Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
353 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
İnsanın bilgi sahibi olma gerekliliği dış dünyada yaşanan gelişmelere karşı hazırlıklı olması, varlığını sürdürebilmesi için zorunludur. Nasıl yazının henüz bilinmediği çağlarda bir ağaçtaki çentik, renkli bir çakıl taşı, kırık bir dal, ilkel insanların gözünde düşmanın yaklaştığı ya da bir av hayvanının oradan geçtiği bilgisini veriyorsa; günümüzde de dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan bir olaydan yapılan çıkarımlar dünyanın bambaşka yerinde yaşayan bir topluluğun varlığını sürdürmesi için gerekli bilgileri barındırmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Haberleşme insanlar arasında bilgi, fikir ve tutumların bir insandan diğerine ulaştırılması sanatıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gözcülük, kitleleri karar almaya katma ve öğretmedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uygarlığın gelişmesiyle birlikte ilkel toplumlardaki haberleşmenin/iletişimin üç esas rolü olan gözcülük, kitleleri karar almaya katma ve öğretme rolleri daha karmaşık hale gelmiştir. Bu süreçte haberleşmenin görevleri genişletilip bu görevlerin yaygın hale getirilmesi için gereçler ve yapılar bulunmuştur. Öncelikle yazı geliştirilmiş, sonra baskı sanatı ile yazının çoğaltılması sağlanmış, matbaanın icadı ile de basma ve yayma işlemi hızlandırılmıştır. Sonraki süreçte devreye giren ses ve görüntü teknolojileri ile radyo ve televizyon ortaya çıkmış, bu araçların devreye girmesi ile kitle iletişimi süreci başlamıştır. Günümüzde ise özellikle bilgisayar teknolojisi gazete, kitap, dergi gibi klasik iletişim araçlarının takipçilerinin tahmin edemeyecekleri düzeyde iletişim dünyasını sarmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İletişim teknolojileri, genellikle, iletişim alanındaki bütün teknolojileri kapsayan bir kavram olarak kullanılır ve iletim, telekomünikasyon, iletişim, enformasyon, yayın, yayım ve basım kelimeleri ile ilgili bütün teknolojileri içerir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medya endüstrisindeki aşırı kapitalleşme, gerçekten de başat ekonomik güçlerin ayrıcalıklı bir konuma sahip oldukları ve diğer önemli toplumsal güçlere doğrudan, dolayımsız erişimin esirgendiği bir nüfuz alanı yaratmıştır. Bazı medya sektörlerinde yakın dönemdeki büyüme ile ilgili serbest pazarcı sevinç çığlıklarının biraz tereddütle karşılanmalıdır çünkü bu noktada asıl olan artış sayısındaki çeşitlilik ve seçenek üretimi görüntüsünün altında yatan, egemen hale gelen pazar yapılarının bu çeşitliliğin ne kadar genişlemesine izin verdiği ve çeşitliliğe nasıl sınırlamalar koyduğudur. Medya sayısındaki çokluk içerikte çoğulculuk anlamına gelmeyebilir. Seçenekler rekabet koşullarınca önceden belirlenmektedir. Yani pazara girişte sınıf süzgeci yerleştirilmiştir ve rakipler arasında eşitsiz bir ilişki bulunmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Harvey’e göre küreselleşme; • 1970’ten bu yana ABD denetimindeki Bretton Woods ticaret sisteminin çöküşü, ve bu sistemin bugün belli ulusötesi kurumlarca yönlendirilen, Japonya ve Avrupa’daki diğer kutuplar da işin içine girdiği için daha az merkezi ve finans kaynağı sürekli değişen bir sisteme dönüşümü • ‘Dört nala koşan’ bir teknolojik yenilik dalgası • İşyerlerinin değişmesine ve mali işlemlerin anında gerçekleştirilmesine yol açtığı gibi tamamıyla yeni ihtiyaç ve isteklerin ortaya çıkmasına neden olan yeni medya ve iletişim biçimleri • Mal ve insan taşımacılığında maliyetin azalması • Ulusötesi ihracat teşvik bölgelerinin, yeni esnek üretim biçimlerinin ve karmaşık küresel mal zincirlerinin gelişimi • Maaşlı emek gücünün sabit olarak büyümesi • Çoğu devletin, mali politikalarının denetimini uluslararası