Doğru ifa nasıl gerçekleşir?
Yayımlanmış cevap
Doğru ifa, doğru edimi (doğru konuda), yerinde (doğru yerde), zamanında (doğru zamanda) ve alacaklıya (doğru kişiye) ifa ederek borcu kapatma, sona erdirmektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
222 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Doğru ifa, doğru edimi (doğru konuda), yerinde (doğru yerde), zamanında (doğru zamanda) ve alacaklıya (doğru kişiye) ifa ederek borcu kapatma, sona erdirmektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Borcu ifa edecek olan borçludur. Fakat bu, borcun bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça veya kişisel olarak ifası zorunlu bir edim üstlenilmiş olmadıkça, uyulması zorunlu bir kural değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Borcun, borçlunun ifa yardımcısı tarafından ifası, üçüncü kişinin değil borçlunun ifası sayılmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İlk olarak borçlunun hizmetinde çalışanları kapsar. Fakat bunlarla sınırlı değildir. Bu cümleden olarak, borçlunun birlikte yaşadığı kimseler, yani eşi veya çocukları gibi ailesinin üyeleri ya da birlikte yaşadığı diğer kişiler ile ortakları da ifa yardımcısı sayılırlar. İfa yardımcısının, her zaman borçluya bağımlı olması, ona tabi olarak çalışması gerekmez. Bu anlamda, bağımsız yardımcılardan da ifa için yararlanmak mümkündür.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kaim kişi, borcu, borçlunun ifa yardımcısı sıfatı olmaksızın borçlu yerine ifa eden kimselere denilmektedir. Bunlar, alt vekil ya da alt yüklenici gibi asıl borçlunun borçlarını tamamen ya da kısmen ifa etmeyi başkasına bıraktığı durumlarda alacaklının muhatap alabileceği kişilerdir. Kaim kişi, yardımcı kişiden farklı olarak, esas itibarıyla, borcu kendi adına ifa eden kişidir; bu sebeple üçüncü kişi sayılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Üçüncü kişi tarafından ifa edilmekle borç sona erdirildiği için, sebebi alacaklıya yüklenebilecek biçimde borçlunun kusuru olmaksızın borcun ifası imkânsız hâle gelmiş olur. Bu durumda da borçlu, ifa imkânsızlığı yüzünden alacaklıdan zararlarının tazmin edilmesini isteyebilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Halefiyette ifada bulunan üçüncü kişi, alacaklıyı tatmin ettiği kapsamda onun yerine geçer. Bu anlamda, o, halefiyet yoluyla alacaklının borçluya karşı sahip olduğu alacak hakkını ve buna bağımlı (fer’i) hakları kazanmış olur. Dikkat edilsin ki bu, bir taraf sıfatının kazanılması değildir; yani borçlu yine borçlu olarak kalmakta, alacaklının borçluya karşı üstlendiği edim de kural olarak borçluya ifa edilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Doğru zamanda ifa, her borcun muaccel olduğu zamanda ifası demektir. Muacceliyet, kaba olarak bakıldığında, bir yandan, borçlunun borcu zaman bakımından gereği gibi ifa etmiş sayılması için en son tarihi ifade eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Para borcu, alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Bu açıdan, para borcu, alacaklının ayağına götürülecek borçtur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Parça borcu, sözleşme kurulduğu sırada borcun konusunun bulunduğu yerde ifa edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Cins (çeşit) borcu, konusu, tarımsal ürünler, yığın (seri) üretimin çıktısı ürünler gibi cinsinin genel özellikleriyle belirlenen borçtur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Parça borcu, konusu, bireysel özellikleriyle belirlenen borçtur. Parça borçlusu da her durumda kararlaştırılan borcu ifa etmelidir. Parça borcu, kararlaştırılandan farklı bir şeyle gerçekleştirilemez. Parça borcunun konusunun borçlunun kusuruyla imkânsızlaşması, borçlu için, ikincil borç olan tazminat borcunu ifa yükümlülüğü doğurur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Aliud, sözleşmede kararlaştırılandan farklı bir şeyin teslimidir. Bu durumda borç gereği gibi ifa edilmiş sayılmaz. Alacaklı farklı şeyi ifa olarak kabul etmeyebilir. Borçlu, böyle bir durumda temerrüde düşer.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Borçlanılan edimden farklı bir konuda ifa, borçluyu borçtan /sorumluluktan kurtarır. Söz gelişi, para borcu, asıl olarak parayla ifa edilir. Borçlu, alacaklıya parayla ödeme yapmak yerine, üçüncü kişiden olan bir alacağını devretmeyi önermiş ise alacaklı bunu ifa olarak kabul etmek zorunda değildir. Fakat alacaklı ile borçlu bu alacağın devrinin alacağın tam bir ifası olarak kabulünde anlaşmışlarsa alacaklı devredilen alacağı tam olarak elde edemese de borç ifa edilmiş sayılır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Borçlunun ifa uğruna edim olarak kabul etmesi durumunda ifa uğruna farklı şeyin teslimiyle, borçlu borcundan kurtulmuş olmaz. O şeyin alacaklı tarafından paraya çevrilmesinden elde edilenle borç kapatılırsa, borçlu sorumluluktan kurtulur. Satıştan artan para olursa borçluya iade edilir; satış parası ile borç kapatılamazsa borçlunun sorumluluğu devam eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bir para borcunun ifasında (iadesinde) gecikme hâlinde işleyen faize temerrüt faizi denilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Taraflardan birinin diğerine (daha sonra iade edilmek üzere) verdiği bir miktar para borcu (ödünç) için faiz işletilmesi söz konusuysa para borcuna anapara borcu, bu borç için iade anına kadar işleyecek faize ise anapara faizi denilmektedir
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Ön ödemeli taksitle satış, alıcının taşınır bir malın satış bedelini önceden kısım kısım ödemeyi, satıcının da bedelin tamamen ödenmesinden sonra satılanı alıcıya devretmeyi üstlendikleri satıştır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Anaparanın ifa edilmiş olduğuna ilişkin olarak verilmiş makbuzun sadece faiz borcu bakımından yarattığı karine şöyle düzenlenmiştir: “Alacaklı anaparanın tamamı için makbuz vermişse, faizlerini de almış olduğu kabul edilir.”
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Alacaklının, kendisine önerilen olumlu bir edimin gereği gibi ifasını haklı bir sebep bulunmaksızın reddetmesi durumuna alacaklının temerrüdü denilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Borç kişi, yer, zaman ve konu bakımından doğru ifa edilmişse ifa gerçekleşmiş sayılır. Borcun taraflardan herhangi birine yüklenebilen sebeple bu noktalardan herhangi birine uygun olmayan ifası ya da hiç ifa edilmemiş veya edilememiş olması hâlinde ise ifa ya hiç ya da gereği gibi gerçekleşmemiş sayılır. Bu gibi hâllerde ifa engellerinden ya da ifa aksaklıklarından söz edilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Taşınır satışlarında, alıcının satılanın zilyetliğini devralmada temerrüde düşmesi durumunda zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine satılanın yarar ve hasarı alıcıya geçer.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Alacaklının temerrüdünün sonuçlarına genel olarak bakıldığında şu görüntü ortaya çıkar: Borçlunun temerrüdü sona erer, borçlunun sorumluluğu hafifler, hasar alacaklıya geçer, alacaklı artık ödemezlik def ’ini ileri süremez, borçlunun giderleri isteme hakkı doğar, sözleşmeden doğan faiz işlemeye devam eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Borçluya tanınan tevdi ve dönme olanakları alacaklının temerrüdünün özel sonuçları olarak ifade edilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrüdünde olduğu gibi tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?