Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
398 sorunun metninde arama yapabilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Birliğe üye ülkeler arasında tarifelerin sıfırlanması üye ülkelerin gümrük vergisi kaybını doğurur. Ayrıca üçüncü ülkelere karşı uygulanan ortak tarife de Birliğe üye olunmadan önceki tarifeden genelde küçük olur, bu durumda da vergi kaybı ortaya çıkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gümrüklerin birleşmesinden sonra tarife ve kotaların uygulanmaması nedeniyle bürokratik engeller, gümrüklerde çalışan personel sayısı ve gümrükleme giderleri azalacaktır. Bu gelişmeye bağlı olarak dış ticaret işlemleri daha kısa sürede gerçekleşecek ve dış ticaretle uğraşmanın zaman maliyeti de düşecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gümrük İşbirliği Komitesi, Gümrük Birliği Ortak Komitesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gümrük birliği öncesi gümrük vergilerinin yüksekliği nedeniyle ülkenin kendisinin ürettiği bir malı, Gümrük Birliği’nin kurulması sonrasında kendisinden daha etkin (düşük maliyetle) üreten Gümrük Birliği üyesi ülkeden ithal etmesidir. Böylece pahalı bir üretim kaynağının yerini daha ucuz bir üretim kaynağı almakta ve Birlik üyeleri, daha ucuz kaynaktan daha fazla tüketim yapma olanağına kavuşmaktadırlar. Ticaret yaratıcı etki, yüksek maliyetli yerli üretimin azalmasından (üretim kazancı) ve düşük fiyattan tüketici rantındaki artıştan (tüketim kazancı) oluşur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kaynak dağılımının yarattığı diğer bir etki ise tüketim etkisidir. Gümrük birliği sonucu Birlik içinde pahalıya üreten üye ülkeden ve Ortak Gümrük Tarifesi sonucu ürünleri pahalı hâle gelen Birlik dışı ülkelerden yapılan ithalat ve buna bağlı üretim ve tüketim azalırken, Birlik içinde ucuza üreten ülkenin vatandaşlarının satın alma güçleri artacağından Birlik içi tüketim ve ithalat artacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ticaret Hadlerine ihracat fiyatları ile ithalat fiyatlarının birbirine oranıdır. Ticaret Hadleri, Birliğe üye ülkeler arasındaki iş bölümünün doğuracağı refah artışından her ülkenin alacağı payı belirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Birliğe üye ülkeler arasında tarifelerin sıfırlanması üye ülkelerin gümrük vergisi kaybını doğurur. Ayrıca üçüncü ülkelere karşı uygulanan ortak tarife de Birliğe üye olunmadan önceki tarifeden genelde küçük olur, bu durumda da vergi kaybı ortaya çıkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Firmaların GB sonrası daha büyük bir pazara yönelmesi sonucu büyümeleri, faktör maliyetlerinin düşmesi, verimlilik ve üretimin artması sonucu ortaya çıkar. Firma sayısı arttıkça ortaya çıkan rekabet, daha etkin üretim yöntemleri kullanılmasına yol açarak maliyetlerde düşüşlerle birlikte üretimi artırır, ürün kalitesinde iyileşme sağlar ve refah ve gelir düzeyinde olumlu etki yaratır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
GB’nin yol açacağı yeni rekabet ortamına Türk sanayi sektörünün uyum sağlaması, Türkiye ve AB pazarı arasında altyapı bağlantısının geliştirilmesi ve taraflar arasındaki gelişmişlik farkının azaltılması amacıyla Topluluk Türkiye’ye 5 yıllık süre içinde 2 milyar 246 milyon Euro mali yardım sağlamayı üstlenmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
