Morfogenez nedir?
Yayımlanmış cevap
Morfogenez, bir canlının gelişmesi sırasında büyüme ve hücre farklılaşması ile özel şeklini alması olayıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
393 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Morfogenez, bir canlının gelişmesi sırasında büyüme ve hücre farklılaşması ile özel şeklini alması olayıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Renk, şekil gibi daha çok gözle görülebilir olan ve popülasyondaki bireyler arasında çok farklı sınıflar oluşturmayan özellikler nitel karakter olarak adlandırılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Canlıların sahip olduğu nitel (renk, biçim, boynuzluluk vb.) özellikler kesin sınırlar ile belirlenebilirken, ölçüye dayalı olan niceleyici özellikler ise kesin sınırlar ile belirlenemezler. İnsanlardaki boy uzunluğu, göz rengi, sığırlardaki süt verimi, et verimi, koyunlarda yapağı verimi gibi özellikler ölçü aletleri ile belirlenebilen ve herhangi bir sınır içerisine koyularak sınıflandırılabilecek özellikler değildir. Bu özelliklerin dağılımı çok faklıdır. Örneğin bir çiftlikte yetiştirilmekte olan 100 sığırın her birinin süt verimi az ya da çok birbirinden farklı olabilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekstranükleer Kalıtım (stoplazmik kalıtım olarak da bilinir) ilk defa 1908’de Carl Correns tarafından keşfedilen bir Mendel dışı kalıtım formudur
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hücre döngüsünün interfaz evresinde DNA kendini eşleyerek iki hücreye yetecek kadar çoğaltır. Normalde bir hücrede her kromozom bir kromatidten oluşurken replikasyon sonucu her kromozom iki kromotidli hale gelir. Bu kromotidlere kardeş kromotid denir ve birbirinin tamamen aynısıdır. Bilindiği üzere diploid canlılarda her kromozomun bir homoloğu vardır. Bunların biri anneden, diğeri babadan gelir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Tavşanlarda tam renklilik (Amorti=yabani tip) “A” geni, albinoluk “a” geni, himalaya “ah ” geni, şinşilla (Chinchilla) “ach” geni tarafından belirlenir. Bu genler arasında dominant kalıtım söz konusudur. A geni “ach”, “ah ” ve “a” genlerine “ach”, geni “ah ” ve “a” genlerine; “ah ” geni “a” genine baskındır ( A > ach > ah > a ). Yabani tip (Agouti) tavşanlarda kılların deriye yakın kısmı gri renkli olup, sonra sarı bir kısım ve kılın ucunda siyah veya kahverengi renkten oluşan renk bantı şeklinde bir fenotip görülür. Albino tavşanların vücut örtüsünde pigmentasyonun (renk pigmenti) hiç olmadığı için tavşanlar, albino (beyaz) olarak bilinmektedir. Albino durumda gözler pembe olmaktadır. Himalaya tavşanında vücudun uç kısımları (ayaklar, burun, kulaklar ve kuyruk) renkli (siyah veya koyu kahverengi) diğer bütün vücut örtüsü beyaz olmaktadır. Şinşilla (Chinchilla) tavşanları vücut örtülerinde sarı renk pigmenti bulunmadığı için kıllardaki siyah ve gri renklerin, optik etkisi sonucu karakteristik gümüşi-gri bir görünüşe sahiptirler. Verilen örnekte tavşanlarda don rengine bağlı olarak dört farklı fenotip görülmesi çok şekillilik yani polimorfizm durumudur. Bu karakterin belirlenmesindeki dört farklı gen polimorfizme sebep olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1911 yılında, Biyolog Thomas Hunt Morgan kalıtımın kromozom teorisi üzerine çalışırken, büyük bir çığır açmıştır. Morgan aynı kromozom üzerindeki bazı karakterlerin birlikte kalıtıldığını, bazı karakterlerin ise ayrı ayrı da kalıtılabildiklerini fark etmiş ve teorilerini krossing overdaki kromozomlar arası parça değişimi ile destekleyen sonuçlar bulmuştur. Mendel’in gametlere bağımsız allel dağılımı ile çelişen bu sonuç F1 neslinde beklenenden farklı kombinasyonlarda (rekombinant) allellerin oluşmasına neden olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genetikçiler, germ dizisi mozaisizmi olayını artık bildikleri için, çeşitli testlerin sonucunda yeni bir mutasyon olduğu düşünülen özellikli bir otozomal dominant fenotipin kardeşler arasında tekrarlama riskinin ihmal edilebilir düzeyde olduğunu öngörmenin potansiyel olarak hatalı olabileceğinin farkındadırlar
