Ceza hukuku yaptırımları nelerdir?
Yayımlanmış cevap
İki yaptırım türü mevcuttur: Ceza ve güvenlik tedbiri
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
179 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
İki yaptırım türü mevcuttur: Ceza ve güvenlik tedbiri
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hapis cezası, TCK’nin 46. maddesinde; a) ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, b) müebbet hapis cezası ve c) süreli hapis cezası şeklinde bir ayrıma tabi tutulmuştur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kişinin cezalandırılabilmesi için işlediği haksızlık nedeniyle kusurlu sayılabilmesi gerekir. Kusur olmaksızın ceza olmaz. Zira ceza, işlemiş olduğu haksızlıktan dolayı bir insanın ayıplanması gerektiği yolundaki yargının somutlaşmasıdır, maddi bir içerik kazanmasıdır. Buna karşılık, kişi kusurlu sayılamasa dahi onun tarafından işlenen ve haksızlık teşkil eden bir fiil söz konusu olduğu için bu kişi hakkında, tehlikelilik hâlinin varlığı halinde, koruma ve ıslah amaçlı olarak güvenlik tedbiri uygulanabilecektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hükümlünün hayatı boyunca devam eden, kanun ve Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilen cezaya, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası denir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Süreli hapis cezaları, somut olayda hükmolunan hapis cezasının süresinden hareketle uzun ve kısa süreli hapis cezası şeklinde ikili bir ayrıma tabi tutulmuştur (m. 49, f. 2). Buna göre, “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır”(m. 49, f. 2). Dolayısıyla hükmedilen bir yıldan fazla süreli hapis cezası, uzun süreli hapis cezasıdır. Kanundaki “Süreli hapis cezası kanunda aksi belirtilmeyen durumlarda bir aydan az yirmi yıldan fazla olamaz” (m. 49, f. 1) yönündeki düzenleme suçların kanuni tariflerinde hapis cezasının alt ve(ya) üst sınırının gösterilmediği hâllerde uygulanacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hapis cezaları en iyi koşullar içinde infaz edilse dahi hürriyeti bağlayıcı cezaların infaz kurumunda çektirilmesinin sebebiyet verebileceği olumsuz etkilerin önüne geçilmesi mümkün değildir. Bu nedenle hürriyeti bağlayıcı cezaların ceza infaz kurumlarında çek- tirilmesinin, mahkûmların yeniden topluma kazandırılması amacı doğrultusunda sınırlandırılması, bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda, kişinin sadece belli bir cezaya mahkûm olmasıyla cezanın uyarı fonksiyonunu yerine getirdiğinin tespit edildiği hâllerde cezanın infaz kurumunda çektirilmesini önleyecek çareler düşünülmüştür. Böylelikle cezaların infaz kurumunda çektirilmesinin ortaya çıkaracağı olumsuzlukların da önüne geçilmeye çalışılmıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hapis cezasının sakıncalarını gidermek amacıyla öngörülen kurumlardan bir kısmı, kişi hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma aşamasında; bir kısmı ise kişinin mahkûm olduğu hapis cezasının infazı aşamasında uygulama kabiliyeti bulabilmektedir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yürütülen soruşturma ve kovuşturma aşamasında hapis cezasına mahkûmiyete engel olan kurumlar, ceza muhakemesi kronolojisi göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde sıralanabilir: Uzlaşma (CMK m. 253, 254); kamu davasının açılmasının ertelenmesi, (CMK m. 171, f. 2 vd.), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231, f. 5 vd.), adli para cezasına hükmetme (m. 52), seçenek yaptırımlara hükmetme (m. 50) ve ön ödeme (m. 75).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kişinin mahkûm olduğu hapis cezasının infazı aşamasında uygulanma kabiliyeti olan kurumlar ise hapis cezasının ertelenmesi (m. 51), koşullu salıverilme (CGTİHK m. 107) ve özel infaz şekilleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
