Siyasal sistemi teşkil eden öğeler nelerdir?
Yayımlanmış cevap
Parlamento, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, siyasal seçkinler vb.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
364 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Parlamento, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, siyasal seçkinler vb.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
ktidarın babanın ya da klan ve kabile şefinin elinde olmasıdır. Bu yönetim biçiminde ne bir meclis ne de yasalar vardır. Baba ya da kabile şefi aileyi geleneğe ve kişisel takdire göre yönetir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Demokrasi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aristokrasi, doğuştan üstün özelliklere sahip olanların yönetimi olarak tanımlanır. Bu görüşün en güçlü savunucusu Platon’dur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Popper, demokrasiyi, iktidarın şiddete başvurmaksızın el değiştirmesine imkân veren kurumların korunması olarak tanımlamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Montesquieu ve John Locke’un fikrine dayanır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal demokrasi, kapitalizmin gelişimine koşut olarak ortaya çıkan işçi sınıfının sorunlarına yönelik entelektüel ilgiden doğmuştur. 1789 Fransız Devrimi’nde elde edilen genel oy ve seçilme hakkı, işçi sınıfını ancak 1848 ihtilallerinden sonra kapsamına almıştır. Bu aşamayla birlikte sosyal demokrasiye giden yol açılmaya başlanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Liberal demokrasilerde siyasi iktidar sınırlıdır, iktidarın ve devletin müdahale edemeyeceği bir sivil toplumsal alan bulunmaktadır. Totaliter ve otoriter sistemlerde ise devletle toplum arasındaki bu sınır belirsizdir. Devlet iktidarının nerede başlayıp nerede biteceğini kestirmek güçtür. Bu rejimlerde hukuk devleti anlayışı gelişmediğinden siyasi iktidar eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulamaz. Dolayısıyla bireylerin hak ve özgürlükleri tehdit altındadır. Siyasi iktidarın bu sorumsuzluğu insan hakları ihlalleri ve yolsuzlukların önünü açar. Demokrasilerde bu türden davranış sergileyen kamu görevlileri bağımsız yargı tarafından cezalandırılırlar. Seçimlerde, bu tür yollara tevessül eden hükümetleri, halk, oylarıyla iktidardan uzaklaştırabilir. Oysa totaliter ve otoriter yönetimden hesap sorma yolları kapalıdır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Totaliter sistemlerde halka karşı baskı, resmi ideoloji tarafından belirlenen hedefi gerçekleştirmek için yapılır, otoriter sistemlerde ise baskı iktidarı muhaliflere karşı koruma ve muhafaza etmenin bir aracıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Marksist rejimler adı üzerinde Karl Marks’ın düşüncelerinden esinlenilerek inşa edilmişlerdir. Karl Marks (1818-1883) bir üretim biçimi olan kapitalizmin Batı dünyasında egemen konuma geldiği bir dönemde yaşadı. Kapitalizm ve onun ortaya çıkardığı yeni toplumsal ilişkiler ve sorunlar, onun başlıca entelektüel ilgi alanını oluşturdu. Marks’a göre, insanlık tarihinde iş bölümünün ortaya çıkması ile iki sınıf doğmuştur: Mülk sahipleri ve mülksüzler. Mülk sahipleri, sömüren ve mülksüzler ise sömürülen sınıfı oluşturur. Marks’a göre kapitalist üretim biçimi, taşıdığı iç çelişkiler yüzünden yıkılacak ve onun yerini proletarya diktatörlüğü, sosyalist ve nihayet komünist toplum alacaktır. Marks’ın ütopyasına göre gerçek özgürlük ve demokrasi, kapitalist toplumun yıkılması ve insanın insanı sömürmesinin ortadan kalkması ile gerçekleşecektir. Proletarya diktatörlüğü kurulduğunda komünist parti, tüm çalışanları üretimin her aşamasında söz sahibi yapacaktır. Herkes yeteneğine göre çalışacak ve ortaya çıkan üründen herkes ihtiyacı kadar alacaktır. Kapitalist türetim biçiminde burjuvazi tarafından el konulan miktar tüm topluma dağıtılacağından toplumun genel refah seviyesi artacak, insanlar daha mutlu ve özgür olacaklardır. Böylece insanlar, ürettikleri üzerinde söz ve karar sahibi olmakla sömürülmekten ve içinde bulundukları topluma ve kendi emeklerinin sonucu olan ürüne yabancılaşmaktan kurtulacaklardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Faşizm ilk kez 1922 yılında İtalya’da ortaya çıktı. 1933’te onu Alman Nazizm’i izledi. 1927’de Portekiz’de, 1930’da Japonya’da ve 1938’de İspanya’da kurulan rejimler faşizme benzer nitelikler taşımaktaydılar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Faşizmde ulus, onu oluşturan topluluklardan bağımsız, onların üzerinde bir gerçeklik olarak görülmektedir. Ulus, mevcut topluluktan daha yüksek amaçları olan, ırkın maddi ve manevi değerlerinin “en üstün bireşimi”, bireysel ve toplumsal çıkarların kendisine sıkı sıkıya bağlı olduğu aşkın bir varlıktır. O, bireyler, gruplar, sınıflar gibi bütün birleştirenlerden üstündür ve onların hiçbiriyle özdeşleştirilemez ve onlara indirgenemez. Ulus, ortak bir yazgıya sahiptir. Bireyler, gruplar, sınıflar ancak onun bir fonksiyonudurlar. Faşizme göre ulus devlette somutlaşmıştır. Devlet, ulusun hukuki kişiliğe bürünmüş hâlidir. Ulusun yaşamını güvence altına alması ve zenginleşmesi için, devletin güçlü ve otoriter olması gerekir. Devlet, bireylerin, meslek gruplarının ya da toplumsal sınıfların ötesinde kolektif yararı üstün tutar. Faşizme göre toplum ancak devlet sayesinde varlık kazanır. Diğer bir ifadeyle ulus, devletin içeriği, devlet ise ulusun dış görünüşü, hukuki-siyasi kalıbıdır. Bu durumda toplumu devletten, devleti toplumdan ayırma olanağı yoktur. Devlet, kendiliğinden oluşan, sosyolojik, tarihsel bir gerçektir, organik, biyolojik bir bütündür. Liberalizmde olduğu gibi devlet, bireylerin haklarını ve özgürlüklerini koruyan bir araç değildir, o toplumun kendine özgü üstün amacının hizmetindedir. Dolayısıyla toplum tarafından denetim ve murakabeye tabi tutulamaz, hiçbir hukuk kaidesiyle sınırlanamaz. Aksine devlet toplum adına insanların görevlerini tayin eder, onları eğitir, yönlendirir, cezalandırır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hükümet Sistemi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Siyasal Sistem
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
XVI
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Stato
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Jean Bodin
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Weber, devleti belirli bir toprak parçası üzerinde meşru şiddet kullanma tekelini elinde başarıyla bulunduran insan topluluğu olarak tanımlamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Thomas Hobbes
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Machiavelli
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Güç
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
XIV. Louis
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Patrimonyalizm
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İki tür devlet; üniter ve birleşik devlet
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Üniter Devlet
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?