GB ile birlikte tarifelerin kaldırılması üye ülkeler için geniş bir pazar yaratır, yerli üreticileriBirlik içirekabete açmış olur, geniş bir piyasa büyük işletmelerin kurulmasına yol açar. Bu ise bir yandan yurt dışından ileri teknolojilerin aktarılmasına, öte yandan da işletmelerin büyümesinde araştırma ve geliştirme faaliyetlerine daha büyük fonlar ayrılmasına olanak vererek teknolojik ilerleme etkisi yaratır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İkinci Dünya Savaşı sonrası Batı Avrupa ülkeleri arasında öncelikle ekonomik, daha sonra da politik ve savunma alanlarında işbirliğine gitme gereksinimi görülmüştür. İlk olarak 1951 Paris Sözleşmesiyle Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg arasında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu kurulmuştur. Bu deneme başka alanlarda da ekonomik bütünleşmeyi yönlendirmiş ve 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve atom enerjisinin barışçıl amaçlarla kullanımını öngören EURATOM kurulmuştur. 1 Ocak 1958 tarihinde yürürlüğe giren Roma Antlaşması üye ülkeler arasında tek pazarı hedeflemiş ve bunu gerçekleştirmek için de ilk adım olarak gümrük birliğini öngörmüştür. Bu öncelik, gümrük ve eş etkili vergilerin kaldırılması, dış dünyaya ortak bir gümrük tarifesi uygulayarak üye ülkeler arasında ticareti engelleyen her türlü sınırlamanın kaldırılması ve Ortak Dış Ticaret Politikasının belirli bir takvim içinde gerçekleşmesini gerektirmiştir. Topluluğun OGT uygulaması başlangıçta tüm üyelerin dışa karşı uyguladıkları gümrük tarifelerinin aritmetik ortalamalarının alınarak birbirine yakınlaştırılmasına dayanmıştır. 1 Temmuz 1968’de Gümrük Birliği yürürlüğe girmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uluslararası ekonomik bütünleşmeler açısından gümrük birlikleri, serbest ticaret bölgeleri kadar olmasa da en sık görülen bütünleşme türlerinden biridir. 1789 yılında ABD’de 13 eyaletin gümrük tarifelerini kaldırılması, Avusturya’nın 1775 yılında kendi içindeki ticaretten alınan vergileri sıfırlaması,1834’te Zollverein adı verilen Alman Gümrük Birliği, bu ülkelerin bütünleşmeleri yolunda önemli bir rol oynamıştır. Belçika, Hollanda, Lüksemburg 1932 yılında Benelüks olarak bilinen bölgesel bütünleşmeyi oluşturmuşlar ve 1944 yılında aralarında gümrük birliği anlaşması imzalamışladır. Tüm bu örneklere rağmen gümrük birliğinin en başarılı örneğini AB gerçekleştirmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir üreticinin kendi faaliyetlerinin dışında herhangi bir maliyete katlanmadan başka ekonomik faaliyetler sonucu birtakım yararlar sağlamasına dışsal ekonomiler adı verilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Günümüzde küreselleşme, ülkelerin sorunlarını tek başına çözümlemelerini neredeyse olanaksız kılınca, sorunları birlikte çözümlemeye olanak sağlayan bölgesel bütünleşme eğilimleri artmıştır. Bu kapsamda küresel sistemde çeşitli gümrük birliği girişimleri bulunmaktadır. Bunlardan birkaç örnek; Andean Topluluğu 1988, Doğu Afrika Topluluğu 2005, Beyaz Rusya, Kazakistan ve Rusya Gümrük Birliği 2010, AB-Andora 1991, AB-San Marino 2002, AB - Türkiye 1996, Güney Afrika Gümrük Birliği 1910, İsviçre-Lihtenştayn 1924. Karayipler Birliği (CARICOM) 1973, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (GCC) 2003 ve daha birçok başarılı veya başarısız deneyim vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türkiye ile Topluluk arasında tam bir gümrük birliğinin kurulabilmesi için gümrük vergileri gibi miktar kısıtlamalarının da kaldırılması gereklidir. Türkiye Katma Protokol ile Topluluktan yapacağı sanayi malları ithalatı üzerindeki kota veya eş etkili tedbir şeklindeki miktar kısıtlamalarının 22 yıllık geçiş dönemi sonuna kadar tedricen kaldırmayı üstlenmiştir. Bu yükümlülük, Katma Protokol’ün yürürlüğe girdiği tarihte, 1967 yılında Topluluktan yaptığı ithalatın ancak %35’i için geçerli olacak ve konsolide liberasyon oran› 1976, 1981, 1986 ve 1991 yılında sırasıyla %40, 45, 60 ve 80’e yükseltilecek, 1995 yılında da Topluluk çıkışlı ithalata %100 liberasyon uygulanacaktı. Topluluk ise Katma Protokol’ün yürürlüğe girmesinden önce ipek böceği kozası ve ham ipek dışında Türk sanayi ürünlerine uyguladığı bütün kotaları kaldırmıştır. Katma Protokol’de iş gücünün ve hizmetlerin serbest dolaşımı ile sermaye hareketlerinin kolaylaştırılmasında öngörülmüştür. Protokol’ün 36- 40’ıncı maddelerinde kişilerin serbest dolaşımının Ankara Anlaşması’nın 12’inci maddesinde yer alan ilkelere uygun şekilde Anlaşma’nın yürürlüğe girmesinden sonra 12. yılın sonu ile 22. yılın sonu arasında kademeli olarak gerçekleştirileceği belirtilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
