Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
301 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Marshall McLuhan “Teknolojik Belirleyicilik” tezinde, “araçlarımıza bizşekil vermekteyiz, ancak bunun sonunda onlar da bizi şekillendirmektedir” ifadesiyle iletişim teknolojisinin toplumsal yaşamı nasıl değiştirdiği ve şekillendirdiğini ifade etmiştir. 10 yıl önceki yaşam tarzımızla günümüzü karşılaştırdığımızda McLuhan’ın savının ne kadar doğru olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dijital kavramını kısaca bilgisayar dili olarak tanımlayabilmekteyiz. Dijital dilin gelişimi 19. yüzyıla dayanmaktadır. Matematikçi Gootfried Wilhelm’in 0 ve 1 değerlerinden oluşan aritmetik sistemi keşfetmesiyle dijital dilin temelleri atılmıştır. Dijital dilde her harfin, sembolün bir kodu vardır ve yapılan tüm işler bu dildeki kodlamalar ile gerçekleştirilmektedir. Günümüzde bilgisayarlar ve bunun dışındaki pek çok yeni teknoloji ürününde dijital dil kullanılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Özellikle iletişim teknolojileri bağlamında bir iletim merkezinden, belirlenen dağıtım merkezine/merkezlerine sinyal rahatlıkla gönderilebilmektedir. Frekans tahsislerinin yapılmış olması nedeniyle farklı iletişim kanallarının, belirlenen iletişim hatlarına karışması söz konusu bile olmamaktadır. Dijital yayın teknolojileri ile bir radyo kanalını her zaman aynı kanaldan dinleriz ve başka kanalın ilgili frekansa dahil olması söz konusu bile olamaz. Bu açıdan güvenilirdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dijital sistemler ilk üretildikleri anda tüketiciye ulaştıklarında pahalıdırlar. Ancak dijital teknolojilerde gelişim her geçen gün sürmektedir. Bir teknoloji üretildikten çok kısa bir süre sonra eski teknoloji olarak raflarda yerini alabilmektedir. Bu hızlı gelişim ve üretim kapasitelerinin artması dijital teknolojilerinin de her geçen gün daha da ucuzlamasına neden olmaktadır. Bu nedenle tüketiciye ulaşması ve yaygınlaması da analog sistemlere göre daha hızlıolmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uydular genel görünüş ve nitelikleri açısından benzerlik göstemektedir. Ancak sahip oldukları donanımlardaki farklılıklar farklı amaçlarla uydulardan yararlanılmasını sağlamaktadır. Kullanım amaçlarına göre uyduları dört grupta inceleyebilmekteyiz: Meteoroloji uyduları: Dünyadaki hava olaylarını tespit etmek amacıyla kullanılan uydulardır.Haberleşme uyduları: Radyo-televizyon yayınlarını ve telefon iletişimini gerçekleştirme amacıyla kullanılan uydulardır. Haberleşme uyduları eşzamanlı veri akışına imkan tanımaktadırlar. Askeri amaçlı uydular: Erken uyarı, savaş, navigasyon, keşif ve askeri hareketlerin gözetlenmesi amacıyla kullanılan uydulardır. Araştırma uyduları: Ziraat, ormancılık yer altı ve yer üstü kaynaklarını araştırma amacıyla kullanılan uydulardır. Petrol, doğalgaz, kömür ve madenleri, deniz suyu kirliliğini, orman yangınlarını, ziraat alanlarını v.b. araştırma amacına yönelik kullanılan uydulardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yörüngede yer alan bir uydunun yer yüzünde kapsadığı alan o uydunun ayak izi “foot print” olarak tanımlanmaktadır. Her uydunun ayak izi bellidir ve ayak izleri içerisinde hizmet verirler. Bir uydunun ayak izinin büyüklüğü dünyaya olan mesafesiyle doğru orantılıdır. Uydunun yörüngedeki yeri dünyaya olan mesafesi fazla ise, ayak izi de büyük olacaktır. Dolayısıyla yer yüzünde kapsayacağı alan da fazla olacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu yörüngeye Clarke yörüngesi de denilmektedir. Radyo mühendisi ve bilim-kurgu yazarı Arthur Clarke, 1945 yılında dünyanın 35786 km. uzağından geçen yörüngede yer alacak bir uydunun saniyede 3 km. hız yaparak dünyayla aynı hızla döneceğini bu nedenle de en uygun yörünge olduğunu belirtmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İletişim teknolojilerinin gelişim kronolojisine bakıldığında ilk teknolojinin basılı materyaller olduğu görülmektedir. 1450 yılında Johanness Gutenberg’in baskı makinesini icat etmesiyle başlayan basım teknolojisi, ilk iletişim teknolojisi olarak tarihteki yerini almaktadır. 1640 yılında ilk kitap basılmıştır. Baskı makinesinin kitle iletişim amacıyla kullanımı yani ilk gazetenin basımı, 16. yüzyılın başlarında gerçekleşmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1899 yılında Thomas Edison ve William Dickson “Kinetography” adı verilen ilk görüntü kamerasını ve “kinetoscope” adıverilen kayıtlı görüntünün izlenebileceği ilk makineyi yaptılar. Sinemanın öncüsü Auguste ve Louis Lumiere kardeşler görülmektedir. 