Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
248 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Uluslararası malzeme tedariki biraz daha karmaşıktır ve uzmanlık gerektiren faaliyetler içerir. Örneğin, en başta birlikte çalışılacak tedarikçinin ülkesindeki özel koşulların, çalışma biçimlerinin, tatillerin ve çalışma saatlerinin bilinmesi ve buna uygun davranılması gerekir. Ayrıca malzemenin ülkeye getirilmesinde kullanılacak lojistik alt yapısının (yollar, araçlar, taşıma türleri, seferler) uygun olması gerekir. Bunlara ek olarak gümrük mevzuatının bilinmesi ve gümrük işlemlerini (ithalat, ihracat belgelerinin düzenlenmesi gibi) yapacak personelin olması gerekir. Uluslararası sigortalama, uluslar arası bankacılık ve para transferi işlemleri ise konunun diğer boyutlarıdır. Bu aşamada dış ticaret için tanımlanmış olan ve satıcı ile alıcı arasındaki sorumlulukları tanımlayan uluslar arası ticaret terimlerini de (INCOTERM) bilmek gerekir. Bu terimler, taşımada karşılaşılacak riskleri ve taşıma masrafını hangi tarafın üstleneceğini, ayrıca malzeme tesliminin nerede ve nasıl yapılacağını belirtir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Çalışılacak tedarikçilerin nitelikleri (yerli veya yabancı) ile sayısı. • Tedarikçilerle yapılacak anlaşmanın içeriği, süresi, kapsamı. • Malzeme ve hizmet tedarikinin nasıl sağlanacağı, kalitesi, maliyeti, ödeme koşulları, teslim zamanları, taşıma koşulları ve sağlanması istenen diğer özel koşullar. • Gelen malzemeler için kontrol ve kabul işlemleri süreci. • Taraflar arasında olabilecek bir anlaşmazlık halinde sürecin nasıl işleyeceği.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Kritik Olmayan Malzemeler: Düşük değerli ve tedarikinde süre açısından bir sorun olmayan malzemelerdir. Satın alma için basit süreçler tanımlanmış olması yeterli olur. • Darboğaz Oluşturan Malzemeler: Düşük veya yüksek değerli ama tedariki sorun olabilecek veya tedariki zaman gerektiren malzemelerdir. Uzun dönemli anlaşmalar ve alternatif tedarikçiler gerektirir. • Kritik Malzemeler: Yüksek değerli ve tedariki zaman alabilecek malzemelerdir. Tedarikçilerle ortaklık veya işbirliği anlaşması gibi uzun dönemli kurumsal ilişkiler kurmayı gerektirir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tek tedarikçi ile çalışmanın avantajları arasında şunlar sayılabilir: • Tedarikçi ile güçlü ve iyi ilişkiler kurulur. Ödeme, teslim zamanı, teslim şekli gibi konularda işbirliği daha da iyileşir. Karşılıklı bağımlılık artar. • İletişim yüksek seviyede olur. • Temin edilen ürünlerdeki değişkenlikler daha az olur. Öte yandan çok tedarikçi ile çalışmanın avantajları da şunlardır: • Tedarikçiler arasında rekabet oluşur, bu da firma açısından özellikle fiyatta indirim olmasını sağlar. • Tedarikçilerden birinde bir aksaklık olması sorun yaratmaz, diğeri ile yola devam edilir. • Değişken talep olması halinde bunları farklı tedarikçilerden sağlamak daha kolay olur. • Tedarikçiler ve piyasa hakkında daha fazla bilgi edinilmesini sağlar. • Ürün veya sistemin iyileştirilmesinde ya da yenilikçi fikirlerin uygulanmasında daha hevesli olunur. • Sadece bir tedarikçiye güvenmek zorunluluğu ortadan kalkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tedarik; hammadde, malzeme ve hizmetin elde edilmesi olarak tanımlandığında, bu sürecin planlanması, organizasyon yapısının oluşturulması, izlenmesi ve kontrolü gerekir. Buna kısaca tedarik yönetimi denir. Aslında tedarik yönetim ile kastedilen genellikle malzeme yönetimidir. Yani hammadde tedarik işlemleri, stok yönetimi, ürün teslim alma