Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
188 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Endüstri ilişkileri ve çalışma ilişkileri pratikte birbirinin yerine kullanılmakla birlikte, her ikisinin de kapsamı farklıdır. Endüstri ilişkileri daha geleneksel bir ifadedir ve imalat sektöründe sendikalı olarak çalışan mavi yakalı işçileri kapsamaktadır. Çalışma ilişkileri ise genellikle sendikalaşma oranı daha düşük olan ve ticaret ve hizmet sektöründe çalışan beyaz yakalı işçilerin sayısının artmasıyla birlikte daha çok kullanılmaya başlanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Endüstri ilişkileri kavramı Sanayi Devrimi’nin neden olduğu gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkmakla birlikte, ilk kez 1912’de ABD’de Kongre’nin çalışma hayatıyla ilgili kurduğu bir komisyonun adı olarak kullanılmıştır. İngiltere’de ise ilk defa 1926 yılında Ticaret Bakanlığının bir araştırmasında endüstri ilişkileri kavramına atıfta bulunulmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir başka yaklaşıma göre, endüstri ilişkileri kavramı içinde ‘endüstri’ sıfatı sadece endüstri sektörünü kapsayacak şekilde dar anlamda kullanılmamalıdır. Endüstri ilişkilerinin, endüstrileşmenin bir sonucu olduğu ve endüstrileşme ile yakın ilişkisi olduğu bir gerçektir. Ancak endüstrileşme yalnızca ekonominin endüstri kesimi için değil, öteki kesimleri için de söz konusudur. Bu nedenle, çağımızda bir ülkede endüstri kesimindeki endüstri ilişkilerini ve sorunlarını düzenleyen kurallar ve yöntemler, endüstri kesimi yanında genellikle tarım, ticaret ve hizmet kesimlerinde; özel ve kamu kesimlerindeki çalışma sorunları ve ilişkileri için de uygulanmaktadır. Bu da geniş anlamda endüstri ilişkilerini ifade etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Endüstri ilişkilerinin ilgi alanını aşağıdaki konuların oluşturduğu görülmektedir: • İşçi-işveren ilişkilerini çevreleyen sosyo-ekonomik düzen: Ülkenin sanayi yapısı, işgücünün özellikleri, işletme yöneticilerinin personel politikaları, emek piyasasının durumu, siyasi sistemdeki güç dengesi. • Sendikaların özellikleri: İşçilerin işyeri, meslek veya işkolu düzeyinde örgütlenmeleri, ulusal ve yerel sendikaların gücü, sendika üyeliğinin durumu, sendikaların mali kaynakları ve sendika liderliği. • Sendikaların taktik ve stratejileri: Sendikaların toplu pazarlık veya siyasi hareketler yolu ile hükümeti etkilemeye çalışmaları, çalışma koşullarını kontrol etmede gösterdikleri tercihler. • Toplu pazarlığın yapısı: Pazarlık biriminin genişliği, sözleşmelerle düzenlenen konular, sözleşmenin süresi, uyuşmazlıkların çözüm yöntemleri, grev ve diğer baskı şekillerinin kullanılışı. • Devlet kontrolünün çerçevesi: Tarafların neyi pazarlık edebileceklerini ve ne gibi taktikler kullanabileceklerini belirleyen kamu/devlet kontrolü.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Devlet ulusal düzeyde ekonomik ve sosyal politikalarla toplumun tümünü korumayı hedeflerken işyeri ve işletme düzeyinde çıkardığı yasalarla bağımlı çalışanları çalışma yaşamında korumayı amaçlamaktadır. Devletin makro düzeyde ekonomik ve sosyal politikaların belirlenmesi sürecinde endüstri ilişkilerinin diğer aktörlerinin görüş ve önerilerinden faydalanması bu politikaların uygulanmasını kolaylaştırmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Disiplinlerarası nitelik bilgi ve araştırmaların bütünleştirilmesini öngörmektedir. Endüstri ilişkileri sosyoloji, psikoloji ve birçok disiplinin kesişme noktasında yer alan disiplinlerarası bir nitelik taşımaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Endüstri ilişkilerinin bulgularından büyük ölçüde yararlandığı bilim dallarından biri olan çalışma ekonomisi, üretimin temelinde bulunan kaynaklardan birisi olan ‘işgücü’ faktörünü konu almaktadır ve ekonominin bir alt dalını oluşturmaktadır. İşgücü arzı ve talebinin yapısı, ücretler ve enflasyon arasındaki ilişkiler, işgücünün