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Krossing over ökaryotlarda görülen homolog rekombinasyondur. Gamet hücrelerinde mayoz bölünme esnasında gerçekleşir. Mayoz bölünme ikiye ayrılır; Mayoz I ve mayoz II. Mayoz I profazının pakiten evresinde homolog kromozomlar arasında parça değişimi gerçekleşir. Bu olaya krossing-over denir ve eşeyli üreyen canlılarda çeşitliliğin temelini oluşturur. Bu şekilde oluşan gamet hücrelerinin birleşmesiyle rekombinant bireyler oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekstrasellüler (hücre dışı) kalıtım olayı, organel DNA’sının aktarımıdır. Hem kromozom hem de mitokondri sadece maternal gametlerin stoplazmalarında mevcuttur. Paternal(babadan gelen) gametlerin stoplazmik mitokondrisi yoktur. Bu yüzden, kloroplastlar veya mitokondrilerde bulunan genlerle ilgili özelliklerin fenotipi sadece maternal ebeveyn tarafından belirlenir. İnsanlarda ve hayvanlarda, mitokondriyal hastalıklar çoğunluğu kasları ve gözleri etkileyen bir hastalık sınıfıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Embriyonik gelişim sırasında ortaya çıkan ve morfogenezi etkileyen bir mutasyon, mutasyonun oluştuğu evreye ve kaynaklandığı somatik hücre dizisine bağlı olarak segmental bir anomali olarak karşımıza çıkabilir. Eğer germ hücrelerinin somatik hücrelerden ayrılmasından önce erken bir dönemde oluşursa, hem somatik hücrelerde hem germ hücre dizisinde bulunur ve somatik olarak mozaik şekilde eksprese edilmekten başka, yavrulara da tam şekliyle aktarılabilir hale gelir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ekstranükleer Kalıtım (sitoplazmik kalıtım olarak da bilinir) ilk defa 1908’de Carl Correns tarafından keşfedilen bir Mendel dışı kalıtım formudur. Correns, Mirabilis jalapa ile çalışırken yaprak renginin sadece maternal ebeveynin genotipine bağlı olduğunu gözlemiştir. Bu veriye dayanarak, özelliğin ovumun stoplazmasında bulunan bir karakter yoluyla geçiş gösterdiğini belirledi. Ruth Sager ve diğer araştırmacılar tarafından daha sonra yapılan çalışmayla, gözlenen alışılmışın dışındaki kalıtım kalıbından kloroplastta bulunan DNA’nın sorumlu olduğu belirlenmiştir. Mary ve Hershel Mitchell tarafından başlatılan Neurospora crassa küfünde yapılan çalışma mitokondrideki genetik materyalin de keşfine yol açmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Krossing over fikrini ortaya atarken, Morgan aynı zamanda rekombinasyonun sıklığının kromozom üzerinde genler arasındaki mesafe ile ilişkili olduğunu ve krossing overdaki genetik bilgi değişiminin genler arasındaki bağlılığı kırdığını da öne sürmüştür. Morgan bu hipotezlerini destekler şekilde genlerin kromozomların üzerinde, ipteki inciler gibi dizildiklerini hayal etmiştir. Bir kromozom üzerindeki komşu iki gen, diğerlerine oranla daha yüksek şansla birlikte kalıtılırlarken; aynı kromozom üzerindeki birbirinden uzak genler rekombinasyon boyunca büyük olasılıkla birbirlerinden ayrılacaklardı. Böylece, Morgan “iki gen arasındaki bağlantının gücü, aynı kromozom üzerinde bulunan genler arasındaki mesafeye bağlıdır” önermesini yapmıştır. Bu önerme, ilk genom haritalarının oluşturulmasında temel olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Multiple allelizmin en iyi örneklerinden birisi de hayvan ve insanlardaki kan gruplarının farklılığıdır. Bu farklılığı göre insanlarda A-B-0, M-N ve Rh gibi kan sistemleri söz konusudur. Genel olarak bir hayvanın ya da insanın kan dolaşımı sistemine dışarıdan yabancı bir protein verildiğinde hayvanın hücreleri yabancı proteine karşı savaş durumuna geçer ve yabancı proteine karşı bir takım özellikli maddeler