Demokratik sistemlerde siyasal sürecin unsurlarını sıralayınız.
Yayımlanmış cevap
Demokratik sistemlerde siyasal süreç başlıca dört unsurdan oluşur: Seçmenler, siyasal partiler, bürokrasi ve çıkar grupları.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
138 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Demokratik sistemlerde siyasal süreç başlıca dört unsurdan oluşur: Seçmenler, siyasal partiler, bürokrasi ve çıkar grupları.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir toplumda bireylerin kamu ekonomisi kararlarına katılmaları çeşitli şekillerde olabilir. Bunun en basit şekli oy kullanmadır. Oylama ile bireyler (seçmenler) en fazla yarar sağlayacaklarını umdukları siyasal partiye oy verirler. Seçmen olma dışında bireyler, parti, dernek ve sendikalara üye olma, grev, boykot, gösteri yapma gibi değişik eylemlerle kamusal kararların kendi istekleri doğrultusunda alınmasına çalışabilirler. Seçmenler siyasal karar alma sürece katılmaları, çoğunlukla bir çıkara dayalıdır. Seçmenlerin kamusal kararlara katılmaları ancak, katılma sonucu elde edecekleri net faydanın pozitif olması sonucu gerçekleşir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Demokratik sistemlerde kamusal karar alma mekanizmasında en etkili rol oynayan siyasal partilerdir. Amerikalı iktisatçı Anthony Downs, siyasal partilerin siyasal süreçteki rollerini fiyat sürecinde firmaların oynadığı rollere benzer bir şekilde analiz etmeye çalışmıştır. Downs’a göre siyasal partiler, marjinal vergi artışı nedeniyle kaybedilen oy sayısını, kamu harcamalarındaki artış nedeniyle kazanılan oy sayısına eşitlemeye çalışırlar. Başka bir deyişle siyasal partiler bir kamu harcamasına, bundan yararlananların getirdiği marjinal oy sayısının bunun finansmanının sebep olduğu marjinal oy kaybına eşit olduğu miktara kadar devam eder. Siyasal partilerden oylama sonucu en fazla sayıda oyu alarak yönetime gelen iktidar partisi, kamu ekonomisinde karar alma yetkisine sahiptir. Muhalefet partilerinin ise karar almada doğrudan doğruya bir rolleri yoktur. Ancak muhalefet partilerinin kendi seçmenlerini memnun edecek tarzda çeşitli kanun teklifleri yapma ve iktidar partisince alınan kararları tenkit etme imkânları mevcuttur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamu ekonomisinde karar alma sürecinde bürokrasiye önemli görevler yüklenmiştir. Bürokrasi, siyasal iktidarın almış olduğu kararların bizzat uygulayıcısıdır. Bürokrasi, siyasal partilerden farklı olarak çeşitli konularda uzman kadrolara sahiptir. Bu bakımdan siyasal partiler, bürokrasiden, kararları uygulamak dışında “karar alma” konularında da yararlanmaktadır. Demokraside, bütçeler üzerindeki temel kararları seçilen politikacılar verir. Fakat bu kararlar, atanmış bürokratlar tarafından uygulanır. Bürokratlar da bir fayda maksimizasyonu içerisindedirler ve karşı karşıya oldukları sınırlamalar dahilinde, kendileri için en iyi avantajı korumaya çalışırlar. Onlara konulan sınırlar içinde, bürokratlar kamu harcamalarını genişletmeye çalışacaklardır. Kariyerlerinde ilerleme, kamu harcamalarının büyüklüğüne bağlıdır ve bu durum, devlet bürokrasisini cezbeder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Siyasal partiler ve bürokrasiden ayrı olarak siyasal karar sürecini çok önemli ölçüde doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen çıkar ve baskı gruplarıdır. Çıkar grupları, ortak ekonomik ve sosyal çıkarlara dayalı, etkin bir şekilde organize olmuş kuruluşlardır. Çıkar gruplarının ortaya çıkmasındaki temel mantık, siyasal karar alma sürecinde bireysel olarak etkin olmanın güçlüğü ve ortak çıkarlara sahip bireylerin ortak hareket ederek bu süreçte daha etkin olabilmeleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Siyasal iktidar ile seçmenler arasındaki birebir ilişki, oy ile kamusal hizmetlerden yararlanma arasında gerçekleşir. Siyasal iktidar, gelecek seçimlerde oy alma vaadine karşılık, seçmenlere daha çok kamusal hizmet sunma vaadinde bulunur. Bu aşamada sunulan bu hizmetlerin