Soru arşivi yükleniyor…
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
467 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
İlerleme yükleniyor…
Bir seçeneği işaretlediğinde cevap gösterilir. Klavyede Tab ile sorulara, ok tuşlarıyla seçeneklere geçebilirsin.
Soruyu oku ve A–E arasından cevabını seç. Seçiminden sonra doğru cevap gösterilir.
İlerleme yükleniyor…
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Sonraki görselli soru ↓
Görseli tam boyutta aç ↗Görseldeki doğru seçeneğin harfini işaretle.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Fizyokrat düşünceye göre, gerçek zenginlik sadece topraktan elde edilir. Sanayi, mevcut olan nesneleri birleştirmekten öte bir şey yapmadığından verimsizdir. Ticaret, nesneleri çevrede hareket ettirmekten başka bir şey değildir. Böylece fizyokratlara göre izlenecek doğru politika, toprak verimini arttırıcı önlemler almaktan ibarettir. Sadece tarım üretken olduğuna göre, toprağın yarattığı tümüyle toprak sahibine rant olarak gider. Bu nedenle tek vergi olmalı ve o da toprak sahiplerinden alınmalıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Laissez faire, laissez passer: “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” şeklinde çevrilen Fransızca bu deyiş serbest piyasa ekonomisi içinde piyasalara müdahalenin olmaması gerekliliğini savunur. Dolayısıyla bireylerin ekonomik faaliyetlerine devletin karışmaması ilkesi üzerine kuruludur. İlk olarak Fizyokrasi düşüncesinde ortaya çıkmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Uluslararası ticaretin ilk kez bilimsel bir yöntemle incelenmesi Adam Smith’in 1776’da yayımlanan ünlü eseri “Ulusların Zenginliği” ile başlar. Bu çalışma aynı zamanda Klasik İktisat Ekolü’nün de temeli olarak kabul edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Smith’e göre, toplam dünya serveti sabit değildir. Dış ticaret, uluslararası uzmanlaşma ve is bölümü doğurarak dünya kaynaklarının verimliliğini artırır, böylece dünya üretimi ve refahının yükselmesine yol açar. Bu görüş açısından karşılıklı ticaret yapan iki ülke uzmanlaşma ve serbest uluslararası değişim sonucunda daha yüksek üretim ve tüketim düzeylerine ulaşarak yasam standartlarını birlikte artırırlar. Dolayısıyla Smith’e göre, Merkatilizmin uluslararası ticarette bir taraf kazanırken diğer tarafın kaybetmesi seklindeki görüsü yanlıştır. Çünkü uluslararası ticaretten her iki taraf da kazançlı çıkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Antik çağda sofistler uluslararası ticaretin, insanlar arasındaki ilişkileri geliştirdiğini düşündüklerinden dolayı savunmuşlardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Venedikli tüccar ve gezgin Marko Polo (1254- 1324) Asya’da 24 yıl kaldıktan sonra 1295 yılıda Venedik’e döndü. ipek, pamuk, sandal ağacı, tafta, inci, yanan taşlar (kömür), asbest (yanmaz kâğıt), baharat, parfüm, ilaç ve benzeri mallar hakkındaki hikâyeleri Avrupa’nın gözünde uluslararası ticaretin yararlarını canlandırdı. İzleyen yıllarda Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki bu malların ticareti, uluslararası ticarete beş önemli motivasyon (güdü) getirdi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sömürgeler, ülkelerin stratejik durumlar› bakımından önemli olmuştur. Sömürgeler, bir yandan ülkenin ticaret yollarının güvenliğinin sağlanması, öte yandan hammadde deposu görevini görerek diğer rakip ülkelere bağımlılığı azaltmıştır. Bunlara ek olarak sömürgeler, ulusal prestij kaynağı olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İhracatın kısıtlanması; tüketici lehine, üretici aleyhinedir. Bu da tarıma büyük ölçüde zarar verecektir. Hâlbuki kısıtlamalar kaldırılsa ihracat artacak ve tarım üreticilerinin eline yüksek gelirler geçecektir. Fizyokratların istediği de budur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İskoçyalı Adam Smith 1776 yılında “Ulusların Zenginliğinin Doğası