sentezler. Hücreler tarafından üretilen bu özellikli maddeye antikor adı verilmektedir. Antikor oluşumuna neden olan yabancı proteine ise antijen adı verilir. Eğer vücuda giren antijen hücre formunda ise organizmada meydana gelen antikor antijen hücrelerini çevreler, yığınlar halinde bir araya getirir. Bu duruma aglütinasyon adı verilmektedir. Aglütinasyon olayındaki antijene aglutinojen, antikora ise aglütinin adı verilmektedir. Hayvanlarda kan grupları belirlenirken reagentler kullanılır. Kan grubu reagent’i, alyuvarda faktörlere (kan grubu faktörü) karşı reaksiyon veren antikora denir. Eğer bir hayvandan Anti-A reagentına karşı reaksiyon alınıyorsa o hayvanda A faktörü var demektir. Kan grubunun belirlenmesinde iki test kullanılır. Bunlar antijen ve antikor ilişkisine göre değişir. Testlerden biri hemolitik test, diğeri ise aglütinasyon testidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genotipinde heterozigot yapıya sahip iki gen çifti taşıyan organizmada söz konusu iki gen arasında gen bağlılığı varsa bu ancak 2 şekilde meydana gelebilmektedir. Birinci seçenekte dominant genler (örneğin; B ve C genleri) kromozomun birinde yer alırken allelleri olan resesif genler (b ve c genleri) diğer kromozom çiftinde taşınırlar. Bu şekilde yerleşmiş olan genlere coupling genler denilmektedir. Diğer seçenekte ise; bir gen çiftinin dominant karakterde olanı ile (örneğin; D geni), diğer genin resesif karakterde (e geni) olanı aynı kromozom üzerinde taşınırken, öteki kromozom çiftinde ise ilk bahsedilen genin resesif alleli (d geni) ile ikinci genin dominant alleli aynı kromozom üzerinde taşınabilirler. Böyle yerleşmiş genlere de trans genler (E geni) adı verilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Boy, ağırlık, verim özellikleri gibi popülasyondaki bireyler arasında oldukça farklı değerler alabilen ve ölçümlerle anlaşılabilen karakterler nicel karakterlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hücre döngüsünün interfaz evresinde DNA kendini eşleyerek iki hücreye yetecek kadar çoğaltır. Normalde bir hücrede her kromozom bir kromatidten oluşurken replikasyon sonucu her kromozom iki kromotidli hale gelir. Bu kromotidlere kardeş kromotid denir ve birbirinin tamamen aynısıdır. Bilindiği üzere diploid canlılarda her kromozomun bir homoloğu vardır. Bunların biri anneden, diğeri babadan gelir. Mayoz bölünmede bu homolog kromozomların kromotitleri arasında parça değiş tokuşu olur. Rekombinasyon bir değme noktasında dört kromatidin sadece ikisi arasında gerçekleşir, bunun sonucu olarak da değişmeden kalan atasal genomu taşıyan kromotitler de bulunur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mitokondriyal genomdaki mutasyonlar hastalıklara neden olabilirler. Bu durumda fenotip, ilişkili olduğu gen veya genlere, mutasyon tipine, mutasyonun bir dokudaki tüm DNA’ları tutup tutmamasına ya da sadece bir mitokondriyi tutmasına göre değişmektedir. Mitokondriler ve dolayısıyla mitokondriyal kromozomlar çok büyük oranda anneden alınmaktadır ve o nedenle mitokondriyal hastalıklar karakteristik bir kalıtım kalıbı gösterirler. Bu tür kalıtımda hasta anne hastalığı tüm yavrularına aktarabilirken, hasta babanın yavrularında herhangi bir risk söz konusu değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genel olarak bir hayvanın ya da insanın kan dolaşımı sistemine dışarıdan yabancı bir protein verildiğinde hayvanın hücreleri yabancı proteine karşı savaş durumuna geçer ve yabancı proteine karşı bir takım özellikli maddeler sentezler. Hücreler tarafından üretilen bu özellikli maddeye antikor adı verilmektedir. Antikor oluşumuna neden olan yabancı proteine ise antijen adı verilir. Eğer vücuda giren antijen hücre formunda ise organizmada meydana gelen antikor antijen hücrelerini çevreler, yığınlar halinde biraraya getirir. Bu duruma aglutinasyon adı verilmektedir. Aglutinasyon