Guttman ölçeğinin en büyük avantajı nedir?
Yayımlanmış cevap
Tutumun iyi seçilmiş birkaç ifade ile ölçülerek geçerlilik ve güvenilirliğinin yüksek olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
396 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Tutumun iyi seçilmiş birkaç ifade ile ölçülerek geçerlilik ve güvenilirliğinin yüksek olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bogardus’un Toplumsal Mesafe Ölçeği daha çok toplumsal sınıflara, değerlere veya etnik gruplara özgü tutumların ölçümünde kullanılmaktadır. Bireylerin bir ulusa veya etnik gruba ilişkin sosyal mesafesi ölçülmeye çalışılır. Sınıflamalı bir ölçek türüdür ve ölçekte yer alan ‘cevap seçenekleri arasındaki uzaklıkların birbirine eşit olma’ varsayımını taşımaz. Dolayısıyla elde edilen cevaplar % ve frekansa göre değerlendirilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tutum ölçümlerinde öncelikle konuyu her açıdan kapsayacak cevaplara yer verilmelidir. Bireyi, sunulan cevap seçenekleri ile konuya ilişkin olumlu ya da olumsuz bir cevaba zorlamak doğru bir ölçüm olmayacaktır. Sunulan cevap seçeneklerinin rakamsal değerlere sahip olması, doğrudan tutum ölçümlerinde oldukça sık rastlanan bir durumdur. Ancak belirlenecek rakamsal aralıkların seçiminde de araştırmacıların dikkatli olması gerekmektedir. Benzer şekilde, cevap seçeneklerindeki rakamların neyi ifade ettiğinin belirtilmesi de bireylere cevaplamada kolaylık sağlayacak ve yanlış anlamaları ortadan kaldırabilecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Davranışların gözlemlenmesi yolu ile ölçüm gerçekleştirmek en sık kullanılan dolaylı tutum ölçümlerindendir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dolaylı tutum ölçümleri araştırmacıların, bireyin kendisinin dahi farkında olmadığı tutumlarını ortaya çıkarmada yardımcı olabilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Araştırmacıların tutumla ilişkilendirecekleri davranışların tespitinde dikkatli olmaları gerekir. Gözlenen davranışın gerçekten araştırılan tutuma ilişkin bilgi sunabilmesi için, araştırmacının ortamdaki diğer çevresel etkilerin farkında olması ve kontrol altında tutması gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tutumların mutlaka bir davranışa dönüşmesi söz konusu olmayabilir. Belli bir davranışa eğilimi olan kişilerin o davranışta bulunma olasılığı olmakla beraber, bir sebeple o davranışı sergilemeyebilirler. Bu durumda tutum ile davranış arasındaki ilişki her zaman belli değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilişsel karmaşa
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tutum ile davranış arasındaki ilişki bazı bakımlardan farklı olabilmektedir. Bunlar; tutumun spesifik (bir şeye özgü) olması, tutumun kişinin kişisel çıkarıyla ilintili olması, tutumun kişilik faktörüne bağlı olması ve tutumun sosyal ortama bağlı olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bazı tutumlar genel bazıları ise belli bir şeylere özeldir. Belli bir şeye özgü olan tutumlar, kişinin o konudaki davranışının muhtemel belirleyicisidir. Diğer bir ifadeyle bir tutum ne kadar spesifik olursa davranışla ilişkisi de o kadar güçlü olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tutum kişinin ilgi duyduğu bir şeyle alakalı olduğunda tutum ile davranış arasındaki ilişki daha güçlü olmaktadır. Kişilerin ilgi duydukları konular hakkında daha çok bilgi sahibi olmaları onların bu konularda daha güçlü tutumlara sahip olmalarına neden olmaktadır. Bu durumun tersi, kişinin hayatında önemi olmayan şeylere ilişkin tutumların kendisi için öneminin olmamasıdır. Buna göre, kişinin kendisi için önemli olmayan konulardaki tutumu ile davranışı arasında ilişki olması beklenmez.