1. Anlaşma’nın amacı, Türkiye ekonomisinin hızlandırılmış kalkınmasını ve Türk halkının çalıştırılma seviyesinin ve yaşama şartlarının yükseltilmesini sağlama gereğini tümü ile göz önünde bulundurarak, Taraflar arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri aralıksız ve dengeli olarak güçlendirmeyi teşvik etmektir. 2. Yukarıdaki fıkrada belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi için 3, 4 ve 5. maddelerde gösterilen şartlara ve usullere göre bir gümrük birliğinin gittikçe gelişen şekilde kurulması öngörülmüştür. Şeklinde tanımlanmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gümrük birlikleri genelde coğrafî olarak bitişik çok sayıda ülkeyi kapsadığından müzakeresi daha uzun ve zorludur. Bu nedenle, gümrük birlikleri genelde daha fazla ekonomik ve siyasi bütünleşme perspektifinin olduğu durumlarda tercih edilmektedirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
GB ile Türkiye ile AB arasında sanayi ürünleri ticaretinde gümrük vergileri, miktar kısıtlamaları ve eş etkili tedbirler kaldırılmış Türkiye üçüncü ülkelere karşı Ortak Gümrük Tarifesi (OGT) uygulamaya başlamıştır. Bu durumun tek istisnası, 1996 yılında başlayan ve 2000 yılı sonuna kadar süren beş yıllık geçiş döneminde, otomobiller, ayakkabılar, deriden mamuller ve mobilyalar gibi kısıtlı sayıdaki hassas ürüne Ortak Gümrük Tarifesi (OGT) hadlerinden daha yüksek gümrük vergileri tatbik edilmesi olmuştur. 2001 yılından itibaren bu konudaki geçiş süreci de sona ermiş ve tüm sanayi ürünlerinde OGT’ye uyum sağlanmıştır. Türkiye’ye tek taraflı olarak Ortak Gümrük Tarifesi’ni geçici olmak şartıyla değiştirme ve askıya alma hakkı tanınmışsa da bu durum GB Ortak Komitesine danışılarak alınacak karara bağlıdır. Türkiye, GB’nin işleyişi ile doğrudan ilgili alanlardaki AB Mevzuatını ve bu mevzuatta zaman içinde yapılacak değişiklikleri kendi mevzuatına aktarma yükümlülüğü altına girmiştir. Bu çerçevede, Ortak Ticaret Politikasına ilişkin düzenlemelerin yanı sıra dampingli veya sübvansiyonlu ithalata karşı koruma, tekstil ithalatına ilişkin otonom düzenlemeler, dâhilde ve hariçte işleme rejimleri de AB ile uyumlu hâle getirilmiştir. Ayrıca, her iki tarafın pazarları arasında bütünleşmenin sağlanabilmesi için diğer alanlarda da uyumlaştırmaya gidilmiştir. Bunlar Ticarette Teknik Engellerin Kaldırılması (Teknik mevzuat ve standartların uyumlaştırılması), Rekabet hukuku düzenlemeleri, Fikri ve Sınai Mülkiyetin Korunması Düzenlemeleri, kamu alımları, devlet yardımları ve ticari nitelikli devlet tekelleri gibi alanlardır. Sonuç olarak, AB ile olan GB, tipik bir gümrük birliğinin ötesine geçmiştir. Bu şekliyle Gümrük Birliği Artı kavramı olarak adlandırılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
AB ile 1996 yılından itibaren yürürlüğe giren Gümrük Birliği’nin hukuki temelleri Ankara Anlaşması ve Katma Protokol’e dayanmaktadır. Ortaklık Konseyinin 6 Mart 1995 tarihinde yapılan 36. toplantısında alınan Gümrük Birliği Kararı Gümrük Birliğinin son döneminin uygulamaya konulmasına ilişkin koşulları belirlemektedir. Avrupa Parlamentosu da 23 Kasım 1995’te 1/95 Sayılı AT-Türkiye Ortaklık Konseyi Kararı’nı onaylayarak GB’nin yolunu açmıştır
