Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
159 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
William James (1842-1910), psikolojinin, laboratuvarların dışına çıkarak gerçek yaşam sorunlarına uygulanan bir disiplin olarak gelişmesine katkıda bulunmuştur. Psikoloji alanının, bilgilerini doğal çevreden elde etmesi gerektiğini ve hayvanlarla yapılan deneylerin, öğrenci eğitimine çok fazla yararı olmayacağını düşünmüştür. James, öğrencilerin zihinsel gelişiminin sağlanması için derslerin, mevcut bilgi ve anlayışlarının üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Ayrıca psikolojiyi belirsizliklerle dolu açık bir sistem olarak gören James, eğitimcileri bütün eğitsel cevapları psikolojide aramamaları gerektiği konusunda uyarmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eğitim psikolojisi alanı, genellikle üniversitelerin eğitim fakülteleri bünyelerinde öğretmen yetiştirme alanı kapsamında işlev göstermektedir. Bu durumun en önemli nedeni; eğitim psikolojisinin varsayım ve yaklaşımlarından en çok yararlanması beklenen, sınıf içinde eğitim-öğretim etkinliklerini yürüten ve bu bağlamda hem insanın gelişim özellikleri, hem öğrenme süreçleri hem de motivasyon, öz düzenleme, öz yeterlilik gibi konular çerçevesinde eğitim-öğretim etkinliklerini yapılandırması gereken kişilerin öğretmenler olmasdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişim psikolojisi, gelişimin farklı aşamalardan oluşan bir süreç olduğunu öne sürerek öğrenme-öğretme süreçlerinde çocukların içinde bulunduğu gelişim döneminin özelliklerinin dikkate alınması ile hangi eğitsel görevleri gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceklerine veya hangi yöntem ve tekniklerin daha etkili olacağına karar verilebileceği üzerinde durmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Görüşmede izlenen basamaklar şunlardır: • Toplanması gereken bilgiler için plan yapılır. • Görüşmeciye ilişkin belgelerden bilgi toplanır. • Görüşülen kişiyle rahat bir hava içinde görüşebilmek için ortam hazırlanır. • Görüşme, planına uygun olarak eksiksiz uygulanır. • Elde edilen görüşler ya görüşme esnasında ya da sonrasında kaydedilir. • Belgelerden elde edilen ile görüşmeden elde edilen veriler birleştirilir, yorumlanır ve değerlendirilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eğitim psikolojisi araştırmalarının önemli bir bölümü sınıf ortamında gerçekleştirilmekte ve çocukların öğrenmesi, yetenekleri, sınıf içi eğitim-öğretim etkinlikleri, motivasyon, çocukların bilişsel gelişimi, kişilik gelişimi ile öğretmen etkililiği gibi pek çok konuyu içermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Edward L. Thorndike (1874-1949), eğitim psikolojisi alanında ölçme ve değerlendirmeye olan yönelimi başlatmış ve öğrenme sürecine yönelik ilkeler ortaya koymuştur. Thorndike, öğrenme sürecini incelerken, sınıf gözlemleri yapmayı gereksiz görmüş ve bunun yerine laboratuvar ortamında gerçekleştirdiği deneysel çalışmalara odaklanmıştır. Thorndike, laboratuvar ortamında kedilerle yaptığı deneyler sonucunda öğrenmenin, deneme-yanılma etkinlikleri sonucunda gerçekleştiğini belirtmiştir. Davranışları, içgüdüsel ve öğrenilmiş davranışlar olarak ayıran Thorndike, öğrenmenin gerçekleşmesinde uyarıcı-tepki arasında kurulan sinirsel bağların etkili olduğunu belirtmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişim psikolojisi, gelişmiş bebeklik, erken çocukluk, çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik gibi belli dönemler içinde ele alınmaktadır. Bu dönemler bütün bireyler için geçerli ve dolayısıyla evrenseldir. Bu dönemler bebeklikten başlayarak, bireylerin, beden, zihin, duygu, toplumsal ve cinsel gelişimlerini, basamak