Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
205 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Toplumsal yapı kavramı, Ozankaya’nın Temel Toplumbilim Terimleri Sözlüğü’nde (1984: 129); “herhangi bir toplumun ya da toplumsal kümenin yerleşik iç örgütleniş biçimi” olarak tanımlanır. Yapı ise; “parçaları ve öğeleri arasında yasalılık, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge ya da bütün”dür (1984: 144).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir toplumun ekonomik, siyasal, dini vb. kurumları onun toplumsal yapısını meydana getirir ve bu yapının bileşenleri de normlar, değerler ve toplumsal rollerdir (Marshall, 1999).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal kurumlar, bütün toplumlarda bulunan organize edilmiş ekonomi, siyaset, din gibi çeşitli toplumsal düzenlemelerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal yapı, toplumsal kurumların (ekonomi, siyaset, din gibi), toplumsal grupların ve toplumsal eylemlerin (kurallar, toplumsal roller gibi) karmaşık bir birleşimidir. Bu yapı toplum için hayatidir (Kendall, 2015: 117-118).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir grup üyesinin yapması ve yapmaması gereken davranışları düzenleyen ortak inanç kümesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Doğruyu ve yanlışı tanımlayan genel inanışlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Değerler, davranışlarla ilgili ideallerin ve inançların kaynağıdır fakat nasıl davranmamız gerektiğini belirlemez. Diğer taraftan normların, spesifik davranış beklentileri vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. Kuralcı normlar (prescriptive norms): Hangi davranışın uygun ya da kabul edilebilir olduğunu belirler. Örneğin belirli miktarda para kazanan kişilerden vergi ödemeleri beklenir. Ya da adetlere dayalı normlar otobüste yaşlı bir teyzeye yer vermemizi söyler. 2. Yasaklayıcı normlar (proscriptive norms): Kuralcı normların tersine, bize hangi davranışın kabul edilemez ve uygunsuz olduğunu söyler. Örneğin hukuk kuralları bizim hız limitini aşmamızı yasaklar ya da derste arkadaşlarınızla telefonda mesajlaşmanız yasaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Önem derecesine göre normlar ikiye ayrılır (Kendall, 2015: 69): 1. Resmi (Formal) normlar: Formel normlar yazılıdır ve bir cezai yaptırımı vardır. Hukuk kuralları formel normların bir türüdür. Yazılıdırlar ve ihlâli, zorunlu yaptırımla sonuçlanır. Yaptırım; uygun davranış için ödül, uygun olmayan davranış için cezalardan oluşur. Olumlu yaptırım bazı normlara uymada övgü, onurlandırma ya da daha maddi bir ödül içerir. Olumsuz yaptırım ise ılımlı bir onaylamama durumundan ömür boyu hapis cezasına hatta bazı kültürlerde ölüm cezasına kadar geniş bir aralıkta seyreder. 2. Gayriresmi (Informal) normlar: İnformel normlar daha az önemli olduğu düşünülen normlardır. Ortak grup kimliği paylaşan insanlar tarafından kabullenilen yazılı olmayan davranış standartlarıdır. Kişiler, informel normları ihlâl ettiklerinde diğer insanlar onlara informel yaptırım uygulayacaklardır. İnformel yaptırımlar kesin olarak tanımlanmış değillerdir ve grubun herhangi bir üyesi tarafından uygulanabilirler. Birisine karşı yüzünü asma ya da olumsuz bir yorum ya da jest yapma gibi davranışlar bu yaptırımlardandır. Dünyanın her yerinde, tüm insan topluluklarında kültürleri ve yaşam biçimleri için biricik olan formel ve informel normlar vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsallaşma, kişinin toplumun norm ve değerlerini içselleştirerek ve toplumsal rollerini yerine getirmeyi öğrenerek, toplum üyesi haline gelmeyi öğrenme sürecidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsallaşma