecek kadar derin ve esaslı olan bu kırılma, birden bire ortaya çıkmadığı gibi salt sanat odaklı da değildir. Edebiyattaki bu değişiklik aslında hayatın bütününü kaplayan, adım adım ilerleyen, zaman zaman direnişlerle karşılaşan, ileriye ve geriye atılan adımlarla süren ve birkaç yüzyıllık bir hazırlık döneminin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk edebiyatının 19. Yüzyılını biçimlendiren nedenler silsilesi derin, esaslı ve çok yönlü açıklamalara - ihtiyaç duyan bir “medeniyet değişikli” hadisesinden kaynaklanmaktadır. Doğu’nun ve İslam medeniyetinin bir parçası olarak varlığını sürdüren Osmanlı, bu yüzyılın hemen başlarından itibaren kendi bütünlüğünü tehdit eden başka bir medeniyetin uzantılarını hayatın içeresinde artık somut olarak görmeye başlar. Bambaşka esaslara dayalı ve kendinde var olan değerler dünyasıyla çelişen bu medeniyet “Batı”dır. Osmanlı’nın edebiyatı kadar, hatta ondan daha fazla ve öncelikli olarak sosyal, siyasal, düşünsel, kültürel varlığını değiştiren ve dönüştüren süreç de bu sebeple “Batılılaşma” ve “Batılılaşma hareket” olarak adlandırılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk edebiyatının Batı medeniyet tesirleri altındaki devre başlangıcı 1959-60 yılları olarak kabul edilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı’nın her alanda İslam medeniyetinin temsilini üstlenmesi ve benimsediği “cihan imparatorluğu” rolü, Batı dünyasına giderek bir rekabet gücü kazandıran boyutların yeterince dikkate alınmasının önünde önemli bir engel olarak durur. Bütün üstünlük iddialarına rağmen 17. Yüzyıl sonlarından itibaren Osmanlı’yı değişme yönelten asıl sebep, savaşlarda almaya başladığı mağlubiyetler ve bunun arkasından gelen toprak kayıplarının devlet onurunda açtığı derin yaradır. Bir - İmparatorluk olarak varlığını ve büyüklüğünü sürdürme, toprak bütünlüğünü koruma zorunluluğu, bu değişimlerde önceliğin bilimsel, kültürel ve hatta sosyal bir yenilenme olmaktan çok daha önce, askerî alanda olmasının temel sebebidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı tarihinde gerileme dönemin başlangıcı sayılan Karlofça Antlaşması (1699) Sultan II. Mustafa döneminde imzalanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Karlofça; Avusturya, Lehstan, Venedk’n oluşturdukları “kutsal ittifak” le imzalanmış olan bir antlaşmadır. Osmanlı’nın Batı’da en büyük toprak kaybı bu antlaşma le gerçekleşmiş ve Avrupa’nın askerî üstünlüğü somut biçimde fark edilmiştir. Karlofça Antlaşması’nın bir devamı olarak 1700’de de Rusya le İstanbul Antlaşması imzalanmış ve Rusya’nın Karadeniz’e inmesinin önü açılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
III. Ahmet, Lale Devri (1718-1730) olarak bilinen ve önemli ıslahatların yapıldığı dönemin sultanıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Lale devrini pasarofça antlaşmasıyla başlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Lale Devri’ni başlatan Pasarofça Antlaşması’na kadar Kırım’ı ele geçirmek ve Karadeniz’e inmek isteyen Rusya le uğraşılmıştır. 