Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
199 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Yemler kısaca içlerinde hayvansal organizma tarafından kullanılabilecek biçimde besin maddesi barındıran maddelerdir şeklinde tanımlanabilir. Daha geniş bir tanımlama yapmak gerekirse; belirli kullanım sınırları ve işleme koşulları altında verildiğinde hayvan sağlına zarar vermeyen, onların yaşamsal ve verime dönük besin maddesi ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılmak üzere içersinde en az bir besin maddesini barındıran maddelere yem ya da yem maddesi denilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir yem maddesi pek çok besin öğesince ne kadar zengin olursa olsun dilediğince kullanılamayabilir. Bazı yem maddelerinin aşırı kullanımları bazı hayvan türlerinde ishal, gaz oluşumu gibi başta sindirim bozuklukları olmak üzere çeşitli problemlere yol açabilir. Böyle bir kullanım durumunda o yem maddesi faydadan çok zarar getirebilir. Bazen de bir yem maddesi bir hayvan türü için yararlı olabilirken, bir başka hayvan türü için zararlı olabilir. Örneğin üre isimli madde işkembe gelişimini tamamlamış geviş getiren hayvanlarda özel sindirim sistemi yapıları nedeniyle sınırlı bir düzeye kadar protein kaynağı olarak kullanılırken, tavuk, at ve domuz gibi tek mideli hayvanlarda hiçbir işe yaramamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Karbonhidratlar • Proteinler • Lipitler • Vitaminler • Mineraller
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Atlar • Kediler • Köpekler
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Pepsin • Katapsin • Tripsin • Kimotripsin • Karboksipeptidaz A ve B gibi
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Proteinler kimyasal özelliklerine göre aşağıdaki gibi sınıflandırılırlar: • Basit proteinler (albuminler, globulinler, prolaminler, protaminler, histonlar, globinler): Bu proteinler sadece aminoasitlerden oluşmuşlardır. • Bileşik proteinler (Nükleoproteinler, mukoproteinler, glikoproteinler, lipoproteinler, fosfoproteinler, kromoproteinler, metalloproteinler): Protein molekülü ile protein olmayan diğer molekülün birleşmesiyle oluşan proteinlerdir. • Protein niteliğinde olmayan azotlu bileşikler (aminler, amidler, pürin ve pirimidin bazları, nitratlar, üre): Bitkisel ve hayvansal yemlerde protein ve aminoasit formunda olmayan, fakat azot içeren bileşiklerdir. Bunlar geviş getiren hayvanlar dışında çok fazla değerlendirilemezler. Hayvan besleme açısından pratik uygulamalarda en fazla üre ve amonyum tuzları kullanılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Selüloz, bitkilerde en fazla bulunan karbonhidrattır. Selüloz, hemiselüloz ve lignin ile birlikte bitkilerin hücre duvarında yer alırlar ve bitkilere dayanıklılık verirler. Glikoz, nişastanın olduğu gibi selülozun da yapıtaşını oluşturur. Ancak glikoz ünitelerinin bağlanma şekilleri farklıdır. Glikoz ünitelerinin bağlanmasındaki bu farklılık beslenme açısından önemli sonuçların ortaya çıkmasına neden olur. Tek midelilerin (insan, kanatlı vb.) sindirim sisteminde bu bağları koparabilecek enzimler bulunmadığı için selüloz ve hemiselülozun kayda değer bir sindirimi söz konusu değildir. Oysaki geviş getiren hayvanların sindirim sisteminde bulunan bakteriyel enzimler hücre duvarına hapis olmuş, selüloz ve hemiselülozun yapısındaki glikoz ünitelerini ortaya çıkarabilecek özelliğe sahiptir. Hemiselüloz, glikoz, ksiloz, mannoz ve galaktoz gibi şekerleri içeren çeşitli monosakkaritlerin oluşturduğu bir heteropolisakkarittir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Karbonhidratlar geviş getiren hayvanlarda büyük oranda işkembede fermantasyona uğrar. İşkembede fermentasyona uğratılamayan bölümleri ise tek midelilerdekine benzer biçimde ince bağırsaklarda enzimatik olarak sindirilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yemlerle dışarıdan alınması zorunlu amino asitleri; arjinin, fenilalain, histidin, izolöysin, lizin, löysin, metiyonin, treonin, triptofan ve valin oluşturur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kuşlar, sürüngenler - Ürik asit Balıklar - Amonyak Geviş getiren hayvanlar, tek mideli hayvanlar - Üre
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yem maddelerinde bulunan karoten, klorofil ve mumlar gibi eterde çözünen ancak gliserol kapsamayan ve hayvana enerji anlamında katkısı olmayan lipitlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hayvan besleme açısından önem taşıyan ve doymamış yağ asitleri sınıfında yer alan linoleik (omega-6) ve linolenik (omega-3) asitler esansiyel yağ asitleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Vitaminler genel özellikleri açısından; • Yağda eriyen (A, D, E ve K vitamini) • Suda eriyen (B grubu vitaminler ile C vitamini) olmak üzere iki grup altında toplanmaktadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
