Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
196 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Literatürde emek piyasasına ilişkin üç yaklaşım vardır. Yaklaşımlardan ilki, emek piyasasını bir mal piyasası olarak kabul ederken; ikinci yaklaşım, emeği farklı özellikler taşıyan, kendine özgü işleyişe sahip olan bir piyasa olarak kabul etmektedir. Üçüncü yaklaşım ise, emek piyasasının bir mal piyasası olmadığını yapısal özellikleri bakımından mal ve hizmet piyasalarından ayrıldığını savunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek piyasası, en genel anlamıyla, emek arz ve talebinin karşı karşıya gelmesiyle ücretlerin ve çalışma koşullarının belirlendiği piyasadır. Bu tanımlamaya göre, emek piyasasına ilişkin olarak bilinmesi gereken iki kavram vardır. Bunlar, emek arz ve talebidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek arzı ise, emek piyasasında arz edilen (sunulan) emek miktarıdır. Bir başka ifadeyle emek arzını emek piyasası içerisinde çeşitli ücret düzeylerinde, emekçilerin çalışmayı kabul ettikleri süre veya miktar olarak da tanımlamak mümkündür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek piyasasında eşitsizliği vurgulayan ilk özellik emeğin insan hayatının içinde yer alan bir etkinlik olması ve mal gibi piyasaya sunulmak için üretilemez olmasıdır.Emek piyasasında eşitsizliği vurgulayan bir başka özellik ise, emeğin biriktirilemez oluşudur. Mal piyasası içerisinde malların birikiminin mümkün iken, emeğin bir kısmının biriktirilip saklanması mümkün değildir. Eşitsizlikle ifade edilen bir başka özellik ise, emeğin akıcılığına ilişkin engeller dir. Akıcılıkla ifade edilmek istenen emeğin çalışma ve yaşam yerlerinin birbiriyle yakından ilgili olmasıdır. Emek, işyerine gitmek ve işyerinden ayrıldıktan sonra yaşamını sürdürdüğü çevreye dönmek zorundadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek piyasasını diğer piyasalardan ayıran bir diğer unsur ise “bağımlılık” tır. Emek piyasasında, sermaye sahibi ile emek arasında kurulan ilişki “çalışma (hizmet) sözleşmesi” ne bağlıdır ve bu anlamda emeğin mal gibi mübadelesi mümkün değildir. Bağımlılık hem yönetsel hem de teknik bir nitelik taşımaktadır. Yönetsel anlamda emeğini arz eden, işveren tarafından belirlenmiş bir işi işverenin emir ve isteklerine uygun bir şekilde yapmakla yükümlüdür. Teknik bağımlılık ise, emeğin işini yaparken işletmenin sağladığı araç ve gereci kullanmak zorunda olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek piyasası güvencesizliği, piyasada bulunan işlerin sayısının çalışmak isteyenlerin sayısına denk olmadığı durumlarda, yani çalışmak isteyen herkesin emek piyasasında kendisine uygun iş bulamaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Emek piyasasında güvencesizlik yaratan bir başka unsur ise emeğin sermaye sahibi ya da işveren tarafından istenildiği zaman çıkarılabilme korkusudur. Güvencesizlik unsuru kapsamında ayrıca emeğin çalıştığı işyerinde mesleki anlamda kendisini yetiştirme ve yükselme olanağından yoksun bulunması ile sahip olunan beceri ve vasfın yapılacak işin niteliğine uygun olmaması da yer almaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek piyasaları, düzenlenmiş piyasalardır. Emek piyasası düzenlemeleri, işletmelerde (işyerlerinde) mal ve hizmetlerin üretimi için bir araya gelen emeğin, çalışmalarını denetim altına almak için gerekli kuralların belirlenmesinin ve bu kurallara uyulmasının sağlanmasıdır. Emek piyasasındaki düzenleme sadece işin yapılması kısmıyla sınırlı kalmamaktadır. Düzenleme, emeğin ve sermaye sahibi işverenin bağımlılık unsurunda ifade edilen sözleşme uyarınca karşılıklı bazı yükümlülüklerin bulunmasıdır. Çalışma (hizmet) sözleşmesinin sonucu olarak nitelendirilen bu sorumlulukların da emek piyasası düzenlemesi içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tek emek piyasası yoktur. Farklı özelliklere sahip işler için farklı özellikte piyasalardan söz edilebilir. Bu piyasalar kimi zaman yapılacak işin gerektirdiği beceriler bakımından farklılaşırken kimi zaman da coğrafi alan bakımından farklılaşmaktadır. Beceri bakımından piyasayı sınıflandıracak olursak avukatlar piyasasını, sigortacılar piyasasını ya da çiçekçiler piyasasını örnek olarak verebiliriz. Emek piyasasının İç Anadolu Bölgesi Piyasası, Amerika Piyasası veya Türkiye Piyasası olarak sınıflandırılmasını da coğrafi alan dikkate alınarak yapılan sınıflandırmaya örnek