işlemleri, depolama, elleçleme, üretim planlama, çizelgeleme ve kontrol, taşıma ve atık yönetimi şeklindeki işlemlerin tamamının planlanması, izlenmesi ve kontrol edilmesi tedarik yönetimi olarak düşünülür. Tedarik zinciri yönetimi dendiğinde ise hammaddenin tedarikçiden elde edilerek üretim noktasına taşınması, üretimin gerçekleştirilmesinden sonra ürünün ana ve ara depolara taşınması ve oradan da müşterilere ulaştırılması aşamalarının tümünün yönetimi anlamına gelir. Ancak burada gerçekleştirilen bütün faaliyetlerin birbirleriyle uyumlu olması, sistemin birbirini etkileyen zincir baklaları şeklinde düşünülmesi ve bu nedenle sistemdeki akışların sistemin genel amacını sağlayacak şekilde düzenlenmiş olması gerekir. Bu nedenle pazarlama, üretim, satın alma, lojistik gibi pek çok faaliyeti kapsar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tedarik kavramı zorunlu olarak satın alma, depolama, taşıma, gelen malın muayenesi ve kalite kontrolü gibi fonksiyonları da kapsar. Satın alma (purchasing) ise işin amaçlarını (örneğin üretimi) zamanında ve etkin şekilde gerçekleştirebilmek için ürün ve hizmetlerin üçüncü taraf olarak nitelenen diğer kurum veya kişilerden alma sürecidir. Tedarik ve satın alma sıkça birbiriyle karıştırılmakta veya birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Ancak şuna dikkat edilmelidir: Satın alma daha çok ticari ilişkilerin kurulması ve yönetilmesi anlamındayken; tedarik etme, ürünün veya hizmetin fiziksel olarak elde edilmesi anlamındadır. Ürünün elde edilmesinde satın almadan başka, kiralama, leasing (ticari kiralama), ödünç alma, hediye veya promosyon ürünü olarak alma gibi farklı yöntemler de kullanılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Malzeme akışı (Hammadde veya bitmiş ürün olabilir • Bilgi akışı • Para akışı Malzeme akışı hammaddenin tam zamanında, istenen kalitede ve istenen üretim noktasında olması; bitmiş ürünün de yine istenen yer, zaman ve kalitede müşteriye ulaştırılmış olmasının sağlanmasıdır. Zincirde tedarikçiden müşteriye doğru akar. (Önce hammadde tedarik edilir, sonra ürüne dönüştürülür ve ürün müşteriye ulaştırılır). Bilgi ve para akışı ise müşteri talebine bağlı olarak son noktada istenen ürüne ait bilginin ve paranın önce üretim aşamasına, oradan da tedarikçilere ulaştırılması anlamındadır. Müşteriden, tedarikçiye doğru akar. (Müşteri istediği ürüne dair özellikleri belirler ve parasını öder. Bu bilgi üretime ulaşır oradan da gerektiği kadar hammadde temini için tedarikçilere gider). İşte tedarik zincirinde önemli olan, bu akışların müşteri memnuniyetini sağlayacak şekilde dengelenmesidir. Malzeme akışı hammaddenin veya ürünün iki nokta arasındaki hareketini ifade eder. Yani fiziksel olarak bir nesnenin yer değiştirmesi, taşınması söz konusudur. Bilgi ve para akışında ise fiziksel değil sanal bir akış vardır. Yani bir nesnenin fiziksel bir hareketi yoktur. Örneğin İki nokta arasında telefonla, faksla, sözlü olarak veya e-posta ile bilgi iletilmesi, bilgi akışına birer örnektir. Benzer şekilde günümüzde para da artık fiziksel olarak taşınmamakta, bankalar arasındaki hesap hareketleri ile akmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tedarikçi firma ile ana firma arasındaki ticaret ilişkisi üç farklı şekilde olabilir. Bunlar: • Tek Yönlü Ticaret: Ana firma ile tedarikçisi arasında sadece tek yönde malzeme ve hizmet akışının olması anlamına gelir. Yani tedarikçi ana firmaya malzeme ve hizmeti sağlar ve karşılığında bedelini alır. Bu yapıda ana firmanın tedarikçi firmaya baskı uygulaması ve bütün isteklerini kabul ettirmesi riski vardır. Ancak