1711’de Ruslar ile girişilen Prut Savaşı ve onun neticesinde imzalanan Prut Antlaşması sayesinde, 1700’de imzalanmış olan İstanbul Antlaşması’yla verilen birtakım tavizler geri alınabilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Pasarofça antlaşmasıyla Batı’nın askerî ve teknik üstünlüğünün tam anlamıyla kabulünü ve Lale Devri ıslahatlarını getirmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sultan III. Ahmet, sadrazamı Damat İbrahim Paşa le önemli yenliklere imza atarlar. Bu dönemde Batı’nın önemli merkezlerine ilk olarak Osmanlı elçiler gönderilir ve matbaa açılarak ilk kitapların basımına geçilir. Yalova’da kâğıt, İstanbul’da kumaş ve çini imalathaneleri kurulur. Ancak bütün bunlardan önemlisi Batı’nın düşünce birikimini anlamak üzere bir tercüme heyet oluşturularak tercüme seferberliğinin başlatılmasıdır. Lale Devri bir yandan da İstanbul’da zevk ve eğlencenin başladığı, sanatın incelendiği, ama “sahte” bir zenginlik dönemin yaşandığı israf yıllarıdır. İlk elçilerin sefaretnamelerinde anlattıkları izlenimlerden yola çıkarak İstanbul’da Kâğıthane gibi bir semt le Sâdâbat gibi köşkler inşa edilir. Aslında bu sahte zenginlik gösterilerine rağmen İmparatorluğun hızla çöküşe geçtiği dönem, İran’a gerçekleştirilen seferin olumsuz neticelenmesi üzerine başlayan ve Patrona Halil isyanı olarak bilinen kanlı bir ayaklanma le sonuçlanır. Bu ayaklanma ile sadrazam İbrahim Paşa dam edildiği gibi III. Ahmet de tahttan - indirilir ve yerine I. Mahmut sultan yapılır. Patrona Halil ayaklanmaları sırasında isyancılar tarafından Kâğıthane semti tahrip edildiği gibi Sâdâbat Kasrı da yok edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sultan 1.Mahmut padişahlığının ilk yıllarında Patrona Halil isyanın bastırılmasıyla uğramıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Humbaracı Ahmet Paşa’nın yönlendirmeleri ile de askerî ıslahata hız verilir. Topçu ve humbaracı ocakları yenden düzenlenir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Askerî alanda yapılan düzenlemeler sayesinde bu yıllarda Iran, Rusya ve Avusturya le girişilen savaşlarda başarılar elde edilir. 1739’da Avusturya ile imzalanan Belgrat Antlaşması ve Rusya ile imzalanan Niş Antlaşması (1739) le Pasarofça Antlaşması’nda (1718) kaybedilen toprakların bir kısmı geri alınabilir ve Rusya’nın Karadeniz’den çekilmesi sağlanır. Böylece devlet kısa bir süreli de olsa kendine güven duygusunu tazeler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1754-1757 yılları arasında kısa süren saltanatı boyunca Osmanlı ülkesinde içeride ve dışarıda huzur hâkim olan padişah Sultan III. Osman’dır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yenilikçi bir sultan olarak III. Mustafa’nın da ıslahatı orduya yönelik olur. Onun döneminde Baron de Tott’un yardımları le yen bir askerî birlik kurulması sağlanır. Bu yıllarda ülkenin mal yapılarında birtakım yenilenmelere gidilir; tasarruf tedbirler alınır ve iç borçlanma başlatılır. Rusya le Sultan III. Mustafa döneminde başlayan ve Sultan I. Abdülhamit’n tahta geçtiği ilk yıllarda Kırım’a bağımsızlık verilmesiyle sonuçlanan yeni bir mücadelede dönem başlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
18. Kırım’ın kaybını getiren Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) hangi Sultan I. Abdülhamit dönmendedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu antlaşmayla Rusya’ya savaş tazminatı vermek zorunda bırakılan Osmanlı, Rus gemlerinin tekrar Karadeniz’e inerek ticarete başlamalarının önünü açmak zorunda kalmıştır. Ayrıca bu antlaşma birkaç yıl sonra şahn Gray’ın marfetyle Kırım’ın Ruslar tarafından işgalini (1783) de kolaylaştırmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Avusturya ve Rusya le savaşların devam ettiği ve Büyük Fransız İhtilali’nin (1789) gerçekleştiği günlerde tahta geçmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sultan III. Selim, Avusturya le Ziştovi (1792), Rusya le Yaş (1792) antlaşmalarını imzalayarak onlarla savaşlarına son verir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
