Basın işletmesinde yönetimin temel işlevleri nelerdir?
Yayımlanmış cevap
Bir basın işletmesinde yönetimin temel işlevleri müşteri ilişkilerin yetiştirmek ve halkla ilişkileri düzenlemektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
468 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Bir basın işletmesinde yönetimin temel işlevleri müşteri ilişkilerin yetiştirmek ve halkla ilişkileri düzenlemektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir işletmenin üretim yapabilmesi için beş unsura gereksinim bulunmaktadır. Bunlar; yer, sermaye, emek, girişimci ve teknolojidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Basın işletmelerinin iki yönü bulunmaktadır. Bunlar, ekonomik ve ticari birim olarak işletme ve sosyal yönü olan konuları işleyen işletmelerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İşletmeler, şu gruplarda incelenebilir: •Ürün türüne göre işletmeler, •Üretim araçlarına göre işletmeler, •Büyüklüklerine göre işletmeler, •Yasal yapılarına göre işletmeler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İşletmeler, üretilen ürün türüne göre sınıflandırılabilir. Sanayii, madencilik, ticaret, banka, taşıma, tarım, hizmet bu sınıflara örnek olabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Büyüklüklerine göre işletmelerde, işletmenin üretim kapasitesi ve/veya çalışanların sayısı baz alınmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Büyüklüklerine göre işletmeler 5 grupta toplanmaktadır. Bunlar, yarım işletmeler, küçük işletmeler, orta büyüklükte işletmeler, büyük işletmeler ve dev işletmelerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orta büyüklükte işletmelerde, 6 ile 50 arası insan görev yapmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dev işletmelerde ise, işgörenlerin sayısı 2000'den fazladır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yasal yapılarına göre işletmeler başlangıçta üçe ayrılmaktadır. Bunlar, kişi işletmeleri, sermaye işletmeleri ve kooperatiflerdir. Kişi işletmesi, kendi içerinde dört gruba ayrılmaktadır. Bunlar, tek kişi işletmeleri, adi işletmeler, kolektif ve komandit şirketlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kolektif şirket ticari bir işletmeyi bir ticaret ünvanı altında işletmek maksadıyla hakiki şahıslar arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirisinin mesuliyeti, şirket alacaklarına karşı tahdit edilmemiş olan şirkettir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Komandit şirket, biri komandite biri komanditer olarak en az iki kişi ile kurulur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sermaye işletmelerini kişi işletmelerinden en büyük fark, işletme ortaklarının sermayeleri kadar işletme alacaklarına karşı sorumlu olmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sermaye işletmeleri, üç başlıkta gruplanmaktadır. Bunlar, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir gazetenin hazırlanması ve okuyucuya ulaşması aşamaları şöyledir: 1.Haber konularının muhabirlere dağıtılması, 2.Özel haber yapılması, 3.Haberlerin toplanması, 4.Sayfaların hazırlanması, 5.İlan ve reklamların toplanması, 6.Gazetenin basılması ve dağıtılması, 7.Satılması.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1876’da Alexander Graham Bell, telefonu bulmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Basım işletmelerinin üretim yapısı, işletmeden işletmeye değişebilmektedir. Bunun nedeni, üretilen mala bağlı olarak, farklı baskı sistemleri, farklı hammadde ve işçilik kullanılmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İşyeri düzeni, kuruluş yeri ile başlayarak üç aşamada tamamlanır. Bu aşamalar şunlardır: 1.Konum içinde bölümlerin düzenlenmesi, 2.Bölüm içinde makinelerin ve gereçlerin düzenlenmesi, 3.Bireysel iş istasyonlarının düzenlenmesi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Finans müdürü, işletmenin finansal tüm konularından sorumludur. Finans müdürü, tüm bölümlerle finansal konularda iletişim içerisindedir. İşletme zaman zaman finansal açıdan zor durumda kalabilir. Finans müdürünün, bu tür sorunları zamanında fark ederek anlaması ve gerekli önlemleri alması zorunludur. Finans müdürünün başarısı, planlama, bütçenin oluşturulması ve gelir toplanması sırasında, maliyet kontrolünde önemli bir rol oynamaktadır. Finans müdürü, işletmenin kâr etmesinde işlevsel olmalıdır. Dikkatli planlama ve stratejik maliyet kontrolü yapmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir işletmede beş tür organizasyon yapısından söz etmek mümkündür. Bunlar, dikey organizasyon yapısı, dikey kurmay organizasyon yapısı, dikey-fonksiyonel organizasyon yapısı, fonksiyonel organizasyon yapısı ve matriks organizasyon yapısıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Radyo ve televizyon öncelikle, 19. yüzyıldaki pek çok teknolojik gelişimin birer ürünü ve sonucudur. 1840’larda Morse alfabesinin elektromanyetik alana uyarlanmasıyla gelişen telgraftan başlamak üzere, elektrik, telefon, fotoğraf, sinema, radyo ve televizyon alanındaki gelişmeler hem düşünsel hem de teknolojik olarak birbirini beslemiştir. 