Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
179 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Küçük işletmelerin ülkeler ve bölgeler arasında farklı tanımlanmaları nedeniyle dünya genelinde ortak bir tanım bulunmamakla birlikte, genel olarak baktığımızda bu işletmeleri tanımlamada niteliksel ve niceliksel (sayısal) olmak üzere iki temel ölçütün kullanıldığı görülmektedir. Niceliksel ve niteliksel ölçütler ülkelerin ve sektörlerin sosyo-ekonomik durumlarına göre farklılık gösterebilmektedirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmeleri tanımlarken niceliksel ölçütlerin destekleyicisi olan niteliksel ölçütler olarak şu esaslar göz önüne alınmaktadır (Şimşek, 2002); • Bağımsız yönetimin mevcudiyeti (yönetici bağımsızdır; yönetici aynı zamanda işletme sahibi olduğu için, dışarıdan denetlenmesi söz konusu değildir.), • İşletme sahibinin belirli bir risk yüklenmesi, • İşletme, maliyet ve yönetim öğelerinin bütünleşmesi, • İşletme sahibi ile çalışan personel arasında yakın bir ilişkinin bulunması, • Yönetimde uzmanlaşmanın az olması, • Sermaye ve para piyasalarına katılamama, • İşletme sermayesinin tamamen veya büyük bir bölümünün işletme sahibine ait olması, • Pazar payının sınırlı olması ve pazarlarda daha az etkinlik, • Hedef pazarın genellikle yöresel olması.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletme tanımlarının genelinde işletmelerin niceliksel ölçütleri temel alınmaktadır. Bunun nedeni niceliksel ölçütlerin daha kolay ölçülebilmesi ve tarafsız sonuçlar vermesidir. Küçük işletme tanımlarında karşımıza çıkan başlıca niceliksel ölçütler şunlardır (Müftüoğlu, 2007): • İstihdam edilen personel sayısı • Ücret toplamı ve işgücü maliyet toplamı • Sabit varlıkların miktarı • Sabit varlıkların değeri • Makine sayısı • Makine parkı değeri • Kullanılan alan ve hacim • Kullanılan malzeme miktarı ve maliyeti • Enerji maliyeti • Bilanço büyüklüğü • Öz sermaye • Sabit sermaye miktarı • Çalışma (işletme) sermayesi • İşletme kapasitesi ve kapasite kullanımı • Satış tutarı • Kâr hacmi • Piyasa payı • İhracat-satış tutarı oranı
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu işletmelerde iş sahibi zamanının önemli bir bölümünü rutin günlük işlerle geçirir. İşyeri ve kendisiyle ilgili bir değişim talebi olmayan, belirli bir getiri düzeyi ile yetinilen işletmeler bu grupta yer almaktadır. Büyüme amacı taşımayan, pazar koşulları değişmekle birlikte bu gelişmelerden habersiz işletme sahiplerinin işyerleridir. Bu türden işletmelerde yönetim işi, rutin olarak günlük işleyişle sınırlı olmaktadır. Özellikle el sanatlarına yönelik faaliyet göstermektedirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Büyüme odaklı işletmeler, geleneksel işletmelerden farklı olarak büyüme amacıyla ve girişimcilik niteliklerine sahip bireylerce kurulmaktadırlar. Bazen geleneksel işletmeler böyle bir amaç taşımadıkları halde koşullar gereği kendiliğinden büyüyebilmektedirler. Ancak, işletme sahibinin girişimcilik nitelikleri yoksa uzun vadede bu başarıyı koruma ve büyümeyi sürdürme olasılığı çok düşüktür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Avrupa Birliği, Ocak 2005 itibariyle güncellenen küçük işletme tanımında üçlü bir sınıflama yapmıştır. Bu sınıflamaya göre; • 10’dan az çalışanı olan ve toplam bütçesi ya da iş hacmi 2 milyon Avro’nun altında olan işletmeler mikro, • 50’den az çalışanı olan, toplam bütçesi veya iş hacmi 10 milyon Avro’nun altındaki işletmeler küçük, • 250’den az çalışanı olan, toplam iş hacmi 50 milyon veya toplam bütçesi 43 milyon Avronun altında olan işletmeler orta büyüklükte işletme olarak tanımlamıştır (Öztürk, 2008).