olayındaki antijene aglutinojen, antikora ise aglutinin adı verilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Krossing over ökaryotlarda görülen homolog rekombinasyondur. Gamet hücrelerinde mayoz bölünme esnasında gerçekleşir. Mayoz bölünme ikiye ayrılır; Mayoz I ve mayoz II. Mayoz I profazının pakiten evresinde homolog kromozomlar arasında parça değişimi gerçekleşir. Bu olaya krossing-over denir ve eşeyli üreyen canlılarda çeşitliliğin temelini oluşturur. Bu şekilde oluşan gamet hücrelerinin birleşmesiyle rekombinant bireyler oluşur. Krossing-over sonrasında başlangıçtan farklı özellikte yeni DNA molekülleri ve kromozomlar oluşur. Bu karşılıklı parça değiş tokuşu ile gerçekleşmiştir. Sadece homolog kromozomlar arasında ve rastgele gerçekleşmektedir. Herhangi iki gen lokusu arasında olma olasılığı eşittir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mantarlar, virüsler ve bakterilerdeki özelliklerin kalıtımı Mendel dışı olsa da, “Mendel dışı kalıtım” ifadesi genellikle sadece ökaryotik üremede oluşan kural dışı durumları açıklamak için kullanılır. Mendel dışı kalıtım pek çok hastalığın oluşum sürecinde rol oynar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genomik damgalama (imprinting) Mendel dışı kalıtımın diğer bir örneğidir. Klasik kalıtımda olduğu gibi, bir özellik için genler yavru nesile her iki ebeveynden de geçer. Bununla birlikte, aktarımdan önce bu genler, ifadelendirme seviyelerini değiştirerek epigenetik olarak işaretlenirler. Bu durum Mendel’in birinci kanunun dağılma kuralı ile çelişmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mozaisizm X-inaktivasyonu olarak bilinen bir olaydan da kaynaklanır. Tüm memeli dişileri iki X kromozomuna sahiptir. Letal gen dozaj problemlerini engellemek için, bu kromozomlardan birisi fertilizasyonu takiben inaktive edilmiştir. Bu işlem organizmanın tüm hücreleri için rastgele yapılır. Bir dişinin iki X kromozomu özellikli allel kalıplarında neredeyse tam olarak farklılık gösterecekleri için, hangi kromozomun sessizleştiğine bağlı olarak farklı hücre fenotipleriyle sonuçlanacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hayvanlarda kan gruplarıyla ilgili çalışmalar İkinci Dünya Savaşından sonra başlamıştır. Bu çalışmalar neticesinde birçok hayvan türünde kan grupları ve bu kan gruplarına bağlı fazlaca allel belirlenmiş, ancak türler arasında sadece kan gruplarında değil aynı zamanda bir takım biyokimyasal parametrelerde de farklılıklar olduğu ortaya konulmuştur. Söz konusu biyokimyasal parametreler biyokimyasal polimorfizm olarak adlandırılmıştır. Hayvanlar arası kan grupları farklılıklarından söz ederken biyokimyasal polimorfizmler de birlikte anılmaktadır. Bu polimorfizmler sadece türler arası değil ırklar arasında da görülmektedir. Kan grupları ve biyokimyasal polimorfizmler, Mendel’in basit kalıtım ilkeleri aracılığı ile ileriki kuşaklara aktarılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çiftlik hayvanlarında kan grupları üzerinde çalışmalar iki amaçla gerçekleştirilmektedir. Bunlardan birincisi tartışmalı ebeveynlik vakalarında ana-babanın belirlenmesine yöneliktir. Diğeri ise kan grubu ya da biyokimyasal polimorfizm ile ekonomik önem taşıyan verimlerin ilişkilendirilmesine yönelik olarak yapılan araştırmalardır. Kan grupları ve biyokimyasal polimorfizmin hayvan yetiştiriciliğinde başka bir kullanım alanı da ikizlik testleridir. Bu çalışmalarda, dış görünüşün yanıltıcı olduğu durumlarda, tek yumurta ikizlerinin aynı genotipe sahip olmasından kontrol amaçlı olarak yararlanılmaktadır. Atlarda hemolitik sarılığın önlenmesinde kan grubunun bilinerek çiftleşmelerin yapılmasında yarar vardır. Moleküler tekniklerin son zamanlarda yaygın olarak kullanılması sonucu bahsedilen bu konularda uygulamalar artık DNA temelli olarak yapılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?