1894 yılında Robert Paul tarafından yapılan kamerayı kullanarak ilk çekimlerini gerçekleştirdiler. Bir yıl sonra ise Paris’te ilk sinema gösterimlerini gerçekleştirmişlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnternet teknolojisi kendiliğinden ortaya çıktığı söylenebilir. İlk olarak 1969 yılında ARPA (Advanced Research Projects Agency) net olarak bilgisayar ağ sistemi Amerikan Askeri Karargahı Pentagon’da kullanılmıştır. ARPA askeri amaçla kullanılan bir ağ sistemine sahipti ve kullanımıoldukça sınırlıydı. ARPA, Amerika’nın farklı mekanlarında yer alan askeri görevlerin kaynaklarınıpaylaşmak, bir merkezde toplamak amacına hizmet eden bir ağ sistemini tanımlamaktaydı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İngilizce “multimedia” olarak ifade edilen kavram farklı türlerdeki içerik formlarının bir arada bulunduğu ortamları tanımlamaktadır. Çoklu ortam, metin, durağan veya hareketli görüntü, ses ve animasyonların en az iki tanesinin bir arada kullanılarak bilgisayar tarafından işlenmesini ve okunmasını kapsamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Etkileşimli çoklu ortam ve hypermedya kavramları arasındaki farkı ortaya koyan çok ince bir çizgi vardır. Çoklu ortam uygulamasından yararlanan bireye, ortamda yer alan ögelerin ne olacağına ve ne zaman iletileceğini kontrol etme izni verdiğinizde etkileşimli çoklu ortam olarak tanımlanmaktadır. Kullanıcıya linklerle öğelere erişim ve yönlendirme şansı verdiğinizde ise etkileşimli çoklu ortam, hypemedya uygulamasına dönüşmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hypermedya uygulamalarında doğrusallık yoktur. Başlangıcı, ortası, sonu yoktur. Kullanıcı “rastgele erişim sistemi” ile kendi amacı doğrultusunda içeriğe istediği şekilde erişebilmekte ve yönlendirebilmektedir. Bu uygulama ile kullanıcı özgürlüğü de sunan hypermedya uygulamaları kullanıcının belli bir sistem ve akış dahilinde amacına ulaşma zorunluluğunu ortadan kaldırmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilgisayar aracılı iletişim uygulamalarının en temel özelliği eşzamanlı (gerçek zamanlı) veya farklızamanlı (geciktirilmiş zamanlı) iletişim etkinliğinin gerçekleşmesine olanak tanımasıdır. Eşzamanlı(gerçek zamanlı) iletişim etkinliği iki birey arasında gerçekleşen yüz yüze iletişim etkinliği gibidir. Bireyler eşzamanlı iletişim etkinliğini tıpkı bir telefon konuşmasında olduğu gibi, bilgisayar aracılı bir uygulama ile sürdürmektedirler. Eş zamanlı uygulamaların sadece birey-birey arasında gerçekleşme zorunluluğu yoktur. Birey-grup etkileşimi de eşzamanlı olarak sürdürülebilmektedir. Bilgisayar aracılı bir uygulama ile bir kişi tarafından iletilen bir mesaj aynı anda birbirinden aynı veya farklı mekanda bulunan bireyler tarafından görülebilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sanal gerçeklik uygulamaları eğlence sektörü ve oyunların yanında eğitim uygulamalarında da oldukça tercih edilmektedir. Oluşturulan üç boyutlu ortamlar gerçek yaşamın benzetimidir ve ortam içerisinde yer alan kullanıcının aktif katılımına izin veren teknolojilerdir. Kullanıcıortam içerisinde tıpkı gerçek hayattaki gibi yönlendirmelerde bulunarak bir uçağı kullanabilmekte, bakışaçısını değiştirebilmekte, sanal bir ameliyatı gerçekleştirmektedir. Havacılık, askeriye, tıp v.b. akademik alanlarda oluşturulan sanal gerçeklik uygulamaları kullanıcılarının eğitiminde oldukça etkili bir yere sahiptir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teknolojik yakınsama; birden fazla teknolojik cihazın, sahip oldukları tüm özellikleri içerisinde barındıran yeni bir cihaz olarak birleşmesini kapsayan süreçtir. Medya (içerik) yakınsaması: bilişim, telekominikasyon ve medya sektörünün ve alıcı cihazla arasındaki sınırların kalkarak tek bir endüstri yaratma sürecini kapsamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medya dönüşüm çağında alıcılar sadece sunulanı alan bir yapıda değildirler. Alıcıların geleneksel medya ortamındaki pasif izleyici, okuyucu, dinleyici konumu, medya dönüşüm çağında daha akitf bir yapıya dönüşmüştür. Bu sebeple artık tüm alıcılar kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Çünkü alıcılar sadece sunulan içeriği almakla yetinmiyorlar, gereksinimleri doğrultusunda sunulan içeriklerden birini seçerek alıyorlar, gerekiyorsa içeriğe de müdahale ediyorlar. Bu nedenle alıcılar artık daha aktif bir konumdadır ve “kullanıcı” olarak tanımlanmaktadırlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birey-teknoloji/içerik