Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
183 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Tanımlayıcı epidemiyoloji, sahada hastalığın ve hastalık nedenlerinin gözlenmesi anlamına gelir ve epidemiyolojik bir araştırmanın ilk adımıdır. Tanımlayıcı epidemiyoloji, hastalığın dağılımı, boyutları, görülme zamanı, etkilenen türler ve populasyonlar, hastalık sıklığı, yeni vakaların görülmesi, olası etken, konak ve çevre faktörleri ve bulaşma yolları gibi yönlerini kapsar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Deneysel epidemiyoloji; seçilen veya oluşturulan gruplarda hastalığın gözlenmesi anlamına gelir. Deneysel epidemiyolojide genellikle bir hipotezin test edilmesi amaçlanmıştır. Bu tip epidemiyolojik yaklaşım, doğal hastalık vakalarının veya deneysel hastalık vakalarının gözlenmesinde kullanılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Analitik epidemiyoloji; tanımlayıcı ve deneysel epidemiyoloji gözlemlerinin kantitatif veriler haline çevrilip, matematiksel ve istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmesini kapsayan epidemiyoloji dalı analitik epidemiyolojidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teorik epidemiyoloji, doğal hastalık oluşumu ve bununla ilgili faktörlerin matematiksel olarak değerlendirilip hastalık modeli oluşturulmasını kapsar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnfeksiyöz etkenlerin çoğunluğu, birden fazla hayvan türünde hastalık oluşturabilmesine karşın bazı infeksiyonlar bazı hayvan türlerinde kesinlikle görülmez. Buna doğal direnç denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hastalık mutlak bir etkenden kaynaklansa bile, seyrini ve geleceğini etkileyen faktörler vardır. Bir hastalığın oluşumunu ve populasyondaki sıklığını etkileyen her faktöre veya değişkene “belirleyici” (determinant) denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Primer belirleyiciler, hastalık oluşumu için gerekli olan ve varlıkları hastalık üzerine çok önemli etkiler yapan faktörlerdir. Primer belirleyici olmadığında o hastalık olmaz. Örneğin; sığır vebası virusuna maruz kalmak, sığır vebası için primer bir belirleyicidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sekonder belirleyiciler, hastalık oluşumu için mutlak gerekli olmayan, ancak varlıkları hazırlayıcı ve kuvvetlendirici etki gösteren faktörlerdir. Örneğin; köpeklerde böbrek taşı oluşumunda üriner sistem infeksiyonu sekonder bir belirleyicidir. İnfeksiyon, taş oluşumunu hazırlayıcı bir rol oynar, ancak taş oluşumu için mutlak gerekli değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnfeksiyöz ve paraziter hastalıklarının tümünde mutlaka primer bir etken bulunur. Ancak, bu hastalıkların doğadaki seyirleri incelendiğinde, aynı mikroorganizmaya eşit koşullarda maruz kalmalarına karşın sürüdeki bazı hayvanların hastalandığı, bazılarının ise etkilenmediği görülebilir. Veya, bir hastalık coğrafi bir bölgedeki hayvanlarda çok sık saptanırken, komşu bir bölgede çok seyrek bulunabilir. Bu olayların kökenine inildiğinde, etkenin yanı sıra konakçıya ve çevreye ait faktörlerinde hastalık oluşumunu etkiledikleri ortaya çıkar. Bu nedenle, hastalık determinantları genellikle; konak, etken ve çevre determinantları olarak sınıflandırılırlar. Bu belirleyiciler birbirleriyle ilişki içindedirler ve bunların ilişkisi “konak-etken-çevre üçgeni” olarak da bilinir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir populasyondaki dirence sürü bağışıklığı denir ve populasyondaki dirençli hayvanların düzeyini ifade etmek için kullanılır. Doğal sürü bağışıklığında populasyon, etken ile daha önce karşılaşmamış veya etkene karşı aşılanmamış olmasına rağmen infeksiyona karşı dirençlidir. Kazanılmış sürü bağışıklığı, populasyonun etken ile ilk karşılaşmasından veya aşılanmasından sonra koruyucu antikorların gelişmesiyle oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Patojenite, bir mikroorganizmanın hastalık oluşturma yeteneğini kalitatif olarak ifade eden bir terimdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Virulens, bir mikroorganizmanın belirli bir konakçıda hastalık oluşturma gücünün ve şiddetinin ölçüsüdür. Konakçıda oluşturduğu hastalığın şiddetine ve sonuçlarına göre mikroorganizmalar çok virulent veya az virulent olarak ayrılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İzoplet: Aynı değerdeki sayısal verilerin birleştirilmesi ile