Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
413 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Yaratıcılıkla ilgili genel yanılgılara açıklık getirdikten sonra, yaratıcılık kavramını tanımlayabiliriz. Ancak, tek bir tanımlama yapabilmek oldukça güçtür. Kısa bir literatür taramasıyla, yaratıcılık kavramıyla ilgili bir çok farklı tanımlamanın yapıldığı görülebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu tanımlardan da anlaşılabileceği gibi yaratıcılık, sihirli güçlere, çok üstün bir zekaya ya da doğuştan gelen bir yeteneğe bağlı değildir. Çünkü yaratıcılık öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir kişilik özelliğidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcılık üstüne sistematik olarak bilimsel araştırma yürütme çabaları, on dokuzuncu yüzyıl ortalarındadır ancak yaratıcılık araştırmaları tarihinde dönüm noktası olan çalışmalara 1960’lı yıllarda başlanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcılığın üç temel bileşeni bulunmaktadır. Bunlar; • Birinci bileşen özgünlüktür. Yaratıcılık, yeni ilişkiler, bakış açıları, betimleme yolları sezmeyi içerir. Bu yeni ilişkiler doğada keşfedilip yeni doğa yasalarıyla ya da roman ve şiir gibi bir ürünle ifade edilebilir • İkinci bileşen fayda ya da işe yararlıktır. Örneğin, tekerlekleri olmayan bir araba gibi hiçbir yaratıcı değeri olmayan yeni bir şey düşünüp bulmak mümkündür. Ancak yine de, faydanın tanımı en geniş anlamda yapılmalıdır çünkü örneğin sanat açısından yaratıcılığın her zaman için gözle görülür, elle tutulur bir işe yararlığı yoktur. Faydası her şeyden önce başkalarında yeni duygular uyandırması, esin yaratması ya da insan zihninin ulaşabileceği korkuyla karışık bir hayranlık yaratabilmesinde yatar • Üçüncü ve son bileşen ise, sonuçta bir çeşit ürün ortaya koyması gerektiğidir. Yani yaratıcılık bir şeyin yaratılmasını gerektirir. Yaratıcılığın üç bileşenden oluştuğunu düşünmekte yarar vardır. Yaratıcılık, bireyle başlar. Daha sonra bu birey, yaratıcı süreç boyunca, bir sorunu ele alır ya da iyi bir soru arar. Süreç tamamlandığında (sorun çözüldüğünde, sorunun cevabı bulunup çalışma bitirildiğinde) ortada bir ürün vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcı düşüncede klasik bir bölümleme vardır. Hazırlık, kuluçka, aydınlanma ve gerçekleşme. Burada kilit noktası, yaratıcılığın bir olay değil, bir süreç olduğudur. Bu sürecin doğası kişiye göre değişir ama çoğu kez başka şeyleri yaparken olduğu gibi, uyanma ve uyuma anlarını ya da bilinçli ve bilinçsiz zihinsel tartmaları içerir. Herkes için yaratıcı etkinlik, denetim ve özgürlük, bilinçli ve bilinçsiz düşünce, sezgi ve mantıksal çözümlemeyi içerir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcılık bir işlemdir, olgu değildir. Bir kavramı işlem olarak adlandırmak, onun çeşitli öğeleri arasında ilişkilerin varlığına işaret eder. Olan her şeyin aşamaları ve niteliklerinin birbiri ile bir bağlantısı var demektir. Yaratıcı sürecin üç temel özelliği vardır. Bunlar; Kendi yaratıcı gücünüz için en doğru ortamı bulmanın önemi, bu ortamı denetleyebilme gerekliliği ve deney yapmak ve risk almak için gerekli özgürlüktür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fransız psikolog Théodule-Armand Ribot, yaratıcı bireyleri gerçekçiler, soyut düşünceliler ve hayalciler olmak üzere üç temel sınıfa ayırmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlk sıradaki türlerin başında yer alan gerçekçiler, boş hayallerden uzak duran hatta onlara düşman olduğu söylenebilecek, dış dünyadan yalnızca bildikleri veya doğrudan doğruya ürettikleri ile yaşayan pozitif kafalılardır. Bunlardan bir kısmı yüzeysel ve dar görüşlü, diğerleri ise gerçeklerin dışına fazla çıkamayan ancak yine de enerjik bireylerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İkinci türden olan yaratıcılar ise kendilerinde kavramların bileşkesi şeklinde içsel bir yaşamın baskın olduğu soyut düşüncelilerdir. Dünyayı, işaret ve sembollerle gösterilmiş ve genel fikirlerin basamakları çerçevesinde sıralanmış, şematik hayaller şeklinde görürler. Bu kişiliklerin özünde sembolleştirme ve genelleştirme