etkileşimi bireyin iletişim teknolojisi ile etkileşimini tanımlamaktadır. Birey iletişim teknolojisinin içeriğini kendi istekleri, gereksinimleri beklentileri ve ilgileri doğrultusunda yönlendirmektedir. Örneğin: dijital ortamlarda oynanan oyunlar. Birey oyunu yönlendirmek için kumanda aygıtından, klavyeden yada farklı bir yönlendirici gereçten yararlanmaktadır. Bireyin verdiği komutlar doğrultusunda oyundaki görüntüler, hareketler değişmektedir. Sonucu belirleyen komutu veren bireydir. Bu etkileşim türü sistem sağlayıcıların sunduğu sınırlılıklar dahilinde gerçekleşmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Geleneksel iletişim araçları ya kitle iletişimine izin veren ya da doğrudan bireylerarası iletişime izin veren bir teknolojiydi. Yeni medya olarak tanımladığımız ortamlar büyük bir kullanıcı kitlesi arasından, bireye özel ileti gönderme ve alma yetisine sahiptir. Geleneksel medya ile gönderilen iletiler tüm izleyici, okuyucu dinleyici kitlesini kapsayacak şekilde gönderilirken, yeni medya ile kitle de yer alan bireylere özel mesaj gönderme olanağı gelişmiştir. Bu durum kitlesizleştirme olarak ifade edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
VOD (Video on Demand) uygulaması “isteğe bağlı program yayını” veya “ısmarlama görüntü” olarak tanımlanan bir etkileşimli televizyon uygulamasıdır. VOD sisteminde izlenmek istenen bir televizyon filmi veya programına izleyicinin istediği anda erişebilmesine imkan tanıyan bir sistemdir. Bu sistemde izleyicinin video sunucusuna yüklenen televizyon programı, izleyicinin istediği anda aktif hale gelerek yayınlanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Her kitle iletişim aracının izlerkitlesine o aracın özellikleri doğrultusunda bir adlandırma yapılır. Örneğin gazetenin ve diğer basılı materyallerin okuru vardır; Radyonun dinleyicisi, televizyonun izleyicisi olduğu gibi. Aracın sınırlılıkları izlerkitlenin de yapabileceklerini sınırlandırmakta onlara bu sınırlar doğrultusunda bir rol vermektedir. Oysa geleneksel kitle iletişim araçlarının bütün özelliklerini barındıran yeni medya geniş içerik yelpazesi ve sunum çeşitliliği ile izlerkitlesini özgür bırakmaktadır. Bu nedenle yeni medyanın izlerkitlesine kullanıcı denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bilgi toplumu en basit deyişle, bilginin üretilmesi, depolanması ve dağıtılması süreçlerinin, toplumda en önemli faaliyetler olarak belirdiği toplum türüdür. Bilgi ekonomisine dayanan bir sosyal ilişkiler bütünü olan bilgi toplumu, gayri safi milli gelirin yarısından fazlasının genel anlamda bilgi sektörüne ait olduğu bir ekonomik yapıyı dile getirmektedir. Bilgi toplumuna özgü olan şey, üretimin temel kaynağını bilgi ve etkinliğinin oluşturmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yeni toplumda insanların çalıştıkları yer değil aynı zamanda yaptıkları işlerin türü de değişmektedir. Sanayi toplumunda yarı vasıflı işçiler çalışan sınıf içinde en kalabalık grubu oluşturmaktaydılar. Enformasyon toplumunda ise,teknik ve profesyonel sınıf, yani “bilgi işçisi”olarak nitelenen bilim adamları, teknisyenler, mühendisler, öğretmenler sayıca artmış ve toplumun kalbi konumuna yerleşmişlerdir. Buna bağlı olarak toplumda gücün yapısı da değişmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yerel ağların bir araya gelmesi ile oluşan internetin ortak dili HTML kısaltması ile tanınan hiper metin işaretleme dilidir (Hiper Text Markup Language). İnternette veriler protokoller üzerinden aktarılır. En yaygın ve bilinen protokol ağ tarayıcılarının adres satırlarına yazılan ve “http” kısaltması ile bildiğimiz hiper metin transfer protokolüdür (Hyper Text Transfer Protocol). Ancak bütün ağların birbirini tanıması ve ortak bir platformda buluşması için Dünya Çapında Yaygın Ağ olarak Türkçeye çevirdiğimiz “www” nin (world wide web) kurulması gerekmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gerçek hayatta insanların bir araya gelip konuştukları, tartıştıkları ortamlar, gelir seviyesi, eğitim ve mesleki yaşamlarına göre değişmektedir. Ama İnternet’te ırk, renk, dil, din gibi özellikler önemini yitirmekte, insanların birbirleri arasındaki ilişki önyargısız bir şekilde oluşmaya başlamaktadır. Gerçek hayatta mesleği yüzünden hor görülüp görüşüne önem verilmeyebilecek birisi, burada daha önceden hak edip de göremediği saygıyı görebilecek, düşünceleri dikkate alınabilecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 281 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.