Marx’a göre tarihsel değişime sebep olacak güç nedir?
Yayımlanmış cevap
Teknoloji
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
431 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Teknoloji
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kâr peşinde koşan kapitalist sınıf ve onun aktiviteleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kapitalist sınıf ve onun aktiviteleri uzun dönemde proletarya ve toplumun çıkarlarına ters düşecektir ve bu da sistemin çöküşüyle sonuçlanacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ütopik sosyalistler toplumu doğrudan bir bütün olarak ele alır ve yeni topluma geçişin sadece toplumsal bir bilinç değişikliği ile sağlanabileceğine inanırlar. Bu yaklaşım sınıflar üstü ve sosyal sınıfları toplumsal değişimin merkezi olarak görmeyen bir düşüncedir. Marx’a göre ise ekonomik ve sosyal sınıflar dönüşümün merkezini oluşturur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hegel, tarihin tekrarlardan oluşmayan ve ileriye doğru hareket eden bir süreç olduğunu ve bu sürecin de tez, antitez ve sentezden oluşan üçlü bir yapının ilişkisinden oluştuğunu savunur. Bu üçlü gücün ideolojik olması sebebiyle bu güçlerin analizi tarihsel kanunların bulunmasında yardımcı olacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hegel’e göre herhangi bir zaman diliminde herhangi bir toplumda hakim olan görüş ‘tez’dir. Bu görüş kısa zamanda karşısında onunla çatışan başka bir görüşü yani antitezi bulur. Tez ve antitezin çatışması daha iyi bir görüş olan sentezin ortaya çıkmasına sebep olur. Sentez toplumdaki yeni hakim görüştür, yani yeni tezdir. Bu da yine antiteziyle çatışarak senteze dönüşür ve ileriye dönük doğrusal süreç tez, antitez ve sentez şeklinde devam eder. Hegel bu süreci ve sürecin analizini diyalektik olarak adlandırır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hegel, değişimin ve evrimin kökeninde görüşlerin çatışması olduğuna inanır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Marx da Hegel gibi tarihsel süreci diyalektik olarak adlandırır. Ancak, Hegel’in diyalektiği idealisttir Marx’ınki diyalektik anlayışı ise materyalistiktir. Hegel’in sürecinde değişen görüşlerdir, Marx’ın tarihsel sürecinde ise değişen yapıdır. Marx’a göre tarihsel değişimin en önemli belirleyicisi materyalistik ya da ekonomik değişimdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Üretim güçleri toplumun mal ve hizmetlerin üretiminde kullandığı üretim teknolojisidir. Kalifiye emek, bilimsel bilgi, fiziksel sermaye, üretimde kullanılan araç- gereçler olarak ortaya çıkar ve kullanılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Üretim ilişkileri, kişiler arası, sosyal ilişkiler bütünü, mülkiyet ilişkisi ve kişiler ile mallar arasındaki ilişkiler şeklinde ortaya çıkar ve toplumsal “oyunun kuralları”dır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Marx’ın tarihsel değişim olan diyalektik yaklaşımına göre statik üretim ilişkileri tez, üretim güçleri ise antitezdir. Her tarihsel aşamanın başlangıcında üretim güçleri ve üretim ilişkileri arasında uyum söz konusudur. Fakat bu uyum üretim güçlerinde teknolojik değişme ve ilerleme dolayısıyla meydana gelecek değişme ile yerini çelişki ve çatışmaya bırakır. Statik üretim ilişkileri ve üstyapı kurumları artık dinamik altyapıya uygun değildir. Altyapı ve üstyapı arasındaki çatışma ve uyumsuzluk kendisini Marx’a göre sınıf çatışmaları olarak ortaya koyacaktır. Sınıflar arası çatışma ise yeni üretim güçleri ile uyumlu üretim ilişkileri ve üstyapının oluşmasına sebep olacaktır. Bu yeni üretim ilişkileri Marx tarafından sentez olarak adlandırılır ve tez ile antitezin çatışmasından ortaya çıkar. Bu noktada tekrar üretim güçleri ve üretim ilişkileri arasında uyum söz konusudur ve zamanla üretim güçlerindeki teknolojik değişme ile yeni bir çatışmacı süreç tekrar başlamaya gebedir ve her zaman altyapı üstyapıyı belirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Marx her toplumsal yapının kendi sonunu hazırlayacak altyapısal yıkım tohumlarını özünde taşıdığını ve bu sebeple aynı feodalizmin teknolojik değişmeler sonucu yerini kapitalizme terk ettiği gibi kapitalizmin de aynı süreç sonucu yerini yeni kurum ve üstyapısıyla sosyalizme bırakacağını öngörmüştür. Sosyalizmden sonra ise sınıfsız ve devletsiz bir toplum olan komünizme erişilecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kapitalizmi feodalizm gibi diğer toplum yapılarından ayıran temel fark emekle diğer üretim araçlarının sahipliğinin ayrışmasıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Marx’a göre piyasa için üretim yapılmayan kapitalizm öncesi toplumlarda mallar kullanım değeri için