günümüzde en sık karşılaşılan yapı budur. Uluslar arası malzeme tedarikinde de en sık karşılaşılan yapıdır. • Karşılıklı Ticaret: Ana firma ile tedarikçi firma arasında karşılıklı ticari faaliyetin olması halidir. Bu yapı daha dengeli bir durumu ifade eder. Firmaların birbirlerine karşılıklı olarak mal ve hizmet sunması anlamına geldir. Bu da firmalar arasındaki bağı ve ilişkiyi güçlendireceği için yararlı olur. Ancak sık karşılaşılacak bir yapı değildir. Özellikle yurt dışı kaynaklı bir tedarikçi ile bu tür bir ilişki olasılığı azdır. • Aynı Grup İçinde Yer Alan Firmaların Ticareti: Ana firma ile tedarikçi firmanın aynı holding çatısı altında faaliyet gösteren farklı firmalar olması halidir. Aralarında tek yönlü veya karşılıklı ticaret olabilir. Bu yapı firmaların aynı grup içinde yer almaları nedeniyle aynı çalışma biçimini benimsemiş olmaları, kısacası aynı dili konuşuyor olmaları açısından yararlıdır. Ancak uluslar arası ürün tedarikinde bu yapı ile karşılaşılması olasılığı çok küçüktür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tedarik (procurement), üretimi gerçekleştirmek için gerek duyulan her türlü mal ve hizmetin tedarikçiden temin edilmesi anlamına gelir. Tedarikçi (supplier) ise mal ve hizmeti temin eden kişi veya kurumdur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ürün tedarik sistemlerinin amaçları şöyle tanımlanabilir: • Firma için kesintisiz ve güvenilir olarak malzeme akışını sağlamak. • Birlikte çalışılacak güvenilir tedarikçileri seçmek ve onlarla işbirliğini sağlamak. • Firma için gerekli olan doğru malzemeyi, doğru zamanda, iyi bir fiyata, kabul edilebilir kalite düzeyinde ve uygun koşullarda almak. • Malzeme alımlarını eldeki stok miktarını ve finansal durumu gözetecek şekilde yapmak. • Ani fiyat artışları, az bulunan ürünlerin temini gibi konular söz konusu olduğunda bile sistemdeki malzeme akışının bozulmadan yürümesini sağlamak.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Firmaların bunu yapmaktaki temel amacı, esas yaptığı işe odaklanmaktır. Örneğin bir üretim firması için esas amaç ürünün mükemmelleştirilmesi, müşteri memnuniyetinin olabildiğince arttırılması ise üretim sürecinin, kalite kontrol yönetiminin vb. üretimle ilgili diğer konuların daha çok önemi vardır. Firma bütün enerjisiyle bu işlere odaklanmak istediğinde temizlik, güvenlik, yemek ve hatta lojistik faaliyetleri gibi pek çok işi, dış yaptırım ile hizmet alımı şeklinde karşılayabilir. Böylece esas yapması gereken işe daha fazla zaman harcayabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dış yaptırım, firmanın bazı faaliyetleri kendisi yapabilecek yetenekteyken bunları yapmayıp başka bir şirkete devretmesidir. Bir anlamda hizmet tedarikidir. Örneğin firmanın öğle yemeği hizmetini veya güvenlik ve temizlik gibi hizmetleri kendi elemanlarıyla yapmak yerine başka bir firmadan hizmet alımı ile karşılaması, birer dış yaptırım örneğidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Kapsam: Tedarik edilecek malzeme veya hizmetin içeriğinin net olarak belirlenmesidir. Bu içeriğin hangi ülkelerden ve hangi tedarikçilerden karşılanabileceğinin, tedarik süresindeki esnekliğin ayrıca belirlenmesi gerekir. • Maliyet: Tedarik sürecinin maliyetinin ve bunun nasıl muhasebeleştirileceğinin (muhasebe kayıtlarına geçirileceğinin) belirlenmesidir. • Zaman: Yapılacak anlaşmaların kapsayacağı sürenin belirlenmesidir. • Koşullar: Yapılacak anlaşmanın içereceği özel koşulların (örneğin bazı özel fiziksel koşullar, yükleme boşaltma zorunlulukları, taşıma koşulları vb.) belirlenmesidir. • Kalite: Malzeme