finansmanı dikkate alınmaz. Çünkü bu hizmetlerin finansmanı önemli ölçüde vergilerle karşılanmakta ve bu etkileşim sürecinde vergileme seçmen açısından bir külfet olduğundan, bu karşılıklı ilişkide siyasal iktidar tarafından dile getirilmemektedir. Öte yandan siyasal iktidar ile bir kısım seçmen arasında ayrı bir ilişki söz konusudur. Bu seçmen grubu siyasal iktidarda yer alan milletvekillerinin kendi seçim bölgelerinde yer alan seçmenlerdir. Dolayısıyla siyasal iktidara daha çok oy kazandıracak seçmen grubudur. Bu yüzden siyasal iktidar bu bölgelerdeki seçmen kitlesinin isteklerine karşı daha duyarlı olacak ve kendi seçim bölgelerine daha çok hizmet götürecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Siyasal iktidar ile muhalefet partileri arasında ise sıkı bir rekabet vardır. Dolayısıyla muhalefetin siyasal iktidara karşı elindeki en önemli koz,uyguladığı politikalardır. Muhalefet siyasal iktidarın uyguladığı politikaları eleştirir. Özellikle seçmenlerin bir hoşnutsuzluğu varsa, muhalefet bu hoşnutsuzluğu çok iyi kullanarak siyasal iktidara yönelik eleştirilerini artırır. Muhalefet bu doğrultuda seçmenlerin beklentilerine uygun hizmet sunmayı vadeder. Seçmenler de gelecek seçimlerde muhalefete oy verme vaadinde bulunurlar. Öte yandan ortak çıkarlar ve karşılıklı çıkar ilişkileri doğrultusunda siyasal iktidar ile muhalefet arasında oy ticareti ve milletvekili transferlerine de rastlanılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Siyasal iktidarın aldığı kararları uygulayan birim olan bürokrasi siyasal iktidara bilgi sunumunda tekelci konumundadır. Bu vasfı, siyasal iktidarın isteklerine cevap vermesini gerektirir. Bürokrasinin amacı aylığını, diğer yan gelirlerini, prestijini, yurt dışına çıkma olanaklarını ve kariyerini artırmak olduğundan tüm bu istekleri bütçenin büyümesini gerektirecektir. Konularında uzman kişilerden oluşan bürokratların siyasal iktidara karşı bilgi üstünlüğü, bu isteklerini karşılamak siyasal iktidara düşmektedir. Seçmenler ise bürokrasiden fayda sağlamayı amaçlar. Çünkü seçmen kamu kurumlarında direkt olarak bürokrasi ile muhataptır. Kamu dairesinde sunulan hizmetlerden en yüksek faydayı sağlamayı amaçlar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Siyasal karar alma sürecindeki en önemli etkileşim siyasal iktidar ile çıkar ve baskı grupları arasındadır. Çıkar ve baskı grupları, siyasal partileri doğrudan doğruya etkileyerek, kendi üyelerinin tercihlerinin kamusal tercih hâline dönüştürülmesine çalışabilirler. Öncelikle çıkar ve baskı grupları kendi isteklerini gerçekleştirmeyi vadeden siyasal iktidar veya muhalefet partisini destekler. Bu destek daha çok seçim öncesinde seçim kampanyaları için yardımda bulunarak olmaktadır. Şayet muhalefet, grubun isteklerini gerçekleştirmeyi vadediyorsa, muhalefetle iş birliği yaparak siyasal iktidarı eleştirir. Ayrıca siyasal iktidarı etkilemek için lobicilik faaliyetleri ile kendi isteklerini kabul ettirmeye çalışırlar. Bunun karşılığında siyasal iktidarın birtakım iktisadi faaliyetleri düzenlemeye tabi tutması veya sınırlandırması sonucunda “suni kıtlık” yaratması hâlinde bir rant ortaya çıkar. Siyasal iktidarın bu suni kıtlığı dağıtmasında çıkar ve baskı gruplarının rolü büyüktür. Çeşitli şekillerde siyasal iktidarı etkileyen çıkar ve baskı grupları bu ranttan daha fazla yararlanacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yarı doğrudan demokrasilerde kamusal mallar konusunda toplum tercihlerini ortaya koymak için başlıca üç teknikten yararlanılır: • Referandum • Halkın kanun teklifi (halk teşebbüsü) • Halk vetosu.