Modernlik vurgusu neyi temsil eder?
Yayımlanmış cevap
Modernlik vurgusu, geleneksel yapıların “eskiliğine” karşı “yeniyi” temsil etmesinden de kaynaklanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
347 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Modernlik vurgusu, geleneksel yapıların “eskiliğine” karşı “yeniyi” temsil etmesinden de kaynaklanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Muhafazakârlık, kelime olarak “düzeni korumak”, “varolanı muhafaza etmek” fikri üzerine oturur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Muhafazakârlık en kısa anlamı ile “mevcut hukuki durumu (statüko) muhafaza etmek, toplumdaki radikal değişimlere “kuşkulu yaklaşma” şeklinde tanımlanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’deki muhafazakâr ideolojiyi kabaca üçe ayırabiliriz: Kültürel, İslamcı ve Milliyetçi Muhafazakârlık.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kültürel muhafazakârlar olarak Mustafa Şekip Tunç, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Peyami Safa, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Yahya Kemal ve Ahmet Hamdi Tanpınar önemli figürlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
M. Akif Ersoy’un temsil ettiği çizgi, ümmet kavramını kavim kavramının önüne almaktan yanadır; yani Müslümanlığı üst kimlik olarak tanımlama yoluyla, ulusal düzeyde ümmetçi, evrensel boyutta ise İslam olan milletlerin dayanışmasını savunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
“Milli bünye”, “milli hissiyat” ve “milli öz” ve kavim anlamında Türklük bu akımın başlıca temelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Batı Muhafazakârlığı ile benzer bir şekilde Türkiye’deki muhafazakârlar da güçlü bir devletten yanadırlar. Devlet geleneği, değerlerin başında gelmektedir. Devlet daima Türk muhafazakârlarınca kutsal bir kurum olarak algılanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye’de siyasal İslamcılığın ikinci nesli, Milli Nizam Partisi’nin faaliyete geçmesi ile başlamaktadır. Milli Nizam Partisi, Demokrat Parti dönemi ve sonraki on yıl içerisinde Türkiye’nin toplum yapısındaki dönüşümün ürünüdür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk-İslam Sentezinin başlıca amacı, Müslümanlığı üst kimlik olarak tanımlama yoluyla, ulusal düzeyde ümmetçi, evrensel boyutta ise İslam olan milletlerin dayanışmasını savunmaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyalizm, iktidar ve üretim araçlarının halk tarafından kontrol edildiği bir toplum fikrine dayanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Solculuk, mevcut sosyal hiyerarşiyi, eşitsizliği kaldırmak isteyen ve zenginliğin ve imtiyazların adaletli dağılımını destekleyen bir politik harekettir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye İşçi Partisi (TİP) 1965 seçimlerinde TBMM’ye 15 milletvekili sokabilmiş ve Türk siyasal hayatına kalıcı yenilikler getirmiş önemli bir siyasal oluşumdur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tarihsel olarak dünyada 17. yüzyılda ortaya çıkan liberalizm, bireyciliği, bireysel hak ve özgürlükleri, özel mülkiyeti ve devlet müdahaleciliğinden uzak serbest piyasa sistemini temel alır. Ancak liberalizm, sadece entelektüel bir pozisyon değil, aynı zamanda siyasal ve sosyal eylemlere ve devlet politikalarına yön vererek, bir doktrin ve ideoloji haline dönüşmüştür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
“Liberal” sıfatını ilk (ve halen tek) kullanan parti 1994 yılında kurulan Liberal Partidir; parti daha sonra adını Liberal Demokrat Parti (LDP) olarak değiştirmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal cinsiyet ve feminizm endüstriyel kapitalist toplumlarda mevcut erkek egemen yapıları sorgulayan bir yaklaşımdır; erkek egemenliğini sürekli kılan toplumsal ve siyasal yapıları çözümlemeyi amaçlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1988’de Dayağa Karşı Kampanya'da dinlenen kadınların deneyimlerinden oluşturulan kitabın adı “Bağır Herkes Duysun”dur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yollardan birini Le Play’den esinlenen, teşebbüsü şahsi ve ademi merkeziyet görüşünü benimsemiş olan Prens Sabahaddin’in izlediği yol, diğerini ise Mehmet Cavit Bey ve arkadaşlarının izlediği yol oluşturur. Mehmet Cavit Bey ve diğer liberalizm taraftarları klasik iktisattan esinlenerek devletin ekonomideki rolüne eleştiri getirirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