1870’lerde sesin elektromanyetik dalgalarla taşınmaya başlaması, telefonu mümkün kılmıştır. 1880’lerde kablosuz olarak sesin elektromanyetik dalgalarla taşınmasının sonucunda, bugünkü bilinen radyo yayıncılığı olanağı doğmuştur. Özellikle, 1907’de audion tüpünün keşfi, kıtalar arasında sesin yüksek kalitede kablosuz olarak taşınmasını mümkün kılmıştır. 1910’lu yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) başlayan ticari radyoculuk öncelikle, 1912 yılından başlayarak, yasal olarak düzenlenmiş ve bütün radyo operatörlerinin Ticaret Bakanlığı tarafından lisansa bağlanması öngörülmüştür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kurumsal olarak radyo yayıncılığı asıl gelişmesini, 1920’li yıllarda göstermiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra radyo, sanayicilerin ve hükümetlerin dikkatini çekmiştir. ABD’de Westinghouse ve General Electric gibi şirketlerin radyo alıcısı üretimine başlamalarıyla; radyoculuk, ekonomik bir faaliyet alanı haline gelmiştir. Aynı zamanda, yerel bazı tüccarlar da radyo yayıncılığı işine girmişlerdir. Kapitalist ekonominin tüketime ve reklamcılığa dayanması; beraberinde, radyo yayıncılığı ve şebekelerinin de gelişmesine yol açmıştır. Yerel vericilerin birbirlerine bağlanması sonucunda, stüdyolardan ulusal düzeyde yayın yapma olanağı doğmuştur. Radyo programlarının popüler hale gelmesiyle, reklamcılar ve sponsorlar program maliyetlerini karşılamaya başlamıştır. Önceleri, teknik olanaksızlıktan dolayı yerel bir yayın aracı olarak görülen radyo, 1927 yılında ABD’de Ulusal Yayın Şirketi’nin resmi örgütünün bir parçası olarak görülmeye başlamıştır. Radyo, 1920’lerden 1950’lere kadar ulusal düzeyde bir aygıt olarak görülmüştür. Bu dönemde, sınırlı sayıdaki radyo istasyonları, 1950’li yıllardan başlayarak, yerel (local) radyo istasyonları olarak hem sayı hem de içerik olarak çeşitlenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Televizyon yayıncılığının başlaması da dahil olmak üzere her teknolojik yenilikle birlikte, radyonun ölmekte olan bir endüstri olduğu düşüncesi gelişse de; radyo, teknolojik gelişmelerden faydalanarak günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Ancak, medya alanındaki büyük rekabet, radyoyu olumsuz yönde etkilemektedir. Buna karşın, ortalama bir Amerikalı gününün yarım saatini radyo dinlemeye ayırmaktadır. Radyo, elektronik spektrumda sadece sesin kullanılarak iletişimin gerçekleştiği bir aygıttır. Yayıncı, reklamcı ve dinleyiciden oluşan bir iletişim ortamı söz konusudur. Ekonomik krizler, yeni iletişim teknolojileri konusundaki gelişmeler, medyanın değişen tüketim yapısı, popüler kültür alanındaki gelişmeler ve iletişim sektöründeki yasal düzenlemelerden radyo da kuşkusuz etkilenmektedir. Yüz yılı aşkın süredir sürekli güçlüklerle karşılaşan radyo, her şeye karşın, varlığını sürdürmektedir. Sadece ses unsuruna dayanması, ucuz olması, başka bir etkinlik yapılırken dinlenebilmesi ve dinleyicilerin ilgilerine göre tematik radyoların ortaya çıkması da bir ekonomik kurum olarak radyonun varlığını sürdürmesini sağlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
ABD’nin aksine, Avrupa’da ve dünyanın pek çok ülkesinde, radyo ve televizyon yayıncılığı alanı, öncelikle kamusal bir hizmet olarak görülmüş ve radyo ile televizyon kurumları üzerine kamu tekeli konmuştur. Türkiye’nin de dahil olduğu bu ülkelerde, radyo ve televizyon yayınları, ekonomik bir nedenden çok siyasal, kültürel ve ideolojik amaçlarla düzenlenmiştir. Ancak, 1980’li yıllarda, kapitalist dünyada yaşanan neo liberal dönüşüm ve küreselleşme politikaları sonucunda, radyo ve televizyon alanı da ticari yatırımlara açılmıştır. Kaldı ki, pek çok radyo ve televizyon istasyonu, öncelikle ticari birer işletme olarak kurulmuş ve yayına başlamıştır. Böylece, siyasi, kültürel ve ideolojik boyutlarının yanında meydanın ekonomik, endüstriyel ve ticari bir kuruluş olarak ekonomik açıdan da incelenmesi gereken bir sektör olduğu anlaşılmıştır. Çünkü radyo ve televizyon endüstrisinde üretilen ürünlere ve hizmetlere yoğun bir zaman ve para harcanmaktadır. Medya endüstrisi için zaman, para demektir. Reklam verenler, mal ve hizmetlerin tanıtımını ve satışını yapmak için çok büyük çaba ve zaman harcamaktadırlar. Bu zaman ve para miktarı, her geçen gün daha da büyümektedir. Neredeyse evlerin tamamına yakınında en az bir televizyon ve radyo alıcısının, 16 ulusal, 160 yerel televizyonun bulunduğu ve 1500’ü aşkın radyo kanalının yayın yaptığı Türkiye gibi bir ülkede, radyo ve televizyonun ekonomik bir işletme olarak çok önemli bir konumda bulunması, medyanın ekonomik açıdan çözümlenmesini kaçınılmaz kılmaktadır. İş dışı zamanın büyük bir kısmını dolduran radyo ve televizyon etkinlikleri, kapitalist ekonominin işlemesi açısından da son derece işlevseldir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?