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yarı doğrudan demokrasilerde bireysel tercihlerin kamusal tercihler hâline dönüştürülmesinde kullanılan en önemli teknik referandumdur. Referandum, kısaca kamusal kararları bireylerin oylarına sunmaktır. Buna göre toplum tarafından kabul edilen kamusal kararlar uygulanacak, diğerleri ise uygulanmayacaktır. Referandumda sorun, oylamada hangi yöntemin kullanılacağıdır. Referandum, halkın yasama faaliyetine katılmasını sağlayan bir araç olmaktadır. Referandum toplumsal tercihleri belirlemede en ileri yöntem olmakla birlikte, bunun parasal maliyeti fazla olabilmektedir. Kaldı ki tüm toplumsal kararlar için halkın oyuna başvurmak da pek rasyonel değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamusal tercihleri belirlemenin bir yolu halkın, temsilcileri vasıtasıyla değil, bizzat kanun teklifinde bulunmasıdır. Buna “halk teşebbüsü” denilmektedir. Halk kanun teklifinde bulunmakla kamusal kararlara ilişkin tercihlerini açıklamış olur. Halk teşebbüsü kurumu hâlen ABD ve İsviçre gibi birçok ülkede uygulanmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Halkın kanun teklif etmesinden (halk teşebbüsü) başka, yasama organınca kabul edilmiş kanunların halkın belirli bir çoğunluğu tarafından iptal edilmesi hâlinde de kamusal tercihleri açıklanmış olur. Bunun anlamı, yasama organınca yapılması istenen kamusal hizmet, halk tarafından istenmemektedir. Buna “halk vetosu” adı verilmektedir. Halk vetosu, referandumdan farklı bir kurumdur. Referandumda kanunun yürürlüğe girmesinden önce halkın kanun üzerindeki tercihleri oy kullanmak suretiyle belirlenir. Halk vetosunda ise kanunun varlığı söz konusudur. Diğer bir deyişle kanun yürürlüktedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Genel olarak oylamanın iki tür maliyeti vardır. Birincisi dışsal maliyetlerdir; yani oylama sonucunda kararı beğenmeyenlerin katlandıkları maliyetlerdir. İkincisi ise karar alma maliyetidir; yani oylamaya katılan bireyler için yapılan zaman ve diğer masraflardır. Bir toplumda oylamaya katılacak birey sayısının fazla olması hâlinde karar alma maliyeti de artar. Buna karşın dışsal maliyetler azalır. Dışsal maliyetlerin azalmasının nedeni oylamada oy birliği ilkesine doğru yaklaşılmasıdır. Oy birliği hâlinde dışsal maliyetler sıfır olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kamusal kararlar konusunda bireysel tercihleri bağdaştırmada kullanılan en adil oylama yöntemi oy birliği kuralıdır. Bir toplumda kamusal kararların alınmasında oy birliği ilkesinin uygulanması hâlinde, tüm bireylerin tercihlerinin aynı olması gerekir. Yani oylamaya katılanlar arasında tam bir görüş birliği olmalıdır. Buna “mutlak oy birliği kuralı” denilmektedir. Oy birliği kuralının en önemli özelliği, diğer oylama yöntemlerinde görülen azınlıkların tercihlerinin toplumsal tercihe yansımasına engelleme olayının söz konusu olmamasıdır. Fakat oy birliği kuralında bir tek kişinin bile karara muhalefeti kararın alınmasını engeller.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Oy birliği kuralı başlıca şu nedenlerden dolayı uygulanabilir bir oylama yöntemi değildir: • Oy birliğine ulaşmanın maliyeti yüksektir. Bu bakımdan seçmenler oy birliğinden başka bir oylama kuralına tercih edecektir. • Oy birliği kuralı uygulandığı takdirde, bunun sonuçları bireyler arasında farklı olacaktır. Bireyler anlaşmaya ulaşmadaki eğilimlerinden vazgeçeceklerdir. • Oy birliğine ulaşmayı hedef alan bir karar verme yöntemi istikrarlı olamayacaktır. Oy birliği kuralının benimsenmesi hâlinde durumlarını iyileştiremeyeceklerini düşünen bazı kimseler ile demokrasiden yana olmayan kimseler oy birliği ile anlaşmaya ulaşılmasına engel olacaklardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal karar almada oy çokluğu kuralı uygulandığı takdirde oylamaya katılan bireylerin yarısından bir fazlasının oyunun alınması (%51) gereklidir. Buna basit çoğunluk kuralı denir. İkinci ve yaygın bir kural da mutlak çoğunluk kuralıdır. Bu kuralda yine tüm seçeneklerin ortaya konması, her seçmenin tek oyunun olması ve seçmenlerin oylarını birinci tercihlerine göre kullanmaları söz konusudur fakat kazanabilmek için bir seçeneğin mutlak çoğunluğu elde etmesi gerekir. Bu kural aday çokluğunda, düşük bir oy yüzdesi ile seçimi kazanma olasılığını ortadan kaldırmaktadır. İlk seçimde çoğunluğu hiçbir adayın elde edememesi hâlinde, çoğunluk sağlanıncaya kadar seçime devam