borç verme kurumlarının ve Dünya Ticaret Örgütü gibi karar alma kuruluşlarının eline kaptırması • Küresel ısınma, yakın bir gelişme olan ‘peak oil’ (petrolde zirve) üretimi ve gıda ve ilaç alanlarında gerçekleşen biyogenetik devrimin ters sonuçları gibi ekolojik tehditlerin doğuşu • Hem homojenleşme hem de direniş süreçleri hız kazanırken kültürün tahmin edilemez biçimlerde ön plana çıkışıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Medya kültürü; • Eşit olmayan biçimde gelişmiştir • Bu kültür dünyanın çeşitli yörelerindeki bölünmeleri yansıtır ve yaratır. • Ulusötesidir. • Ulusötesi medya holdingleri tarafından üretilmektedir. • Ulusötesi sermayenin mantığıyla birleşmiştir. • İçsel çelişkilerle ve hegemonyacı medya kültürüyle çeşitli altkültürler arasındaki çatışmalarla doludur. • Medya kültürünün simgeleri yenilikçidir, sürekli bir yaratıma dayanır. Yeni simgeler eski simgelerin üzerine inşa edilirler. • Medya kültürleri yeni izleyicilere kolaylıkla erişebilirler ve yüzeysel değerleri sürekli olarak değiştirirler. • Medya kültürü türdeşleşmeyi teşvik etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Amerikan basınında farklı dönemlerde farklı türde yayınlar göze çarpmaktadır. İlk olarak 1600’lü yılların ortalarında Britanya basınının biçim ve içeriğinin görüldüğü sömürge gazeteleri ortaya çıkmış, 1700’lü yıllarla birlikte Bağımsızlık Savaşı gazeteleri yayınlanmaya başlamıştır. Bu dönemde yayınlanan gazetelerin hepsinin Bağımsızlık Savaşı’nı çabuklaştırmada büyük katkısı olduğu belirtilmektedir. Bağımsızlık Savaşı sonrası gazeteler kuşağı sonrası politik uçlara bölünmüş ve George Washington’un 1789’da başlayan başkanlık dönemi ile birlikte parti gazeteleri yayınlanmaya başlamıştır. Hükümet ile işbirliği içine giren parti basını, kendi partisine, politikasına ve politikacılarına muhalif olanlara karşı savaş açmıştır. Popüler gazetecilik akımının ilk ürünleri olan Peni (Penny) gazeteleri ise orta sınıf kesimindeki yeni okurlarına dünya hakkında öğretici bilgi verip, sınıf kimliğinin anlamını öğreten bir yayın politikası izleyerek kendilerine bir yer edinmeyi başarmıştır. 1835’te kurulan ‘New York Herald’ gazetesi, bu türde yayın yapan gazetelerin önemli örneğini oluşturmaktadır. Peni basınıyla gazeteler ticaretle uğraşan seçkin sınıfın değil, orta sınıf toplumunun olaylarını yansıtmaya başlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Amerika Birleşik Devletleri’nde dünya basın tarihi için önemli bir isim olan Joseph Pulitzer’in kurduğu St. Louis Post-Dispach ve 1883’te satın aldığı New York World gazeteleri ‘Yeni Gazetecilik’ adlı gazete akımına örnek olmuştur. Bu yeni akımın özellikleri şunlardır: • Haber-personel organizasyonu ve yerel haber toplama şebekesini geliştirmek • Yeni projeler oluşturmak • Gazeteler için reklam desteği sağlamak • Gazete fiyatlarını iki veya üç sentte tutmak • Yeni sütunlara tarafsızlığı taşımak, çalışan sınıfları desteklemek • Çarpıcı resimler ve büyük başlıklar kullanmak.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Pulitzer, gazetesinde her gün üç önemli şeyi sunmakla kitleleri elinde tutmayı başarmıştır. Bunlar; • Okunabilirlik • Heyecan ve • Eğitimdir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1900’lü yıllarda haberde uzmanlaşma ve profesyonelleşmenin öne çıkması, aynı zamanda da telefonun yaygınlaşması Amerikan gazeteciliğini beslemiştir. 1960’lı yıllarda ortaya çıkan İnsan Hakları Hareketi ile de Amerikan basınına muhalif altkültür ve yeraltı gazeteleri girmiştir. Bu dönemin başkaldıran kuşağının genç muhabirleri kendi tutku ve ilgi alanlarını habere yansıtmak istemiş, tarafsızlığı sinsi bir tehlike olarak görmüştür. Onlara göre haberi olduğu gibi vermek yalnızca sıkıcı ve kısıtlayıcı olmakla kalmayıp, resmi kaynaklar ile işbirliği içinde olmayı gerektirmektedir. 