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) küçük işletmeleri sınıflandırırken; • 1-4 arasında işçi çalıştıranları mikro, • 5-19 arasında işçi çalıştıranları çok küçük, • 20-99 arasında işçi çalıştıranları küçük • 100-499 arasında işçi çalıştıranları orta büyüklükte işletme olarak tanımlamaktadır. OECD ülkelerinde genel olarak kullanılan tanımlamada küçük işletmeler 500’den daha az işçi çalıştıran işletmeler olarak ifade edilmektedir (Günuğur, 2001).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
18 Kasım 2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile ülkemiz de resmi küçük işletme (KOBİ) tanımına kavuşmuştur. Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğinin 4’üncü maddesinde Küçük ve orta büyüklükte işletme (KOBİ) şu şekilde tanımlanmıştır: “İki yüz elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hâsılatı ya da mali bilançosu yirmi beş milyon Türk Lirasını aşmayan ve bu Yönetmelikte mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ve kısaca “KOBİ” olarak adlandırılan ekonomik birimleri ifade eder.”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmeler büyük işletmelere kıyasla pazardan küçük bir pay aldıkları için, temin ettikleri ve hizmetlerin fiyatları ve ulusal üretim düzeyini etkileme gücü yüksek değildir. Küçük işletmeler özellikle büyükler tarafından kârlı olarak görülmeyen niş pazarlarda hakim güç olarak fiyat ve miktarı etkileme potansiyeline sahip olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmeler kendi temel iş kararlarını verirken tamamen bağımsız olmaktadır. Büyük işletmelerde görülen biçimsel süreçlerden ve dışsal kontrollerden uzak daha rahat kendine hareket alanı yaratabilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmelerde büyük işletmelerde görülen biçimsel yönetim yapısından ayrı olarak girişimcinin kişisel özellikleri ile bütünleşen kendisine özgü bir yönetim modeli gelişmiş olmaktadır. Yönetimin tüm karar alma aşamalarına dâhil olduğundan her aşamasında girişimcinin etkileri görülür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmeler (Akgemici, 2001); • Bir ürün ya da hizmet için yatırım yapmadan önce faaliyette bulunacakları pazarın tepkisini daha kolay ölçebilmektedirler. • Yönetim fonksiyonundan ziyade denetim fonksiyonuna daha fazla ihtiyaç duyarlar. • Üretim fonksiyonu diğer fonksiyonlara göre daha önemlidir. Daha az yatırımla daha çok üretim ve ürün çeşitliliği sağlamaktadırlar. • Üretilen mal veya hizmete olan talebin sınırlı olduğu pazarlarda faaliyette bulunabilirler. • Kolay bozulabilen malları üretirler ve satarlar. • Teknik gelişmelere daha kısa sürede ayak uydurabilme yetenekleri vardır. • Yatırım yaparken daha çok kendi öz sermayelerine ağırlık verirler. Küçük işletmeler gerek kişi başına gerekse tesis başına daha az yatırımla kurulabilmektedir. • Aldıkları desteklerle hem girişimci hem de işverendirler. Daha düşük yatırım maliyetleriyle istihdam imkânı yaratmaktadırlar. • Küçüklük ve esneklik özelliklerinden dolayı girişimci kendi bölgesinde veya yaşamak istediği bölgelerde işletmesini kurabilir. • Bazı sektörlerde kalifiye işçi iş yerinde hızlı biçimde eğitilebilmektedir. • Küçük işletmeler yatırımlarını büyük işletmelere oranla daha az sermaye ve daha