elde edilen çizgiler veya bunu içeren haritalar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Epidemiyolojik araştırmalarda kullanılan iklim kavramları şunlardır. Soğuk-rüzgar indeksi; hava sıcaklığı ile rüzgar hızının ortak etkisini ifade etmek için kullanılan bir ölçüttür. Soğukta vücuttan ısı kaybı çok fazla olduğu için özellikle sıfırın altındaki derecelerde önemlidir. Isı-nem indeksi; hava sıcaklığının nem ile ortak etkisini ifade etmek için kullanılan bir ölçüttür. Nemin etkisi de rüzgarın etkisine benzer. Etkili ısı indeksi; sıcaklık, nem ve rüzgar hızının ortak etkilerinin ifadesidir. Bu üç faktörün canlı organizma üzerindeki etkisini belirten birime etkili ısı denir. Bu ölçüt kullanılarak, populasyonların iklimden kaynaklanan yıllık kümülatif stres’i belirlenir. Bioklimatogramlar; iklimin hastalık üzerindeki etkisini epidemiyolojik açıdan değerlendirmeye yarayan grafiklerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. Sindirim sistemi yoluyla 2. Solunum sistemi yoluyla 3. Ürogenital sistem yoluyla 4. Deri yoluyla 5. Göz ve kulak mukozası yoluyla 6. Dolaşım sistemi yoluyla 7. Meme başı kanalı yoluyla
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. Hücrelerarası yayılma 2. Fagositik hücrelerle yayılma 3. Kan yoluyla yayılma 4. Lenf yoluyla yayılma 5. Sinir yoluyla yayılma
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. Deri yoluyla 2. Solunum sistemi yoluyla 3. Sindirim sistemi yoluyla 4. Ürogenital sistem yoluyla 5. Salgılar yoluyla
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genellikle konaktan farklı türde vertebralı veya vertebrasız hayvanların rol oynadığı bulaşma şeklidir. İnfeksiyon etkenlerini vücutlarında taşıyıp, diğer tür hayvanlara bulaştıran vertebralı aracılara rezervuar veya rezervuar konak denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tüm bulaşma olaylarının sonunda hastalık etkeninin son olarak bulaştığı hayvana son konak denir. Bu, bulaşma ile ilgili dinamik olayların tamamlandığı konakçıyı ifade eder. Örneğin; kuduz hastalığını köpeklerdeki hastalık yönünden ele alıyorsak son konak köpektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Vücudun sadece belirli bir dokusunda, organında veya sisteminde görülen infeksiyonlara lokal infeksiyon denir. Bazı patojenler, sadece vücuda girdikleri veya temas ettikleri bölgede kalırlar; vücuda yayılma eğilimleri yoktur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Stafilokok türleri kok şeklinde, 0.5-1.5 µm (ortalama 1 µm) çapında, tek tek, çiftler veya düzensiz kümeler tarzında görülürler. Stafilokoklar ismini, Yunanca’da üzüm salkımı anlamına gelen “Staphylo” kelimesinden almıştır. Mikroskopta katı kültürlerden hazırlanan boyama preparatlarda üzüm salkımı şeklinde kok kümeleri görülürken, çalkalanmış sıvı ortamlarda tek tek koklar görülmektedirKatı besiyerlerinde kolonileri kısa sürede şekillenir ve pigment oluşturur. Pigmentleri türden türe değişiklik göstermektedir ve beyaz, krem, bazen de sarı-kırmızı olabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genellikle %6 tuzda üreyebilirler. Optimum üreme sıcaklıkları 30-37°C arasındadır. Bu değerlerin dışında 10-42°C’de üreyebilirler, ancak üremeleri optimal koşullara göre oldukça yavaş şekillenir.Stafilokoklar, kültür ortamlarında çok hızlı üreyen mikroorganizmalardır. Üretilmeleri için temel besiyerleri yeterlidir. Katı ve sıvı besiyerlerinde bir gecelik inkubasyonlarda yoğun olarak ürerler
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Lipaz derideki yağ asitlerinin koruyucu etkisini azaltarak deride ve derialtında abse oluşturmaya ortam hazırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Stafilokoklar genellikle beyaz, opak ve 2-4 mm çapında koloniler oluşturur. S.aureus suşlarının insan ve sığır kolonileri altın sarısıdır. Bazı koagülaz negatif stafilokokların kolonileri de pigmentli olabilir. Koloniler etrafında hemoliz alanları da gözlenebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Streptokoklar, kok veya kokoid şekilli, 0.5-2.0 µm (ortalama 1 µm) çapında, sıvı kültürlerde üretildiklerinde farklı uzunlukta zincirler oluşturan mikroorganizmalardır. Katı kültürlerden hazırlanan preparatlarda genellikle kısa zincirler oluşturdukları gözlenir. Zincir uzunlukları türden türe değişiklik gösterebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 163 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.