1970’lere gelindiğinde basın endüstrisi ırkçılık, tutuculuk ve cinselliğin hissedilmesiyle giderek artan eleştirilere maruz kalmıştır. Gazeteler aranma ve mahkeme kararlarıyla karşı karşıya gelmiştir. 1980’li yıllarda gazeteciler mahkemelerde ifade özgürlüğünün korunması çabalarını sürdürmüş, banliyölerin gelişmesi ve Güney eyaletlerinde yeni küçük gazetelerin kurulmaya devam etmesi eski metropolitan gazetelerin yok olmasına neden olmuştur. 1990’lara gelindiğinde ise Amerikan günlük gazetelerinin, rekabet dolu karmaşık medya pazarının içinde dinamizme sahip oldukları gözlemlenmektedir. ABD dünyada radyo ve televizyon yayıncılığına da öncülük etmiş, radyo yayıncılığı 1920 yılında başkanlık yarışının canlı verilmesiyle başlamıştır. Amerikan kongresinin 1934 yılında kabul ettiği İletişim Kanunu’nda yayıncılık konusunda bazı yasal düzenlemeler getirerek lisans zorunluluğunu kabul etmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
CNN yayıncılığa şu yenilikleri getirmiştir; • Canlı yayına önem vermesi • 24 saat yayın yapması • Tüm dünyada kurduğu yerel muhabir ağıyla ayrıntılı haberler yakalaması • Özel haber birimleri oluşturması
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İngiliz basını olumlu özelliklere sahiptir; • İngiliz basınında kişi başına düşen günlük gazete sayısı bakımından diğer Avrupa ülkelerine göre bir hayli yüksektir. • Basın üzerinde devlet kontrolü ya da sansür yoktur ancak yayıncı birtakım yasalara tabidir. • Vergi oranı diğer Batılı devletlere göre çok düşüktür. Gazete ve dergi satışlarında KDV yoktur. • Gazeteler ekonomik yönden bir partiye bağımlı değildir ancak seçim kampanyalarında gazeteler okuyucularına bir siyasal partiye oy vermelerini öğütler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlk kez 1791 yılında yayınlanan ‘The Observer’ dünyadaki en eski ulusal Pazar gazetesidir. 1785 yılında yayın hayatına başlayan ‘The Times’ hem dünyanın en etkin, hem de ülkenin en eski günlük ulusal gazetelerinden birini oluşturmaktadır. Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’da da bölgesel gazeteler yayınlanmakta olup örneğin Asya kökenliler ya da Araplar gibi farklı etnik grupların çıkardığı gazete de ve dergiler de yayınlarını sürdürmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İngiliz ulusal basınındaki son dönemdeki büyümeler Amerikan basınında da görüldüğü gibi tüketici seçeneklerini arttırmış ancak ideolojik alanı yeterince genişletememiştir. 1986 ve 1990 yılları arasında maliyet düşürücü yeni teknolojinin kullanılmaya başlanması ile birlikte yedi ulusal gazete yayına başlamıştır. Ancak pazardaki liderler rekabeti ortadan kaldırmak için kasıtlı bir biçimde promosyona başlayarak ve sayfa sayısını arttırarak maliyetlerin artmasını sağlamıştır. Sonuçta yalnızca dört yeni ulusal gazete ayakta kalabilmiştir; sansasyonel ve siyasete bulaşmayan bir Pazar gazetesi olan Sunday Sport, Rupert Murdoch tarafından satın alınan bir muhafazakar tabloid gazete olan Today ve zengin, seçkin okuyuculara reklam hizmeti veren iki merkezci gazete Independent ve Independent on Sunday
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İngiliz kamu hizmeti yayın kurumu BBC (British Broadcasting Corporation) 1927 yılında kurulmuş ve yayınlarında kaliteli bir biçimde kamu hizmeti yayıncılığı gerçekleştirilmesi temel alınmıştır. Kamusal ve bağımsız bir kurum olan BBC hiç reklam almamakta ve gelirlerini TV ruhsat ücretinden sağlamaktadır. BBC genel olarak radyo-televizyon programcılığının her türünde program üretmekte ve yayınlamaktadır. Hükümet yönetim sorumluluğundan kaynaklanan bir hakla zaman radyo ya da televizyondan halka çeşitli konularda seslenmektedir. Kurum, 1980’li yıllarda rekabet ve serbest piyasa ekonomisini savunan Thatcher döneminde