düşük düzeyde teknoloji ile gerçekleştirebildiklerinden, ülke içinde birçok bölgeye yayılabilmektedirler. • Esnek yapıları itibarıyla ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenmektedirler. • Talep değişiklikleri ve çeşitliliklerine daha kolay uyum gösterebilmektedirler. • Ülke içindeki farklı bölgelerin kalkınmasında, gelişmesinde ve çevrenin korunmasında önemli rol oynarlar. • Gelir dağılımındaki dengesizlikleri azaltır. • Bireysel tasarrufları teşvik eder. • Büyük sanayi işletmelerinin destekleyicisi ve tamamlayıcısıdırlar. • Ekonominin ve toplumsal yapının denge ve istikrar unsurudurlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin zayıf yönleri, aşağıda temel özellikler dikkate alınarak belirlenmiştir. • Küçük ölçekli ve dağınık olmalarından dolayı verimlilikleri düşüktür. • Pazar ve sektör bilgileri yetersizdir. • Teknik bilgileri yetersizdir. • Teknoloji düzeyleri genellikle düşüktür. • Yönetim ve organizasyonda zafiyet bulunmaktadır. • Pazarlama ve tanıtım konusunda alt yapı ve bilgi eksiklikleri vardır. • Ürettikleri ürün ve hizmetin kalitesi genellikle düşüktür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmelerin faaliyetlerinde ve büyümesinin önündeki engeller ve temel sorunlar şu şekilde özetlenebilir (Döm, 2008): • Teknoloji • Dış ticaret • Danışmanlık • Kuruluş yeri seçimi • Tecrübe ve deneyim eksikliği • Bürokrasi sorunları
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmelerin piyasalara sağladığı canlı, hareketli üretim ve rekabet ortamından tüm toplum istifade eder. Bunlar arasında; zenginlik, iş imkânları, tüketicilerin artan tercih şansı, sağlık, eğitim ve refah hizmetlerinin etkin bir şekilde sağlanması, toplumdaki uç grupların (göçmenler, azınlıklar, uzun süreli işsizler ve ayrımcılığa maruz kalanlar) ve işe girmede dezavantajlı sosyal kesimlerin istihdam şansı bulması ve ekonomiye katılımlarının arttırılmasını sağlamak yer alır. Bütün bunlarla beraber dengeli toplumsal ve bölgesel kalkınma, daha çok sayıda insanın sosyal korunmaya kavuşması, yaşam kalitesinin yükselmesi, işçi–işveren arasında iyi ilişkilerin gelişmesi ve orta sınıfın güçlenmesine büyük katkıları olmuştur. Ayrıca toplumun aşırılıklardan ve sosyal çalkantılardan korunması, yabancılaşmanın azalması, bölgesel ve bireysel gelir dağılımı problemlerinin azalması, gibi konularına da büyük katkılar sağlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmelerin sosyal ve toplumsal fonksiyonlarının başında bölgeler arasında ekonomik faaliyetlerin dengelenmesine olan katkıları gelmektedir. Büyük şehirler dışında diğer il ve ilçelerde ve ülkenin tüm bölgelerinde kurulup ekonomik faaliyetlerde bulunan bu işletmelerin; İlgili bölgelerin kalkınmalarına, emek–yoğun yapılarıyla bu bölgelere kazandırdıkları yeni iş alanları ile işsizliğin giderilmesine ve işsizlikten doğan toplumsal huzursuzlukların önlenmesine; Sağladıkları istihdam olanaklarıyla o bölgelerden büyük şehirlere olan göçün önlenmesine; bölgesel gelir dağılımına yaptıkları katkı ile sosyal problemlerin azaltılmasına; Kısaca bölgeler arasında oluşan negatif olumsuz dengesizliklerin giderilmesine önemli ve büyük katkıları olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmelerin ekonomik gelişmedeki önemleri şu şekilde sıralanabilir (Atıcı, 2006): • Son yıllarda yapılan istatistiksel çalışmalar, bu işletmelerde istihdam yaratma gücünün büyük işletmelere oranla dört kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Böylece küçük işletmeler istihdam yaratılan çevrenin ekonomik gelişimine büyük katkı sağlamış olmaktadırlar. • Küçük işletmeler çoğunlukla ikinci el sermaye mallarını alıp kullanarak bazen de atıl durumdaki sermayeyi kullanarak çalışmaktadırlar. Böylece atıl durumda olan sermaye teçhizatı, üretim sürecinde devreye girmekte ve daha çok üretim yapılmasına neden olmaktadır. Bu gelişme ise ulusal ekonomiye istihdam artışı sağlamaktır. • Küçük işletmeler sermaye kaynaklarının düşük kârlı endüstrilerden yüksek kârlı endüstrilere akmasına yardım ederek sermaye piyasalarının daha etkin çalışmasını sağlamaktadırlar. • Küçük işletmelerde çoğu zaman düşük vasıflı işçiler istihdam edilmektedir, bu şekilde geçici işsizliğin azalmasına katkı sağlanırken diğer taraftan da bu kişilere iş eğitimi ve çalışma tecrübesi kazandırılarak verimlilik artırılmaktadır. • Küçük işletmeler esnek üretim teknolojileri sayesinde geçici talep artışlarının karşılanmasına katkı sağlayarak ekonomide ani fiyat yükselişlerini engelleyebilmektedirler. • Küçük işletmeler ekonomik büyüme ve yeniliklerin temel kaynağıdırlar. • Ekonomide küçük işletmelerin varlığı rekabeti, rekabet de ekonomik dinamizmi artırmaktadır. • Küçük işletmeler özellikle daha düşük gelir grubuna dahil kişilere istihdam olanakları sağlamak yoluyla ve büyük işletmelere kıyasla daha geniş bir coğrafyaya yayılmış olmaları nedeniyle, gelişimi, girişimci ruh ve yeteneği destekleyerek ve kırsal kesim ile şehirlerdeki ekonomik dengesizlikleri azaltmaya yardım ederek daha adil bir gelir dağılımına katkıda bulunmaktadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
TOSYÖV Şubat 1990 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Vakıf, çalışan sayısı 5 ile 200 arasında değişen tüm işletmeleri küçük ve orta ölçekli işletme olarak kabul eder. Bu işletmelerin sahipleri, serbest meslek mensup ve yöneticileri vakfa üye olmak için başvurabilirler. TOSYÖV, ülkedeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmelerini sağlamayı ve bu işletmelerin lobisi ve örgütü olmayı amaçlamaktadır. Ayrıca ülkenin her yerinde konferans, seminer, panel ve benzeri etkinliklerle küçük işletme elemanlarının eğitimini de amaçlamaktadır. Bu çerçevede hedefleri (Köksal ve Aydemir, 2004); • Sağlıklı alt yapı ve kalıcı bir teşvik sistemi, • Yeterli finansman kaynakları ve uygun yatırım imkânları, • Gelişmiş teknolojiye uygun makineler, • Kaliteli mal üretmek için eğitim ve danışmanlık, • Çağdaş işletmecilik ve yönetim ile ilgili eğitim faaliyetleri, • Sağlıklı ana ve yan sanayi ilişkileri, • AB ile entegrasyonu sağlayabilecek yaygın eğitim sağlamak olmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
TOBB’un sağladığı hizmetler şu şekilde sıralanabilir (http://www.tobb.org.tr); • İşletmelere sanayi veritabanı sağlamak, • Yurtiçinde ve yurtdışında ürün ya da hizmet alıp satmak isteyen firmaların birbirleriyle bağlantı kurmalarına yardımcı olmak için geliştirilmiş ve otomatik eşleştirme yapmak, • Ürettiği mallar için yurtdışında müşteri, dağıtıcı, acente ya da temsilci arayan firmaların taleplerinin hedef kitlelerine duyurulmasını sağlamak, • Türkiye genelinde faaliyet gösteren veya yeni kurulacak gerçek kişi, kooperatif veya şirketlerin Ticaret Sicili Memurluğunca uygun olarak tescil edildikten sonra ilanlarını yayınlanmak, • Yurtdışındaki firma ve kuruluşlardan doğrudan gelen mali, ticari ve teknik işbirliği tekliflerini ilan etmektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İşletme fonksiyonları genel, türsel ve destekleyici fonksiyonlar olmak üzere üç grup altında incelenir. I. Genel Fonksiyon: Yönetim II. Türsel Fonksiyonlar 1. Temel Fonksiyonlar: Pazarlama, Üretim 2. Kolaylaştırıcı Fonksiyonlar: Finans, İnsan Kaynakları III. Destekleyici Fonksiyonlar: Muhasebe, Araştırma-Geliştirme, Halkla İlişkiler