edilir. Nispi çoğunluk kuralı, oylamaya katılan seçmen ya da politikacıların çeşitli politika ya da adaylara verdikleri oylar oranlandığında, en fazla oy alan politikacı ya da siyasi partinin ya da alternatif politikanın seçilmesidir. Bu yönteme azınlık hükûmetlerinin kurulması sırasında başvurulmaktadır. Örneğin; 500 temsilciden oluşan bir mecliste, alternatif bütçe politikalarında A, 150; B, 200; ve C, 150 oy almışlarsa, alınan oylar oranlandığında (150/500, 200/500 ve 150/500), bunlardan en yüksek olan B politikası seçilir. Bu örneğe göre, oylamaya katılan seçmen ya da politikacıların 300/500 gibi çok önemli bir bölümünün tercihleri siyasal karar alma sırasında hesaba katılmamaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Toplumsal tercihlere ulaşmada kullanılan bir oylama yöntemi “puanlı oylama” olarak bilinmektedir. Bu yöntemde her bireyin belirli bir puanı (oyu) vardır. Bu puanı bireyler çeşitli alternatif tercihler arasında istedikleri şekilde kullanmaktadırlar. Yalnız bireylerin her alternatif tercihe mutlak puan vermeleri şartı vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Nokta oylaması (point voting) esasen puanlı oylama yönteminden çok farklı değildir. Nokta oylamasında da her bireyin belirli bir toplam puanı vardır ve bireyler bu puanlarını alternatif politikalar arasında istedikleri şekilde dağıtabilirler. Ancak nokta oylamasında puanlı oylama yönteminden farklı olarak bireylerin alternatif politikalara hiç puan vermemeleri imkânı mevcuttur. Ayrıca bu yöntemde tercihlerin ağırlığını ve önemini daha da belirginleştirmek için toplam oy sayısı, puanlı oylama yönteminden oldukça fazladır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Grup belirli sayıda insan topluluğunun bir araya gelmesiyle oluşmuş formel ya da informel bir yapıyı ya da organizasyonu ifade eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir gruptan sözedebilmek için gerekli olan başlıca unsurlar şunlardır: • Belirli sayıda insan bazı ortak paydalar (ortak amaç, ortak tutum, ortak inanç, ortak değerler ve normlar vs.) yönünde bir araya gelebilir ve bir grup oluşturabilir, • Bireyler gönüllü olarak bir araya gelerek bir grup oluşturabilecekleri gibi (örneğin, iki ya da üç kişinin bir araya gelerek bir kitap yazması, ya da bir futbol takımı kurması vs.) formel bir zorlama ile de bir araya gelerek bir grup oluşturabilirler. (örneğin, ticaretle uğraşan kişilerin yasa gereği ticaret odasına kayıt olması zorunluluğu vs.) • Grup kendiliğinden (spontan) oluşabileceği gibi bireylerin bilinçli çabaları ve girişimi ile de oluşabilir. • Gruplarda belirli katı formel kurallar, hiyerarşi, organizasyon ve yaptırımlar var olabileceği gibi bu unsurlar çok daha zayıf olabilir. • Grupların bir kısmında devamlılık söz konusu iken, diğer bazı gruplarda birliktelik daha geçici olabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İnsanlar; yaş, dil, din, ırk, cinsiyet, doğdukları yer, mezun oldukları okul, yaptıkları meslek, paylaştıkları düşünce ya da ideoloji ve saire nedenlerle bir araya gelerek gruplar oluşturabilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sosyal çatışma teorisine göre grupların oluşumu evrimsel bir zorunluluktur ve aslında gruplar sosyal zorlama ile kendiliğinden oluşur. Bu teoriye “sosyal etkileyici güçler” adı da verilir. Örneğin, bu teoriye göre tarım toplumundan sanayi toplumuna doğru geçiş grupların doğuşunu ortaya çıkarmıştır. Ya da etnik gruplar arasındaki çatışma toplumda belirli etnik grupları oluşturmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Rasyonel tercih teorisine göre ise gruplar bireylerin ortak çıkarlar /menfaatler uğruna bir araya gelerek oluşturdukları örgütlenmelerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Çıkar grupları, ortak maddi ve/veya manevi çıkarlar etrafında bütünleşmiş ve bu çıkarlar çerçevesinde uzmanlığa dayalı olarak örgütlenmiş, ortak çıkarları doğrultusunda siyasi yönetimden talepte bulunan toplumsal gruplardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?