Rehabilitasyon türleri nelerdir?
Yayımlanmış cevap
• Mesleki rehabilitasyon, • Tıbbi rehabilitasyon, • Sosyal rehabilitasyon • Toplum temelli rehabilitasyon
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
271 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
• Mesleki rehabilitasyon, • Tıbbi rehabilitasyon, • Sosyal rehabilitasyon • Toplum temelli rehabilitasyon
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Problemlerin ve gereksinimlerin belirlenmesi • Problemlerin değiştirilebilir ve sınırlayıcı faktörler ile ilişkisi • Rehabilitasyon hedeflerinin tanımlanması ve uygun ölçümlerin seçimi • Planlama, uygulama ve kordinasyon • Rehabilitasyonun etkilerinin değerlendirilmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tıbbi rehabilitasyon: Bireyin sağlık durumunun tanılanması, tedavi yoluyla işlevin iyileştirilmesi, bireyin yaşadığı yetersizliklerin azaltılması yoluyla gerçekleşir. Tıbbi rehabilitasyon özel uzmanlık alanı olan doktorlar, fizyoterapistler, psikiyatrlar, pediatristler, göz doktorları, beyin cerrahları gibi tıp uzmanları tarafından sağlanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mesleki rehabilitasyon: Mesleki rehabilitasyon temelde mesleğini gerçekleştirmede yetersizlikler yaşayan özel gereksinimli bireylerin bir mesleğe hazırlanma, yerleşme ve mesleği başarılı biçimde sürdürmelerini temel almaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal rehabilitasyon: Sosyal rehabilitasyon hizmetleri özel gereksinimli bireyin yaşamın farklı alanlarında (iş, ev, toplumsal hayat, eğitim) gereksinim duyduğu sosyal- duygusal gereksinimlerine ilişkin gerçekleştirilen hizmetleri kapsar. Özel Mesleki Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliğine (2006) göre sosyal rehabilitasyon “Özürlü kişilere evde, merkezde ve sosyal çevrelerinde psiko-sosyal uyumlarını desteklemek ve sorunlarında yardımcı olmak, resmi/resmi olmayan kurumlarla etkin bir iletişim kurmalarını sağlamak amacıyla yapılan çalışmaları,” ifade etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplum temelli rehabilitasyon : 1970li yıllardan itibaren özel gereksinimli bireylerin gereksinimlerine yanıt verme konusunda önemli bir strateji olan toplum temelli rehabilitasyon özel gereksinimli bireylere sunulan rehabilitasyon hizmetlerinin toplumda yer alan farklı kişilerce yürütülmesi ve özel gereksinimli birey ve ailesinin toplum kaynaklarından rahatlıkla faydalanabilmeleri için gereken önlemlerin alınmasını içermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Rehabilitasyon hizmetleri sonucunda oluşması istenen gelişmeler; 1. İşlev kaybının önlenmesi 2. İşlev kaybı hızının yavaşlaması 3. İşlevin iyileştirilmesi ya da işlevin geri kazanılması 4. İşlev kaybının telafisi 5. Mevcut işlevin korunması olarak sıralanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dünya geneli ve ülkemiz şartları göz önüne alındığında engelli bireylere yönelik sunulan bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini, genel nüfusa sunulan bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden daha niteliksiz, daha yüksek maliyetli ve erişimi daha sınırlı hizmetler olduğu söylenebilir. Dolayısıyla engelli bireyler, engelli olmayan bireylerle eşit oranda bu hizmetlerden yararlanamamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Bankası işbirliğiyle geliştirilmiş ve 9 Haziran 2011 tarihinde, Amerika Birleşik Devletlerinin New York eyaletindeki Birleşmiş Milletler (BM) binasında dünya kamuoyuna sunulmuş olan Dünya Engellilik Raporudur (DER).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
DER ilkeleri: a) Engelliliği anlamak, b) Engellilik-Global çerçeve, c) Genel sağlık bakımı, d) Rehabilitasyon, e) Yardım ve destek, f) Kolaylaştırıcı çevre, g) Eğitim, h) İş ve istihdam, ı) İleriye doğru öneriler olmak üzere dokuz bölümden oluşmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