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yönetim bir arada yaşayan insanların belli bir işi ortaklaşa yapmaları nedeniyle kaçınılmaz olarak ortaya çıkan bir kavramdır ve en basit olarak yönetim “belli bir amaca ulaşmak için başkalarıyla işbirliği yapmaktır” (Karalar, 2005). Yönetim, işletmenin önceden belirlemiş olduğu amaçlara ulaşmasını sağlamak üzere işletmedeki tüm faaliyetleri planlar, organize eder, faaliyetlerin yürütülmesini sağlar ve bu faaliyetleri denetler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmelerin yönetimleri, büyük ölçekli işletmelerden farklılıklar göstermektedir. Küçük işletme yönetimin sahip olduğu genel özellikleri aşağıdaki gibi özetleyebiliriz: • Küçük işletme yönetimi, işletme mülkiyetinden kaynaklanan bir hakla işletme sahibi tarafından yürütülür ve bu nedenle süreklilik arz eder. İşletme sahibi yöneticilik fonksiyonunu istediği kadar sürdürebilir veya bu hakkını bir başkasına kısmen ya da tamamen, belli bir süre için ya da sürekli olarak devredebilir. Büyük işletmelerde ise yönetim fonksiyonu genellikle profesyonel yönetici atanarak yürütülür. • Küçük işletmelerde yönetim fonksiyonu işletme sahibi tarafından tüm risk üstlenilerek yerine getirilir. Büyük işletmelerde profesyonel yöneticinin riski sadece kaybedeceği kâr payı ve ücret artışı veya ücretini kaybetmesi ile sınırlıdır. • Küçük işletmelerde yönetici ile çalışanlar arasındaki ilişkiler doğrudan ve kişiseldir; basamaksal (hiyerarşik) bir yapı genelde söz konusu değildir. Büyük işletmelerde ast üst ilişkisi biçimselleşmiştir ve basamaksal bir yapı gösterir. • Küçük işletmelerde yönetimin yapısı esnektir. Bu esneklik işletme içi ilişkilerde hiyerarşiyi ortadan kaldırır. Yetki devri ve sorumluluklar genelde kâğıt üzerinde yer almaz. Büyük işletmelerde ise hiyerarşi, yetki ve sorumlulukların yazılı olması nedeniyle esneklik en az düzeydedir. • Küçük işletmelerde işletme sahibi yönetici olarak tüm yetkileri kendinde toplar yani merkeziyetçi bir yönetim hâkimdir. Büyük işletmelerde yönetim fonksiyonu belirli bir iş bölümü ve uzmanlaşma temeline göre dağıtılmıştır. • Küçük işletmelerde işletme sahibi işletme yönetiminden bir bütün olarak sorumludur ve işletme politikasını belirleyen tek kişidir. Büyük işletmelerde ise yönetimde bir iş bölümüne gidildiğinden dolayı yönetici kendi konusunda uzman olmalıdır. • Küçük işletmelerde işletme yöneticisi aynı zamanda işletme sahibi de olması nedeniyle bulunduğu güçlü pozisyondan dolayı sübjektif kararlar alabilmektedir. Büyük işletmelerde ise kararlar daha çok objektif olarak alınmaktadır. • Küçük işletmelerde işletmenin amacı işletme sahibi tarafından belirlenmektedir. İşletme amacının oluşturulmasında başka bir kişi müdahalede bulunamaz. Büyük işletmelerde ise işletmenin amacı tüm birimlerin de içinde bulunduğu ortak bir kararla belirlenir. • Küçük işletmelerde merkeziyetçi yönetimden dolayı çıkar ve güç çatışması yoktur. Büyük işletmelerde ise her türlü ve büyüklükte güç ve çıkar çatışması mevcuttur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Planlama