düşünceleri yatar. Salt matematikçiler ile salt metafizikçiler bu sınıfta gösterilebilir. Bu iki yönelimin birlikte bulunması veya karşıtlık olmadan birbirlerine kaynaşması halinde ise soyut düşünce, en üstün boyuta ulaşacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Üçüncü tür ise, üstte belirtilen her iki sınıfın arasından çıkabilecek ve kendilerinde imajların birleşimi şeklinde içsel bir yaşama sahip hayalcilerdir. Soyut düşünceliler ile hayalcileri birbirinden ayıran önemli bir fark vardır. Soyut düşünceliler kavramlarla, hayalciler ise imajlar ile düşünürler. Hayalci diye tanımladığımız bu türden kişiler yaşamlarını sürekli bir rüya olarak tanımlamışlardır. Özellikle şair, artist ve mistiklerde buna benzer durumlara pek çok kez rastlanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcı bireyin kişilik özellikleri Stein (1968)’in yaptığı kaynak taramasında aşağıda sunulan listeye göre sıralanmıştı. Bunlar; • Başarılı insandır. • Yaratıcı insan düzen gereksinmesi ile güdülür. • Meraklı ve bu merakını gidermeye çalışandır. • Öz kanıtlama gereksinimi içindedir. Baskın, saldırgan ve kendi kendine yeterlidir. Önderdir ve kişisel girişimlerde bulunur. • Baskı mekanizmasını geri iticidir. Daha az engellenmiş, daha az geleneklere bağlıdır. • Güdülerinde süreklilik, iş yapma yeteneği ve sevgisi, kendini disipline sokabilme, yüksek üretim gücüne sahip, bir işi tamamına erdirendir. • Bağımsızlık ve özerkliğe önem verir. • Yapıcıdır. • Bilgisi geniş, ilgileri çeşitli olan, çok yönlü bir kişidir. • Duygu ve heyecanlara açıktır. Ona göre duygu, düşünmeden daha önemli ve özneldir. Canlı ve coşkulu kişidir. • Yargıları ve diğer eğilimleri estetiğe doğru kaymaktadır. • Ekonomik değerlere önem vermediğinden kötü iş adamı sayılır. • Daha az saldırgandır. • İnsanlar arası ilişkilerde çok girişken değildir. Daha içe dönüktür. • Duygusal yönden durulmamış, bununla beraber istikrarsızlığını etkili biçimde kullanabilendir. • Kendisini yaratıcı olarak görür. • Önsezilere sahiptir ve empati kurabilir. • Kendini daha az eleştirir. Kendisi hakkında olumsuz ve küçültücü sıfatlar kullanma eğilimi yoktur. • Diğer kişileri etkileyebilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Stein’in saydığı bu özellikler tek bir insanı nitelendirmez. Hiç bir yaratıcı tüm bu özellikleri göstermez, bununla beraber yaratıcı insanda bu özelliklerinin birçoğunun bulunması büyük bir olasılık içindedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Daha az katılımcı • Az sayıda yakın dostu olan • Daha bağımsız • Başat • Girişken, cesur, atılgan • Baskı altında, bağımsız yargılama yeteneği olan kişilerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Zihinsel çalışmalara yüksek ilgi • Ayrıntılı ve rutin çalışmalardan daha az doyum sağlama • Kaynak kişi olmadan yüksek yeterlilik ve uyum • Kuşkucu • Açık, eleştirici • Dürüstlük • Belirsizliğe karşı yüksek hoşgörü • Dayanıklılık ön plana çıkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• İçe dönük, ben merkezci, içsel kaygıları olan • Yeni deneyimlere açık olan • Kendini korumaya daha az istekli • Kendi kendinin farkında olan • İçsel olgunluk • Güçlü bir karaktere sahip • Aşırı heyecansal tepkileri olan • Düşük heyecansal tutarlılık gösteren • Kendini kabule daha az istekli bireylerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcılığın önündeki engeller, bireysel, kurumsal ve toplumsal olmak üzere üç sınıfta toplanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcı düşüncenin önündeki bireysel sorunlar: • Kişinin kendine güvensizliği • Yanlış yapma ve eleştirilme korkusu • Gülünç olma endişesi • Hızlı değerlendirme ve karar verme güçlüğü • Mükemmellik arzusu • Bir konu üzerinde yoğunlaşma zorluğu • Açıkça görünen şeyleri sorgulayamaması • Tutucu olması • Genel eğimlere uyarak farklılaşmamasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcı düşüncenin önündeki toplumsal sorunlar: • Normlara aşırı değer verilmesi • Hayal kurmanın zaman kaybı olarak görülmesi • Yaratıcılığın çocuk işi olarak düşünülmesi • Sorunların para veya matematiksel yaklaşımla çözülebileceği inancı • Akıl ve mantığın her