veya hizmetten istenecek kalite ve uygunluk koşullarının belirlenmesi ve tedarikçinin bunun sağlayıp sağlayamayacağının araştırılmasıdır. • Amaçlara Uygunluk: Benimsenecek stratejinin firma genel stratejisine ve amaçlarına uyumlu olup olmadığının araştırılmasıdır. • Sürdürülebilirlik: Benimsenecek stratejinin ekonomik, sosyal ve çevresel açısından uygun ve sürdürülebilir olup olmadığının araştırılması, toplumun ve paydaşların beklentilerine uyumlu olup olmadığının belirlenmesidir. Tedarik ve satın alma stratejileri belirlenirken bu faaliyetleri yürütecek organizasyon yapısının, merkezi ve dağıtık olmak üzere iki farklı türde yapılandırılması mümkündür. Merkezi yapı bütün bilgilerin tek bir merkeze gelmesi ve bütün kararların bu merkezde alındığı durumu simgeler. Dağıtık yapıda ise bilgiler yerel birimlere (bölge merkezlerine) gider ve bazı kararlar da orada alınır. Her iki türün de avantajlı olduğu durumlar vardır. Ancak özellikle büyük ve farklı iş kollarında faaliyet gösteren firmalarda dağıtık yapı, birkaç işin yapıldığı bütünleşik firmalarda merkezi yapının kullanılması tercih edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
E Sınıfı Terimler: Satıcının ürün tesliminde en az sorumluluğunun olduğu durumu ifade eder. Satıcı ürünü sattıktan sonra taşınmasıyla ilgili olarak bir sorumluluk üstlenmez. Alıcı, ürünü satıcının iş yerinden veya belirlediği bir yerde teslim aldıktan sonra kendi sorumluluğunda olmak üzere taşır. Sigorta ve olası hasarlara karşı sorumluluk da alıcıya aittir. Buna bir örnek olarak EXW, yani ürünün iş yerinde teslim edilmesi, verilebilir. F Sınıfı Terimler: Satıcının ürünü alıcıya belli bir sorumluluk üstlenerek teslim edeceği durumları temsil eder. Satıcı, alıcın verdiği talimat doğrultusunda ürünleri taşıması ve teslim etmesi gerekir. Buna bir örnek olarak FOB, yani ürünün gemi küpeştesinde masrafsız olarak teslimi, verilebilir. C Sınıfı Terimler: Satıcının ürün taşıma işini ve sigortalama gibi bazı masrafları da üstlendiği durumları temsil eder. Sözleşmede ürünün hangi noktada teslim edileceğinin net olarak belirtilmesi gerekir. Buna bir örnek olarak CIF, yani ürünün mal bedeli, sigorta ve navlun (taşıma masrafı) dâhil olarak taşınması, verilebilir. D Sınıfı Terimler: Satıcının son noktaya kadar bütün taşımadan, ayrıca sigorta ve olası bütün hasarlardan sorumlu olduğu durumları ifade eder. Buna bir örnek olarak DDP, yani her türlü masrafın karşılanarak ürünün alıcıya ait işyerinde teslim edilmesi, verilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Ekonomilerdeki belirsizlik eğilimi gittikçe artmaktadır. Bunun bir sonucu olarak üretim miktarları kısa vadeli ihtiyaçları karşılayacak şekilde belirlenmeye çalışılmaktadır. Bu da üretimin gerçekleştirildikçe dağıtılmasını ve hatta hammadde tedarikinin de buna göre daha az miktarlarda yapılmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla lojistik faaliyetlerini arttırmaktadır. • Dünyadaki pazar yapısı değişmekte, rekabet artmakta ve dünya küreselleşmektedir. Dünyada büyüyen ve yeni gelişen pazarların ortaya çıkması nedeniyle ürünlerin dağıtılması gereken yerler de değişmektedir. Küreselleşmenin bir sonucu olarak üretimde profesyonellik artmaktadır. Bu da ürünlerin farklı yerlerde üretilip ilgili pazarlara taşınmasını gerektirmektedir. • Ürünlerin pazar ömrü gittikçe kısalmaktadır. Müşteriler daha seçici hale gelmekte ve onları tatmin etmek için ürün ömür süreleri kısaltılarak sürekli yeni ürün tasarlanmakta ve piyasalara sunulmaktadır. Bu da ürün teslim zamanlarının kısalmasına yol açmakta ve daha esnek dağıtım kanalları