diğer üretim faktörleriyle olan ilişkileri çalışma ekonomisinin konuları arasındadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal politika, toplumun sosyo-ekonomik yönden güçsüz, bağımlı çalışan ve özel olarak korunması gereken kesimlerinin, iş ilişkileri, çalışma yaşamı ve toplumsal yaşam içinde korunup gözetilmelerine yönelik kamusal ya da yarı kamusal tüm politikaları konu alan bir bilim dalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Endüstri ilişkilerinin yararlandığı bilim dallarından birisi de insan kaynakları yönetimidir. Son yıllarda oldukça gelişen bir disiplin olan insan kaynakları yönetimi bir işletmede rekabetçi üstünlükler sağlamak amacıyla gerekli insan kaynağının sağlanması, istihdamı ve geliştirilmesi ile ilgili politika oluşturma, planlama, örgütleme, yönlendirme ve denetleme faaliyetlerini içeren bir disiplindir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Endüstri ilişkileri ile çalışma ekonomisinin çakışan noktaları sendikaların ve toplu pazarlık sisteminin ücretler ve istihdam düzeyi gibi ekonomik faktörlere olan etkisini ele almalarıdır. Farklılaştıkları konu ise, çalışma ekonomisi sendika ve toplu pazarlık konularına ekonomik açıdan yaklaşırken endüstri ilişkileri için kural koyma ve uyuşmazlıkların çözümünde kullanılan en temel kurumlar olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal politika endüstri ilişkilerinin ancak sınırlı bir konu alanı ile çakışmaktadır. Örgütlü işçi, işveren ve devlet arasındaki ilişkiler ve toplu pazarlık gibi kural koyma mekanizmaları endüstri ilişkilerinin temel konuları iken sendikalar ve toplu pazarlık sosyal politikanın amaçlarına ulaşmak için yararlanabileceği araçlardır. Amaçları yönünden de sosyal politika ile endüstri ilişkileri arasında farklılıklar bulunmaktadır. Endüstri ilişkileri örgütlü işveren ve devlet arasındaki ilişkiler sistemini sorgularken sosyal politika için önemli olan bu sistemin içinde yer alanların ne ölçüde korunabildiğidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsan kaynakları yönetimi işletmede verimlilik ve performansı arttırmak için insana daha fazla önem verilmesini gerekli görmektedir. Bu da ücret ve çalışma koşullarının yeniden belirlenmesini gündeme getirmektedir. Endüstri ilişkileri ücret ve çalışma koşullarının sendikaların da içinde bulunduğu toplu pazarlık gibi ikili ve üçlü mekanizmalarla belirlenmesi gerektiğini ileri sürerken insan kaynakları yönetimi işletmede verimliliği arttırmanın yolu olarak sendikaların devre dışı kaldığı ve işletme ile çalışanlar arasında direkt ilişkilerin kurulabildiği bireysel ilişkileri ön plana çıkarmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ülkelerin gelişmişlik düzeyine bağlı olarak endüstri ilişkileri genel olarak iki model altında incelenmektedir: kutuplaşmış ve bütünleşmiş endüstri ilişkileri. Gelişmiş ülkelerin en önemli özelliği endüstri ilişkileri sisteminin sosyo ekonomik yapı ile bütünleşmesidir. Başlangıçta sendikal örgütlenmeyi reddeden kapitalist toplum modeli zaman içinde işçi hareketini gerek sendikalar, gerekse işçi partileri yoluyla toplumla bütünleştirmiştir. Bu gelişme modeli içinde taraflar arasında sosyal, ekonomik ve yasal yapıya ilişkin bir uzlaşma söz konusudur. Böyle bir uzlaşma taraflar arasında çıkar çatışmasının varlığını kabul etmekte; ancak bu çatışmayı taraflar arasında belirli bir güç dengesi sağlayarak ve sistemin içerdiği kurum ve mekanizmaları kullanarak çözmeyi öngörmektedir. Kutuplaşmış endüstri ilişkileri bütünleşmiş endüstri ilişkilerinin aksine eşitsiz ve düşmanca bir yapı sunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekonomik faktörlerin endüstri ilişkilerine etkisi çok yönlüdür. Bir taraftan endüstri ilişkileri sisteminin kendisini doğrudan etkilerken diğer taraftan endüstri ilişkilerini çevreleyen siyasal ve sosyal sistemleri de etkilemektedir. Gelir dağılımı, para ve maliye politikaları, teknoloji, istihdam