TCK’nin 50. maddesine göre, işlediği suç nedeniyle bir kişi hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası, belli koşulların varlığı hâlinde mahkeme tarafından “seçenek yaptırım” olarak, “adli para cezasına” veya “tedbir”lerden birine çevrilebilmektedir. Kural olarak, kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilir. An- cak “Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” Kısa süreli hapis cezasının çevrilebileceği seçenek yaptırımlar, 50. maddenin birinci fıkrasında gösterilmiştir. Kısa süreli hapis cezası yerine seçenek yaptırımlardan birine hükmetme, hükmü kuran mahkemenin takdirinde olan bir husustur. Mahkemenin bu konudaki takdir yetkisi, iki hususa ilişkindir. Bunlardan ilki, fail hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasını seçenek “yaptırım”lardan birine çevirip çevirmemeye ilişkindir. Mahkeme, seçenek “yaptırım”lardan birine çevirme konusunda kanaate vardıktan sonra, ayrıca bu cezayı, maddede sayılan “seçenek yaptırım”lardan hangisine çevireceğini takdir edecektir. Mahkeme, her iki husustaki takdirini, “suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere” bakarak kullanacaktır (m. 50, f. 1). Ancak “daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” (m. 50, f. 3). Belirtmek gerekir ki “taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı hâlinde, ... adli para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir hâlinde uygulanmaz” (m. 50, f. 4). Ayrıca “uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.” (m. 50, f. 5).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kısa süreli hapis cezası yerine hükmolunan “tedbir”in gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde kısa süreli hapis cezası kısmen veya tamamen infaz olunur. Bunun hukuki sonucu olarak, uygulamada artık kısa süreli hapis cezası esas alınacaktır (m. 50, f. 6). Buna karşılık, kısa süreli hapis cezası yerine hükmolunan adli para cezasının infazına ilişkin gereklerin yerine getirilmemesi hâlinde Cezaların ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un adli para cezasının infazına ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Erteleme kararı, esas mahkemesi tarafından mahkûmiyet kararı ile birlikte verilir. Mahkeme, faile verdiği cezayı, koşulların gerçekleşmesi durumunda ertelemek hususundatakdir yetkisine sahiptir. Mahkemenin, hapis cezasının ertelenmesi veya ertelenmemesi yönündeki kararının gerekçeli olması gerekir. Ancak erteleme, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi hâlinde hâkim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhâl salıverilir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirilmesi, bu süre zarfında kasıtlı bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranılmış olması durumunda ceza infaz edilmiş sayılır (m. 51, f. 8). “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Koşullu salıverilme, mahkûm olunan hapis cezasının belli bir kısmının ceza infaz kuru- munda çekilmesi hâlinde uygulanabilecek olan bir kurumdur. Kurumun uygulanabilmesi için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreler CGTİHK’nin 107. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında, tek cezaya mahkûmiyet veya birden fazla cezaya mahkûmiyet gibi çeşitli ihtimaller göz önünde bulundurulmak suretiyle düzenlenmiştir. Dolayısıyla koşullu salıverilmeden faydalanılabilmesi için bu fıkralarda öngörülen sürelere uygun bir şekilde, mahkûmiyetin gereği olan hapis cezanın belli bir kısmının ceza infaz kurumunda geçirilmesi gerekir. Ayrıca “Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır"(CGTİHK m. 107, f. 5). Tekerrür hâlinde koşullu salıverilmeden fay- dalanabilmek için ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreler, CGTİHK’nin 108. maddesinde gösterilmiştir. Hükmolunan altı ay veya daha az süreli hapis cezasının özel infaz usullerinden birine göre çektirildiği (CGTİHK m. 110, f. 1, 2) ve tekerrürün tekerrürü (CGTİHK m. 108, f. 3) gibi bazı hâllerde (ayrıca bkz. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 168), koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Koşullu salıverilmeden yararlanılabilmesi için mahkûm olunan cezanın belli bir kıs- mının infaz kurumunda çekilmiş olmasının yanı sıra kurumdaki infaz süresinin iyi halli olarak geçirilmiş olması da gerekmektedir (CGTİHK m. 107, f. 1, 89).