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Geçiş dönemi takvimi, iki petrol krizi ve 1970’li yıllarının ortalarında gerçekleşen küresel durgunluk sebebiyle alt üst olmuştu. İlk hayal kırıklığı, Petrol Krizinden hemen sonra Avrupa’da artan işsizlik oranlarının Türkiye’den yapılan işçi alımını etkilemesi ile yaşanmıştır. Ayrıca, Topluluğun diğer gelişmekte olan ülkelere verdiği ticari imtiyazların genişletilmesi Türkiye’ye verilmiş olan imtiyazları aşındırmıştır. Türkiye’nin tekstil ürünleri ihracatına konulan kotalar da ilişkileri gerginleştiren bir başka faktör olmuştur. Petrol krizleri sonrası ödemeler dengesi sorunu ile boğuşan Türkiye Ortaklık Anlaşması hükümlerinin gözden geçirilmesi için bir plan sunarak, ekonomisini canlandırmak için bir yardım paketi istemiştir. Birlikten olumlu bir yanıt alamaması üzerine Katma Protokol’ün 60. maddesine dayanarak 25 Aralık 1976’da tek yanlı bir kararla tüm yükümlülüklerini dondurmuştur. 12 Eylül 1980 askerî darbesinin ardından ilişkiler 22 Ocak 1982 tarihinde Birlik tarafından da resmen askıya alınmıştır. İlişkilerin normalleşmesi 1984 yerel seçimleri sonrası gerçekleşmiş ve Ortaklık Konseyi ilk kez 1986 yılında toplanabilmiştir. 1 Aralık 1986’da Topluluk, Türkiye’nin Katma Protokol hükümlerinden doğan iş gücünün serbest dolaşım hakkının yürürlüğe girmesini durdurmuştur. 1980’lerde Türkiye’nin dışa açılma politikasına yönelmesiyle birlikte AB’ye üyelik önem kazanmış ve Türkiye 14 Nisan 1987 tarihinde, Ankara Anlaşması’nda öngörülen dönemlerin tamamlanmasını beklemeden, Roma Antlaşması madde 237, AKÇT Antlaşması’ nın 98. ve EURATOM Antlaşması’ nın 205. maddelerine dayanarak üyelik başvurusunda bulunmuştur. AB, bu başvuru ile ilgili görüşünü 18 Aralık 1989’da açıklamış, hem kendi iç Pazar bütünleşmesini tamamlamadan Topluluğun yeni bir üyeyi kabul edemeyeceğini belirtmiş hem de Türkiye’nin, Topluluğa katılmaya ehil olmakla birlikte, ekonomik, sosyal ve siyasal alanda gelişmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ölçek ekonomilerinden yararlanılması, belirsizliklerin azalması ve yoğunlaşan rekabet, verimliliği arttıracak ve yatırımları özendirici etki yaratacaktır. Birlik içi pazarın büyümesi, sermayenin daha verimli olan üye ülkelere yönelmesine neden olurken Birlik dışı sermayeyi de Birlik içine yönlendirir. GB sonrası ortaya çıkan ticaret sapmasının, Birlik üyelerinin dış dünyadan yaptıkları ithalatı azaltırken Birlik üyeleri arasındaki ticareti arttırması dış yatırımcıları çeker. Ayrıca, Birlik içindeki verimliliğin artması, yabancı yatırımcıya Birlik içindeki üretim faktörlerinin istihdamını cazip kılar. Bu da bölgeye yabancı sermaye yatırımlarının çekilmesine neden olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uluslararası Ekonomik Bütünleşme kuramı, farklı ülkelerin bir bölgesel ekonomik grup oluşturacak şekilde bir araya gelmelerini inceler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
AB’ye tam üyelik başvurusunun reddedilmesinden sonra Türkiye-AB ilişkilerinin Ankara Antlaşması ve Katma Protokol hükümleri doğrultusunda sürdürülmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine, Türkiye, üyelik süreci açısından önemli bir adım oluşturacak GB’yi tamamlamayı hedeflemiş, birikmiş yükümlülüklerini hızlandırarak yerine getirmeye başlamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uluslararası ekonomik bütünleşmeler açısından gümrük birlikleri, serbest ticaret bölgeleri kadar olmasa da en sık görülen bütünleşme türlerinden biridir. 1789 yılında ABD’de 13 eyaletin gümrük tarifelerini kaldırması, Avusturya’nın 1775 yılında kendi içindeki ticaretten alınan vergileri sıfırlaması,1834’te Zollverein adı verilen Alman Gümrük Birliği, bu ülkelerin bütünleşmeleri yolunda önemli bir rol oynamıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Gümrük Birliği, Türkiye’nin hem AB pazarına hem de küresel ekonomiye eklemlenmesinde kritik bir role sahiptir. Türkiye’nin yeni ve zengin bir piyasaya açılması nedeniyle hem rekabet gücünü arttırmış, hem de ekonomik verimliliğin yükselmesine katkı sağlayarak Türk sanayinin dönüşüm geçirmesine aracılık etmiştir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 12 çoktan seçmeli, 0 görselli ve 386 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.