hacmi, işsizlik, enflasyon ve büyüme ekonomik faktörler arasındadır. Örneğin millî gelirde artış olduğu dönemlerde işletmelerin üretim düzeyi artmakta ve buna bağlı olarak istihdam düzeyi yükselmektedir. Faiz hadlerindeki yükselme yatırımların azalması ve işsizliğin artması anlamına gelmektedir. Bu gelişmeler ise endüstri ilişkileri sistemine yansımaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal, siyasi ve ekonomik yapıdaki farklılıklara bağlı olarak ABD ile Avrupa Birliği ülkeleri ve Japonya arasında sendikalaşma düzeyi, sendikal politikalar, toplu pazarlıkların yapısı, toplu pazarlığın kapsamı gibi birçok konuda önemli farklılıklar bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal yapının endüstri ilişkilerine etkisini ortaya koyan bir diğer örnek sosyal diyalog konusunda ülkeler arasında ortaya çıkan farklılıklardır. Sosyal diyalog farklı çıkarları temsil eden tarafların ekonomik ve sosyal sorunların çözümü için bir araya gelerek gerçekleştirdikleri müzakere, danışma ve pazarlık süreçlerini kapsayan kurumsallaşmış ilişkilerdir. AB açısından sosyal diyalog Avrupa Toplum Modeli’nin en temel unsurlarından birini oluşturmakta ve bu konuda kurumsal mekanizmalar açısından AB ülkeleri arasında bir uyum oluşturulmaya çalışılmaktadır. Ancak sosyal diyalog aynı zamanda toplumdaki uzlaşma kültürünün de bir yansımasıdır. Buna bağlı olarak tarihsel süreç içinde ekonomik ve sosyal sorunların bütün sosyal tarafların katılımıyla tartışılmasının ve çözüm aranmasının geleneksel hâle geldiği ülkelerde sosyal diyalog çok etkili bir şekilde işlemekte ve sonuca ulaşmaktadır. Ancak uzlaşma geleneğine sahip olmayan ülkelerde her ne kadar yasal olarak düzenlenmiş olsa da sosyal diyalog süreci sosyal taraflarca etkin bir şekilde işletilememektedir. Örneğin Türkiye’nin AB’ye uyum açısından en çok eleştirildiği ve zorlandığı hususlardan biri sosyal diyalog konusu olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tek partili devlet sistemlerinde işletmelerin ve sendikaların amaçları, merkezi otorite tarafından belirlenmektedir. Bu kuruluşların başlıca fonksiyonları merkezi otoritenin belirlediği amaçları gerçekleştirmektir. Devleti oluşturan organlar tüm sistemin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edildiğinden işletme yöneticileri ile çalışanlar arasında sendikalarla işletmeler arasında veya devletle diğer gruplar arasında endüstri ilişkileri sistemi yönünden bir bütünlük bulunmaktadır. Sendikaların en önemli fonksiyonları arasında merkezi planların amaçlarının gerçekleştirilmesine yardım etmek, devletin politika hedeflerinin üyeler tarafından anlaşılmasını sağlamak ve bu hedeflere ulaşmayı önleyecek uyuşmazlık ve çatışmaları önlemek yer almaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çoğulcu devletlerin politik sistemleri ise bir grup yapısının ortaya çıkmasına sebep olurken aslında kişisel hak ve özgürlüklerin kanunlar tarafından garanti altına alınması düşüncesini temel almaktadır. Fakat devletin yetkileri ile kişisel hakların dengede tutulmasına verilen önem derecesi, çoğulcu devletlerarasında bazı farklılıkların doğmasına yol açmaktadır. Endüstri ilişkileri sistemlerinin yapısı ve fonksiyonları arasındaki farklılıkları politik sistemler arasındaki farklara bağlamak mümkündür. Amerika-Batı Avrupa endüstri ilişkileri sistemi kendine özgü bir siyasi yapı içinde gelişmiştir. Çok partiye dayanan ve seçimle değişebilen bir siyasi yönetim, iktisadi baskı grupları, karmaşık bir çoğulcu toplum yapısı ortaya çıkarmıştır. Bunun sonucu olarak çoğulcu ülkelerde işverenlerin gücünü dengelemede ve çalışanların çıkarlarını temsil etmede sendikalar çok önemli rol oynamışlardır. Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da sendikaların ve sendikal faaliyetlerin yasalarla güvence altına alınması yanında asgari ücret, istihdam güvenliği, toplu pazarlık gibi birçok temel haklar endüstri ilişkileri sistemi ile politik sistem arasındaki karşılıklı ilişkiler sonucu ortaya çıkmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medya endüstri ilişkileri sistemini etkileyen sosyal çevrenin önemli bir parçasıdır. Medya endüstri ilişkileri aktörlerinin tutumlarını, fikirlerini ve beklentilerini şekillendirerek sistemin işleyişini etkilemektedir. Herhangi bir birey, ister sendikacı ister yönetici ister sendika üyesi ya da kamuoyunun bir parçası olsun toplumdaki faaliyetlerin sadece bir bölümünde rol oynamaktadır. Ekonomik, politik, sosyal ve endüstri ilişkileriyle ilgili pek çok bilgi ve değerlendirme gazete ve televizyonlar aracılığıyla yayılmaktadır. Bu durumda medyaya sahip olmak ya da medyayı etkileyebilmek endüstri ilişkileri aktörleri için önemli bir güç kaynağı oluşturmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antidemokratik rejimlerde medya, genellikle devletin ya da toplumda hakim olan grubun etkisi altındadır. Medya sermayedarların çıkarlarını korumak ve savundukları görüşleri topluma yaymak amacıyla kullanıldığında, sendikaların ve işçi sınıfının sorunlarının medyada daha az yer aldığı görülmektedir. Ancak sendikalar yasalar uygun olduğu ölçüde çıkardıkları gazetelerle, kurdukları televizyon ve radyolarla ve özellikle de günümüzde İnternet aracılığıyla medyayı bir güç kaynağı olarak kullanmaktadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Endüstri ilişkilerinin bir sistem olduğu görüşü ilk kez John Dunlop tarafından ortaya atılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Endüstri ilişkilerinin bir sistem olduğu görüşü ilk kez John Dunlop tarafından ortaya atılmıştır. Bu yaklaşım, Dunlop’un 1958 yılında ABD’de yayınladığı Endüstri İlişkileri Sistemleri adlı kitabında geliştirilmiştir. Kısaca Sistem Teorisi olarak adlandırılan Endüstri İlişkileri Sitemi Teorisi o tarihten günümüze hem en çok kabul gören, hem de en çok tartışılan ve eleştirilen kuram olmuştur. Talcott Parsons’ın Sosyal Sistemler çalışmasından etkilenen Dunlop’un amacı, endüstri ilişkileri olgularını açıklamaya olanak sağlayacak analiz araçlarını içeren genel bir teori oluşturmaktı. Dunlop bu amacına ulaşmış, üzerinde pek çok tartışmalar yapılsa bile Sistem Teorisi endüstri ilişkilerini akademik disiplin yapmak için kuramsal bir temel sağlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dunlop, endüstri ilişkilerini toplumun ekonomik sisteminin bir parçası olarak görmekte fakat aynı zamanda farklı ve kendine özgü bir sistem olduğunu ileri sürmektedir. Böylece bütün bir sosyal sistem olarak görülen toplum, birbirleriyle ve sistemin bütünüyle karşılıklı ilişkilerde bulunan endüstri ilişkileri, ekonomik ve politik alt sistemlere ayrılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Endüstri ilişkileri sisteminin aktörler, çevre ve ideolojiden oluşan üç bağımsız değişkeni vardır. Sistemin aktörleri sahip oldukları ideolojiye ve içinde bulundukları çevreye bağlı olarak toplu pazarlık, uzlaştırma gibi çeşitli mekanizmaları kullanarak sistemin işleyişini düzenleyen kurallar yapmaktadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dunlop Endüstri İlişkileri Sistemi Teorisi ile çeşitli sistemlerde kuralların niçin belirlendiğini ve sistemin gelişimine göre neden ve nasıl değiştiğini göstermeye çalışmıştır. Sistem Teorisi, 1960’lı yıllardan günümüze, endüstri ilişkileri alanında en çok benimsenen yaklaşımdır. Bunun en önemli nedeni, bu yaklaşımın, endüstri ilişkilerini, ilk defa bir bütün olarak ele almasıdır. Ancak Sistem Teorisi, aynı zamanda en çok eleştirilen yaklaşımlardan biri olmuştur. Bu eleştiriler endüstri ilişkileriyle ilgili yeni kuramların ortaya çıkması için de bir alt yapı oluşturmuştur. Endüstri ilişkileriyle ilgili diğer kuramlar, genellikle Dunlop’un Sistem Teorisi’nin değiştirilmiş ve geliştirilmiş halidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 38 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 150 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.