A vitamini
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
D vitamini
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hayvanların ihtiyaç duyduğu mineraller vücutta gereksinim duyulan miktarına göre iki kısım halinde incelenir: • Makromineraller: Vücut ağırlığının her kilogramında 50 miligramdan daha fazla bulunuyorsa makromineral olarak adlandırılır. Bunlar; kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, klor ve kükürttür. • Mikromineraller: Vücut ağırlığının her kilogramında 50 miligramdan daha az bulunuyorsa mikromineral olarak adlandırılır. Bunlar; Demir, bakır, çinko, kobalt, mangan, iyot, flor, selenyum, molibden, krom, vanadyum, kalay, silisyum, nikel, arseniktir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Fiziksel Değerlendirme • Kimyasal Değerlendirme • Biyolojik Değerlendirme • Mikrobiyolojik Değerlendirme
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Yemlerin işlenmesi • Tüketilen yem miktarı • Yemler arasında birlikte etki • Beslenme alışkanlığı • Hayvan türü
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Su düzeyi • Kimyasal bileşim • Toprağın niteliği • Saklama koşulları
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yem maddelerinin uzun süreli olarak depolanmaları içermiş oldukları bazı besin maddelerinde azalmaya yol açabilir. Örneğin usulüne uygun bir biçimde kurutulduktan sonra ilerleyen zamanlarda kullanılmak üzere depolanan yem maddelerinin bazılarında yüksek miktarlarda bulunabilen Vitamin A’nın ön maddesi ß-karoten düzeyi güneş ışığına ve oksijene maruz kalma sonucu giderek azalır. Yine bazı yem maddelerinde küflenme ya da böceklenme nedeniyle başta karbonhidratlar olmak üzere çeşitli besin maddelerinde kayıplar meydana gelebilir. Bu nedenle şartlar ne olursa olsun yem maddelerinin gereğinden fazla depolanmasından olabildiğince kaçınılmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yeşil yemler, yem bitkilerinin henüz gelişme dönemini (vejetasyon) tamamlamamış bol yapraklı döneminde sap, yaprak, filiz ve çiçeklerini üzerinde bulunduran ve hayvanlara otlatılarak ya da biçilerek yedirilen yemlere denir. Yeşil yemler; çayır ve meralar, baklagil yeşil yemleri, buğdaygil yeşil yemleri ve diğer yeşil yemlerden oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Buğdaygil, baklagil ve diğer familyaları içeren yem bitkileriyle örtülü yeşil alanlara çayır ve mera adı verilir. Ot yiyen hayvanların kaba yem ihtiyacının büyük bir kısmı doğanın meydana getirdiği çayır ve mera alanlarından sağlanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çayır ve mera otlarının kimyasal bileşimine bakıldığında su, çayır ve mera otlarının büyüme döneminde % 75-85 iken, yem bitkileri olgunlaştıkça bu oran % 65’e iner. Diğer yandan suda eriyebilir karbonhidratlar; fruktanlar, glikoz, fruktoz, sakkaroz ve rafinoz’dan oluşmaktadır. Genel olarak çayır otunun kuru maddesinde selüloz miktarı, % 20-30 iken, bu oran vejetasyon dönemi ilerledikçe yaklaşık % 40’a yükselir. Protein içeriği ise vejetasyon dönemi, bitkinin botanik bileşimi ve gübreleme gibi faktörlere bağlı olarak kuru maddede % 3-30 arasında değişir. Çayır ve mera otunda lipid miktarı en fazla % 6 kadardır. Bu yemlerde mineral madde miktarı çayır otunun türüne, vejetasyon dönemine, toprağın yapısına ve gübreleme koşullarına göre değişebilir. Baklagil otları kalsiyum, fosfor ve magnezyum bakımından buğdaygil otlarına göre daha zengindir. Sözü edilen bu yemler karoten (vitamin A’nın ön maddesi) yönünden oldukça zengin olup, aynı zamanda iyi bir vitamin E ve B kaynağıdır. Çayır ve mera otunda enerji miktarı, vejetasyon dönemi ilerledikçe azalır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yonca yem bitkilerinin en önemlisi olup, yılda 3-4 kez biçilen çok yıllık bir bitkidir. Yurdumuzda 30 türü bulunan yoncanın en önemlileri adi, sarıçiçekli, melez ve şerbetçi otu yoncasıdır. Yonca kuru havada ve bol sulanan yerde iyi yetişir. İyi kaliteli kuru yoncada 50mg/kg ß-karoten ve 650-2200 IU/kg vitamin D2 bulunur. Tüm ot yiyen hayvanların besin maddeleri ihtiyacını karşılayabilir. Yeşil yonca sığırlara günde 50-55 kg, atlara 20-25 kg, keçi ve koyunlara ise 5-6 kg verilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
% 15'in altında olmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 179 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.