zaman geçerli olacağı yaklaşımı • İnsanların yaratıcılıklarını kısıtlayan toplumsal faktörlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcı düşüncenin önündeki kurumsal sorunlar ise: • Değişime direnen yönetim • Şirket ya da organizasyon yapısı • Eski modellerin baskısı • Üstlerin astlara güvensizliği • Otoriter yönetim anlayışı • Kusursuzluk isteği olarak sıralanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mükemmel, işe yarar ya da başarılı reklama yönelik önerilen çerçeveler, genel hatlarıyla şu başlıklarda toparlanabilir: • Pazarlama hedefleri ve bütünleşik pazarlama iletişimi uygulamaları ile uyum • Güçlü bir satış fikri • Belirli bir vaat ve yarara odaklanma • Ne söyleneceğini bilme • Marka (konumlandırma) yararı ile ilişkilendirme • Marka imajını taşıma • Marka kişiliğini yansıtma • Tüketici gereksinimlerini yansıtma • Beklenti ve gereksinimlere seslenme • Empati • Basit, açık ve yalın bir anlatım • Anlaşılırlık • İlgi çekicilik, göze çarpıcılık • Beklenmedik olma • İzleyenlere ödül sunma • Hoşa gitme • Medyaya uygunluk • Özenli yapım, iyi zanaat • Yaratıcılık.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Reklam yaratıcılığı uygunluk, özgünlük ve etki olarak üç temel başlıkta özetlenebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
CPSS, anlamsal farklılık temelinde geliştirilmiştir. Üç temel boyut ve alt bileşenlerden oluşmaktadır. Bu boyutlar şöyledir: • Yenilik • Kararlılık • Ayrıntılandırma ve Sentez.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Andreasen (2009), yaratıcılığın üç temel bileşenden oluştuğunu belirtmiştir: Birinci bileşen özgünlüktür. Yaratıcılık, yeni ilişkiler, bakış açıları, betimleme yolları sezmeyi içerir. Bu yeni ilişkiler doğada keşfedilip yeni doğa yasalarıyla ya da roman ve şiir gibi bir ürünle ifade edilebilir. İkinci bileşen fayda ya da işe yararlıktır. Örneğin, tekerlekleri olmayan bir araba gibi hiçbir yaratıcı değeri olmayan yeni bir şey düşünüp bulmak mümkündür. Ancak yine de, faydanın tanımı en geniş anlamda yapılmalıdır çünkü örneğin sanat açısından yaratıcılığın her zaman için gözle görülür, elle tutulur bir işe yararlığı yoktur. Faydası her şeyden önce başkalarında yeni duygular uyandırması, esin yaratması ya da insan zihninin ulaşabileceği korkuyla karışık bir hayranlık yaratabilmesinde yatar. Üçüncü ve son bileşen ise, sonuçta bir çeşit ürün ortaya koyması gerektiğidir. Yani yaratıcılık bir şeyin yaratılmasını gerektirir. Yaratıcılığın üç bileşenden oluştuğunu düşünmekte yarar vardır. Yaratıcılık, bireyle başlar. Daha sonra bu birey, yaratıcı süreç boyunca, bir sorunu ele alır ya da iyi bir soru arar. Süreç tamamlandığında (sorun çözüldüğünde, sorunun cevabı bulunup çalışma bitirildiğinde) ortada bir ürün vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcılığımız, kullandığımız alanda ortaya çıkar ve gerçekleşir. Doğru ortamı keşfetmek, bazen bir bireyin yaratıcı hayatında büyük bir dalga anı, büyük bir karşılaşma yaratır. İnsanlar kendi ortamlarını bulduktan sonra, gerçek yaratıcı güçlerini keşfederler ve kendileri olurlar. Yaratıcılığın belirli bir alanda ateşlenmesine örnek olarak bir bireyin piyano değil de keman, suluboya değil de pastel, genel olarak matematik değil de cebir alanında daha yaratıcı olması gösterilebilir. Bu nedenle yaratıcılık için doğru ortamı bulmak çok önemlidir. Kimi insanlar doğru ortamı bulamadıkları için yaratıcı güçlerini hiçbir zaman keşfedemeyebilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaratıcı insanlar maceraperesttir. Keşfetmeyi severler. Keşfederken de, sosyal geleneklerin sınırlarını zorlayabilirler. Dışarıdan dayatılan kuralları sevmezler, kendi içlerinden gelen yönelimlerle hareket ederler. Dışlarındaki dünyanın sıradanlığına uyum sağlayamamaları yabancılaşma ve yalnızlık duygularını yoğun yaşamalarına neden olabilir. Üstelik algılama ve bilgiye dair açık ve belirgin standartların yokluğu kimlik ve benin sınırlarında bulanıklık yaratabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 17 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 396 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.