gösterebiliriz. Piyasaların birbirleriyle etkileşim içerisinde olmaları, piyasalar arasındaki hareketliliği mümkün kılmaktadır. Ancak her hareketlilik her zaman kolay gerçekleşmeyebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek piyasasına ilişkin olarak hem işçi hem de işveren eksik bilgiye sahiptir. İşverenlerin, iş arayanların verimliliklerine ilişkin eksik bilgiye sahip olması, emek piyasasındaki en iyi işçilerin, emek piyasasının unsurlarında da ifade edildiği gibi, daha yüksek ücret veren iş yerlerini tercih etmelerine neden olacaktır. Benzer şekilde, emeğin piyasadaki açık işlerin nitelik ve özellikleri hakkında bilgi sahibi olmaması da kendilerine uygun iş bulmalarının önünde engel oluşturmaktadır. Ayrıca işletmelerin (işyerlerinin) emeğin ve çalışanların nitelikleri ve becerileri hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması etkin ücret uygulamasını da zorlaştırır. Burada “etkin ücret” kavramıyla ifade edilen, işçilerin işten ayrılmalarını azaltıcı ve onları çalışmaya yönlendirici olan ve nitelikli işçileri çeken ücret düzeyidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek piyasası içerisinde kişiler yetenekleri, becerileri, motivasyonları ve iş yapma istekleri bakımından birbirlerinden farklıdır. Kişilerin tercihlerindeki farklılıklar, emek arzının heterojenliğini yaratmaktadır. Bunun nedeni kişilerin, yapılacak işin özelliklerine yönelik bakış açılarının farklı olmasıdır. Emek arzının heterojen olmasının bir başka nedeni ise kişilerin eğitim düzeyi ve kalitesi ile öğrenme ve uygulama yeteneklerinin birbirlerinden farklı olmasıdır. Emek arzının heterojenliği, ücretlere, işçi seçimine, emek verimliliğine, beşerî sermayeye yatırım kararına yansımaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mal ya da hizmet piyasalarında, malı ya da hizmeti arz eden ile talep eden arasındaki ilişki, mal ya da hizmetin alınıp satılmasıyla sona ermektedir. Oysa ki emek piyasasında işveren işçiyi uzun süreli sözleşmelerle istihdam etmektedir. Emek piyasası içerisinde işverenin işçiyi uzun süreli istihdam etmesi hem işçi hem de işveren açısından yarar sağlar. İstihdam ilişkisinin sürekliliği, işçi devrinin düşmesini ve beraberinde eğitim maliyetlerinin azalmasını sağlayacaktır. İşçi açısından ise aynı işyerinde, aynı iş arkadaşlarıyla bilinen bir işin yapılması işçinin verimliliğini olumlu yönde etkileyecektir. İşçiler bununla birlikte; kıdem, tatil, emeklilik hakları ve işten çıkarmalar karşısında da güvence altında olacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek piyasasındaki işlerin sayısının iş arayanların ya da çalışmak isteyenlerin sayısına denk olmaması, emeğin işverene karşı pazarlık gücünün az olmasının en temel nedenidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek piyasasında grup ilişkileri ile ifade edilmek istenilen, sendika birlikleri ya da sendikal örgütlenmelerdir. Emek piyasasında sendikaların varlığı; emeğin pazarlık gücünün artması, daha adil ücret yapısının sağlanması ve iş ile gelir güvenliği sağlanması bakımından önemlidir. Ancak sosyal, siyasal ve ideolojik bazı etkenler emek piyasası içerisinde sendikal örgütlenmelerin gücü ve işlevleri üzerinde etkili olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aralarında akrabalık bağı bulunsun ya da bulunmasın; aynı konutta veya aynı konutun bir kısmında yaşayan; gelir ve harcamalarını ayırmayan, hanehalkı hizmet ve yönetimine katılan bir veya birden fazla kişiden oluşan topluluk “hanehalkı” olarak tanımlanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hanehalkı İşgücü Anketlerinin amacı; kullanıcıların, işgücü piyasası ile ilgili çalışmalar yaplamalarını sağlayacak değişkenlerin elde edilebileceği bir soru formu oluşturarak emek piyasası ile ilgili çalışmalarda kavram birliği oluşturmak ve uluslararası karşılaştırmalara elverişli veri elde edilebilecek tanımları oluşturabilmektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kurumsal nüfus otel, hastane ve huzurevi gibi yerlerde ikamet edenlerden; kurumsal olmayan nüfus ise hanelerde yaşayan kişilerden oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çalışma çağı nüfusu belirlenirken bireyin yaşı çoğu ülke açısından bir kriter olarak değerlendirilmektedir. Buna göre, çalışanların en az ilköğretim düzeyinde eğitime sahip olabilmesi amacıyla çalışma çağındaki nüfus yaşı alt limiti 15 olarak kabul edilir. İşgücü anketlerinde üst yaş limiti genellikle