Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
196 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Canlıda meydana gelen fiziksel ve kimyasal değişikliklerin tümüne birden yaşam denir. İşte canlı organizmadaki canlılık olayı ve çeşitli organların işlevlerin inceleyen bilim dalı fizyoloji’dir. Fizyoloji physis (yaşam) ve logos (bilim) terimlerinin birleşmesinden oluşup yaşam ve canlılık bilimi anlamında kullanılmaktadır. Fizyoloji farmakoloji, biyokimya, radyoloji, patoloji ve diğer anabilim dalları ile ilişkilidir. Ayrıca sosyal bilimlerden psikoloji ve sosyoloji ile de yakından bağlantılıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hücre zarından madde alışverişi genellikle filtrasyon, diyaliz, diffüzyon, osmoz gibi pasif taşıma yolları ile endositoz (pinositoz, reseptör aracılı endositoz, fagositoz), egzositoz ve aktif taşıma aracılığıyla gerçekleştirilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Böbrek yetmezliği olanlarda vücutta biriken fazla sıvı ve atık maddeler yarı geçirgen bir membran (zar) aracılığıyla temizlenir (diyaliz). Hasta kanı ve diyaliz sıvısı yarı geçirgen bir zar (hemodiyaliz membranı) ile temas haline getirilir. Bu zar üzerinde bulunan mikroskobik delikler su, sodyum, potasyum, üre gibi küçük moleküllü maddeleri bir taraftan diğer tarafa diffüzyonla geçirirken, daha büyük moleküllü protein gibi diğer maddeler ile kan hücrelerini (çapları porlardan daha büyük olduğundan) geçirmezler. Üre, kreatinin, fosfor gibi maddeler zardan diyaliz sıvısına geçerek kan temizlenir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İyon ve moleküllerin hareketlerine bağlı olarak bir maddenin diğer bir madde içinde yayılmasına difüzyon denir. Basit ve kolaylaştırılmış difüzyon olmak üzere iki şekilde oluşur. • Basit Difüzyon: Gazlar, su, bazı inorganik iyonlar ve yağda çözünen maddeler zarlardan bu yolla basit diffüzyonla girip çıkarlar. • Kolaylaştırılmış Difüzyon: Yağda çözünmeyen maddeler hücre zarının lipid yapısındaki katından bu yolla geçer. Taşıyıcı proteinlere gerek vardır. Glikozun bağırsak ve böbrek epitelyum hücrelerinde taşınması buna güzel bir örnektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Maddenin, hücre zarını geçen bir protein tarafından enerji kullanılarak taşınmasıdır. Az yoğun ortamdan çok yoğun ortama doğrudur. Sodyum, potasyum, kalsiyum, glikoz, amino asitler çoğu kez bu şekilde taşınırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Sodyum-potasyum pompası, özellikle sinir hücrelerinde yaygındır. Sinir hücrelerinde, Na-K yoğunluklarındaki değişiklikler elektriksel yük meydana getirirler. Hücre zarı boyunca Na ve K’un sürekli diffüzyonu ve sızması, Na - K pompası ile gerçekleşir. • Kalsiyum pompası, kas kasılmasında kalsiyum iyonlarının taşınması için gereklidir. • Sodyum bağlı kotransportta, şeker ve aminoasitler aktif olarak taşınırken Na iyonları da pasif olarak eşlik eder. • Hidrojen bağlı kotransportta ise hidrojen iyonları bağlanırken, şekerler aktif olarak taşınır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Canlı hücrenin metabolizma olaylarının oluştuğu yere protoplazma denir. Protoplazma temel olarak beş maddeden oluşur: • Su • İyonlar • Proteinler • Karbonhidratlar • Lipidler