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tutum ile davranış arasındaki ilişkide etkili olan bir kişilik özelliği öz-denetimdir. Öz denetimi yüksek olanlar durumun gerektirdiği biçimde davranmaya çalıştıklarından farklı durumlarda farklı davranışlar sergilerler. Bu nedenle nasıl davranacaklarını tahmin etmek kolay olmamaktadır. Diğer taraftan öz denetimi düşük olanlar çevreden gelen ipuçlarına dikkat etmediklerinden tutumlarına uygun davranışlar gösterme eğilimindedirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Öz-denetim kişinin sosyal bir çevrede sergilediği davranışının başka kişiler tarafından nasıl değerlendirildiğini belirleyerek davranışlarını yeniden düzenlemesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kişiler içinde bulundukları sosyal ortamda kabul edilmiş değerlerle uyumlu tutumlara sahip olmasalar bile içinde bulundukları sosyal ortamda uygun olan davranışları gösterme eğiliminde olurlar. Bu nedenle farklı toplumsal kültürel değerlerle yetişmiş bir kişi farklı değerleri olan bir ortamda tutumundan farklı davranışlar gösterebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Belirli gruplara ve bu gruplara dâhil olan bireylere ilişkin genellemeleri ifade eder. Bu genellemeler, grubun veya bireyin psikolojik temsiliyeti yani algılanması ile ilişkilidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kalıpyargılar durağan olmayıp, zaman içerisinde değişen yaşam düzeni ve sosyal yapılar sayesinde ufak farklılıklar gösterebilmektedirler. Ne var ki bu yargıların oluşması ve aktarılması uzun yıllar aldığı gibi, değişmesi ve bu değişikliklerin benimsenmesi de uzun süreler gerektirmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kalıpyargıların oluşum sebepleri; (i) bireylerin sosyal olguları anlamlandırmasına yardımcı olması, (ii) bireylere algılama süreçlerinde enerji tasarrufu sağlaması ve (iii) içinde bulundukları sosyal gruplar tarafından paylaşılan inançlar olması şeklinde özetlenebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gordon Allport (1954)
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Buna göre, insanlar çevrelerini ve çevrelerinde olup biten tüm olayları algılama ve anlama noktasında sınırlı kapasiteye sahiplerdir. Bu durum bireyleri bir takım kısa yollara ve önceden oluşturulmuş yargılara yöneltmektedir. Dolayısıyla kalıpyargılar, bireylerin zihinlerinde oluşturulmuş sınıflamalar sonucunda özet bilgiler sunarak, bireyin karmaşık ve dinamik çevresini algılanmasında daha az zaman ve çaba sarf etmesini sağlamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kalıpyargıların gelişim süreci temelde iki başlık altında açıklanabilir. Bunlar, kalıpyargıların oluşumu ve aktif hale gelmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kalıpyargıların oluşum aşaması bireyin zihninde gerçekleşen kategorizasyon (sınıflama) sürecini ifade eder. Birey herhangi bir sosyal objeye ilişkin benzerliklerden veya farklılıklardan yola çıkarak sınıflamalar gerçekleştirir. Kişi belirli bir gruba özgü bir kalıpyargı oluştururken, geçmişten gelen bilgisini, grup üyelerinin benzerliklerini, diğer gruplardan farklılıklarını ve gruba atfettiği sıfatları kullanır. Bu sıfatlar, o grubun etiketini, yani kişinin zihninde oluşturdukları kategorinin özelliklerini oluşturur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birey geliştirdiği kalıpyargıları bilinçli veya bilinç dışı harekete geçirebilir. Çevresel faktörler, kalıpyargı geliştirdiği grup üyelerinden biri ile iletişime geçme durumu veya bu gruba ilişkin herhangi bir durumda kalıpyargılar aktif hale gelebilir. Kalıpyargıların otomatik olarak, bilinç dışı, aktif hale gelmesinde, ne kadar tutarlı ve tekrarlı bir şekilde davranışa dönüştüğünün etkili olduğu belirtilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kalıpyargı tehdidi veya kalıpyargı avantajı oluşabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kalıpyargı tehdidi veya avantajı bireyler üzerinde duygusal (stres, heyecan gibi), bilişsel (hafızayı olumlu/olumsuz etkilemesi gibi) , fizyolojik (kalp atışının hızlanması, ter bezlerinin çalışması gibi) ve/veya davranışsal (daha istekli, motive olunması veya konsantre olamayıp, testten uzaklaşılması gibi) biçimlerde etkisini gösterebilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ön yargılar bir kişi veya gruba yönelik olumsuz ve aleyhte tutumları ifade eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?