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
CGTİHK’nin 110. maddesinde, belirli süreleri aşmayan hapis cezalarının özel infaz şekilleri düzenlenmiştir. Buna göre, hafta sonu infaz, geceleri infaz ve oturduğu yerde infaz, özel infaz şekilleridir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kanunda, adli para cezasının gün unsuru açısından alt ve üst sınırlar belirlenmiştir. Buna göre, adli para cezasının gün unsuru, “beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla” olamaz (m. 52, f. 1). Bir gün karşılığı ödenmesi gereken para miktarı da “en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası” olabilir (m. 52, f. 2)
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Türk Ceza Kanunu’nun öngördüğü güvenlik tedbirleri şunlardır: 1. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak güvenlik tedbirleri (m. 50) 2. Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (m. 53)3. Eşya müsaderesi (m. 54)4. Kazanç müsaderesi (m. 55)5. Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri (m. 56)6. Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri (m. 57)7. Mükerrirlere ve diğer özel tehlikeli suçlulara özgü güvenlik tedbirleri (m. 58 ve CGTİHK m. 108)8. Tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri (m. 60)
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İşlemiş olduğu bir suç nedeniyle kişi hakkında cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi işlemleri TCK’nin 61-63. maddelerine göre gerçekleştirilir. Cezanın belirlenmesi sürecinde, öncelikle 61. maddenin birinci fıkrasında gösterilen kriterler göz önünde bulundurularak temel ceza belirlenir. Bu temel ceza üzerinden, mevcut ise olası kast nedeniyle indirim veya bilinçli taksir nedeniyle artırım yapılır (m. 61, f. 2). Cezanın artırılmasını veya indirilmesini gerektiren nitelikli hâller bu ceza üzerinden uygulanır. Ancak önce artırımı gerektiren daha sonra indirimi gerektiren nitelikli hâller uygulanır (m. 61, f. 4). Bu şekilde ortaya çıkan ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir (m. 61, f. 5). Adli para cezasının belirlenmesi ve bireyselleştirilmesinde de yukarıdaki sıra çerçevesinde hareket edilecektir. Ancak adli para cezasının belirlenmesi ve bireyselleştirilmesinde, 61. madde çerçevesinde kaç gün ceza verileceğine ilişkin belirleme yapılmaktadır. Dolayısıyla artırım ve indirimler de gün unsuru üzerinden gerçekleştirilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sanığın veya hükümlünün ölümü, af, dava zaman aşımı, ceza zaman aşımı ve şikâyetten vazgeçme; davanın ve cezanın düşmesini gerektiren nedenlerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hayata karşı suçlarla korunan hukuki değer yaşama hakkıdır. Buna karşılık, vücut dokunulmazlığına karşı suçlarla korunan hukuki değer ise vücut dokunulmazlığıdır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İhmali hareketle işlenen kasten öldürmeden söz edilebilmesi için Kanunun 83. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi gerekir. Buna göre, kişinin kanuni bir düzenlemeden veya sözleşmeden ya da öngelen tehlikeli davranışından kaynaklanan tehlikeyi önleme yükümlülüğünün (garantörlük) bulunması gerekir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Suçun konusu, öldürülen kişinin hayatıdır. Yaşama kabiliyetinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın fiilin icra edildiği sırada yaşayan her kişi bu suçun konusunu oluşturabilir. Çocuklar sağ ve tam olarak doğdukları andan itibaren kasten öldürme suçunun konusunu oluşturacaklardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kasten öldürme suçunu nirelikli hâle getiren unsurlara Kanunun 82. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre, (1) Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak, b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek, c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silâh kullanmak suretiyle, d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı, e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı, g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla, i)Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle, j)Kan gütme saikiyle, k)Töre saikiyle, İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Öldürme, kasten veya taksirle işlenebilen suçlardandır. Ancak Kanunun 81. maddesinde yaptırım altına alınan kasten öldürmedir. Taksirle öldürme ayrı bir suç tipi olarak Kanunun 85. maddesinde düzenlenmiştir.Kasten öldürme doğrudan kastla işlenebileceği gibi olası kastla da işlenebilir. Buna göre, fail; fiilini, fiilinin muhatabının bir insan olduğunu, bununla muhatabının ölebileceğini biliyorsa, bu hususlarda kesin bir öngörüye sahipse doğrudan kastla hareket etmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Mağdurun kimliğinde hataya düşülmesinin ise ceza sorumluluğuna kural olarak etkisi yoktur. Örneğin, gece karanlığında hasmı H zannederek B’yi öldüren A, şahısta hataya düşmüştür. A’nın bu hatası önemli değildir. A yine kasten öldürmeden dolayı sorumlu tutulur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?