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hücre membranı lipid, protein ve karbonhidratlardan oluşmuştur. Bileşimi, yaklaşık olarak %55 protein, %25 fosfolipid, %13 kolesterol, %4 diğer lipidler ve %3 karbonhidratlardan oluşmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hücrenin dış yüzeyinde bulunan karbonhidratların görevleri: • Çoğu elektriksel olarak negatif yüklü oldukları için hücrenin dış yüzeyinin negatif olmasına neden olarak negatif yüklü maddeleri iterler. • Bazı hücrelerin glikokaliksi diğer hücrelerin glikokaliksine bağlanır. Böylece hücreler birbirine tutunmuş olur. • Membran karbonhidratları, hücrenin kimliğini belirleyerek bağışıklık reaksiyonlarına girerler. Antijen ve antikorların hücre yüzeyinde birleşmelerini sağlarlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Nükleus • Ribozom • Endoplazmik retikulum • Golgi aygıtı • Lizozom • Peroksizom • Sentrozom • Mitokondri • Vakuol
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hücre dışı sıvılar; damar içi sıvılar, hücrelerarası (interstisiyel) ve özel sıvılar olarak incelenir. Plazma ve lenf sıvıları miktarı 3 litre, hücrelerarası sıvılar ise 12 litredir. Hücre ve plazma arasındaki madde alışverişi hücrelerarası sıvı aracılığıyla olmaktadır. Özel sıvılara transelüler sıvılar da denmektedir. Tükürük, mide suyu, ince bağırsak salgısı ve pankreas salgısı gibi sindirim sistemi sıvıları, beyin-omurilik sıvısı, kalp kesesi sıvısı, göz içi sıvıları, kulak içi sıvıları, eklem boşlukları sıvıları, üreme organları sıvıları ve süt salgı bezleri salgıları özel sıvılar içindedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hücre içi sıvıda proteinler ve potasyum, hücre dışında ise sodyum ve klor çoğunluktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yarı geçirgen bir zar olan hücre zarının her iki yanında hem geçebilen hem de geçemeyen maddeler bulunmaktadır. Zarı geçebilen iyonlar ile hücre zarında oluşan aktif ve pasif taşıma sayesinde denge sağlanmış olur. Bu dengeye Gibbs Donnan dengesi adı verilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Metabolik bozukluk sonucu, bedende asit bileşiklerin artmasıdır. Nedenleri: • Şeker hastalığında keto asitlerin meydana gelmesi • Böbrek rahatsızlıklarında (nefritis), klorid, sülfat ve fosfat atılımının azalmasına bağlı bedende uçucu olmayan asit miktarının artması • Aşırı ishal sonucu sindirim yolundan bikarbonat (kana giren asitleri nötralize eder) kaybı • Ruminantlarda kaba yemin az alınması • Tane yemin fazla verilmesi (konsantre yem) • Kolay sindirilebilen karbonhidratlardan zengin elma ve şeker pancarı gibi besinlerden fazla miktarda alınması • Ani yem değişiklileri
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ortamda H+ iyonları yoğunluğu arttığında H+, hemoglobinin imidazol (-NH) grubu tarafından alınarak tamponlanır. Böylece alyuvarlar içindeki indirgenmiş hemoglobin (HHb) asit ve baz grupları ile tamponlama yapabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mitokondriler hücrenin enerji santralleridir. Bir iç ve bir dış olmak üzere iki zarı vardır. İç zarındaki kıvrımlarda oksidatif enzimler bulunur. Besinler burada oksidasyona uğrayarak su ve karbondioksite kadar parçalanır. Açığa çıkan enerji adenozintri fosfat (ATP) içinde saklanır. ATP, daha sonra mitokondri dışına çıkarak hücrenin enerji ihtiyacını karşılar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ribozomlar sitoplazmada protein sentezinin yapıldığı yerlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yaşamın devamı, vücudumuzdaki doku ve organların, hücrelerin beslenmesi ve onarımı kan yoluyla sağlanır. Kan, yaşam için elzemdir. Kan plazma olarak adlandırılan sıvı kısım ve hücrelerden oluşmuştur. Vücudumuzdaki hücreler arası bağlantıyı sağladığından kanı sıvı bir bağ doku olarak kabul edebiliriz. Çünkü yaşayan hücrelerin mutlaka kana ihtiyaçları vardır. Kanın başlıca görevi taşımadır ve birçok madde kan yoluyla doku ve organlara taşınır. Doku ve organlarda metabolizma sonucu oluşan artık maddeler ise yine kan yoluyla alınarak uzaklaştırılır. Kan, bu görevini dolaşım sistemi aracılığıyla