ve Nedenleri Üzerine Bir Araştırma (An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations)” adlı kitabını yayınladı. Kitap yayınlandıktan sonra liberal ekonominin başyapıtı oldu. Böylece klasik iktisat düşüncesi dönemi başladı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Böylece fizyokratlar sayesinde kişi hakları konusunda yeni fikirler gelişti. Devlet güçlerine sınırlamanın getirilmesi düşüncesi yaygınlaştı ve bu arada laissez faire, laissez passer düşüncesi tek düşünce olma yoluna girdi. Ulus-devletlerin oluşması ve uluslararası güç kazanma mücadelelerinde belirli bir dengenin kurulması ile de ekonomik faaliyetlerde devlet düzenlemelerinin gereksizliği geniş ölçüde benimsendi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Yeni pazarlar, • Yeni fikirler, • Ucuz işgücü, • Ucuz doğal kaynaklar, • Göze çarpıcı ürünler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ülkenin ekonomik zenginliği de sahip olduğu kıymetli madenlerle ölçülür. Böylece altın ve gümüş, paralı asker ve savaş malzemeleri temin etmekte kullanılarak ülkenin askerî gücü sağlanır. Bu nedenle, ülkede yeteri kadar altın ve gümüş varsa sorun yoktur, ancak eğer ülkenin altın ve gümüşü yetersizse, diğer ülkelerden sağlanması zorunludur. Ülke altın ve gümüşü genel olarak dış ticaret fazlası vererek sağlar, ancak gerekirse kuvvet kullanarak diğer ülkelerden temin edebilir. İspanya ve diğer bazı ülkeler kuvvet kullanma yolunu tercih etmiştir. Ancak normal olarak ekonomik faaliyetlerde devlet düzenlemelerinin temel amacı; dış ticaret dengesinde fazla yaratmak ve sürdürmektir. Ülkeler amaçlarına ulaşmak için yurt içi ve dışını kapsayan düzenlemelere gitmişlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orta Çağ’ın V. YY.-X. YY.ları arasında üretimin tamamına yakın bir kısmı tarım kesimine dayanmaktaydı. Dönemin diğer önemli özellikleri; mübadele ekonomisinin gelişmemiş olması ile kölelik sisteminin bulunması idi. X. YY. dan itibaren imalat sanayi üretimleri görülmeye başlandı. X. YY.- XV. YY. arasında sanayide el sanatları hakimdi. XV. YY. başlarında ise bazı Avrupa ülkelerinde tüccar sınıf ortaya çıkmış, sanayi (özellikle dokuma) el sanatlarından ayrılmaya başlamıştı. Bu dönemde uluslararası ticaret yaygın olmasa bile, yünlü dokuma, kürk, silah vb. mallarda bölgeler arası ticaret yaygın idi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orta Çağ sonlarına doğru uluslarası ticaretin yaygınlaşmasının sebep, nüfusta görülen artış ve büyümesi, köleliğin kaldırılmaya başlanması, şehirlere göçler, ve yatırım fırsatlarını ortaya çıkaran diğer faktörlerin filizlenmesi, uluslararası ticaretin yayılışı sonucunu doğurmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Orta Çağ ekonomik hayatında etkin olan, Adil fiyat, o günün sosyal ve ekonomik koşullarına göre toplumun benimsediği, maliyetler ile belirli bir kâr marjını (yüzde 5 - yüzde 10 gibi) kapsayan fiyattır. Yine bu düşünceye göre, bir malın satıcısı müşterisinden adil fiyattan fazlasını istemeyecek ve alıcı da adil fiyattan daha azını teklif etmeyecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Merkantilizm üç asır boyunca (XVI. YY.-XVIII. YY.) dağınık iktisadi kavramları ve birçok devletin politikalarını açıklayan genel bir terimdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fizyokratlar, XVIII.yy.da yaşamış bir grup Fransız yazardır. Quesnay, Mirabeau, Mercier de la Rivieve, La Trosne, Dupont de Nemours bunlardan birkaçıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Ülke içinde ve ülkeler arasında ticaret, takas usulüyle yapılmaktadır. • Ticarete giren mallar iki tanedir. Ticaret iki ülke arasında yapılmaktadır • Ulaşım, sigorta vb. maliyetler sıfırdır. • Emek-değer teorisi geçerlidir. • Üretimde sabit maliyetler geçerlidir. • Mal ve üretim faktörü piyasalarında tam rekabet koşulları geçerlidir. • Ticaret, gelir dağılımına etki