basamak inceleyerek, sağlıklı bir kişilik geliştirmenin yöntemlerini saptamaya ve iyi bir eğitimin nasıl olması gerektiğine ışık tut- maya çalışmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Psikoloji, eğitimin amaçlarını tanımlamaya, açıklamaya, sınırlandırmaya ve hangilerinin ulaşılabilir, hangilerinin ulaşılmaz olduğunu görmeye yardımcı olmaktadır. • Psikolojinin, insanın fiziksel ve zihinsel doğasında meydana gelen değişimlere yönelik getirdiği açıklamalar eğitim süreçlerinde hangi materyallerin kullanılması gerektiği konusunda eğitimcilere katkı sağlamaktadır. • Bireyin zihinsel gelişimi ve kişilik gelişiminde aile, öğretmen ve arkadaş gibi pek çok aracın etkisi bulunmaktadır. Bireyin zihinsel gelişiminin ve kişilik gelişiminin, eğitsel süreçleri ve bu süreçler sonucunda ortaya çıkacak davranışları etkilemesi, psikolojinin, eğitimin araçları konusundaki katkılarını özetlemektedir. • Psikoloji, bireyin gelişim özelliklerine, kişilik özelliklerine ve içinde bulunduğugrubun özelliklerine uygun öğretim yöntem ve tekniklerinin kullanılması konu- sunda eğitimcilere yardımcı olarak katkı sağlamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1) Doğal gözlem: Doğal gözlem, gözlemin gerçek yaşam koşullarında gerçekleştirildiği, koşullara müdahale edilmediği ve bireylerin var olan durum içinde gözlemlendiği gözlem türüdür. 2) Sistematik (Kontrollü) gözlem: Sistematik gözlem, neyin, nasıl, nerede, ne zaman gözleneceğinin önceden planlandığı, amacın saptandığı ve belli kurallara uyularak yapılan gözlemdir. 3) Katılımcı gözlem: Katılımcı gözlem, incelenen olguyu ve gruptaki etkileşimi daha iyi anlamak için araştırmacının bir katılımcı olarak yer aldığı gözlem türüdür. 4) Katılımsız gözlem: Katılımsız gözlem, gözlemi yapan kişinin gözlemci kimliğini koruduğu ve olayın dışında kaldığı gözlem çeşididir. 5) İçgözlem: İçgözlem kişinin kendi kendisini gözlemlediği gözlem türüdür. 6) Dış gözlem: Dış gözlem, herhangi psikolojik bir olgu ya da olayı yaşayan bireyi, o anda bir plan doğrultusunda dıştan inceleyip sonuca varmaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilişsel psikoloji, zihinsel süreçler üzerinde durarak, öğrenmenin nasıl gerçekleştiği, insan zihninin bilgiyi nasıl algıladığı ve anlamlandırdığı ile ilgilenerek eğitim ve psikoloji arasındaki ilişkilere değinmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Psikoloji bilimi, insan davranışları ve zihinsel süreçlerini inceleyerek; farklı türdeki davranışları tanımlamayı, davranışın nedenlerini açıklamayı, belirli koşullarda hangi davranışların sergilenebileceğini yordamayı ve davranışı kontrol etmeyi amaçlamaktadır. Eğitim ise toplumsal ve bireysel yaşamı iyileştirmeye yönelik olarak bireysel deneyimler yoluyla davranışı değiştirme ve zihinsel becerileri geliştirme süreci olarak tanımlanabilir. Bu tanımlar, eğitim ve psikolojinin genel amaçları bağlamında birbirini tamamlayan çalışma alanları olduğuna işaret etmektedir. Eğitsel süreçlerin davranış ve zihinsel süreçleri tanıması, açıklaması ve değerlendirmesi için psikoloji biliminin katkılarına gereksinim duyduğu söylenebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Olay incelemesi az sayıda veya tek bir durum ya da bireyin derinlemesine incelenmesidir. Olay incelemesi alan yazında durum çalışması, örnek olay çalışması, örnek olay inceleme yöntemi, vaka çalışması gibi farklı şekillerde de isimlendirilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