II. Meşrutiyet’le beraber gündeme gelen bir diğer husus mali devlet yerine iktisadi devlet görüşünün desteklenmeye başlanmasıdır. Bu görüşe göre önemli olan fazla vergi toplamak yani fiskal amaçlar gütmek olmayıp toplumun çıkarlarını göz önüne alarak iktisadi girişimleri özendirmektir ki; bunun aynı zamanda uzun vadede vergi gelirlerini de artıracağı öngörülür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu kesim serbestleşmeden yanadır. Dersaadet Ticaret ve Ziraat ve Sanayi Odası gümrüklerin hayatı pahalılaştırdığını, koruyucu politikaların ülke ekonomisine zarar verdiğini iddia eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mehmet Cavit Bey’e göre en güçlü ulus mutlaka her şeyi üreten ulus olmayıp, iş bölümü doğrultusunda herhangi bir malı ötekilerden daha ucuza piyasaya sürendir. Uluslararası iş bölümünde Osmanlı Devleti’nin payına tarım sektörü düşmektedir. Bu nedenle Osmanlı Devleti tüm sermayesini tarıma kanalize etmelidir. Ucuz işçilik ve toprak fiyatları dikkate alındığında Osmanlı Devleti kısa sürede bir tahıl ambarına dönüşebilir. Mehmet Cavit Bey, bu bağlamda tarımsal üretimin dünya pazarlarına entegrasyonunu sağlayacak demiryolu, yol, liman gibi altyapı yatırımlarının da bir an evvel yapılması gerektiğini savunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Osmanlı iktisadi düşüncesinde serbest dış ticaret fikrine sistematik ilk eleştiriler bir Kazan göçmeni olan Musa Akyiğitzade’den gelir. List’ten oldukça etkilenen Musa Akyiğitzade ulusal çıkarlar gerektirdiği takdirde korumacı bir politika izlenebileceğini vurgular. Ancak Musa Akyiğitzade mutlak bir korumacılıktan yana değildir. “Bebek endüstri” ilkesini savunur. Dış rekabete karşı korunan işkollarında zamanla fiyatların düşüp iç üretimin dışarıyla rekabet edebilir hale geleceğini belirtir. Musa Akyiğitzade’ye göre serbest ticaret ancak eşit durumdaki ülkeler arasında gerçekleşebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birinci Dünya Savaşı II. Meşrutiyet liberalizmini temelinden sarsacak etkiler yapar. Pazar mekanizmasının etkinliğini yitirmesi, liberalizmde aradığını bulamayan hükümeti ve aydın çevresini başka arayışlara iter. Bu yeni düşünce Alman kökenli “millî iktisat”tır. Düşünsel anlamda liberalizmin baş savunucusu Mehmet Cavit Bey’in karşısına dikilenler Osmanlı Ziraat ve Ticaret gazetesi yazarları olur. Ilımlı bir gümrük politikasını müdafaa eden gazete, Osmanlı ülkesinin Avrupa’ya hammadde satıp sonra da beş on misli fiyatla mamul madde olarak satın almasının gerçekçi olmadığını savunur. Korumacılığın sınaî kalkınmaya yarayacağı da ileri sürülür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Savaşlar, isyanlar ve yükselen milliyetçi dalga II. Meşrutiyet liberalizminin sonunu getirir. Bilhassa Balkan Savaşları Meşrutiyet liberalizmine ağır darbe vurur. Bundan sonra İttihatçılar Anadolu ve Müslüman - Türk unsur merkezli bir siyasete yönelirler. Siyasette ve yönetimde İttihatçıların ülkeyi ele geçirip otoriter bir şekilde yönetmeleri ile kendini gösteren bu durum, ekonomide de liberal politikaların terk edilmeye başlandığı, yabancıların, özellikle gayrimüslim unsurların dışlandıkları, Müslüman – Türk unsurun ise imtiyazlı bir konum elde etmeye başladığı bir hal alır. Başka bir deyişle bu dönem izlenen milli iktisat politikası, ekonomide milli unsurları yani Müslüman – Türk unsurları egemen kılmaya yönelik girişimleri içerir. Bu girişimler başlangıçta yabancı karşıtı görünüme sahipken zamanla yabancı kavramı, gayrimüslim unsurları da alarak genişler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gökalp’e göre millî iktisat, etnik homojenlikle sağlanabilir. Müslüman-Türk unsurun yalnızca asker ve memur; gayrimüslimlerin zanaatkâr ve tüccar oldukları bir toplum çağdaş devlete dönüşemez. Müşterek vicdana sahip olmayan bu iki unsur arasında gerçek bir iş bölümü yoktur. Yine Gökalp’e göre Müslüman-Türk unsur askerlik ve memurluğun yanı sıra iktisadi yaşama da atılarak millî iktisadı kuracaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?