muhafazakarların siyasi ve ekonomik müdahaleleri nedeniyle sıkıntılı günler geçirmiş ancak yayınlarını tavizsiz olarak sürdürmüştür. Thatcher yönetimi İrlanda Kurtuluş Örgütü başkanı olduğu iddia edilen bir kişinin yer aldığı bir programın yayından kaldırılmasını istemiş, bu durum karşısında kurum programı yayından kaldırmamış ancak yayın tarihini ertelemiştir. BBC çalışanları ise bu durumu protesto etmek için bir günlük grev düzenlemiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İtalya’da 1948 yılında çıkarılan Basın Yasası gazetecilik mesleği ile ilgili normlarda; • Gizlilik hakkını düzenler • Manevi standartları korur • Cevap verme, iftira, onur kırıcı yayın hakkını düzenler, • Editörlerin cezai sorumluluğunu düzenler. 1981 yılında çıkarılan bir yasayla daha ayrıntılı bir mevzuat belirlenmiştir. Buradaki en dikkat çeken yenilik basında tekelleşmeleri önleyecek tedbirler alınması gerektiğine dair maddedir. Gazete fiyatının başta hükümet tarafından belirlendiği İtalya’da 1988 yılında fiyat belirleme serbest bırakılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İtalya’daki en popüler gazeteler spor gazeteleridir. Yalnızca 6 gazete politiktir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hıristiyan Demokrat Parti ile İtalyan Komünist Partisi’nin başı çektiği iki merkezli siyasal yapıdaki diğer ufak partiler genellikle bu iki parti etrafında yörüngede uydu olarak yer almaktadırlar. Çok partili sistemde partilerin tek başına iktidar olmalarının neredeyse imkansız olması gerçeği göz önüne alındığında koalisyon hükümetlerinin kurulması kaçınılmazdır ve koalisyonu oluşturan partiler kendi aralarında kamunun ve toplumun çeşitli sektörlerini paylaşmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fransa’da modern basın 1789 Fransız Devrimi ile doğmuştur. 1789-1792 yıllarında devrimin sınırsız basın özgürlüğünden faydalanılmış, ancak sonraki iki yılda terörün ilk kurbanları gazeteciler olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yayıncılık sektöründe merkeziyetçi devlet tekeli vardır. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında hükümetlerin basın yoluyla siyasal propaganda yaptıkları gözlemlenmiştir. O dönemde radyo ve televizyon alanında görülen bu tür müdahaleler Fransız toplumunda ulus kavramının yerleştirilmesi için bir araç olarak görülmüş ve doğal karşılanmıştır. Fransız basını ile ilgili yasal düzenlemelerin tarihlerine bakıldığında ise değişiklikler ve düzenlemelerin hep seçim dönemlerine geldiği görülmektedir. Bu da iktidarın iletişim sektörüne doğrudan müdahalesinin bulunduğunu göstermektedir. Fransız yayıncılık sektöründe kamu tekeli 1980’lerde sosyalistlerin iktidara gelmesiyle kaldırılmıştır. Kağıt üzerinde bakıldığında, yasal düzenleme açısından, Fransız yayıncılık sistemi neredeyse mükemmel bir görüntü vermektedir. Fakat uygulamada sistemin aşırı düzeyde partizan bir yapıda olduğu ortaya çıkmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Matbaa Almanya’da 1450 yılında bulunmuştur. Almanya’da klasik anlamda ilk gazete ise 1609 yılında yayınlanmaya başlamıştır. Bu yüzyılda kilise ve devlet basın üzerinde baskı unsuru olmuştur. Kilise basın üzerinde tam bir sansür yetkisine sahiptir. 17’inci yüzyılda Almanya’nın siyasi birlikten yoksun bir ülke görünümünde olması ve sansür, Alman kamuoyunun oluşmasını engellemiş, gerçek basının doğması da gecikmiştir. Fransız Devrimi ile yaşanan özgürlük dalgası Alman basınında da yeni bir anlayışın temelini oluşturmuştur. 19’uncu yüzyılın son çeyreğinde politik yayınlarda artış gözlemlenmiş, bu dönemde basın liberal, tutucu, dini ve sosyal demokrat demokrat olmak üzere dört alanda yoğunluk göstermiştir. 