gerekmektedir. • Üretim anlayışı değişmekte, tam zamanında üretim, esnek üretim gibi müşteri isteklerini öne çıkaran yeni üretim felsefeleri yaygınlaşmakta ve benimsenmektedir. Bu da yine müşterinin istediği zaman, yer ve miktarda üretimi ve taşımayı gerektirmektedir. Hatta buna bağlı olarak tam zamanında lojistik ve yalın lojistik gibi kavramlar tanımlanmaya başlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Lojistik sektöründe yaygın olarak kullanılan dış yaptırım şekli 3PL’dir (third party logistics). Bu yapıda firma, gelen ve giden (inbound and outbound) lojistik işlemleri dâhil bütün lojistik faaliyetlerini, bir başka firmaya karşılıklı anlaşma sonucunda devreder. Ülkemizde özellikle tam zamanında üretim felsefesini benimseyen işletmeler bütün lojistik faaliyetlerini 3PL firmalara bırakmaya başlamışlardır. Henüz ülkemizde ve dünyada yaygın örneği görülmeyen ama gelecekte yaygınlaşması beklenen bir diğer dış yaptırım örneği ise 4PL’dir (fourth party logistics). Bu da firmanın tedarik zinciri yönetimi faaliyetlerinin tamamını bir başka firmaya devretmesi anlamına gelmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• İstenen malzemeleri sağlayacak yetenek ve kapasiteye sahip olmalıdır. • Malzemelerin güvenilir olarak taşınmasını sağlayabilmelidir. • Malzemeyi doğru zamanda ve kısa teslim süresi içinde gönderebilmelidir. • Kabul edilebilir fiyat vermeli, finansal açıdan kolaylıklar sağlamalıdır. • Finansal olarak güvenilir olmalı ve uzun dönemli işbirliğini tercih etmelidir. • Müşteri ihtiyaçlarına ve değişikliklerine karşı esnek olabilmelidir. • Alanında uzmanlığı ve iyi bir ünü olmalıdır. • Uygun ve kolay bir tedarik sistemi kullanıyor olmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Uluslararası ürün dağıtım sistemi ve lojistik alt yapısının (köprü, tünel, otoyol, demiryolu, hava koridoru, deniz yolu, liman ve uygun araç seferleri) varlığı. • Uluslararası paketleme, taşıma, depolama vb. lojistik faaliyetlerine dair standartların (ISO standartları vb.) varlığı ve bunlar hakkında bilgi sahibi olma zorunluluğu. • Ürün niteliklerinin teknik açıdan değerlendirilmesine olanak verecek teknolojik bilgi ve cihazların olması. • Transfer işlemlerinin hızlı yürütülebilmesi ve taşımaların gerçek zamanlı (online) olarak izlenebilmesi için birbirleriyle bütünleşik çalışan bilgi sistemlerinin varlığı. (Örneğin gümrük işlemlerinin veya ürün transfer işlemlerinin bilgi sistemleriyle izlenmesi, ürünlere ait miktar, tarih, çıkış ve varış noktası gibi bilgilerin sistemler arasında kolayca aktarılmasını sağlayacak EDI (Elektronik veri değişimi) gibi sistemlerin ve yazılımların varlığı) • Uluslararası ticaret kurallarının ve standartlarının (barkod, rfid vb.) tanımlanmış olması zorunluluğu. • Gümrük düzenlemeleri, vergiler, kısıtlamalar, uluslar arası anlaşmalar ve uygulamalar hakkında bilgi. • Uluslararası sigortalama bilgisi. • Uluslararası bankacılık ve para transferi işlemleri hakkında bilgi. • Yabancı dil ve müzakere yetenekleri ile işbirliği yapma isteği. • Farklı ulusların kültürleri hakkında bilgi sahibi olma ve bu farklılıkları anlayışla karşılama yeteneği. Görüldüğü gibi yurt dışı bir tedarikçi ile çalışmak özel bilgi ve yetenekler gerektiren ayrı bir konudur. Öncelikle yurt dışından temin edilecek ürünlerin firmaya sorunsuz olarak getirilmesini sağlayacak lojistik alt yapısının olması gerekir. Bunun anlamı, ürünü taşımak için gerekli taşıma araçlarının, yolların ve bağlantılı seferlerin olması gerekliliğidir. Özellikle malların periyodik olarak temin edilmesi gerektiğinde malzeme taşıma sisteminin