III. Selim de kendinden önceki sultanların yaptığı gibi ordudaki düzenlemelere geçer. 1798’de Nizam-ı Cedit adı verilen orduyu kurar. Ancak 1807’de Nizam’ı Cedit ordusunu istemeyen yeniçerilerin Kabakçı Mustafa önderliğinde ayaklanma başlatmaları üzerine hem bu ordu kapatılmak zorunda kalınmış hem de Sultan III. Selim tahttan indirilerek yerine IV. Mustafa sultan yapılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı’nın büyük ve “cihan hâkimiyet” İddiası taşıyan bir İmparatorluk olması, yenilenmenin ilk olarak askerî alanda yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Çünkü en önemli sorun büyük bir devlet olarak sınırların güvenlinin ve toprak bütünlüğünün korunmasıdır. Ekonomisinin büyük kısmı savaş tazminat ve vergilene dayalı bir devlet olarak konumunu sürdürmek, daha da önemlisi askerî mağlubiyetlerin imparatorluk onurunda açtığı yaralanmaları onarmak zorunluluğu da askerî düzenlemeler kaçınılmaz kılmıştır. Dolayısıyla öncelikle ordu yemlenerek modernize edilmelidir. Daha sonra hayatın diğer alanlarına doğru genişleyen bir iyileştirmeye geçilmelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aşağıdaki başlıklar altında değerlendirilebilir: • Tercüme faaliyetleri ve Tercüme Heyeti • Avrupa’ya sefirlerin gönderilmesi ve sefaretnameler • Matbaanın kurulması ve basılan ilk kitaplar • Askerî ıslahatlar • Eğitim • Sosyal hayat
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medeniyetler fikir ve sanat eserleriyle kentlerini çağlar ötesine taşıdıkları gibi başka medeniyetlere de taşırlar. Bu bağlamda Doğu ve Batı medeniyetlerinin kendilerini yapan temel değerler sistemin, ürettiler felsefe ve sanatın yapı taşlarını oluşturduğu söylenebilir. Buradan yola çıkarak her fikir ve sanat eser, dar anlamda at olduğu milletin, geniş anlamda ait olduğu medeniyetin temel ve yapıcı unsurlarının süzülmüş bir ifadesidir. Dille meydana getirilen edebiyat se bütün sözlü ve yazılı biçemleriyle burada özel bir yerdedir. Medeniyetler karşılaşması, tanışması ve yakınlaşması süreçlerinin sağlıklı biçemde yürütülebilmesi, bu temel yapının taşıyıcısı konumundaki edebî ve felsefi eserlerle mümkündür. Bunun dışındaki yakınlaşmalar, yüzeyde kalmaya mahkûmdurlar. Derin bir etki oluşturamazlar ve taklitçi bir oluşumun ötesine geçemezler. Bu durumda bir medeniyetin diğer medeniyet doğru biçimde tanıması için o medeniyetin zihnî birikimin taşıyan eserlerin tercüme edilmesine ihtiyaç vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı dünyasında Batılılaşma yolunda ilk ciddi ve programlı adımlar III. Ahmet’le Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın “Lale Devri” olarak adlandırılan iktidar yıllarında atılır. Bu adımların başında da Batı medeniyetin oluşturan birikimin tanınması ve Osmanlı ülkesine aktarılması amacıyla başlatılan ve desteklenen tercüme faaliyetler gelir. Sultanın, özellikle de sadrazam İbrahim Paşa’nın sanata ve bilme verdikleri önemin bir sonucu olarak 1717’de bir Tercüme Heyet oluşturulur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 7 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 259 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.