Vekâlet teorisine göre hissedarların katlanmak zorunda olduğu vekâlet maliyetleri nelerdir?
Yayımlanmış cevap
Vekâlet maliyeti denetim, teşvik, bonus ve hisse senedi opsiyonu gibi maliyetleri içermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Soru arşivi yükleniyor…
Sorular yükleniyor…
Sınav ve konu sorularıyla çalış. Cevabını kontrol et, zorlandığın soruları kaydet ve yeniden çöz.
265 sorunun metninde arama yapabilirsin.
Diğer 3 görselli soruları kendi sayfalarında çözebilirsin.
Kendi cevabını düşün, sonra yayımlanmış cevapla karşılaştır. Değerlendirmeyi sen yaparsın.
İlerleme yükleniyor…
Vekâlet maliyeti denetim, teşvik, bonus ve hisse senedi opsiyonu gibi maliyetleri içermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Şirketlerin hesap verebilirliğini artırarak hissedar-yönetici ilişkilerinde ortaya çıkabilecek sorunları azaltabilmektir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Finansman ya da Finansal yönetim bölümü çoğunlukla genel müdüre veya CEO’ya bağlı bir genel müdür yardımcısı tarafından yönetilmektedir. Finansal yönetim fonksiyonu örgütün diğer fonksiyonları ile doğrudan ilişkilidir. Hazırlayacağı mali tablolar ile onların performanslarını değerlendirirken, tüm üretim, pazarlama ve insan kaynakları ile ilgili kararların işletme değeri ve riskine etkilerini değerlendirir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Eğer bir kimse bir işletmenin sahibiyse ve işletmeyi kendi adına yönetiyorsa o yapıya şahıs işletmesi denilmektedir. Kişiler bir ruhsat alarak işletmeyi çalıştırma imkanına sahiptir. Bunun için vergi dairesine başvurmak ve sosyal güvenlik kurumuna kaydolması yeterlidir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu tip örgüt yapılarının yararları şunlardır: • İşletmeyi kurmak basit ve masrafsızdır. • İşletme kurumlar vergisi ödemez, yalnızca işletme sahibi gelir vergisine tabidir. Bu türün sakıncaları şunlardır: • Şahıs işletmelerinde büyük miktarlarda sermaye temin etmek zordur. • Şahıs işletmelerinde, işletme sahibi işletmenin borçları açısından sınırsız bir sorumluluğu vardır. • İşletmenin ömrü, işletmenin sahibinin ömrü ile sınırlıdır. Bu nedenlerden dolayı şahıs işletmeleri genellikle küçük işletmelerdir. Ancak işletmenin faaliyetleri genişledikçe şahıs işletmeleri, anonim şirket statüsüne dönebilirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Borçlar Kanunu’na göre düzenlenen adi ortaklık, şahıs işletmelerinin özelliklerini taşımaktadır. Bu tip işletmelerde, işletmeye ortak olan iki ya da daha fazla kişinin işletmenin borçlarına karşılık, sınırsız bir sorumlulukları vardır. Büyük miktarlarda sermaye toplamanın zor olduğu adi ortaklıklarda işletmenin ömrü ortakların iş birliğine ve ömrüne bağlıdır. Adi ortaklıklar şahıs işletmesinde olduğu gibidir. Benzer avantaj ve sakıncalara sahiptirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu tür şirketlerde adi ortaklıkta olduğu gibi, asgari bir sermaye koyma zorunluluğu da yoktur. İki ve daha çok kişi tarafından, bir ticari işletmeyi müşterek ticaret unvanı altında işletmek amacı ile bir anlaşma ile kurulan kollektif ortaklıkta şirket alacaklarına karşı ortakların tümünün sorumluluğu sınırsız ve zincirlemedir. Kollektif şirket, ortakların kişiliğinden ayrı bir kişiliğe sahiptir. Bu kişilik, şirket ana sözleşmesinin ticaret siciline tescil ile kazanılmaktadır. Şirketin ömrü ortakların iş birliğine bağlıdır. Bu kuruluş biçimi çok iyi anlaşan ve servetleri arasında farklılıklar olmayan kimseler arasında daha iyi kurulabilmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu tür ticari yapı Türk Ticaret Kanunu’nda şöyle tanımlanmaktadır. “Ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla kurulan ve şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir ya da birkaçının mesuliyeti tahdit edilmemiş ve diğer ortak veya ortakların mesuliyeti muayyen bir sermaye ile tahdit edilmiş olan şirkettir”. Komandit şirketlerin en farklı niteliği, ortakların bir kısmının sorumluluğunun sınırlı, bir kısmının sorumluluğunun da sınırsız olmasıdır. Bu şekilde doğrudan ticaretle uğraşmadan kazanç elde etmek imkanı sağlandığı gibi, ticari yeteneği ve bilgisi olup, yeterli sermayesi olmayan kimseler için de ticaretle uğraşma olanağı elde edilmiş olur.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
