Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
352 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Seyreltmeden ötürü meydana gelen madde derişiminin azalmasını düzeltmek için hesaplanan faktöre de sulandırma faktörü denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1/5000’lik sulandırma, 1/50 ve 1/100’lük sulandırmalar şeklinde gerçekleştirilebilir. 1 ml ana çözelti 50 ml’ye çözücü ile tamamlanır ve bu çözeltiden alınan 1 ml çözelti 100 ml’ye tamamlandığında 1/5000 sulandırma elde edilmiş olur. 5000 sulandırma faktörüdür. Elde edilen çözeltide ölçülen madde derişimi 5000 ile çarpılırsa ana çözeltideki madde derişimi bulunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kimyada bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi işlemidir. Diğer bir ifade ile bir çözeltinin hacmi azaltılarak çözünen partikül sayısını artırma işlemidir. Bu işlem örneğin, por çapları belirli basit filtreler ya da ultrafiltreler kullanılarak filtrasyon veya ultrafiltrasyon, sıvı kısmı buharlaştırmak şeklinde tanımlanabilecek olan evaporasyon ile gerçekleştirilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu olaylar biyolojik sistemlerde böbrekler tarafından yerine getirilmektedir. Böbrekler sağlıklı bir şekilde ultrafiltrasyon ile kandan çok daha düşük hacimde idrar oluşturur. Bunu gerçekleştirirken de seyreltik veya yoğun idrar yapmak suretiyle kanın ozmotik basıncını ve iç ortamın değişmez tutulmasını (homeostazi) gözetir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Test tubuler ozmotik etkinliğin anormal koşullara (Su diürezi veya susuzluk) ne derecede uyum sağlayabildiğini gösterir ve Tubullerin en üst fonksiyonu hakkında bilgi verir. Seyreltme Testi: Su diürezi sırasında böbreklerin en üst düzeyde sulandırılmış idrar meydana getirebilme yeteneğini gösterir. Sisteme bol miktarda su (1500 ml) verildikten sonra, idrarı 1010’dan fazla seyreltemeyen böbrekler yetersiz olarak değerlendirilir. Ancak, testin böbrek dışı faktörlerden (kardiyovasküler bozukluklar, ödem vb) etkilenebileceği unutulmamalıdır. Yoğunlaştırma Testi: Susuz bırakıldıktan sonra böbreklerin en üst düzeyde yoğun idrar meydana getirebilme yeteneğini gösterir. On iki saat sıvı kısıtlamasından sonra, idrarı 1020’den fazla yoğunlaştıramayan böbrekler yetersiz olarak değerlendirilir. Kısaca, hem sulandırma, hem de yoğunlaştırma iyi ise, böbrek fonksiyonları normaldir. Her ikisinin bozuk bulunuşu ağır yetersizliğin göstergesidir. Sulandırma iyi, yoğunlaştırma bozuksa, kompanze etmede yetersizlik vardır. Sulandırma bozuk, yoğunlaştırma iyi ise, böbrek dışı faktörlerin etkisi söz konusudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yöntem, ters ozmoz ve ultra filtrasyon ayırma işlemi için doğru seçim olmadığı durumlarda seçilerek uygulanır. Bu yöntemle demineralizasyon, renk giderimi ve tuzdan arındırma gibi ayırma işlemleri gerçekleştirilebilir. Çözünmüş organik sölütler, kolloidal katılar ve polivalan iyonların yoğunlaştırılmasında mono valan iyonlara ve alkol gibi düşük molekül ağırlıklı sölüterin içerikte bulunmasına izin verir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir cismin, belirli sıcaklık ve basınç altında, birim hacminin (cm3) ağırlığına özgül ağırlık denir. C.G.S. (cm, g, sn) sistemindeki birimi gramkuvvet/santimetreküp (gf/
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özkütle (Yoğunluk) Maddenin 1