gerçekleştirir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kan, plazma olarak adlandırılan sıvı kısım ve hücrelerden oluşmuştur. Kanın yaklaşık olarak %60’ı plazma, %40’ı ise kan hücreleridir. Kan hücreleri alyuvarlar (eritrosit), akyuvarlar (lökosit) ve kan pulcukları (trombosit) dır. Kana kırmızı rengini, alyuvarlar içinde bulunan hemoglobin maddesi verir. Kan hücreleri plazma içinde dağınık bir halde bulunurlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eğer damardan aldığımız kanı, pıhtılaşmayı (koagülasyon) önleyici bir madde ile karıştırırsak kan pıhtılaşmaz ve normal halinde kalır. Pıhtılaşmayı önleyen maddelere antikoagulant adı verilir. Pratikte en çok kullanılan antikoagulantlar EDTA (Etilen diamin-tetra asetikasit), heparin, sodyum sitrat gibi maddelerdir. Bunlardan başka ogzalat ve florid tuzları, hirudin, dicumerol gibi maddeler de antikoagulantlardandır. Pıhtılaşması önlenmiş olan kanı bir tüpe koyup santrifüje edersek üst kısımda sarı renkli plazma, altta ise kan hücreleri kalır. Plazma ve serum arasındaki fark şudur; plazma tüm pıhtılaşma faktörlerini içerir, serum ise pıhtılaşma faktörü içermez, çünkü başta fibrinojen olmak üzere diğer pıhtılaşma faktörleri kanın pıhtılaşmasında kullanıldığı için serumda bu faktörlere rastlanmaz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kan hücrelerinin büyük bir bölümü alyuvarlardır. Memeli hayvanların alyuvarları çekirdeksiz, kuşların, sürüngenlerin, amphibia ve balıkların alyuvarları çekirdeklidir. Alyuvarlar içlerinde kana kırmızı rengini veren hemoglobin taşırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Memeli hayvanlarda ve insanda olgun alyuvarların taşıdığı başlıca madde hemoglobindir. Olgun alyuvarlar çekirdek, mitokondri ve ribozom taşımaz. Alyuvarlar kan dolaşımı ile pasif hareket ederler, aktif hareketleri yoktur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Embriyonel yaşamda alyuvarlar saccus vitellinustaki kan adacıklarının mezenşim hücrelerinde ve daha sonra bu adacıklarda oluşan kılcal kan damarlarında yapılırlar. Fötusta organların oluşumu başlayınca, fötal hayatın 3. ayından 5. ayına kadar karaciğer ve dalakta, fötal hayatın yarısından sonra da kemik iliğinde yapılırlar. Yaşam boyu kemik iliği alyuvar yapımıyla görevlidir. Sternum, costalar, pelvis, kol ve bacak kemiklerinde bulunan kırmızı kemik iliği başlıca alyuvar yapım yeridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hemoglobin sentezi için demir gereklidir. Kobalt, B12 vitamininin yapısına girer ve bu vitamin yetersizliği insanlarda anemia perniciosa (öldürücü anemi) olarak adlandırılan bir anemiye neden olur. Ayrıca folik asit, vitamin B6, riboflavin (vitamin B2), proteinler veya ön maddeleri kan yapımı için gereklidir. Bunlardan başka ek faktörler olarak thyroid bezi, adrenal korteks ve gonadal hormonların kan yapımında görevleri vardır. Tiroid bezi ve adrenal korteks çıkarılırsa anemi meydana gelir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eritropoietin, böbrekler tarafından salgılanan hormon benzeri bir maddedir. Eritropoietinin böbrekler dışında karaciğerde de üretildiği bildirilmektedir. Köpeklerde ise sadece böbreklerde üretilir. Eritropoietin, kemik iliğini uyararak alyuvar yapımını kamçılar. Dokuların artan oksijen ihtiyacı alyuvar yapımını uyarır. Oksijen yetersizliği eritropoietinin salınımına neden olur. Özellikle deniz seviyesinden yükseklere çıkıldığında azalan oksijen basıncı, böbreklerden eritropoietin salınmasına yol açar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 19 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 177 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.