“İki veya daha fazla hakiki ve hükmi şahıs tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup ortaklarının mesuliyeti koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile mahdut ve esas sermayesi muayyen olan” ortaklık olarak TTK’de tanımlanan limited ortaklık en az iki en çok 50 ortak arasında kurulabilmektedir. Tahvil ihraç edemeyen limited ortaklıkta, ortaklar sadece koydukları payla sorumlu olduklarından bir sermaye şirketidir. Limited ortaklıklar, büyük ticari işletmeler için zorunlu organizasyonlara ihtiyaç göstermeyen küçük ve orta büyüklükteki işletmeler olup şirket olduklarında, şahıs şirketlerinden biraz daha masraflı olmalarına rağmen göreceli olarak ucuz ve kolay şekilde kurulmaktadırlar. Bu şirketlerin ortaklarının sınırlı sorumlulukları vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bu tür yapıların faydaları şunlardır: • Tüzel bir kişiliği olduğu için sınırsız ömrü vardır. • Şirket ortaklığı kolayca hisse senetleri vasıtası ile el değiştirebilmektedir. • Ortakların işletmeye koydukları sermaye ile sınırlı bir sorumlulukları vardır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sakıncaları da şunlardır: • Şirket kazançları kurumlar vergisine tabidir. Birçok ülkede hisse senedi sahipleri temettü gelirleri için de kişisel gelir vergisi öderler. Böylece çifte vergilendirme söz konusu olmaktadır. • Anonim şirket kurmanın birtakım giderleri vardır. Ayrıca şirket kurulabilmesi için bazı bürokratik işlemler gerekmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Finansal sistem, fonların artık durumu olan birimlerden (SSU) açık durumu olan birimlere aktarımı (DSU) ile ilgilenmektedir. Fazla gelirin, açık durumda olanlara aktarımı, borç vermek veya ortak olmak yolu ile olmaktadır. Borç söz konusu olduğunda, DSU’lar SSU’lara yazılı bir borç senedi ile belirli bir oranda faiz vermeyi kabul etmektedir. Böylece DSU bu parayı kullanmanın imtiyazını elde edecektir. Burada SSU gelirinin altında para harcamakla bir ödül kazanmakta, DSU ise gelirinin üstünde harcama yaptığı için ceza ödemektedir ki biz bu ödül ya da cezayı faiz olarak adlandırıyoruz.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
İşletmenin faaliyetini yürüttüğü Finansal çevre, daha çok sermaye piyasasını kapsayan doğrudan Finanslama ve daha çok banka ve benzeri kuruluşların yer aldığı dolaylı Finansman kuruluşlarından oluşmaktadır.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Finansal sistemde para transferinin iki temel yolu vardır: • Doğrudan Finanslama, • Dolaylı Finanslama.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Fon arz ve talebinde bulunanları bir komisyon karşılığında bir araya getiren, kendi nam ve hesaplarına işlem yapmayan kurumlardır. Bugün ülkemizde hisse senetleri piyasasında aracılık yetkisi olan yaklaşık 80 menkul kıymetler aracı kurumu vardır. Bu kurumlar %1’den daha küçük bir komisyonla hisse senedi alım satımına aracılık eder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Kendi nam ve hesaplarına da işlem yapabilen aracı kurumlardır. Bunlar Şyatlar ucuz olduğunda alım, yüksek olduğunda da satım yaparak piyasanın daha etkin çalışmasını sağlamaktadırlar. Bu kuruluşlar piyasaya likidite sağlayarak piyasada fiyat oluşumunun daha sağlıklı olmasını sağlarlar. Bu kuruşlara piyasa yapıcısı da denilmektedir (market maker). Böylece yatırımcılar diledikleri zaman, kolayca piyasaya girebilecekleri gibi dilediklerinde de kolayca ellerindeki Finansal varlıkları satarak piyasadan çıkabilirler. Bugün ülkemizde hisse senedi ve tahvil piyasalarında bankalar, portföy yönetim şirketleri veya yatırım fonları gibi bir çok kuruluş bu işlevi yapmaktadır. Dealerların olmadığı bir piyasada nakit para sıkıntısı olacağından, böyle bir piyasanın sağlıklı olacağını öne sürmek mümkün değildir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yatırım Bankası/Bankeri: Yeni menkul kıymet ihraç eden kuruluşların menkul kıymetlerini halka arz edebilmeleri için danışmanlık ve aracılık yapan kuruluşlardır. Yatırım bankaları veya bankerleri bir şirket halka açıldığında şirketin halka arz edeceği menkul kıymetin piyasada satılabileceği fiyatı belirler ve menkul kıymetlerin satılabilmesi için gayret sarfeder.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