DER’de engelli bireylerin insanlık onuru, özerklik, bağımsızlık ve farklılıklarına, engeli olan çocukların gelişen yetenekleri ve kimliklerini koruma haklarına saygı ve engeli olan bireylerin insan doğası ve çeşitliliğinin bir parçası olarak kabulü, ayrımcılığın önlenmesi, fırsat eşitliği ve genel sağlık bakımına, rehabilitasyona, uygun yaşam standartları ve sosyal korunmaya, eğitime, iş ve istihdama, bilgi ve iletişim hizmetlerine, politik ve kültürel yaşam, eğlence ve spor aktivitelerine ve adalete erişilebilirlik ve sonuçta toplumsal yaşama tam ve etkin katılım ve kapsama konularında yapılması gerekenleri sıralamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Geçmişten günümüze engellilik alanında yapılan çalışmalar incelendiğinde engelliliğe bakış açısını tanımlayan ve bu bakış açısı doğrultusunda engellilere yönelik çeşitli hizmetler sunan geleneksel, medikal ve sosyal model olmak üzere üç temel modelin bulunduğu görülmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Geleneksel modele göre engellilik kişisel bir trajedi, bireysel bir sorun olarak görülmüş ve bireyin veya yakın çevresinin işlemiş olduğu bir suç ya da günahın karşılığı olan ilahi bir cezalandırma olarak değerlendirilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medikal modele göre engellilik, bireysel bir patoloji ve özürlülük durumudur. Medikal model engelliliği bir tür hastalık olarak değerlendirmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal model hak temelli bir yaklaşımdır. Sosyal modele göre engellilik, dış çevrenin bir ürünüdür ve dolayısıyla bireyin fiziksel veya düşünsel eksikliğinin bir sonucu olarak açıklanamaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Engelli bireylere yönelik olarak sunulan bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin tarihçesini incelerken üç ayrı paradigmadan (yaklaşım tutum) bahsetmek yerinde olacaktır. Bunlar; 1900-1970 arası kurumsal paradigması, 1970-1980 kurumsal reform paradigması ve 1980-günümüz toplumsal yaşam paradigması olarak adlandırılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu toplantıda “engelliler (Dünya) için fırsat eşitliği” konusunda standart kurallar belirlemiştir. Bu kurallar, eşit katılım için ön koşullar, eşit katılım için hedef alanlar, yürütme önlemleri ve izleme mekanizması ana başlıkları altında toparlanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Engelli bireylerin tanılanmasında 1800’lü yılların sonlarında kullanılan olumsuz terimler 1970’li yılların başında yerini daha olumlu ifadelere bırakmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1975’te “Engelli Kişilerin Hakları Bildirgesi” yayınlanmıştır. On üç maddeden oluşan bu bildirgede, engelli kişilerin toplumda hak ettikleri yerleri alarak yaşamaları, topluma üretken bireyler olarak katılmaları gibi ilkeleri ve toplumun engellilere karşı yükümlülükleri düzenlenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ülkemizde engelli bireylere sunulan bakım hizmetlerinden Cumhuriyet dönemi öncesi vakıflar, Cumhuriyetin ilanından sonra da 1930’lara kadar belediyeler sorumlu idi. Sonraki yıllarda engelli bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon hizmetleri Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na (SHÇEK) verilmiştir. 2011 yılından sonra bu hizmetleri Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü yürütmektedir. 2018 yılında bakanlığın adı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak değişmiş, bakım ve rehabilitasyon hizmetleri bu bakanlığın Engelli ve Yaşlı hizmetleri Genel Müdürlüğü kapsamında yürütülmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ülkemizde bakım ve rehabilitasyon konusunda en detaylı yasal gelişme 1982 anayasasında yer almıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ülkemizde engellilere yönelik politikalar ve kurumsal yapılanmadaki temel dönüşüm 1990 yılından sonra AB uyum süreci nedeniyle hız kazanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu kurum “Ekonomik ve sosyal yoksunluk içinde olan özel ihtiyaç gruplarının (aile, çocuk, sakat, muhtaç yaşlı ve diğer kişiler) ihtiyaçlarının karşılanmasını, çeşitli sorunların önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını, hayat standartlarının iyileştirilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütünü olarak mahalli ve ulusal düzeyde planlama, yönetim ve denetleme” görevini üstlenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özürlüler Kanunu’nun amacı; “özürlülüğün önlenmesi, engellilerin sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım ve sosyal güvenliğine ilişkin sorunlarının çözümü ile her bakımdan gelişmelerini ve önlerindeki engelleri kaldırmayı sağlayacak tedbirleri alarak topluma katılımlarını sağlamak ve bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemeleri yapmaktır.”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’de engellilere yönelik kamu politikaları açısından atılan en önemli adımın 2008 yılında BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin kabul edilmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?