1933 yılında Hitler’in iktidara gelmesi ile basın tam bir propaganda aracı olarak kullanılmış, basın üzerinde otorite kurmak amacıyla bakanlık oluşturulmuştur. Özgür basın susturulmuş, birçok gazete kapatılmıştır. Hitler döneminin ardından baskıcı izler silinmeye çalışılmıştır. 1920’li yıllarda başlayan radyo yayıncılığı, Hitler döneminde uğradığı baskıcı politikaların ardından 1940’lı yıllarda özgürlük kavramının yasal zeminine oturtulmaya çalışılmıştır. Federal Anayasa’da devletin herhangi bir biçimde radyo istasyonu kurması yasaklanmıştır. Yayıncılık alanının devletten mümkün olduğunca uzak tutulması amacıyla İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra radyo yayınları yapma yetkisi eyaletlere verilmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Latin Amerika ülkelerinde gazete ortaklarının genelde muhafazakar olmalarına rağmen gazetelerin yayın çizgileri radikaldir. Ancak yine de daha az politize olmuş gazeteler, gün geçtikçe popülerleşmektedir. Gazetelerin çoğunun basım kalitesi yüksektir. Otokrat yönetimlere karşı meydan okuyan, muhalif gazeteler daha çok Brezilya, Meksika, Kolombiya ve Şili’de basılmaktadır. Latin Amerika ülkelerinde yazılı basının sürdürülebilirliği açısından karşılaşılan en büyük sorun enflasyon ve bölgede yaşanan ekonomik sıkıntılardır. Ayrıca bölgede zaman zaman yaşanan darbeler de basın için ciddi baskı dönemleri yaşanmasına neden olmaktadır. Arjantin’de yaşanan 1990 ekonomik krizi basını ciddi bir biçimde tehdit etmiştir. Burada 1869 yılında yayına başlayan La Prensa The Times gazetesine benzerliği ile dikkat çekmektedir. ‘Gerçek gurur, özgürlük, ilerleme ve medeniyet’ parolasını taşıyan gazetede diktatör Juan Domingo Peron’un yönetimi sırasında gazetenin iktidarla savaşı dünya manşetlerine taşınmış ancak süreç sonunda gazete iktidar tarafından devralınmıştır. Bölgede radyo yayınları 1930’ların başında iki Amerikan radyo istasyonu ile başlamıştır. Günümüzde diğer gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında gelişmiş bir yayın teknolojisine ulaşılan bölgede televizyon yayınları da 1950’lerde girmiştir. Brezilya, Meksika ve Küba gibi ülkeler bu ortama kolaylıkla uyum göstermiştir. Arjantin, Şili gibi finansal kaynak sorunları olan bazı ülkeler ise bu konuda oldukça yavaş davranmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1989-1990 yıllarında, Orta ve Doğu Avrupa’da politik ve sosyal değişimlerin biçimlenmesinde, yeni doğmakta olan özgür basının büyük rolü olduğu gözlemlenmektedir. Ancak basının bu dönemde karşılaştığı sorunlar arasında gittikçe artan baskı fiyatları, yetersiz dağıtım sistemi, eski baskı yöntemleri ve yetersiz yöneticiler sayılabilir. Macar basınında Macarların diğer Doğu Avrupa ülkelerine göre daha hızlı ve cesur oldukları söylenmektedir. Tabloid basının tüm dünyada revaçta olması Macar basın sektörünü de kısa ve özlü yazılar yazmaya sevk etmiştir. Macar gazetelerinin bir başka özelliği de değişik siyasi görüşlerin savunuculuğunu yapmamalarıdır. Bir başka deyişle, Macarlar daha az politize olmuş bir basını tercih etmektedir. Bunun başka bir göstergesi de parti gazetelerinin satışlarında görülen düşük rakamlardır. Macar okuru partizan yazılar yazmayan, spor ve aktüaliteye yer veren Kurir ve reform gazetelerine daha sıcak bakmaktadır. Macaristan’da ilk gazetecilik ve iletişim eğitimi verilen okul da 1986 yılında açılmıştır. Macaristan’da basın yasası 1986 yılında çıkarılmıştır. Yasada gazetecilerin haklarından çok sorumlulukları vurgulanmaktadır. Ülkede basın özgürlüğü önemlidir, sansür yoktur. Ülkede radyo ve televizyon yayınları devlet ve özel sektör eliyle yapılmaktadır. Basın, yabancı sermayeye %100 açılmıştır. Birçok ülkede basın için ciddi tehlike oluşturan artan enflasyon ve masraflar Macaristan basını için de söz konusudur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 333 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.