belirtilmemekle birlikte, ülkedeki geçerli emeklilik yaşı üst yaş limiti olarak kabul edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir ülkeye ait işgücü belirlenirken çalışma çağındaki nüfusa ilişkin olarak iki unsura dikkat edilmesi gerekmektedir. Bunlardan ilki, 15 yaşın altında olmasına rağmen ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı çalışmak zorunda olan nüfustur. Bu nüfus literatürde “çocuk işgücü” olarak sınıflandırılır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer grup ise emeklilik yaşının üzerinde olmasına rağmen çalışmak zorunda olan nüfustur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hanehalkı İşgücü Anketi uygulamasında, anketi cevaplayan kişilerin çalışıp çalışmadıklarına ilişkin sorular sorulurken dikkate alınan zaman dilimi “referans dönemi (haftası)”dır. Bu süre bir haftadır. Buna göre referans dönemi, her ayın Pazartesi ile başlayıp Pazar ile biten ilk haftası olarak belirlenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
TÜİK, işgücüne dâhil olmayanları gruplara ayırmıştır. Buna göre işgücüne dâhil olmayanlar; iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar, iş bulma ümidi olmayanlar ve bazı nedenlerle iş aramayan ancak işbaşı yapmaya hazır olan kişilerden oluşmaktadır. İş aramayıp çalışmaya hazır olanlar grubu, çeşitli nedenlerle iş aramayan ancak 2 hafta içinde işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirten kişilerden oluşmaktadır. İş bulma ümidi olmayanlar ise daha önce iş aradığı hâlde bulamayan veya kendi niteliklerine uygun bir iş bulabileceğine inanmadığı için iş aramayan ancak işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirten kişilerden oluşmaktadır. Bu grubu oluşturanlar literatürde ve istatistiklerde “gücenmiş veya cesareti kırılmış işgücü” olarak nitelendirilmektedir. Bazı nedenlerle iş aramayanlar grubunu ise mevsimlik çalışanlar, ev işleriyle meşgul olanlar, öğrenciler, emekliler ve bedensel özürlülük, hastalık ve yaşlılık nedeniyle işbaşı yapmaya hazır olmayan kişiler oluşturmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İşgücüne katılma oranı, istihdam edilenlerle işsizlerin toplamının oluşturduğu işgücünün aktif nüfusa oranıdır. Bu oran, aktif nüfus içersinde işgücünün nispi ağırlığını gösterir. İktisadi faaliyet oranı olarak da adlandırılan işgücüne katılma oranı, ekonomi politikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında önemli bir rol oynamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir ekonomide belli bir dönemde emek, sermaye, toprak ve girişimcilikten oluşan üretim faktörlerinin mevcut teknolojik düzeye göre ne ölçüde kullanıldığı ile ilgili bir kavram olarak ele alındığında, bu istihdam tanımı bizi geniş anlamda istihdam kavramına götürür. Diğer bir ifade ile geniş anlamda istihdam, tüm üretim faktörlerinin üretim sürecinde kullanılması anlamına gelirken dar anlamda istihdam; emek faktörünün üretim sürecinde kullanılması anlamına gelmektedir. İstihdam, kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus içinden oluşmaktadır. İstihdam, bireylere ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için gerekli gelirin doğrudan veya dolaylı yollardan verilmesini sağlayan bir araç olarak da tanımlanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İstihdam düzeyi veya istihdam hacmi, bir ekonomide belirli bir zamanda fiilen doldurulan çalışma saatleri toplamıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir ekonomide belirli bir zaman diliminde çalışma isteği ve yeteneği olanlar piyasada kendilerine uygun iş bulup çalışıyorsa tam istihdam olgusundan söz edilir. Diğer bir ifadeyle bir ekonomide istihdam düzeyi ile işgücü miktarının birbirlerine eşit olduğundan söz ediliyorsa emek piyasası tam istihdam düzeyindedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
TÜİK’in tanımına göre işsiz, “referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan kişilerden iş aramak için son üç ay içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan kurumsal olmayan çalışma çağındaki tüm kişilerdir. Ayrıca, üç ay içinde başlayabileceği bir iş bulmuş ya da kendi işini kurmuş ancak işe başlamak ya da işbaşı yapmak için çeşitli etkinliklerini tamamlamak amacıyla bekleyenler de işsiz kapsamında yer almaktadır”.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 39 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 157 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.