sorunsuz çalışıyor olması gerekir. Bunun yanı sıra uluslar arası ticaret anlaşmaların yapılmış olması, malzemelerin taşınacağı ortamların standartlaştırılmış olması (boyutları belirli konteynır kullanımı gibi), gümrük geçişlerindeki işlemlerin nasıl yapılacağının biliniyor olması ve bilgi akışının kolaylıkla gerçekleşmesini sağlayacak bilgi sistemleri ile bilgiyi farklı ortamlar arasında kolayca aktaracak elektronik veri değişimi sistemlerinin olması gerekir. Uluslar arası sigortacılık ve para transfer işlemlerinin nasıl yapılacağının biliniyor olması da ayrıca gereklidir. Bunlar kadar önemli bir diğer konu da çalışılacak yabancı tedarikçinin kültürü hakkında bilgi sahibi olmak ve buna saygı göstermektir. Örneğin çalışılan tedarikçinin ülkesindeki tatil günlerini, çalışma saatlerini bilmek ve karşı tarafın çalışma anlayışına uygun davranmak gereklidir. Bütün bunların herhangi birinde aksama olması yurtdışı kaynaklı bir tedarikçi ile çalışmayı engelleyecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tedarik (procurement), üretimi gerçekleştirmek için gerek duyulan her türlü mal ve hizmetin tedarikçiden temin edilmesi anlamına gelir. Tedarikçi (supplier) ise mal ve hizmeti temin eden kişi veya kurumdur. Tedarik kavramı zorunlu olarak satın alma, depolama, taşıma, gelen malın muayenesi ve kalite kontrolü gibi fonksiyonları da kapsar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Satın alma (purchasing) işin amaçlarını (örneğin üretimi) zamanında ve etkin şekilde gerçekleştirebilmek için ürün ve hizmetlerin üçüncü taraf olarak nitelenen diğer kurum veya kişilerden alma sürecidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ürünün elde edilmesinde satın almadan başka, kiralama, leasing (ticari kiralama), ödünç alma, hediye veya promosyon ürünü olarak alma gibi farklı yöntemler de kullanılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ürün tedarik sistemlerinin amaçları şöyle tanımlanabilir: • Firma için kesintisiz ve güvenilir olarak malzeme akışını sağlamak. • Birlikte çalışılacak güvenilir tedarikçileri seçmek ve onlarla işbirliğini sağlamak. • Firma için gerekli olan doğru malzemeyi, doğru zamanda, iyi bir fiyata, kabul edilebilir kalite düzeyinde ve uygun koşullarda almak. • Malzeme alımlarını eldeki stok miktarını ve finansal durumu gözetecek şekilde yapmak. • Ani fiyat artışları, az bulunan ürünlerin temini gibi konular söz konusu olduğunda bile sistemdeki malzeme akışının bozulmadan yürümesini sağlamak.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dış yaptırım, firmanın bazı faaliyetleri kendisi yapabilecek yetenekte iken bunları yapmayıp başka bir şirkete devretmesidir. Bir anlamda hizmet tedarikidir. Örneğin firmanın öğle yemeği hizmetini veya güvenlik ve temizlik gibi hizmetleri kendi elemanlarıyla yapmak yerine başka bir firmadan hizmet alımı ile karşılaması, birer dış yaptırım örneğidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yapıda firma, gelen ve giden (inbound and outbound) lojistik işlemleri dâhil bütün lojistik faaliyetlerini, bir başka firmaya karşılıklı anlaşma sonucunda devreder. Ülkemizde özellikle tam zamanında üretim felsefesini benimseyen işletmeler bütün lojistik faaliyetlerini 3PL firmalara bırakmaya başlamışlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yapı firmanın tedarik zinciri yönetimi faaliyetlerinin tamamını bir başka firmaya devretmesi anlamına gelmektedir. Firmaların bunu yapmaktaki temel amacı, esas yaptığı işe odaklanmaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 228 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.