sürecinin bazı temel özellikleri vardır (Demir, 2010: 60): a. Toplumsallaşma süreci birikimli bir süreçtir. b. Toplumsallaşma karşılıklı bir etkileşim sürecidir ve bu süreçte bireyin kişiliği oluşur. c. Toplumsallaşma sürecinde hem formel değerler ve normlar hem de informel değerler ve normlar bireylere aktarılır. d. Biyolojik temeller, öğrenme kapasitesi ve kullanılan dil sayesinde algı, bilgi olarak kodlanır, paylaşılır ve aktarılır. e. Toplumsallaşma, formel ve informel gruplar aracılığıyla süreklilik kazanır. f. Toplumsallaşma, tüm topluma aktarılır ve yapısı nedeniyle geneldir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsallaşma Ajanları, bireyin toplumsallaşmasını sağlayan toplumsal kurumlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir araya gelmiş kişiler bazı toplumsal kategorileri oluştururlar. Fichter (2006: 47), toplumsal kategorilerin fizik ya da dış gerçeklikte değil de, gözlemcinin yargılarında bir araya gelmiş kişileri işaret ettiğini söyler. Gözlemci, bir ya da daha fazla ortak özelliğe sahip olduğunu düşündüğü kişileri toplumsal kategori olarak tanımlayabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Grup birbirleriyle sık sık etkileşim kuran, aidiyet duygusu taşıyan ve karşılıklı bağımlılık hissi taşıyan iki ya da daha fazla insanın bir araya gelerek oluşturduğu yapıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Grupların belli başlı bazı özellikleri bulunmaktadır: a. Üyeleri ve dışarıdaki gözlemcilerce tanınır. Grupların varlıklarını herkes bilir. b. Grupların sosyal yapıları vardır. Statüler ve tabakalaşmalar mevcuttur. c. Grupta her üye kendi sosyal rolünü oynar. Böylece grup katılımı gerçekleşir. d. Grup sürekliliği için karşılıklı iletişim gerekir. e. Her grup içinde rollerin oynandığı yolları etkileyen davranış normlarına sahiptir. f. Grup üyeleri belirli ortak ilgi ve değerlere sahiptir. g. Gubun yöneldiği hedefler ve amaçlar vardır. h. Grubun sürekliliği vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yığın aynı zamanda aynı yerde bulunan fakat ortak çok az şey paylaşan insanların bir aradalığıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal yığınların bazı temel özellikleri bulunmaktadır (Fichter, 2006: 54): a. Yığını oluşturan kişiler oldukça anonimdir, birbirlerine yabancıdır. b. Yığın, pozisyon ve işlevlerin oluşturduğu hiyerarşik bir yapıya sahip değildir. c. Fiziki mekân ne derece geniş olursa olsun, sosyal temas son derece sınırlıdır. d. Yığın içerisinde buluna kişilerin davranışlarında kısıtlamalar, düzenlemeler yapmalarını gerektiren davranış kurallarının sayısı çok azdır. e. Sosyal yığınların çoğu bölgeseldir. Sadece belirli bir fizik çevre için önemlidir. f. Yığınların çoğu geçicidir. Yığınların içerisindeki kişiler sürekli değişim halindedir, sayıları değişir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal Tabakalaşma büyük toplumsal grupların temel kaynakları kontrol etmesine dayanan hiyerarşik düzenlemelerdir (Kendall, 2015: 211).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal tabakalaşma türleri kölelik, kast sistemi ve sınıf sistemidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal Hareketlilik kişinin tabakalaşma sistemi içerisinde bir seviyeden diğer bir seviyeye geçebilmesidir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eski çağlardan beri var olan kölelik sistemi katı hiyerarşik yapılanması olan bir tabakalaşma türüdür. Katı hiyerarşik yapılanmanın anlamı herhangi bir toplumsal hareketlilik ihtimali içermeyişidir. Eş deyişle kişiler kölelikten çıkamazlar. Kölelikte kişiler başka kişiler tarafından ekonomik ve cinsel istismar amacıyla sahiplenilir ve kontrol edilir. Toplumdan topluma kölelerin yasal