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir bardak su ile bir sürahi suyun hacim ve kütleleri farklı olmasına rağmen ikisinin de yoğunluğu aynıdır. Biri diğerinin aynı olan iki bardağa su konulduğunda, iki örneğin kütleleri de eşit olur. Buradan hareketle, aynı tür maddelerin birim hacimlerinde eşit miktarlarda madde bulunur denebilir. Her maddenin birim hacminin kütlesi birbirinden farklıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sıvıların hacimleri, sıcaklık değişikliklerinden etkilendiği için yoğunluk tayini genellikle 20°C veya 15.6°C’ de yapılmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yoğunluk ölçümleri için laboratuvarlarda dansimetreler yaygın olarak kullanılmaktadır. Biyokimya laboratuvarlarında idrar dansitesi, idrar dansimetresi (ürinometre) ile ölçülmektedir. Dansimetreler genellikle kapalı bir cam tüpten oluşmuşlardır. Tüpün alt kısmı, aracın dik durması ve gerekli ağırlığın sağlanması amacıyla içerisinde saçma veya cıva bulunan bir kürecik şeklindedir. Üst kısmı da üzerinde yoğunluk ve bazılarında da sıcaklık göstergesi bulunan bir cam borudan oluşmuştur. Bir sıvı içinde dengede duran dansimetrenin sıvı yüzeyine rastlayan bölüm çizgisi karşısında okunan sayı o sıvının yoğunluğunu verir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdrar örneği bir ölçüm silindirine (mezür) alınır (40-50 ml). Dansimetre içinde yüzecek şekilde bırakılır. Göz idrar yüzeyi hizasında iken skala okunur. Skala 28 okunmuş olsun. Laboratuvar sıcaklığı 21°C ise dansimetre 15°C’ye ayarlandığı için aradaki sıcaklık farkına göre düzeltme yapılması gerekir. Sıcaklık farkı 6 derece ve düzeltme faktörü 0.2 olduğuna göre 6 x 0.2 1.2 bulunur. Okunan 28 üzerine 1.2 eklenmesi gerekir. O halde 28 + 1.2 29.2 ve 29.2 + 1000/1000 1.0292 idrarın dansitesidir. Ölçü silindirine (mezür) alınan sıvının sıcaklığı ölçülerek de sıcaklık düzeltmesi yapılabilir. Çünkü sıcaklık arttığında yoğunluk azalır. Düzeltme faktörü 0.2’dir. Örneğin sıcaklığı dansimetrenin sıcaklığından yüksekse hesaplanan sıcaklık düzeltmesi okunan değerin üzerine eklenir, düşük ise okunan değerden çıkarılır. Skaladan 30 değeri okunursa yoğunluk 1,030; 5 okunursa 1.005 demektir. Sıcaklık düzeltmesine gerek duyulmadan sıvının sıcaklığının dansimetrenin sıcaklığına ayarlanmasıyla daha kolay ölçüm de yapılabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Süt endüstrisinde, gıda laboratuvarlarında sütün dansitesini ölçmede kullanılan dansimetrelere özel olarak Laktodansimetre denir. Bunlar da genellikle 15°C’ye ayarlıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İdrarın dansitesinin ölçülmesinde refraktometrelerden de faydalanılır. Işık, saydam bir ortamdan diğer saydam ortama geçerken yolundan sapar. Bu sapmanın nedeni ışığın kırılmasıdır ve derecesi ortamın yoğunluğuna bağlıdır. Bu olaydan yararlanılarak yapılan derişim belirleme yöntemlerine refraktometri, bu amaçla kullanılan aletlere de refraktometre denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sıcaklığı 15°C’ye getirilen süt örneği (80-100 ml) iyice karıştırılarak homojen hale getirildikten sonra köpürtülmeden çapı 3-4 cm olan dereceli silindire alınır. Kuru ve temiz laktodansimetre sap kısmından tutularak süte yavaş yavaş daldırılır. Laktodansimetre süte 30 rakamına kadar daldırıldıktan sonra serbest bırakılır. Laktodansimetrenin batıp-çıkması durunca göz süt düzeyine getirilerek okuma yapılır. Okuma sırasında sütün sıcaklığı 15°C ise laktodansimetrede okunan değer olduğu gibi alınır ve buna 1000 eklenip 1000’e bölünerek sütün yoğunluğu bulunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
15°C’de okunan değer 31 ise sütün yoğunluğu 1000+31/1000 1,031 g/cm3’tür. Sütün sıcaklığı 15°C’de değilse düzeltme yapılmalıdır. Eğer sıcaklık laktodansimetrenin ayarlı olduğu sıcaklıktan yüksekse, okunan sıcaklık derecesinin 15°C’den farkı alınır ve düzeltme katsayısı olan 0.2 ile çarpılır. Bulunan değer laktodansimetrede okunan değere eklenir. Sıcaklık 15°C’den düşükse, 15°C’den farkı alınır ve 0.2 ile çarpılır. Bulunan değer okunan laktodansimetre değerinden çıkarılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Laboratuvarda gerçekleştirilecek değişik testler için çeşitli çözeltilerin hazırlanması gerekir. Bu çözeltilerin hazırlanmasında hedeflenen, çözeltilerin belirli miktarları içerisinde, belirli