üretilmiş, kapitalizmde ise malların üretilmesinin amacı piyasaya yönelik değişim değeri için olmuştur. Marx malları değer bağlamında açıklar. Buna göre bir malın kullanım değeri, bireylerin o mala atfettiği önemle yani sağlayacakları marjinalistler bağlamında faydayla ölçülür. Dolayısıyla bir malın kullanım değeri, bireylerin sübjektif olan yargılarına bağlıdır. Öte yandan değişim değeri, tüm malların ortak ve standart olabilecek bir ölçü temelinde ele alınması ve değeri oluşturan birimin, bahsi geçen malın üretilmesinde harcanan emek-zaman miktarı olması gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek kapitalist tarafından tüketildikçe yeni mallar üretilir ve emeğin kullanımı sonrasında artı değer ortaya çıkar.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Marx’a göre her toplumda emeğin kullanımı sonucu üretilen mal ve hizmetlerin piyasa değeri, o malların üretilmesinde kullanılan emeğe ödenecek ücretten daha büyüktür. Yani üretilmiş mal ve hizmetlerin satılması sonucu kapitalistlerin toplam hasılatı emeğe ödeyecekleri maliyetten daha büyüktür. Toplam satış hasılatı ile emeğin maliyeti arasındaki fark Marx tarafından artı değer olarak adlandırılır. Artı değer emek tarafından yaratılır fakat üretim araçlarına sahip olmadıkları için bu artı değer kapitalistler tarafından emekten alınır. Bu emeğin sömürüldüğünün göstergesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Emek arz fazlası yani yedek işsizler ordusu
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yedek işsizler ordusu, ücret ve kâr oranları Marx’a göre konjonktürel dalgalanmalara göre farklılık gösterecektir. Sermaye birikiminin ve ekonomik aktivitenin artış dönemlerinde ücretler artar ve yedek işsizler ordusu küçülür. Ücretlerdeki artış kârların azalmasına ve bu durumda kapitalistin göreceli olarak pahalılaşan emek yerine fiziksel sermayeyi ikame etmesine sebep olur. Eğin sermaye ile ikamesi işsizliğin tekrar artmasına ve ücretlerin azalarak kârların yeniden artarak eski düzeyine dönmesine sebep olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teknolojik işsizlik
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Teorik olarak sermaye miktarındaki artışların kâr üzerinde ters yönlü iki tür etkisi vardır. Birincisi, sermaye miktarındaki artışlar ceteris-paribus varsayımı altında azalan verimler yasası gereğince kâr oranlarının azalmasına sebep olur. Öbür yandan, sermaye miktarının artışı yeni teknolojileri de içerisinde barındıran verimlilik artışı ve maliyet azalışı yaratır. Bu da kâr oranlarının artmasına sebep olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kapitalistin amacı kâr maksimizasyonudur ve bu amaçla sürekli olarak sermaye birikimini artırmak isteyecektir. Sermaye birikimindeki artışlar emek talebinin ve ücretlerin artmasına, yedek işsizler ordusunun küçülmesine sebep olarak kâr oranlarının azalmasına yol açacaktır. Ücretlerdeki artış kapitalistin göreceli olarak pahalılaşan emek yerine fiziksel sermayeyi ikame etmesine ve sermaye birikiminin daha da artmasına sebep olur ki bu gelişme kâr oranının daha fazla düşmesiyle sonuçlanacaktır. Mal piyasalarındaki rekabet de kapitalistlerin sürekli olarak üretim maliyetlerini düşürmek suretiyle daha düşük fiyattan mal satma istekleri neticesinde kâr oranlarının sürekli düşüşler göstermesine sebep olacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kapitalistlerin kârlar konusundaki doyumsuzluğu sonucu sürekli yatırım harcamalarını arttırmaları ve bunun sonucunda yatırım harcamalarındaki volatilitedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Marx, kapitalist sistemlerde mal piyasalarındaki firmaların büyüklüğünün kontrol etmek istedikleri sermaye birikimlerinin artması nedeniyle büyüyeceğini ve rekabetçi piyasaların sonuçta yoğunlaşma yoluyla tekelleşme eğilimine gireceğini öngörür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Marx’a kadar hiçbir iktisatçı-filozof kapitalist sistemin en temel yapıtaşlarını materyalist anlamda incelememiştir. Dolayısıyla Marx’ın bu noktada başardığı hem materyalist ve detaylı bir inceleme yapmış olması em de tarihsel bir süreç içerisinde toplumun nereden geldiğini araştırıp nereye gideceğini göstermeye çalışan bir teori üretmesidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İki yaklaşım arasındaki en temel fark devlete biçilen roldür. Müdahaleci yaklaşıma göre devlet toplumsal düzenin kurulması ve kalıcı hale getirilmesinde yadsınamaz bir role sahiptir. Ancak Marx devlete, proletaryanın kendi bilincine ulaşıp kapitalist sistemi yıkmasından sonra sadece kısa bir süreliğine, geçiş aşaması süresince yer verir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?