fonksiyonunun küçük işletmelere kazandırdığı önemli noktalar vardır: • İlk olarak bir işletme karşı kaşıya kaldığı bir problemin üstesinden gelmek için bir plan geliştirmelidir ve bu plan o işletmeye bu problem konusunda ayrıntılı olarak düşünme fırsatı sağlayabilir. Bu düşünme süreci de bu problemin bir fırsata dönüşmesine ve dolayısıyla da üretkenliğin artmasına neden olur. • İkinci olarak planlama işletmenin odaklanmasını sağlayabilir. Özellikle yıllık olarak yapılan aslında kısa vadeli plan niteliğinde olan planlar, yıl boyunca yönetsel olarak alınacak kararların ve çalışanların aynı hedefe odaklanmasını sağlar ve eş güdümlü bir çalışma ortamı yaratır. • Son olarak da planlama işletme dışındaki bankalar, tedarikçiler ve aracılar gibi üçüncü kişi ve kurumlar üzerinde işletmenin güvenilirliğini artırır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Küçük işletmelerde planlama işlevine dair belirgin özellikler vardır: • Küçük işletmelerde uzun vadeli planlar tercih edilmez; daha çok kısa ve orta vadeli planlar tercih edilir. Küçük işletmelerde taktik planlar büyük önem taşır. Büyük işletmelerde ise uzun vadeli stratejik planlama yapılır. • Küçük işletmelerde, sahip veya yöneticinin genelde yazılı bir plan yapmadığı, yapacağı işleri aklında tutarak bir planlama yaptığı daha çok görülmektedir. Küçük işletme yöneticileri planlama yapmayı çoğunlukla gereksiz bir masraf olarak görmekte ve günlük işlerle uğraşma eğilimi taşımaktadırlar. Küçük işletmelerin sahipleri ya da yöneticileri üretim ve satış gibi konuları daha acil gördükleri için bu konular üzerinde yoğunlaşarak, planlama işlevini görmezden gelerek atlayabilmektedirler. Erteleme ve görmezden gelme davranışı pek çok küçük işletmede mevcuttur ve bu davranış yöneticilere doğaçlama yeteneği kazandırmıştır. İşletme büyüdükçe bu yetenek yerini planlamaya bırakmaktadır. • Planlama konusunda yeterli deneyime sahip olunmaması, kontrol edilemeyen değişkenler nedeniyle hazırlanan planlarda önemli sapmaların meydana gelmesi sonucunda girişimcinin planlamanın yararına olan inancını yitirmesi, uzun dönemli düşünme alışkanlığının olmaması, günlük çalışmalara boğulan girişimcinin planlama yapmak için zaman ayırmaması, başta finansman olmak üzere planlama ile belirlenen hedefleri gerçekleştirecek yeterli kaynaklara sahip olunmaması gibi nedenler küçük işletmelerin planlamaya önem vermemelerindeki önemli faktörlerdir. • Küçük işletmelerin planlamayı sadece gerekli olduğu zaman yapma eğilimleri vardır. Herhangi bir acil durumla karşılaştıkları zaman acil durum planlaması yapılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yönetimde planlama fonksiyonundan sonra örgütleme fonksiyonu devreye girer. Örgütleme en yalın anlamıyla planda belirlenen hedeflere ve bunlara ulaşmak için belirlenen yollara uygun örgüt kurmayı içerir. Örgütleme sırasında planlama fonksiyonu sonunda seçilmiş olan planlar temel kabul edilir. Planlar işletmelerde “ne” yapılması gerektiğini, örgütleme ise bunun “nasıl” bir yapı ile gerçekleştirileceğini ortaya koyar. Diğer bir anlatımla örgütleme, planda belirlenen amaçlara ve bunlara erişmek için belirlenen yollara uygun bir örgüt yapısı (organizasyon) oluşturularak; bu yapı içerisinde yer alan işler, kişiler ve birimler arasındaki yetki ilişkilerinin kurulmasıyla ilgilidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 159 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.