hakları farklılık gösterse de temelde bedenlerini ve emeklerini sömürme üzerine kurulu bir düzendir. Günümüzde kölelik sona ermiş gibi görünse de aslında sadece isim değiştirmiştir. Dolayısıyla modern kölelikten söz edilebilir. Küreselleşmeyle birlikte kadın ve çocuk ticareti yoğunlaşmıştır. Bilim, teknoloji ve tıp alanının gelişmesiyle birlikte organ kaçakçılığı gibi yeni kölelik sistemleri ortaya çıkmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kast sistemi de kölelik gibi toplumsal hareketlilik ihtimalinin olmadığı bir tabakalaşmadır. Kast sistemi, insanların konumunun doğumda, ebeveynlerine atfedilen özelliklere dayanarak kalıcı olarak belirlendiği bir toplumsal eşitsizlik sistemidir. Kast sistemlerinin izleri Hindistan’da ve Güney Afrika’da bulunmaktadır. Hindistan’da kast sistemi işe dayalıdır, o yüzden aileler nesiller boyu aynı işi devam ettirirler. Bazı işler kirlidir ve sadece bazı tabakalara ait insanların yapması gereklidir. Bunun tersine örneğin, Güney Afrika’da kast sistemi ırk sınıflandırmasına ve Beyaz Güney Afrikalıların siyah “azınlık”tan ahlâki olarak daha üstün olduğuna dair inanca dayanır. 1990’lara kadar beyaz Güney Afrikalılar iktidarı, güvenlik aygıtlarını ve askeri mekanizmayı ırk ayrımını uygulayarak kontrol etmişlerdir. Siyahların tam bir yurttaş olmaları reddedilmiş ve ayrı hastanelere, okullara, banliyölere sıkıştırılmıştır. Hindistan’da ise bu sistemin dini bir temeli bulunmaktadır. Hindistan’ın birincil dini Hinduizm, insanlara yaşamdaki kaderlerine boyun eğmeyi ve ahlâki bir görev olarak çok çalışmayı öğreterek kast sistemine uymaya zorlar (Kendall, 2015: 213-214).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sınıf sistemi sahipliğe, üretim araçları mülkiyetine, kişilerin yaptığı işlere ve kaynakları kontrol hakkına dayanan tabakalaşma türüdür. Hangisi olursa olsun her üretim sisteminde üç ana değişken vardır. Bunlar; a. Su, toprak, tohum ve hayvan gibi doğal kaynaklar b. Üretim araçları ve bilgisi, eşdeyişle teknoloji ve c. İnsan emeğidir (Güvenç, 1996: 212). Sınıf sistemi de bu üç değişken üzerindeki hakimiyet ile ilgilidir ve tabakalar bu hakimiyete bağlı olarak dizilir. Sınıf sistemi, kast ve kölelik sistemine göre daha az sıkıdır ve düzeyler arası geçiş daha rahattır. Daha çok çalışma, toplumsal başarı ya da iflas gibi durumlar düzeyler arası geçişi yansıtır. Sınıf sistemine dair sosyal bilimler literatüründe çok geniş bir külliyat bulunmakta ve çalışmalar sıklıkla Karl Marx ve Max Weber’in çalışmaları üzerine inşa edilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Marx, sınıfı üretim araçları mülkiyeti temelinde tanımlarken Max Weber bunu statü temelinde tanımlar. Weber, toplumsal tabakalaşmayı toplumsal hayatın merkezi olarak görür ve güç dağılımını üç boyutta ele alır (Fullcher ve Scott, 2011: 747): Ekonomik güç sınıf ilişkilerinin, toplumsal güç statü ilişkilerinin ve otoriter güç otorite ilişkilerinin temelidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Prekarya, esnek bir emek piyasasının ürünüdür. Sınıfın devlet ve sermaye ile güven ilişkisi asgari düzeydedir. Güvencesizlik, geleceksizlik, olumsuz duygular bu sınıfa ait özelliklerdendir. Bu sınıfın homojen bir yapısı yoktur. Mevsimlik tarım işçilerinden taşeron işçilere, parça başı iş üretenlerden bilişim teknolojilerindeki değişmeyle birlikte evden çalışan ve süreli işlerden, örneğin projelerden para kazanan çalışanlara kadar geniş bir kesimi kapsar. Bu sınıfa mensup kişiler çalışıyor olsa da iş temelli kimlik sahibi değillerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 40 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 165 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.