• Mevduat Kabul Eden Kurumlar, • Ticari Bankalar, • Yardımlaşma Sandıkları, • Sigorta Şirketleri ve Sosyal Güvenlik Kurumları, • Hayat Sigortası Şirketleri, • Elementer Sigorta Şirketleri, • Sosyal Güvenlik Kurumları, • Diğerleri: • Yatırım Fonları, • Yatırım Ortaklıkları, • Finansman Şirketleri, • Finansal Kiralama Şirketleri, • Faktoring Şirketleri
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Bankaların ekonomik faaliyetler içindeki temel görevi fon talep edenlerle, fon arz edenler arasında aracılık yapmaktır. Kısaca mevduat toplayarak kredi yaratmak bankaların asli görevidir. Genellikle çok yaygın bir devlet denetimi altında faaliyet göstermektedirler.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Sigorta kurumları, insanları ve kurumları hayatın risklerine karşı korumak amacı ile düzenledikleri sigorta poliçelerini satarak kaynak sağlamaktadır. Bu tür kurumlar kişilerle yaptıkları sigorta anlaşmaları sonucu doğan dönemsel nakit akımlarına sahiptir. Bu tür sigortalar genellikle “hayat sigortası” ile “kaza ve mal sigortası” olarak ikiye ayrılmaktadır. Hayat sigortaları, işletmeler için daha düşük riske sahipken, kaza ve mal sigortaları daha yüksek risklerle karşı karşıyadır. Sigorta şirketleri, elde ettikleri fonları para ve sermaye piyasalarında değerlendirmektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yatırım Fonları ve Yatırım Ortaklıkları küçük yatırımcının menkul kıymet borsalarına girmelerini kolaylaştıran düzenlemelerdir. Yatırım fonları banka, sosyal güvenlik kurumları, sigorta şirketi veya aracı kurum gibi şirketler tarafından kurulan birer mal varlıklarıdır. Toplanan fonları, fon yöneticisi profesyonel bir anlayışla, çeşitleme ilkelerine uyarak, bilimsel yöntemlerle yatırıma yönlendirmekte ve böylece bireysel yatırımcılardan daha iyi bir şekilde fonları yönetmektedir. Yatırım fonları hisse senetlerine yönlendirebileceği gibi, tahvil, bono veya döviz gibi araçlara da yönlendirebilmektedir. Fona yatırım yapan bireysel yatırımcılar da ellerindeki fon katılma belgesinin değerinin değişmesi ile bu fonlardan getiri elde edebilmektedirler. Yatırım Ortaklıkları ise bir şirket yapısı içinde kurulmuşlardır. Bu şirketler de yatırımcılara hisse senedi satarak elde ettikleri fonları uzmanlar vasıtası ile menkul kıymet borsalarında ve gayrimenkul piyasalarında yatırıma dönüştürür. Yatırımcılar sahip oldukları hisse senedinin değerinin artması ile getiri elde edeceklerdir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Finansal piyasalar çeşitli kriterlere göre sınıflandırılabilmektedir. Finansal literatürde en çok yapılan sınıflandırmalar şu şekildedir: • Para Piyasası / Sermaye Piyasası • Birincil Piyasa / İkincil Piyasa • Örgütlü Piyasa / Tezgâh Üstü Piyasa • Spot Piyasa / Vadeli Piyasa
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Finansal piyasalarda kullanılan başlıca Finansal yatırım araçları şu şekilde sınıflandırılmaktadır: Para Piyasası Araçları • Hazine Bonosu, • Repo, • Varlığa Dayalı Menkul Kıymet (VDMK), • Mevduat Sertifikası, • Finansman Bonosu, • Euro dolar, Sermaye Piyasası Araçları • Devlet Tahvili, • Şirket Tahvilleri, • Hisse Senedi.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Hisse senedi sahiplerinin sahip oldukları haklar şunlardır: • Şirket Kârından Pay Alma Hakkı, • Yeni Pay Alma Hakkı (Rüçhan Hakkı), • Tasfiye Bakiyesine Katılma Hakkı, • Şirket Yönetimine Katılma Hakkı, • Oy Hakkı, • Bilgi Alma Hakkı.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?
Yıl içinde faiz ödemelerinin sıklığına göre yatırımcının eline geçen getiri oranına efektif (gerçek-eşdeğer) faiz oranı denir, efektif faiz oranını göstermektedir. ( 1+ ie ) = ( 1+ in/m)^(m+n) Burada m faiz ödeme sıklığını göstermektedir.
Cevabın yayımlanmış cevapla uyuştu mu?