John Dewey (1859-1952), psikoloji biliminin, eğitim uygulamalarına yansımasında önemli katkılarda bulunmuştur. Dewey, öğrencilere yalnızca dar çerçeveli akademik konuların öğretilmemesi, onlara, gerçek yaşam problemleri karşısında nasıl düşünecekleri ve bu problemleri nasıl çözeceklerinin öğretilmesi gerektiğini belirtmiştir. John Dewey, öğrenme sürecini basit bir uyaran-tepki bağına indirgeyen psikolojik kuramları eleştirmiştir. Öğrenmenin, içinde bulunulan çevrenin özellikleri göz ardı edilerek incelenemeyeceğini öne sürmüştür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bunlar; • Betimleme: Birbiriyle ilişkili davranışların ve bu davranışları belirleyen koşulların saptanmasına yönelik araştırmalar yapma ve ne olduğunu anlamaya çalışmayı ifade eder. • Açıklama: Davranışları açıklayan genel ilkelerin ve kuramların oluşturulmasını içerir. Davranışları anlamak, betimleme ve açıklama amaçlarının gerçekleşmesi ile mümkün olur. Bu bağlamda açıklama nasıl ve neden sorularına yanıt bulmayı ifade eder. • Yordama: Araştırmalardan elde edilen bulgulara veya temel ilke ve kuramlara dayanarak, davranışları önceden tahmin etmeye yöneliktir. Yordamada elde edilen verilerden yola çıkılarak geleceği kestirme işlevi gerçekleştirilir. • Kontrol: Davranışların istenen bir düzeye veya biçime getirilmesini kapsar. Davranışların kontrolünde de araştırma bulgularına veya temel ilke ve kuramlara dayanılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gözlem, araştırmada ihtiyaç duyulan verilerin insan, toplum ya da doğa gibi belli hedeflere odaklanılarak çıplak gözle ya da bir araç kullanılarak izlenmesi ile toplandığı süreçtir. Herhangi bir araştırmada insan davranışları ve hareketleri, gözlemin esasını oluşturur. Gözlemin en önemli özelliği araştırmacıya, veriye ilk elden ulaşma olanağı sağlamasıdır. Gözlem yöntemi ile herhangi bir ortamda oluşan davranış gözlemci tarafından ayrıntılı bir biçimde tanımlanabilir. Gözlem sayısal veri üretmekten çok, araştırmaya konu olan olay, olgu ve duruma ilişkin derinlemesine ve ayrıntılı açıklamalar ve tanımlamalar yapmaya yöneliktir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Değişkenler arasındaki neden sonuç ilişkisinin belirlenmeye çalışıldığı deneysel araştırmanın aşamaları şöyle özetlenebilir; • Hipotezin tanımı • Belirlenen evrenden örnek kütleleri oluşturacak deneklerin seçilmesi • Örnek kütlelerin farklı deneysel gruplara dağıtılması • Bir veya daha çok değişken üzerine planlanan değişimin uygulanması • Az sayıda değişkenin ölçülmesi • Diğer değişkenlerin kontrol edilmesi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Öğretmenlerin sahip olması gereken bilgi türleri; özel alan bilgisi, pedagojik bilgi ile öğrencilere ve öğrenme sürecine yönelik bilgi olarak sınıflanmaktadır. Pedagojik bilginin de kaynaklarından biri olarak gösterilebilecek eğitim psikolojisi, özellikle öğrencilere ve öğrenme sürecine ilişkin bilgi sağlayarak öğretmenlerin mesleki gelişimine katkıda bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Öğretmenlik mesleğinin gerekliliklerinin değişmesine yol açan eğitsel eğilimleri; öğrenciler arası farklılıkların artması, öğretimsel teknolojinin çeşitlenmesi, eğitimde hesap verebilirliğin artması ve öğretmenlerin uzmanlıkların artması şeklinde sıralamak olanaklıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Büyüme, fiziksel yapıda yaşla birlikte görülen nicel değişimlerdir ve vücudun tümünün ya da ayrı ayrı bölümlerinin büyüklük olarak artışını ifade eder. Büyüme denilince genellikle, vücut bölümlerinin ya da organların bir durumdan başka bir duruma geçişinde görülen değişiklikler kastedilir.Büyüme, kalıtımın ve çevresel koşulların etkisi ile farklı organlarda, farklı hız ve yoğunlukta gerçekleşir. Büyümenin belirlenmesinde kullanılan en temel değişkenler vücut ağırlığı ve boy uzunluğudur. Olgunlaşma, vücut bölümlerinin ya da organların belli bir yaşta kendinden beklenen davranışları yapabilecek yeterliğe ulaşmasıdır. Olgunlaşma, genetik olarak programlanmış ve zaman içinde kendiliğinden ortaya çıkan değişikliklerdir. Olgunlaşmanın, öğrenme yaşantılarından ve çevresel değişkenlerden bağımsız olduğu ve ağırlıklı olarak kalıtım tarafından biçimlendirildiği bilinmektedir. Öğrenme, yaşantılar yoluyla davranışlarda gözlenen kalıcı izli değişikliklerdir. Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için; bir davranış değişikliğinin olması, bu davranış değişikliğinin kalıcı hale gelmesi ve yaşantılar yoluyla gerçekleşmesi beklenir. Öğrenme, olumlu yönde bir davranış değişikliği sağlayabileceği gibi olumsuz yönde bir davranış değişikliği de sağlayabilir. Öğrenmenin gerçekleşmesi için olgunlaşmanın yanı sıra alıştırmalara da gerek vardır. Gelişim, büyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimi ile yaşam boyu olumlu yönde meydana gelen nicel ve nitel değişimlerdir. Gelişim genel olarak değişim anlamına gelse de, buradaki değişimin olumlu yönde, düzenli ve sürekli olması beklenir. Gelişigüzel biçimde oluşan, düzensiz ve kesintili değişimler gelişim olarak kabul edilmez.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bireylerdeki gelişimsel değişimleri nicel değişimler ve nitel değişimler olarak ikiye ayırmak mümkündür. Nicel değişimler sıklık, büyüklük ve süre gibi gözlenebilen ve ölçülebilen değişimlerdir. Nicel değişimlere; vücut ağırlığı, boy uzunluğu, eğitim yılı ve sözcük dağarcığı örnek olarak verilebilir. Nitel değişimler ise bireylerin işlevlerindeki değişimlerdir. Nitel değişimlere; çocukların iki-yedi yaş arasındaki işlem öncesi dönemden, yedi-on iki yaş arasındaki somut işlemler dönemine geçişleri örnek olarak verilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişime etki eden değişkenlerden biri biyolojik değişkenlerdir. Biyolojik değişkenler arasında kalıtım, cinsiyet ve hormonlar sayılabilir. Kalıtım, bireylerin anne babalarından gelen kromozomlardaki genler aracılığı ile aldıkları ve çevre değişkenleriyle etkileşerek kişilik özelliklerine dönüştürebilecekleri gizil güçlerdir. Kalıtım, gelişimi etkileyen önemli bir değişkendir. Bireylerde bir özelliğin ortaya çıkıp çıkmadığı, genotip ve fenotip kavramlarına ek olarak genlerin baskın ve çekinik olma özellikleri ile açıklanmaya çalışılır. Genotip, bireylerin anne babalarından kalıtımla getirilen özellikleri iken fenotip, bireylerin ortaya çıkan özellikleridir. Cinsiyet, gelişimi etkilediği düşünülen değişkenlerden bir diğeridir; ancak gelişim ile cinsiyet arasındaki ilişkinin ortaya konulduğu araştırmalara ilişkin sonuçlar biraz karışıktır. Fiziksel becerilerin edinim yaşı açısından erkekler ile kızlar arasında çeşitli farklılıklar gözlendiği; erkeklerin koşma, atlama, ayakla vurma ve atma becerilerini kızlardan daha önce kazandıkları, kızların ise sekme, zıplama ve yakalama becerilerini erkeklerden daha önce kazandıkları belirtilmektedir. Gelişime etki eden biyolojik değişkenlerden bir diğeri hormonlardır. Hormonlar, iç salgı bezleri (endokrin sistem) tarafından doğrudan kana ya da lenfe verilen salgılardır. İç salgı bezleri hormonlar aracılığıyla vücudumuzdaki; büyüme ve gelişmeyi sağlar, organların işlevlerini düzenler, verilen tepkileri denetler, sıvı elektrolit dengesini sağlar, enerjiyi düzenler, üremeyi ve cinsel yaşamı kontrol eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişime etki eden çevresel değişkenler; doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası değişkenler başlıkları altında ele alınabilir. Gelişime etki eden çevresel değişkenlerden birisi doğum öncesi değişkenlerdir. Doğum öncesi dönemde annenin geçirdiği hastalıklar ve kazalar, kullandığı ilaçlar ve sigara, alkol, uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı maddeler, maruz kaldığı zararlı kimyasallar ve radyasyon, ağır düzeyde yaşadığı stres ve depresyon bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Doğum öncesi dönemde yaşanan bu tür değişkenler bebeklerin; prematüre ya da düşük doğum ağırlıklı doğmalarına, fiziksel ya da zihinsel gerilik sergilemelerine, organ ve sistem bozuklukları göstermelerine, duygu ve davranış sorunları yaşamalarına neden olmaktadır. Gelişime etki eden çevresel değişkenlerden bir diğeri doğum anı değişkenlerdir. Doğum sırasında yardımcı alet kullanımı, kordon dolanması, mekonyum aspirasyonu, oksijen yetersizliği ve enfeksiyon gibi nedenlerle düşük apgar puanı, doku ya da organ hasarları ve fiziksel ya da zihinsel yetersizlikler gözlenebilmekte, doğum anındaki bu değişkenler bebeklerin büyüme ve gelişmelerine olumsuz yönde etki edebilmekte, bebeklerin ileri dönemlerde dikkat ve öğrenme sorunları yaşamalarına neden olabilmektedir. Gelişime etki eden çevresel değişkenlerden sonuncusu ise doğum sonrası değişkenlerdir. Bu kapsamda; fiziksel ve sosyal çevre, aile, sosyoekonomik düzey, iklim, hastalıklar ve yetersizlikler, beslenme, kültürel ve dilsel farklılıklar sayılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişim hem çevreden hem de kalıtımdan etkilenir ve bunlardan yalnızca birinin gelişimi etkilediğini düşünmek oldukça hatalıdır. Kalıtım yoluyla var olan özelliklerimiz çevre koşulları ile etkileşime girerek gelişimi belirler. Bireylerin sahip oldukları özellikler, ancak genlerin belirlediği sınırlar içinde çevreyle etkileşerek biçimlenir. Başka bir deyişle çevre, kalıtımla getirilen özelliklerin gelişimini hızlandırırken, kalıtsal olarak sınırları belirlenmiş bir özelliğin çevre ile üstün hale getirilmesi mümkün değildir. Örneğin, resim, müzik ve yabancı dil gibi alanlardaki yetenekler kalıtım yoluyla sahip olunan yeteneklerdir; ancak bu yeteneklerin geliştirilmesi ve beceriye dönüştürülmesi için mutlaka yetenek sahibi kişilerin bu konularda eğitim almaları, uyaranların fazla olduğu bir çevre ile etkileşime girmeleri ya da zengin deneyimler kazanmaları gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişim rastgele değişikliklerden oluşmaz, aksine düzenlidir. Gelişim, tüm gelişim alanlarında ardışık olarak ve belli bir sıra izleyerek gerçekleşir. Bu nedenle de gelişimin hızı ve yönü kestirilebilirdir. Gelişimde, becerilerin edinim zamanı bakımından bireysel farklılıklar görülse de, bu becerilerin edinim sırası genellikle değişmez. Örneğin, bebekler doğdukları zaman ağlarlar, sonra agulamaya başlarlar ve çeşitli sesler çıkarırlar, daha sonra sözcükleri söylerler ve son olarak sözcükleri kullanarak cümleler kurarlar. Bazı bebekler 18 aylıkken iki sözcüklü cümleler kurarken, bazı bebekler bunu ancak 24 aylıkken yapabilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gelişim sürecinde farklı özellikler göstermelerine karşın belli yaş gruplarında tüm bireylerin bazı ortak özellikleri de vardır. Her bireyin belli bir yaşta, belli bir gelişim dönemine ulaştığı kabul edilmektedir. Bu dönemlere de kritik dönem adı verilmektedir. Kritik dönemlerde bireylerin çevresel uyaranlara daha duyarlı ve öğrenmeye ya da değişmeye daha eğilimli oldukları bilinmektedir. Örneğin, yürümenin gelişimi için 12-18 ay arası kritik dönem iken özerkliğin gelişimi için 12-36 ay arası kritik dönemdir. Kritik dönemlerde öğrenme daha fazla ve daha hızlı gerçekleşir. Bu nedenle de,bireylerin kritik dönemlerde daha fazla çevresel uyaranla etkileşime girmeleri ve gelişimsel açıdan daha fazla desteklenmeleri için gerekli önlemler alınmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 139 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.