etmemektedir. • Üretim faktörleri gerek ülke içinde, gerekse bölgeler itibariyle hareketliliğe sahiptir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Kilisenin gücünün azalması • Rönesans • Büyük coğrafi keşifler, • Derebeylikler yerine merkezi devletlerin ortaya çıkması, • Ulus-devlet görüşünün güçlenmesi, • Nüfusun artması, • Köleliğin kaldırılması, • Şehirlere olan göçler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi yapısı itibariyle statiktir. Statik olması dolayısıyla da sürekli eleştiri konusu olmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Dinamik karşılaştırmalı › üstünlükler, zaman içinde teknolojinin ya da nispi üretim faktörü donanımının değişmesi sonucu ülkelerin karşılaştırmalı üstünlükleri olan malın (ya da sektörün) değişebileceğini ileri süren düşüncedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlk olarak; dünyanın içindeki her şeyi saf bir düzen içinde Tanrı’nın yarattığına; her şeyin Tanrı’ nın arzusuna göre olduğuna; düzende görülen hataların insanların yorum hatalarından kaynaklandığına inanılıyordu. ‹kinci olarak, dünyadaki hayatın gerçek amacının manevi ve dinî inanç olduğu, dünyadaki diğer şeylerin bunlardan sonra geldiği benimsenip kabul ediliyordu. Üçüncü olarak, beşeri davranışların bölünemezliği düşünce sisteminin gereği olarak ortaya çıkınca, iktisadi faaliyetlerin insan davranışlarını bir bütün olarak yöneten dinî ve ahlaki normlara göre olacağı benimsenmişti. Orta Çağ’ın bu temel düşüncelerinin ışığı altında, dünyadaki her fert ya da sosyal birimin yeri Tanrı’nın arzusuna göre belirlenmiştir. Birisinin ekonomik ve sosyal statüsünü değiştirmek sadece başarısızlığa yol açmaz, aynı zamanda günahtır. Yine bu düşünceye göre, bir malın satıcısı müşterisinden adil fiyattan fazlasını istemeyecek ve alıcı da adil fiyattan daha azını teklif etmeyecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eğer kaynaklar bir kesimden diğerine aktarıldıkça her yeni kaynak, üretime bir öncekinden daha az katkı sağlıyorsa üretimde artan maliyet (veya azalan verim) koşulları geçerlidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bunun sonucunda, ülkeler eğer karşılaştırmalı üstünlüklere göre uzmanlaşırsa hep aynı malda (ya da sektörde) uzmanlaşmış olarak kalacaktır. Bu da günümüzde mamul mal üretip satan sanayileşmiş ülkelerin hep sanayi malı ihracatçısı, diğer ülkelerin de hammadde (tarım ve maden) ihracatçısı olarak kalmaları anlamına gelir. Oysa karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi’nde (D. Ricardo’nun görüşüne göre), verimlilik farklılığına neden olan ülkelerdeki teknoloji farklılığı zaman içinde değişir. Teknolojide geri durumda olan ülkeler zamanla ileri teknolojiye geçebilir. Böyle bir değişim olursa, ülkeler eskisine göre farklı malda (veya sektörde) karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ricardo’ya göre uluslararası ticareti mutlak üstünlüklere dayandırmaya gerek yoktur. Böyle bir yaklaşım, teorinin kapsamını da oldukça daraltır. Çünkü mutlak üstünlükler, karşılaştırmalı üstünlüklerin özel bir durumu gibidir. Mutlak üstünlüklerin gerçekleştiği durumlarda karşılaştırmalı üstünlük de vardır ama bunun tersi geçerli değildir; yani karşılaştırmalı üstünlük elde edilen her durumda mutlak üstünlük bulunmayabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
SIK SORULAN SORULAR
Bu derste 20 çoktan seçmeli, 3 görselli ve 447 kısa cevaplı soru bulunuyor. Her soru türü en fazla 25 soruluk sayfalara ayrılır.
Çoktan seçmeli ve görselli sorularda bir seçeneği işaretlediğinde doğru cevap gösterilir. Kısa cevaplı sorularda önce cevabını düşün, sonra kaynak cevabı açıp kendini değerlendir. Zorlandığın soruları yeniden çalışabilir, ilerlemeni aynı tarayıcıda sürdürebilirsin.
Hayır. Yılı ve sınav türü doğrulanabilen kayıtlarda bu bilgi soru kartında gösterilir. Arşiv, tüm yılların eksiksiz resmî sınav kitapçığı olarak değerlendirilmemelidir.