miktarda çözgen ya da çözünen madde olmasını sağlamaktır. Bu amaçla da derişimleri belirten, yüzde (%), normal (N) ya da molar (M) çözeltiler gibi standart tanımlar kullanılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir maddenin bir molekül gramını ya da formül gramını bir litresinde içeren çözelti bir molardır ve M harfi ile gösterilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ozmolar bir çözelti litresinde bir ozmol gram madde içeren çözeltidir. Bir ozmol ozmotik bakımdan aktif bir birimdir. Bu birim molekül, iyon veya radikal olabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Herhangi bir madde yavaş yavaş çözücüde çözülür ve ekleme ile artık çözünmeyince ekleme durdurulur ve bu şekilde o maddenin doymuş çözeltisi hazırlanmış olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ozmotik basınç için iki birim kullanılır. Bir kilogram suda çözünmüş olarak bulunan partikül sayısı osmolalite, bir litre suda çözünen partikül sayısı ile ozmolarite olarak tanımlanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hücre zarı yarı geçirgen olduğu için ozmoz canlılarda büyük önem taşır. Hücre zarının parçalanmasının önlenmesi için hücre içi ve hücre dışının ozmolaritelerinin eşit olması gerekir. Kan dolaşımında eritrositleri çevreleyen sıvının (plazma) ozmolaritesi 0.30 Ozmol kadardır. Eritrosit içi ile aynı ozmolariteye sahip olduğu için plazma izotoniktir. Eritrositler ozmolaritesi plazmadan düşük (<0.3 osM) olan ve hipotonik olarak bilinen herhangi bir sıvı içine konulduğunda su girişi artacağı için eritrositlerin şişerek parçalanması hemoliz olarak tanımlanır. Hipertonik bir çözeltide (> 0.3 osM) ise eritrosit dışına su çıkışı olacağı için hücre büzüşür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çözeltilerden farklı olarak katıların, sıvılar içerisinde dağılması ile kolloidler oluşur. Kolloidlerde sıvı içerisinde dağılmış olarak bulunan katı partikülleri, çözeltilerdekinden büyük, süspansoidlerdekinden küçüktür. Katıların sıvı içinde dağılması ile oluşan kolloidlere sol, büyük katı moleküllerinin birleşerek bir ağ yapısı oluşturmaları ile elde edilen kolloidlere ise jel adı verilir. İçerisinde protein moleküllerinin dağılması ile oluşan plazma, bir sol örneğidir. Hayvanların kemik, deri ve bağ dokularından özütlenen protein karışımı olan jelatin ise jel yapısında bir kolloiddir. Sıvının sıvı içinde dağılmasından oluşan kolloidlere emülsoidler denir. Süt, mayonez ve suda koloidal jelatin çözeltisi bunlara örnek gösterilebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Normal filtrelerden geçebilen katı kolloidal partiküller, yarı geçirgen zarlardan geçemezler. Yarı geçirgen zarlardan geçemeyen proteinler, vücut sıvılarının ozmolaritesinde önemli rol oynarlar. Plazma ile hücreleri çevreleyen sıvı arasında su ile diğer çözünen maddelerin dağılımını, kan basıncı ile ozmotik basınç düzenler. Kapillerdeki kan basıncı suyu plazma dışına doğru (filtrasyon), buna karşılık kolloidal protein moleküllerinin ozmotik basıncı ise suyu plazmaya yönlendirir (geriemilim, reabsorpsiyon). Bu iki olay, vücudun değişik bölgelerinde farklılık gösterir. Kalpten kanın pompalandığı arterlerde basınç yüksek olduğu için filtrasyon, kan basıncının azaldığı venöz bölgelerde ise metabolizma atık ürünlerinin kan dolaşımına geçmesini sağlamak üzere reabsorpsiyon öne çıkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ozmoza benzer bir işlem olan diyalizde çözgen ile küçük çözünen maddeler diyaliz zarından geçerken, proteinler gibi büyük moleküller geçemezler. Sellofan, parşömen ve hayvansal zarlar gibi gözenek büyüklükleri farklı diyaliz zarları kullanılarak proteinler diğer küçük iyonlardan ayrılarak saşaştırılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 19 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 333 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.